Umut Tümay Arslan

Umut Tümay Arslan

YazarÇevirmen
9.3/10
4 Kişi
·
12
Okunma
·
1
Beğeni
·
549
Gösterim
Adı:
Umut Tümay Arslan
Unvan:
Yazar
Doğum:
Ankara, 1975
1975, Ankara doğumlu. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü'nü bitirdi. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon Sinema Bölümü'nde doktorasını tamamladı. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde ders vermektedir. Toplum ve Bilim dergisi yayın kurulu üyesidir. Türkiye sineması ve film kuramları üzerine çalışıyor.
"Vesikalı Yarim, Orhan Pamuk'un Kara Kitap'ında. (1990) ise Galip'in kayıp karısı Rüya’nın izini sürerken içine düştüğü metinlerden biridir. Romanda, karısını bulmaya çalışan Galip'in hikâyesiyle İstanbul'a, Türkiye'ye, Türkiye modernleşmesine dair hikâyeler iç içe geçirilir. Bu iki düzeyin çakıştırılarak, bir biri içinden doğarak anlatıldığı romanda bir hikâyeden ötekine sürüklenen Galip, Vesikalı Yarim filminin sahneleri içine, ünlü yıldızların kıyafetlerini giyen, takılarını takan, pozlarını, duruşlarını, sigara içişlerini taklit eden benzerlerinin çalıştığı bir genelevde Türkân Şoray'ın taklidiyle tanışarak girer."
"Vesikalı Yarim, hayatlarında olağanüstü durumlar bulunmayan sıradan insanların günübirlik yaşantılarını anlatan; zaman ya da mekânla ilgili herhangi bir yabancılaştırın etkiden kaçınan; öyküyü şimdiki zamana ve "buraya" yerleştiren; gerçek mekânları kullanan; kamerayla konusu arasına belirli bir mesafe koyan; hareketi mizansene dayalı olarak elde eden; uzun, toplu çekimlerden oluşan bir filmdir. Bunların yanı sıra, çekimler göz hizasına yakın konum ve açılardan yapılmış, optik hareketlere ve filtre kullanımına başvurulmamıştır."
"Melodramda cinsel arzu genellikle aşk olmadığında temsil edilir. Aşkla ve aşk için birleşmenin mümkün olabilmesinin koşulu cinselliğin bastırılması ya da yüceltiİmesidir; dudaktan değil alından öpmek gibi. Bu anlamda melodram, kadını sevgi ve cinsellik nesnesi olarak ikiye böler; cinsellik nesnesi felaket getiren, baştan çıkaran öteki kadın karakterken, sevgi nesnesi iyi kalpli, saf kadın karakterdir. Ancak birçok melodramdan farklı olarak Vesikalı Yarim bu bölme işlemine girişmez. Sabiha, filmin isminden de anlaşılacağı üzere hem vesikalı hem de yar'dır. Bu birleştirme Sabiha’nın, bir erkeğin iki fantazi çerçevesinin iç içe geçtiği aralığa yerleştirilmesine sebep olur; Sabiha bu boşluğu dolduracağı farz edilen nesnedir. Her ne kadar film kadını sevgi nesnesi ve cinsellik nesnesi olarak bölme işlemine girişmese de bu işlemin kaçınılmazlığıyla biter. Halil'in fantazisi filmin isminde olduğu gibi imkânsız bir biraradalığı taşır bünyesinde. Filmi harekete geçiren, iki fantazi çerçevesinin çakışabileceği vaadidir; bu, filmin üzerinde durduğu keşke zeminidir."
"Sabiha'yla Halil'in karşılaşmalarından hemen önce "Bir Sevda Uğruna Ömrümü Verdim" şarkısı söylenmektedir. Sabiha'nın Halil'in bakışını büyülü bir nesne gibi doldurduğu anda müzik kesilir; Halil ondan başka her şeye kör ve sağır olmuştur. Etraftaki tüm sesler ve imgeler kaybolur. Bu sahne, hem şarkının sözleriyle hem de şarkının kesintiye uğradığı andaki sessizlik ve bu sessizliğin yerine geçen Sabiha'nın büyülü imgesiyle filmin çağırdığı halet-i ruhiyeyi özetler."
