Vladimir Mayakovski

Vladimir Mayakovski

Yazar
8.5/10
130 Kişi
·
396
Okunma
·
234
Beğeni
·
12145
Gösterim
Adı:
Vladimir Mayakovski
Tam adı:
Vladimir Vladimiroviç Mayakovski
Unvan:
Rus Şair ve Yazar
Doğum:
Bağdadi,Rusya İmparatorluğu (Gürcistan), 19 Temmuz 1893
Ölüm:
Moskova, SSCB, 14 Nisan 1930
Asıl adı Vladimir Vladimiroviç Mayakovski olan Rus şair, oyun yazarı, film ve tiyatro aktörü 14 Nisan 1930 yılında şimdiki adı Gürcistan olan Rusya İmparatorluğu' nda doğdu.
Vladimir Vladimiroviç Mayakovski; 1893’te Gürcistanda dünyaya gelmiştir. Rus kökenli Mayakovski, şair ve oyun yazarı olmasının yanı sıra sinema ve tiyatro oyunculuğu da yapmıştır. Mayakovski, anne, babası ve kız kardeşleri ile bir süre Bağdadi köyünde yaşar ancak bir süre sonra aile Kutais kentine göç eder. Mayakovski, lise öğrenimi sırasında sanat ile fazlaca ilgilidir.
Özellikle de Fransız yazar Jules Vernenin romanlarına yoğun ilgi duymaktadır. Verne’nin muhteşem bir kurgu ile yazdığı romanları, Mayakovskiyi ziyadesiyle kendine çekmeyi başarmıştır. Mayakovskinin sanata olan bu yakınlığı öğretmeni tarafından fark edilir ve Mayakovskiye çeşitli sanat dersleri verilmeye başlanır. Mayakovski, bu dönemde babasını kaybeder ve aile Moskovaya taşınır. Mayakovski, şiire karşı yoğun bir ilgi duymaktadır ve bunun yanı sıra Moskovada çevresi sosyalist kişilerle dolmuştur.Sosyalizm düşleri kurmaya başlayan Mayakovski, bir yandan da yoksulluk ile göz göze gelmiştir. Annesi bu dönemde Moskova’da çalışmaya başlar. Siyasete iyiden iye giren Mayakovski, Bolşevik partisinin eylemlerine, katılır ve çeşitli faaliyetler gösterir. Bu eylemler neticesinde Mayakovski, defalarca tutuklanır. Bu olaylar sırasında henüz 15 yaşında olan Mayakovski, bir tutuklama sonrasın 12 ay süresince hücrede kalır. Hapis cezalarının ardından Mayakovski, Moskova Resim ve Heykel Okuluna yazılır ve sanatçı kişiliğini, özgünlüğünü burada da kanıtlamayı başarır. Mayakovski, bu dönemde Rusyadaki Fütürizm akımının en sağlam temsilcilerinden olur. Sıradan düşünce biçimlerini bir kenara atan bu akım geleceğin, sanata en büyük yansımasıdır. Rus fütürizmini devrimle kurulacak yeni bir düzenle resme yansıtan Mayakovski, bir yandan da şiirleri ile insanları etkilemektedir. Yine bu sıralarda Mayakovski, yazdığı oyunların yanı sıra tiyatro oyunculuğuyla da anılmaktadır. Dünya ise bu sırada büyük bir savaşa hazırlanmaktadır. Takvimlerin 1914ü gösterdiği sıralarda I. Dünya Savaşı başlar. 3 yıl sonra ise Mayakovski’nin de hayalini kurduğu Ekim Devrimi, gerçekleşir. Hayalleri gerçekleşen Mayakovski 36 yıllık yaşamı süresince sanatı ve politikayı birlikte yürütmeyi tercih etmiştir. Propaganda konusunda fazlasıyla iyi olan, kalemini oldukça iyi kullanan Mayakovski’nin bu özelliği dikkatleri onun üzerine çekmektedir. 1920li yıllarda Mayakovski, çeşitli gazete ve dergilerde yazmaya başlar. Rus şair Sergey Yeseninin intihar ile sarsılan Mayakovski, dostu için bir şiir yazar ve bu şiir Ruslar tarafından olumsuz bir şekilde karşılanır. 1930 yılında ise Mayakovski, silah ile yaşamına son verir. Mayakovski, kısacık ömrüne büyük bir mücadele ve özgün bir sanat sığdırmayı başarmıştır.
Hayatın en hüzünlü anı,
mevsimine kapıldığın kişinin
bahçesinde açabilecek bir çiçek olmadığını
anladığın andır…
Bırak, gitsin…
Bırak, git…
160 syf.
"Yaşamalıyız Yesenin, kimi zaman ölmek daha kolay olsa bile...yaşamalıyız."
Demişti oysaki Mayakovski... Yakın arkadaşı Sergey Yesenin intiharından etkilenip ; " Ve dayayıp şakağıma namluyu , çekmeyeceğim tetiği." diye yazdığı halde şiirinde; 37 yaşında Kızıl Moskova'yı tekrar kızıla boyadı bir otel odasında tetiği çekerek. Son devrimini kendine yaptı intiharıyla.

