V. V. Barthold

V. V. Barthold

8.0/10
5 Kişi
·
27
Okunma
·
6
Beğeni
·
899
Gösterim
Adı:
V. V. Barthold
Tam adı:
Vasilij Vladimiroviç Barthold, Wilhelm Barthold
Unvan:
Rus Tarihçi
Doğum:
Saint Petersburg, Rusya, 15 Kasım 1869
Ölüm:
Leningrad, Rusya, 19 Ağustos 1930
Wilhelm Barthold veya Vasiliy Vladimiroviç Bartold (Rusça: Василий Владимирович Бартольд) (d. 15 Kasım 1869, Sankt Petersburg - ö. 19 Ağustos 1930) bir Rus ve Sovyet doğubilimci ve tarihçidir.

Petersburg Üniversitesi'nde öğretim üyesi ve 1918 yılından 1921 yılına kadar Petersburg Antropoloji ve Etnografya Müzesi'nde yönetmenlik yapmıştır.

Barthold, Batı Orta Asya tarihi, İran, Arap Halifeleri, İslam ve Doğubilim tarihi ile ilgili önemli araştırma ve çalışma yapmıştır. 1926 yılında Türkiyat Enstitüsü'nün çağrısı üzerine İstanbul'da Orta Asya tarihi hakkında dersler vermiş ve bu dersler kitap olarak 1927 yılında "Orta Asya Türk Tarihi Hakkında Dersler" adıyla İstanbul'da basılmıştır. Barthold'un İstanbul'da verdiği derslerin bu kitabı 1935'te Almancaya, 1945'te Fransızcaya, 1968'te Rusçaya çevrilerek basılmıştır.