"Vesikalı Yarim" neden bir kült filmdir? Filmi sadece Sabiha-Halil öyküsü olmaktan çıkaran ve onu birçok imkânsızlığın göstereni haline getiren nedir? Bu çalışmada, filmin üzerine kurulduğu kadın-erkek (aşk) ilişkisindeki imkânsızlığın ya da belki Yeşilçam’da onlarca filmde karşımıza çıkan "imkânsız aşk/arzu" temasının Vesikalı Yarim'de neden ayırt edici bir nitelik kazandığını, temanın işlenme biçiminin filmin "kült film" oluşunu nasıl etkilediğini, dahası filmin "imkânsız aşk/arzu" temasıyla tarihsizleşerek Türkiye’nin toplumsal hafızasında neden önemli bir yer edindiğini anlatısal ve biçimsel özellikleri çözümleyerek göstermeye çalışacağız."
Örneğin Orhan Veli'nin "Tahattur" adlı şiiri vesikalı yarim'e yazılmış bir şiirdir: "Alnımdaki bıçak yarası/Senin yüzünden/Tabakam senin yadigârın/'İki elin kanda olsa gel' diyor/Telgrafın/Nasıl unuturum seni ben/Vesikalı yarim?"
"Akad'ın Vesikalı Yarim'deki gerçekçi yaklaşımını destekleyen en güçlü unsurlardan biri olan diyaloglar, gündelik hayattakine yakın bir biçimde, süsten ve abartıdan arındırılmış bir dil anlayışı üzerine kurulmuştur. Konuşmaların görüntülere baskın olmaması ve çoğu kez mizansendeki gerçekçiliğe uygun bir doğallık taşıması, karakterlerin konuşmalarındaki sadelikle birleşerek filmin inandırıcılığını artırır. Sadelik ve kısa cümleler karakterler arasındaki ilişkilerin ve bu ilişkiler aracılığıyla kimin kim olduğunun anlatılmasını engellemez; aksine konuşmalara derinlik kazandırır."
"İki esas karakterin karşılaşma anında seyirci daha çok Halil'in konumundadır ve Halil gibi seyirci de Sabiha'yla ilk kez karşılaşmaktadır. Burada öznellik ses aracılığıyla yaratılır. Halil'in gördüğü karşısında hissettiklerinin şiddeti ya da bir anda kendinden geçişi, onun çevresiyle ilişkisinin kesilişi aracılığıyla anlatılmış olur. Sabiha'nın sigarasının dumanları bu anı daha da gerçekdışı kılar."
"Vesikalı Yarim" filminde bu ulaşılamazlık, bir imkânsız aşk olarak, seçilen şarkılardan diyaloglara, kostümlerden mizansene ve çerçeve düzenlemesine kadar etkileyici bir atmosfer içinde sahnelenmiştir. Öyle ki, ne zaman bir hakikilik arayışına girsek, ne zaman aşkı tarif etmeye çalışsak, ne zaman kadınla erkek arasındaki kapanamaz aralığa düşsek, Vesikalı Yarim'i hafızamıza kazıyan sahneler birer birer geri gelir."
"Birçok Yeşilçam filminde olduğu gibi Vesikalı Yarim'de de şarkılar anlatıyı yapılandıran temel unsurlardan biridir. Şarkılar, anlatının ilerlemesine katkılarıyla (filmin başında olduğu gibi, "Kahverengi gözlerin"), olacaklara dair ipuçları taşımalarıyla ( "Bir sevda uğruna ömrümü verdim") ve dramatik etkiyi artırmalarıyla ("Kalbimi Kıra Kıra") filmde yer alırlar. Dolayısıyla müzik, görüntü ve sözlerden arta kalanları yoğun olarak içinde taşıyan bir unsurdur. Bu anlamda, Vesikalı Yarimdeki şarkıların, seyirciyi filmin içine almada, seyircinin imgelem dünyasının filme akmasında önemli bir yeri vardır."
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Umut Tümay Arslan
Unvan:
Yazar
Doğum:
Ankara, 1975
1975, Ankara doğumlu. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü'nü bitirdi. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon Sinema Bölümü'nde doktorasını tamamladı. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde ders vermektedir. Toplum ve Bilim dergisi yayın kurulu üyesidir. Türkiye sineması ve film kuramları üzerine çalışıyor.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 12 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 10 okur okuyacak.