Çok sevmem şiir okumayı ancak Uğur De Molinari okur arkadaşımın bir iletisinde şiirini gördüm."Hmm, güzelmiş." Dedim başladım , şairi araştırmaya. Baktım çekiyor beni , okudum ve iyiki okumuşum. Özellikle Pantolonlu Bulut beni benden aldı. Ezberleyene kadar okuyabilirim.

Yavaş yavaş ,sindire sindire, vurgulamalara uya uya okunmalı o zaman anlıyorsunuz dizeleri. Sıradan bir şairi okur gibi okumayınız. Dizeler "Aşk bir sudur iç iç kudur.." sığlığında değil çünkü.Şiirler basma kalıptan uzak , kendi gibi şiirleri de isyankar kafiyelere .

Kesinlikle tavsiye ederim , keyifli okumalar.
223 syf.
hayatın en hüzünlü anı, 
mevsimine kapıldığın kişinin 
bahçesinde açabilecek bir çiçek olmadığını 
anladığın andır… 
bırak, gitsin… 
bırak, git…

dedi ve gitti Mayakovski... Aşkta da devrimini yaptı sevdiği kadın Lili'ye intiharıyla. 1918'den itibaren propagandalar için gittiği ülkelerden sevdiği kadına 12 yıldır yazdığı mektupları kesti ölümüyle, kendi kanıyla sonsuza dek Lili'nin posta kutusunu mühürledi. Sevdiği kadından geç gelen cevaplar, umursamaz halleri ya da evli Lili'ye çıkmaz aşk bu noktaya getirdi..

Oysa "Alanlar fırçamız, sokaklar paletimiz." demiyormuydu Mayakovski? Ülkeleri rengarenk boyarken; bir tanem, pisim, yavrusum, seni hasretle bir milyon kere öperim dediği kadının yüreğine aşkın fırça darbelerini atıp, yüreğinde devrim yapıp yanına getiremedi. Sevmek herşeyi göze almak demek değilmiş Lili için belki de... Mayakovski şunu unutmuştu propaganda yaparken herkes nasıl göze alamıyorsa devrimi, ardından gelecek ölümü; Lili de göze alamadı belki bazı şeyleri, oniki yıl boyunca mektuplaşmayla yetindi...

Öyle güzel bir aşkla yazılmış mektuplarki bunlar bıkmadan usanmadan "senin kuçun" diyecek kadar büyük bir aşk... Mektupların başına, altına, kenarına çizilmiş kedi köpek resimleri, kendi üzgün olduğunda üzgün suratlı adam resimleri. Bazen bir iki cümle, bazen sayfalarca, bazen şiirler, bazen piyeslerden oluşan bu mektuplar beni benden aldı.

9 Nisanda, Plehanof Ulusal İktisat Enstitüsü öğrencilerine şöyle seslenir : "Arkadaşlar, bu akşam beni güçlükle getirdiler buraya. Konuşmak istemiyordum, konuşmaktan bıktım çünkü..."

Artık bunaldığının göstergesiydi bu ve veda mektubunda :

"Ölüyorum, bundan ötürü kimseyi suçlamayın. Gereksiz şamata da yapmayın. Ölen adam bundan tiksinirdi çünkü..."