Eserleri
Turkestan Down to the Mongol Invasion (London: Luzac & Co) 1928 (Trans. T. Minorsky & C.E. Bosworth) (İngilizce)
A Short History of Turkestan (1920) in Four Studies on the History of Central Asia (Leiden: E.J. Brill) 1956 (Trans. V. & T.Minorsky) (İngilizce)
An Historical Geography of Iran (Princeton: Princeton University Press) 1984 (translated by Svat Soucek; edited by C.E. Bosworth) (İngilizce)
Собрание сочинений (Москва: Издательство Восточной литературы) 1963-77 9 Vols.
Отчет о поездке в Среднюю Азию с научною целью (С.Пб.: Тип. Имп. Академии Наук) 1897
История культурной жизни Туркестана (Москва: Изд. Академии наук СССР) 1927
Работы по исторической географии (Москва: Изд. фирма «Восточная литература» РАН) 2002
Uluğ Bey'in rasathânesi kurucusunun ölümünden sonra çalışmalarını kesmiştir. Onun biricik öğrencisi ve ilim arkadaşı Ali Kuşcu Semerkand'dan ayrılarak, 879(1474) yılında İstanbul'da ölmüştür. Ali Kuşçu'dan başka Kadızâde'nin torunu Meryem Çelebi de Uluğ Bey'in eserlerinin yorumcularındandı. Fakat İslâm astronomisi Uluğ Bey'den sonra hiçbir ilerleme kaydetmedi. Uluğ Bey'den sonra gerçek astronomi bilginleri ortadan kalkmışlar ve onların yerini camilerdeki muvakkitler(takvim düzenleyenler) almışlardır.
V. V. Barthold
Sayfa 138 - Türk Tarih Kurumu Yayınları
“”Uluğ Beg ‘zamanının Batlamyus’u olan’ Alâüddin Ali b. Muhammed Kuşçu’yu kendine yardımcı olarak seçmişti. Bu bilginin ‘Kuşçu’ diye adlandırılması, saray görevlisi olduğunu ve Rusların ‘Sokolniçi’ -Şahinci- dedikleri bir makama uyan memuriyeti işgâl ettiğini gösterir. Uluğ Beg’in ona ‘oğlum’ diye hitap ettiğine göre o, yaş bakımından Uluğ Beg’den daha genç olmalıdır. Hükümdarının etkisi ile Astronomiye merak sarmış olsa gerektir. Bu merakı sâdece Uluğ Beg’e yaranmak için olmadığı, hükümdarının ölümünden sonra da hayatının sonuna dek bu ilim ile uğraşmasından anlaşılmaktadır. Ali Kuşçu, Uluğ Beg’in sâdece ilim arkadaşı değil, aynı zamanda Uluğ Beg’in ondan hiçbir şey gizlemediği sırdaş bir dostu idi.”
V. V. Barthold
Sayfa 136 - Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2.baskı, 2015.
“Kişilikleri birbirinden ayıran, insanları farklılaştıran ya da benzeştiren, sahip oldukları ya da kullandıkları bilgi değildir. Aynı bilgilere sahip olduğunuz arkadaşlarınızı (ya da düşmanlarınızı) gözünüzün önüne getirin... Ne kadar farklısınız değil mi? Farklılığı ortaya koyan davranışlardır kuşkusuz.”
V. V. Barthold
Sayfa 113 - Can Yayınları, 10.baskı, 2017.
“Timur’un gençliğinde, bir gün şeyh müridleri ile birlikte zikr ile meşgul olduğu bir sırada şeyhin yanına girdiği ve zikrin sonuna dek ayakta durarak sabırla beklediği rivâyet edilmektedir. Şeyh ve dervişler Timur’un bu dindarlığından duygulanarak, onun için duada bulunmuşlardı. Timur sonraları başarılarının ilk sebeplerini bu duaya yorumlamıştır.”
V. V. Barthold
Sayfa 18 - Türk Tarih Kurumu, 2.baskı, 2015.
“Timur’a Amu Derya üzerinde, Buhara civarından onun yanına gelmiş bulunan ablası Kutluğ Türkân (Terken) Ağa’nın yardımı görüldü. Sonra Timur Semerkand’da ablasının evinde 48 gün kadar gizlendi. Bundan sonra Timur, Hüseyin ile birlikte 1000 kişilik bir birliğin başında Sistan’da göründü. Onları buraya yerli hâkim kendi düşmanlarına karşı dâvet etmişti. Burada Timur okla birçok yaralar aldı ve sonra hayatının sonuna dek bu yaralardan ızdırap çekti. Sağ elinin bâzı damarları kesilmişti. Clavijo’ya göre Timur ayrıca iki parmağını da kaybetmiş ve bunun sonucunda eli kurumuş, sağ ayağı da topal olarak kalmıştı. Bunun için Timur’a ‘aksak’ adı takılmıştır (lenk: Farsça; aksak: Türkçe). Timur ile karıncaya dair meşhur hikâye de bu olayla ilgilidir. Yıllar sonra Timur, Sistan’da 1383 yılında oku ile yaralandığı beg ile karşılaşmış ve ona da ok atmak sureti ile öldürülmesini buyurmuştur.”
V. V. Barthold
Sayfa 20 - Türk Tarih Kurumu, 2.baskı, 2015.
Samani hükümdarı I. Abd el-Melik'in döneminde ( 954-961 ) bir köle iken muhafız komutanı olan Türk asıllı Alp Tegin Horasan valiliğine getirilmişti. ( 961 Ocak-Şubat ). Ondan sonraki Samani hükümdarı, I. Mansur İbn Nuh döneminde ( 961-9176 ) valilikten indirilmiş, fakat Belh'e getirilmiş, oradan da kovulduktan sonra Afganistan'da Gazne şehrine kaçmıştı. ( 962 ). Ailesi Gazne'de ancak Samani hakimiyetini tanıyarak yerleşme imkanına kavuşmuştu. Müslüman İran topraklarında ilk Türk Devletinin bunlar olduğunu söylemek hiç de gerçeğe aykırı olmaz. Çok geçmeden Alp Tegin ölmüştü ( 963'e doğru ), Alp Tegin'in Gazne'de kurduğu ve tamamen İslam olan küçük devletinin başına 977'den itibaren yine eski bir köle olan Sebük Tegin geçmiş, bu hükümdar Toharistan'ın ( Belh-Kunduz ) ve Kandar'ın hakimi olmakta gecikmemiş, Kabil'in fethine de başlamıştı. Barthold, Turkestan, 261, 262.
“Uluğ Beg’in şaşılacak derecede bir hâfızaya sahip olduğunu ispat etmek için Devletşah tarafından anlatılan hikâye Uluğ Beg’in Karabağ’da kışı geçirdiği zamana aittir. Timur’un sarayında kıssahân olan kimsenin kızkardeşinin oğlu Karabağ’da Uluğ Beg’in oyun arkadaşı idi. Sonraları bu oyun arkadaşı Şeyh Azeri olmuş ve 1448 yılında Horasan’da Uluğ Beg’i sırtında derviş hırkası olduğu halde selâmlamıştı. Uluğ Beg hemen eski oyun arkadaşını tanımış ve ona ‘Sen bizim Kıssahân’ın kızkardeşinin oğlu değil misin?’ diye sorarak o zamanki olayları anmaya başlamıştır.”
V. V. Barthold
Sayfa 50 - Türk Tarih Kurumu, 2.baskı, 2015.
“Mirhvand’ın Ali Kuşçu’ya dayanarak naklettiği hikâye, herhalde Uluğ Beg’in bu hanımına aittir. Anlatıldığına göre Uluğ Beg falcılıktan (ilm-i temel) anlayan Muhammed-i Ardistânî’den meydana gelecek en yakın olayları sormuştur. Falcı da en yakın olayların hareme ait olduğunu, fakat Ali Kuşçu bulunduğu için söylemek istemediğini belirtmiştir. Uluğ Beg de Ali Kuşçu’nun yakın bir dostu olduğunu ve onun yanında her şeyi çekinmeden söyleyebileceğini bildirmiştir. O zaman falcı, Uluğ Beg’e hanımlarından birini birkaç gün sonra öldüreceğini ve hanımı olan ‘Hân kızını’ da boşayacağını bildirmişti. Uluğ Beg falın ikinci bölümüne inanmamıştı. Çünkü hân kızı olan hanımını çok sevdiği için bu zamana kadar hiç ayrılmamıştı. Birkaç gün sonra falcının söylediklerinden ilki doğru çıkınca, hân kızı sevincini o denli açık bir şekilde ortaya koymuştu ki, Uluğ Beg öfkelenerek hanımını boşamıştı. Bu hikâyenin esas bakımından efsanevî olduğu şüphesizdir. Bununla beraber bundan, Uluğ Beg ile hanımlarından biri arasında (eski hân’ın kızı ile) çok derin bir sevgi bağı olduğu ve mahiyeti bizce bilinmeyen bir aile faciasının bu bağa son verdiği anlaşılmaktadır.”
V. V. Barthold
Sayfa 144 - Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2.baskı, 2015.
Kitap, Atatürk tarafından Türkiye'ye davet edilen büyük Türk Tarihçisinin derslerinden oluşan makaleleri içermektedir.