Lili' ye : "Lili, sev beni..."

Ona ne aşk yaradı, istediğini alamadığı devrim.

Kitabın basımı yok sanırım, bazı şiirler ve piyesler dışında edebi şeyler beklemeyin. Aşk mektuplarından oluşuyor. Mayakovski'yi seviyorsanız okumadan da geçmeyiniz. Ve bu eseri 1970 yılına ait ilk basımını hediye eden canım, güzel dostum, biriciğime Blabber 'e de çok teşekkür ederim.♡
160 syf.
·Puan vermedi
Birkaç gündür inanılmaz duyguluyum. Bu, doğada yaklaşan hazanın etkisi mi yoksa kalbimdeki hazanın etkisi mi bilemiyorum ama (ikincisinden şüpheliyim.) müthiş bir duygu yoğunluğu yaşadığımı biliyorum. Özellikle geceleri (" sancı geç saatlerde" diyen güzel insan İsmet Özel'e de bir selam çakalım.) Her şeyde bir anlam çıkarma, yaşanan her durumda hüzünlenme ruhuma hakim, öyle ki uçan bir kuşa bile hüzünlenirim. İşte bu tür durumlarda genellikle şiirlere yoğunlaşırım. Durmaksızın okurum ve okudukça kendimi anlamlandırmaya çalışıyorum.
Ve işte Mayakovski, politik dilinin yanısıra en duygulu aşk dizelerini yazmış, devrime yüz sürmüş ve şiirlerinin sesini yükseltmeye çalışmış ve başarmıştır. Bu kitapta bunu açıkça görmek mümkün. Kimi şiirlerinde aşkı, kimi şiirlerinde siyaseti, kimi dizelerde yalnızlığı öyle güzel yazmış ki ve öyle güzel betimlemiş ki dayanamaz sigara yakarsın. Bunu yazarken bile yaktım. Ve kitabın sonlarına doğru, hayatından kesitleri de eklemeyi unutmamış, onu daha iyi tanımamız ve hayran kalmamız için. Bu kadar da incedir.
Kitabın son sayfasında ise, intihar etmeden önce ailesine ve sevdiği Lili'ye yazdığı mektubu benim gibi duygusal olanlar okumasın, zira çarpabilir.
Ben yeni okudum. Bugüne kadar okumadığım için kendimi uzun süre affetmeyebilirim. Kendime küstüm, siz kendinize küsmeden okuyun..
62 syf.
·Beğendi·10/10
 "On üçüncü Havari"  (1914- 1915)
İlk kez Lili Brik'in evinde okudu.

Mayakovski benim şehrimde doğan adam nasıl istediyse, kitabın adı bende öyle kalacak...

İtiraf etmek gerekirse burjuva sanatına diğer yazarlara ve tarihi karakterlere cesurca atıfta bulunması benim çok hoşuma gidiyor. Sansüre uğramış olmasaydı tabi çok daha cesur bir şiir okuyacağımı da biliyorum.

"On üçüncü havari" isminin Mayakovski tarafından esere laik görülmesi: Hıristiyanlıkta İsa'nın öğrencisi on iki havari düşüncesinin karşısına "Devrim Habercisi" yeni bir havari çıkarıyordu.

Sansürler: İsminin bugün bilinen adına değişme sebebi sansür kurulunun şiir adını
beğenmeyişinden kaynaklanıyor. Şiirin metninden bazı bölümler yine sansür kurulundan geçmez endişesiyle çıkartıldı. Tam altı sayfa baştan aşağı noktalandı.


Sizlere kitaptan:  

"Geceleyin çınıltımı istiyorum
gizlemek yumuşacık
kadınca bir şeye."

Duyumsuyorum -
"ben"
bana az geliyorum.
Benden birisi fışkırıyor ısrarla.

Dinginim nasıl, görün!
Nabzı gibi bir ölünün.
Anımsıyor musunuz?
Siz
"Jack London,
para,
aşk,
tutku," - diyordunuz
bense yalnızca tek şeyi görüyordum:
siz - çalınması gereken bir
Mona Lisa tablosuydunuz!
Ve çaldılar sizi.

 "Bedenini senin
koruyacağım ve seveceğim,
bir asker,
savaşın budadığı,
işe yaramaz,
kimsesiz,
nasıl korursa tek bacağını."

" Ruhumda benim yok tek ağarmış tel,
ve ihtiyarca bir sevecenlik yok ruhumda!
Dünyayı sarsa sarsa sesimin kudretiyle,
yürüyorum - yakışıklı
yirmi iki yaşımda."
https://ibb.co/QkBX9mV
160 syf.
·2 günde·Puan vermedi
1893
Vladimir Vladimiroviç Mayakovski’nin Gürcistan'da, Bağdadi ilçesinde doğuşu. Babası orman kolcusu.
1902
İlçenin bağlı olduğu Kutays ilinde ilk öğretim.
1905
Lise öğrencisi. Sokak gösterilerine katılma.
1906
Babasının ölümü. Ailece Moskova'ya taşınma.
1908
Sosyal demokrat (bolşevik) partiye giriş. Gizli bir basımevinde yakalanış ve tutuklanma.
1909
İkinci tutuklanma. Moskova'nın Butirki cezaevinde on bir ay hücre hapsi.
1910
Özgürlük. Lise üçten ayrılma. S. Jukovski’den resim dersleri.
Stroganov Uygulamalı Sanatlar Okulu’nda öğrencilik. Soma Resim, Mimarlık ve Yontuculuk Okulu.
1911
Yaşama güçlükleri. David Burlük*le tanışma.
1912
İlk şiirlerinin Burlük’e okunuşu. Kübo-fütürist topluluğa katıl­ ma (Burlük, Khlebnikov, Kamenski. Kruçonikh vb.) Halkın beğenisine şamar bildirisi. İlk şiirlerinin küçük dergilerde ve yıllıklarda yavımlanışı. Petersburg ve Moskova’da, yazın çev­ relerinin toplandığı kahvelerde şiir okumalar.
1913
Tiyatro, sinema, fütürizm makalesi. «Kızıl fener» meyhanesin­ de hır çıkarma. Vladimir Mayakovski - Trajedi'rim Petersburg lunaparkında oynanışı.
1914
Fütürist arkadaşlarıyla Rusya gezisi: Sivastopol. Kişinev, Odes­ sa. Nikolayev, Kiev, Minsk, Kazan, Penza, Rostov, Saratov, Tiflis.
1915
Finlandiya gezisi; yazarların ve sanatçıların oturduğu Kuokalla’ da kalış. Petersburg’a yerleşme. Osip Brik ve Lili Brik’le ta­ nışma (Lili Brik Elsa Triolet'nin ablasıdır, yontucudur, Mos­ kova sanat çevrelerinin önde gelen kişilerindendir o yıllarda.) İki kübist tablosunun sergilenişi. Uzun bir şiir: Pantolonlu bu­ lut. Bir uzun şiir daha: Omurganın flütü.
1916
Silah altına alınır. Uzun bir şiir: Savaş ve evren. Maksim Gor- ki’nin «Yılın olayları» dergisinde işbirliği. Uzun bir şiir daha:
İnsan.
1917
Halk Eğitimi Komiserliği’nin çağrısına, Aleksandr Blok, Meyer- hold gibi ünlü sanatçılarla birlikte, Mayakovski'nin de uyması.
1918
Fütürist arkadaşlarıyla birlikte Halk Eğitimi Komiserliği’nin Toplumun sanatı dergisini yönetme; yazın, resim ve sinema ko­ misyonlarına katılma. Devrime övgü, Solun yürüyüşü şiirleri.
Neptün yapımevinin birçok filminde baş role çıkış: Para için doğmadı, Genç kız ve serseri vb. Gizemli güldürü adlı oyunu­ nun Petrograd'da, Meyerhold eliyle sahnelenişi.
1919
Rus telgraf ajansı Rosta’da propaganda çalışmaları.
1920 Gizemli güldürü’nün Almanya’da, 2. Komintem kongresinde oynanışı.
1921
150 000 000'nun yayımlanışı. Seviyorum, uzun bir şiir daha.
1922 Mayakovski’nin taşlama şiirleri konusunda Lenin’in övgüsü.
Berlin yolculuğu.
1923 Şiir: İşte bundan. Lef (sol sanat cephesi) dergisinin yönetimi (Eisenstein, Pasternak, Vertov ve Babel’in işbirliğiyle.) Beşin­ ci enternasyonal, şiir. Devlet dergileri için tanıtma çalışmaları (Mosselprom.) 1924 Lenin’in ölümü üzerine ağıt: Vladimir İlyiç Lenin.
1925 Amerika, Fransa gezisi. İzvestia muhabirliği.
1926 Sovyet Rusya kentlerinde, 1930’a dek sürecek olan tartışmalı konferanslar. Şiir nasıl yazılır, bir deneme. Amerika’yı keş­ fim. Yazar M. Gorki’ye mektup. A S. Essenin’e.
1927 İyi: bir şiir. Prag. Paris, Berlin yolculuğu. Pravda’da çalışma.
1928 Yeni «Lef». Paris yolculuğu. Tatyana Yakovleva ile tanışma.
Aragon ve René Clair’le karşılaşma.
1929 Paris yolculuğu. Tahtakurusu oyununun Meyerhold eliyle sah- nelenişi.
1930 Proleter Yazarlar Derneği üyeliği. Resim sergisi. Meyerhold tiyatrosunda Banyolar oyunu. Avazı çıktığı kadar, bir şiir: 14 martta intihar.Bir başka büyük ozanın, Essenin'in 1925'te canına kıy­ması üzerine kınayıcı bir şiir yazan Mayakovski, görünür ne­deni aşk olabilecek bir iç karışıklığı somında, aynı yolu se­çer. Cesedinin yanında şu mektup bulunur:

Hepinize!... Ölüyorum, ama kimseyi suçlamayın bu yüz­den. Dedikodu etmeyin. Merhum nefret ederdi bundan.
Anneciğim, bacılarım, yoldaşlarım; bağışlayın beni, iş de­ğil bu (kimseye de salık vermem), ama başka bir çıkar yol da kalmamıştı benim için.
Lili, sev beni.
Hükümet yoldaş, ailem şu kişilerdendir: Lili Brik, annem, bacılarım ve Veronika Vitoldovna Polonskaya. Geçimlerini sağ­ larsan ne mutlu bana.
Bitmemiş şiirleri Briklere verin, bulunursa.
İş işten geçmiş ola derler ya hani, günlük yaşamın akıntısına çarparak parçalandı aşk teknesi de.
Yaşamaktan alacağım ne kaldı ki, artık anımsamak boşuna acıları, felâketleri, karşılıklı haksızlıkları.
Sizler mutlu yaşayın yeter.
Bu mektuptaki dizeler ozanın ölümünden soma bulunan bitmemiş şiirlerinden birinde de geçiyor (bu parçada anılan ki­ şi Lili Brik’tir):
Saat ikiye geliyor.
Belki yattın artık.
akıyor Samanyolu gümüşten bir Oka* gibi.
Artık bütün zaman benim, ve telgrafların şimşekleri uyandırmayacak seni bundan böyle, üzmeyecekler.
İş işten geçmiş ola derler ya hani, günlük yaşamın akıntısına çarparak parçalandı aşk teknesi de.
Koptuk birbirimizden seninle.
Artık anımsamak boşuna acıları, felâketleri, karşılıklı haksızlıkları.
Bak, nasıl bir dinginlik sarmış evreni.
Gece nice bir yıldızla yükümlemiş gökyüzünü.
Ayağa kalkılan saattir bu, konuşulan saat yüzyıllarla, tarihle, evrenle...
160 syf.
·Beğendi·8/10
Viladimir Mayakovski, Rus şiirine biçim ve içerik yönünde yaptığı devrim niteliğindeki çalışmaları ile Rus şiirinin en ünlü Fütüristi olarak bilinir. Onun şiirde kullandığı dil, gramer kurallarına uygun değildir ve noktalama işaretlerine oldukça az başvurur. Zaten 'Yargıçlar Balıklığı' adlı dergide yayımladığı bildiride;
''- Bireysel gerçeğin özgürlüğü adına yazım kurallarını yadsıyoruz.'' demiştir. Kitapta da bu tarzda yazmış olduğu şiirleri görebiliyoruz. Yine bu şiirler Rus fütürizminin ilk örneklerinden oluşmaktadır.
240 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Vladimir Mayakovski adını Nâzım Hikmet’in ilham aldığı şairlerden biri olarak duymuştum. Bu sebeple de uzun zamandır okumak istiyordum. Şiirler yazıldığı dilde daha güzel ve etkilidir diye düşünüyorum ama yine de evrensel yanını da inkar etmemek gerekir. Sadece çeviriyle bir miktar bu etki azalır diye düşünüyorum.
Mayakovski’nin merdiven tipi yazım şekline Nâzım Hikmet şiirlerinden aşinaydım. Bunun yanı sıra içerik açısından da benzerlikler bulunuyor şiirlerinde. Yazar Gelecekçilik(Fütürizm), Tanrı, Sevi, Yaşam, Yeğinlik, Güneş, Samanyolu, At, Gerekseme ve Şarap temaları üzerinden iki şairin şiirlerinin benzerliklerini örnekler vererek ortaya koymuş. Benim ise en çok Nâzım Hikmet şiirlerine benzettiklerim şu dizeler;