Türk Tarihi hakkında önemli bilgiler içermektedir. Bu nedenle okunmasında fayda vardır.

Yazarın biyografisi

Adı:
V. V. Barthold
Tam adı:
Vasilij Vladimiroviç Barthold, Wilhelm Barthold
Unvan:
Rus Tarihçi
Doğum:
Saint Petersburg, Rusya, 15 Kasım 1869
Ölüm:
Leningrad, Rusya, 19 Ağustos 1930
Wilhelm Barthold veya Vasiliy Vladimiroviç Bartold (Rusça: Василий Владимирович Бартольд) (d. 15 Kasım 1869, Sankt Petersburg - ö. 19 Ağustos 1930) bir Rus ve Sovyet doğubilimci ve tarihçidir.

Petersburg Üniversitesi'nde öğretim üyesi ve 1918 yılından 1921 yılına kadar Petersburg Antropoloji ve Etnografya Müzesi'nde yönetmenlik yapmıştır.

Barthold, Batı Orta Asya tarihi, İran, Arap Halifeleri, İslam ve Doğubilim tarihi ile ilgili önemli araştırma ve çalışma yapmıştır. 1926 yılında Türkiyat Enstitüsü'nün çağrısı üzerine İstanbul'da Orta Asya tarihi hakkında dersler vermiş ve bu dersler kitap olarak 1927 yılında "Orta Asya Türk Tarihi Hakkında Dersler" adıyla İstanbul'da basılmıştır. Barthold'un İstanbul'da verdiği derslerin bu kitabı 1935'te Almancaya, 1945'te Fransızcaya, 1968'te Rusçaya çevrilerek basılmıştır.

Eserleri
Turkestan Down to the Mongol Invasion (London: Luzac & Co) 1928 (Trans. T. Minorsky & C.E. Bosworth) (İngilizce)
A Short History of Turkestan (1920) in Four Studies on the History of Central Asia (Leiden: E.J. Brill) 1956 (Trans. V. & T.Minorsky) (İngilizce)
An Historical Geography of Iran (Princeton: Princeton University Press) 1984 (translated by Svat Soucek; edited by C.E. Bosworth) (İngilizce)
Собрание сочинений (Москва: Издательство Восточной литературы) 1963-77 9 Vols.
Отчет о поездке в Среднюю Азию с научною целью (С.Пб.: Тип. Имп. Академии Наук) 1897
История культурной жизни Туркестана (Москва: Изд. Академии наук СССР) 1927
Работы по исторической географии (Москва: Изд. фирма «Восточная литература» РАН) 2002

Yazar istatistikleri

  • 6 okur beğendi.
  • 27 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 48 okur okuyacak.