BAHAR SORUSU
“...Bugün
yarın
ve sonsuz zamanlar
Işır güneş
yeniden
odalarımızdan.”

GENÇKEN
“...ben, ki
sevmeyi öğrendim demir parmaklıklar arkasında
İhtiyacım yok özlemeye Boulogner ormanını.
Soluk almaya da denize karşı.”
160 syf.
·Beğendi·10/10
Mayakovski çağdaş Rus şiirinin simgesi sayılıyor.
Onun geniş soluklu, coşkulu lirizmi, şiir diline getirdiği yenilikler,
yaşamı ve yapıtlarıyla uyandırdığı ilgi, devrimin baş ozanlığını üstlenip sonra bağımsızlık tutkunu özsever kişiliğiyle
devrimcilik sorumluluğunu bağdaştıramayarak genç yaşta canına kıyması yaşamımın ne kadar varoluşsal denklemlerle dolu olduğunu gösteriyor.
adını sürekli gündemde tutan etkenler oldu.Bu eser onun
1913 - 1917 yılları arasında yazdığı başlıca yapıtları içeriyor.
Bunlar ayrıca 1912’da başlayan Rus fütürizminin
en ilginç örneklerinden ve ölçüdışı, dizgin tanımaz kişiliğini ciddi şekilde yansıtmaktadır.
56 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Şiir nedir?

Okumayı biliyor muyum?

Nasıl olur?

Kafamda buna benzer o kadar çok soruya sebep oldu ki, nasıl çıkarım bu diyardan hiç bilemiyorum. Daha doğrusu su yüzüne varmak istiyor muyum ondan da şüpheliyim.

Şiirle ilgili hiç böyle bir tasvir görmemiştim, kesinlikle muhteşem.

Kitap ince ve okuması çabucak bir günde, okuma hızına göre bir iki saate bitiyor. Bulmaz bile, fakat her zaman öyle bir çırpıda okumayı sevmediğimden sindire sindire, düşüne düşüne okuyorum. Birkaç tekrar yapmadan, okuduklarımı hazmetmeden sonraki sayfaya geçemem.

Hepimizde aynı etkiye sebep olmayabilir, ama benim sevdiklerim arasında yerini aldı bile çoktan.
80 syf.
·1 günde·Beğendi·5/10
Rusya Ekim devrimi sonrasında kendi kültür devrimini yaşıyordu. Bu devrim rüzgârı şiiri de yörüngesine
almış, son kertede iki temel akım ortaya çıkmıştı. Bunlardan ilki olan fütürizm, Mayakovski’nin çizgisini belirliyordu. Diğeri, konstrüktivizm ise İlya Sevinski, Eduard Bagritski gibi şairlerin sanatında görülüyordu.
Nazım Hikmet'in poetikasındaki en önemli etki futuristlerden özellikle de Mayakovski'den gelir.
Hatta kimileri Mayakovski taklitçiliği ile eleştirmişlerdi Nazım'ı.

Yazarın biyografisi

Adı:
Vladimir Mayakovski
Tam adı:
Vladimir Vladimiroviç Mayakovski
Unvan:
Rus Şair ve Yazar
Doğum:
Bağdadi,Rusya İmparatorluğu (Gürcistan), 19 Temmuz 1893
Ölüm:
Moskova, SSCB, 14 Nisan 1930
Asıl adı Vladimir Vladimiroviç Mayakovski olan Rus şair, oyun yazarı, film ve tiyatro aktörü 14 Nisan 1930 yılında şimdiki adı Gürcistan olan Rusya İmparatorluğu' nda doğdu.
Vladimir Vladimiroviç Mayakovski; 1893’te Gürcistanda dünyaya gelmiştir. Rus kökenli Mayakovski, şair ve oyun yazarı olmasının yanı sıra sinema ve tiyatro oyunculuğu da yapmıştır. Mayakovski, anne, babası ve kız kardeşleri ile bir süre Bağdadi köyünde yaşar ancak bir süre sonra aile Kutais kentine göç eder. Mayakovski, lise öğrenimi sırasında sanat ile fazlaca ilgilidir.
Özellikle de Fransız yazar Jules Vernenin romanlarına yoğun ilgi duymaktadır. Verne’nin muhteşem bir kurgu ile yazdığı romanları, Mayakovskiyi ziyadesiyle kendine çekmeyi başarmıştır. Mayakovskinin sanata olan bu yakınlığı öğretmeni tarafından fark edilir ve Mayakovskiye çeşitli sanat dersleri verilmeye başlanır. Mayakovski, bu dönemde babasını kaybeder ve aile Moskovaya taşınır. Mayakovski, şiire karşı yoğun bir ilgi duymaktadır ve bunun yanı sıra Moskovada çevresi sosyalist kişilerle dolmuştur.Sosyalizm düşleri kurmaya başlayan Mayakovski, bir yandan da yoksulluk ile göz göze gelmiştir. Annesi bu dönemde Moskova’da çalışmaya başlar. Siyasete iyiden iye giren Mayakovski, Bolşevik partisinin eylemlerine, katılır ve çeşitli faaliyetler gösterir. Bu eylemler neticesinde Mayakovski, defalarca tutuklanır. Bu olaylar sırasında henüz 15 yaşında olan Mayakovski, bir tutuklama sonrasın 12 ay süresince hücrede kalır. Hapis cezalarının ardından Mayakovski, Moskova Resim ve Heykel Okuluna yazılır ve sanatçı kişiliğini, özgünlüğünü burada da kanıtlamayı başarır. Mayakovski, bu dönemde Rusyadaki Fütürizm akımının en sağlam temsilcilerinden olur. Sıradan düşünce biçimlerini bir kenara atan bu akım geleceğin, sanata en büyük yansımasıdır. Rus fütürizmini devrimle kurulacak yeni bir düzenle resme yansıtan Mayakovski, bir yandan da şiirleri ile insanları etkilemektedir. Yine bu sıralarda Mayakovski, yazdığı oyunların yanı sıra tiyatro oyunculuğuyla da anılmaktadır. Dünya ise bu sırada büyük bir savaşa hazırlanmaktadır. Takvimlerin 1914ü gösterdiği sıralarda I. Dünya Savaşı başlar. 3 yıl sonra ise Mayakovski’nin de hayalini kurduğu Ekim Devrimi, gerçekleşir. Hayalleri gerçekleşen Mayakovski 36 yıllık yaşamı süresince sanatı ve politikayı birlikte yürütmeyi tercih etmiştir. Propaganda konusunda fazlasıyla iyi olan, kalemini oldukça iyi kullanan Mayakovski’nin bu özelliği dikkatleri onun üzerine çekmektedir. 1920li yıllarda Mayakovski, çeşitli gazete ve dergilerde yazmaya başlar. Rus şair Sergey Yeseninin intihar ile sarsılan Mayakovski, dostu için bir şiir yazar ve bu şiir Ruslar tarafından olumsuz bir şekilde karşılanır. 1930 yılında ise Mayakovski, silah ile yaşamına son verir. Mayakovski, kısacık ömrüne büyük bir mücadele ve özgün bir sanat sığdırmayı başarmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 234 okur beğendi.
  • 396 okur okudu.
  • 8 okur okuyor.
  • 345 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları