Vural Savaş

Vural Savaş

Yazar
8.7/10
48 Kişi
·
143
Okunma
·
10
Beğeni
·
1286
Gösterim
Adı:
Vural Savaş
Unvan:
Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı, Türk Hukukçu, Yazar.
Doğum:
Antalya, 1938
Vural Savaş (d. 21 Ağustos 1938, Antalya), Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı, Türk hukukçu, yazar.
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. 1972'de Ankara Hakim adayı olarak mesleğine başladı. Sırasıyla Aralık ve Gülnar hakimliği ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu Tetkik Hakimliği görevlerinde bulundu. 7 Kasım 1987'de Yargıtay üyeliğine seçildi. 1990 Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yedek üyeliği ve 1993 yılında HSYK asıl üyeliğine seçildi; Seyfi Oktay'ın Adalet Bakanı olduğu dönemde yapılan bazı atamalar ve seçimleri içine sindiremediği için bu görevinden Mart 1994'te istifa etti. Yargıtay Büyük Genel Kurulunca gösterilen adaylar arasından 17 Ocak 1997 tarihinde Süleyman Demirel tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına seçilmiştir. 19 Ocak 2001 tarihinde kendi isteğiyle emekliye ayrılmıştır.Daha sonra Antalya'ya yerleşmiştir. Evli ve üç çocuk babasıdır. Sözcü Gazetesinde köşe yazarlığı yaptı.
28 Şubat süreci'nde Refah Partisi, daha sonra Fazilet Partisi'nin kapatılma davalarını açtı.
Demokrasinin ilk şartı bağımsızlıktır. Bağımsız olmayan ülkede demokrasi olamaz, çünkü halkın temsilcileri halk için çalışamaz. O yüzden Atatürk demokrasiden önce tam bağımsızlık, ulusal egemenlik gibi ilkeleri oturtmaya çalışmıştır. Çünkü demokrasi ancak o temeller üzerinde yaşayabilirdi. Ama o temeller yıkıldı. Demokrasi adına sadece bir sandık kaldı orta yerde.
Vural Savaş
Sayfa 9 - BİLGİ YAYINEVİ
Bugünkü eğitimin en büyük eksikliği, özgür düşünme yetisi kazandırmaması ve sorgulamadan öğrenmeye dayalı otoriter bir sistem oluşudur.
Atatürkün huzurunda yapılan bir tartışma sırasında, şu soru ortaya atılır: “Cumhuriyet başbakanı, Cumhuriyet bakanı, Cumhuriyet müsteşarı vb. olmuyor da, neden Cumhuriyet Savcısı? Savcılara neden bu imtiyaz tanınıyor?”
Atatürk Mahmut Esat Bozkurt’a “Ne diyorsun?” Diye sorar.
Bozkurt’un cevabı nettir: “Çünkü, öyle zamanlar olur ki, Cumhuriyeti korumak için başbakandan, bakandan, müsteşardan, validen, büyükelçiden bile hesap sormak gerekebilir. İşte o Cumhuriyet Savcısıdır.”
Atatürk gülümseyerek hoşnut kaldığını belli eder ve “Devam et bozkurt” der.
Türkiye bir maymun değildir. Hiçbir milleti taklit etmeyecektir. Türkiye ne Amerikalılaşacak, ne de Batılılaşacaktır. Türkiye özgürleşecektir.

Mustafa Kemal Atatürk
Dikkat edin: özellikle İslam ülkelerinde “Yaşken eğilmiş ağaçlar”ın çoğaltılmasıyla, o ülkelerin emperyalist devletlerin güdümüne girmesi, demokratikleşmenin olanaksız hale gelmesi, doğal kaynaklarının zenginliği ne olursa olsun iktisaden kalkınamaması, yolsuzluk sıralamasında ön sıralarda yer kaplaması doğru orantılıdır.
Atatürk: “Unutmayın ki toplumda köklü değişiklikler yapmak isteyen her lider, yobazlarla meydan muharebesi vermeye ve bunu kazanmaya mecburdur. Öyle yapılmazsa, on, yirmi, belki elli yıl sonra din namına hareket ettiğini iddia eden biri çıkar. Her şeyi alt üst eder.”
Kuran kurslarında, Arapça yazılı Kuran’ın ne dediği anlatılmıyor. Arapça da öğretilmiyor. Sadece ve sadece ezber yapılıyor.
Böylece, din öğrenilmiş mi oluyor?
Kuşkusuz, hayır. Kuran’ı anlamını bilmeden ezberlemekle kimse dinini öğrenmiyor. Tam aksine, dinin kolayca istismar edilebileceği ve yanlış yerlere yönlendirilebileceği ortamlara düşülebiliyor.
456 syf.
·8 günde·8/10
Eski onursal Yargıtay cumhuriyet başsavcısı olan yazarımız, kitabında genel olarak Türkiye'nin problemlerini ve ileride yaşanması muhtemel sorunlarını dile getirmiş. Daha çok 2000’li yılların ilk dönemlerini ele alarak, “Aydınlık”, “Yeniden Anadolu ve Müdafaa-i Hukuk”, “Müdafaa-i Hukuk”, “Teori” dergileri ve “Cumhuriyet” gazetesinde yayımlanan köşe yazıları ve makalelerini de kitaba eklemiş. Kitapta kendi yazıları dışında yerli ve yabancı birçok yazar, politikacı, emekli asker ve istihbaratçıların da yazı ve görüşleri paylaşılmış. Kitapta türban konusundan, Kıbrıs meselesine, terör meselesinden derin devlete, Atatürkçülükten Avrupa Birliğine birçok güncel konu ele alınmış. Kitapta ilgimi çeken konulardan biri de yargı bağımsızlığı ile ilgili yazarın Emin Çölaşan’a yazdığı mektupta yer alan şu ifadeydi: “Söz konusu kanunun 82. Maddesine göre “Hakimler ve Savcıların görevden doğan veya görev sırasında işlenen suçları, sıfat ve görevleri gereğine uymayan tutum ve davranışları nedeniyle, haklarında inceleme ve soruşturma yapılması Adalet Bakanlığının iznine bağlıdır.” Yani yargı bağımsızlığı diye bir şey zaten yoktur diye devam ediyor yazar. Ve hatta milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasından önce yukarıdaki ve ona benzer kanunların değiştirilmesi gerektiğini, aksi takdirde milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmasının pek bir şey ifade etmeyeceğini belirtiyor. Çünkü İktidardaki parti her kimse, kendi milletvekillini Adalet Bakanlığı’na verilen bu hakla (!) koruyabilecektir.
Ve benim için kitabın belki de en can alıcı cümlesi şuydu: “Hiçbir Cumhuriyet bunca ihanete dayanamaz.”
Kitapla kalın…
424 syf.
·Beğendi·9/10
Çok sağlam belgeler, müthiş anılar ve bir o kadar da güzel bir anlatım var. Yaşadığı şekilde düşünen, düşündüklerini yapan ve kimseden çekinmeden görevini icra eden tam bir cumhuriyet savcısı ve net bir şekilde de anlatıyor verdiği mücadeleyi. En unutamadığım bölüm ; denktaşın birand ile olan sohbeti.
295 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Kitabın kapsamı isminden geniş olmuş, chp ile ilgili eleştirilerini birkaç başlıkta ele aldıktan sonra, çözüm olarak cumhuriyetin ilk yıllarına dönüşü, Atatürk üzerinden alıntılarla fazlasıyla örneklemiş ve chp nin asıl yanlışının Atatürk'ü anarak Atatürk çizgisinden uzaklaşması olarak görüyor yazar. Burada Yaşar Nuri Öztürk'ün vurguladığı bir ayet aklıma geldi. Aldatıcılar sizi Allah ile aldatmasın şeklindeydi. Dikkat ediniz Aldatıcılar Atatürk ile de aldatmasın. Tabi bunun farkına varmak için, varolan eğitimimizin dışında sürekli, uyanık kalıp, araştırıp, okumak gerekiyor. Çaba isteyen bir süreç..

Şu da bir gerçek ki gözlerinizin önünden kayıp giden şeyler karşısında elinizden bir şey gelmeden izlemek, bu ayrı bir üzücü oluyor. Az çok doğruyu yanlışı ayırt edebilen zihinler, bu gibi durumlar karşısında elbette mutluluk duymayacaklardır.

1996 Gümrük birliği antlaşması, Kemal Derviş, Darbeler üzerine kısa bir makale, Ekonomi üzerine makaleler, İsmet İnönü'den Menderes, Demirel, Erbakan, Ecevit, Deniz Baykal, Özal dönemlerinde, yine makalelerden alıntılarla eleştirel yaklaşımlar söz konusu.. Karşımıza çıkan bu fragmanlar aracılığıyla Cumhuriyet tarihimizden bugünümüze daha fazla eğileceğinizi düşünüyorum. Anlatılan döneme bugünden bakabilme imkanımız dolayısıyla, yine bugünü anlamakta çok etkili olacaktır bu kitap. Hatta yazarın diğer kitapları ve okunması gerektiğini belirttiği kitaplar için de aynı düşünceyi taşıyorum. Mutlaka Vural Savaş okuyunuz..
Devrimci Hukuk

Azgelişmiş ve yarı sömürge durumuna getirilmiş bir İslam ülkesinde; Dünya tarihinde eşine bir daha rastlanamayacak şekilde çağdaşlaşma ve demokratikleşmenin önünü Türk Hukuk Devrimi açmıştır.
Laik Türkiye Cumhuriyetinin çökmesi ve paramparça olmasıyla sonuçlanacağı, aklı başında olan vatandaşlarımızca giderek daha iyi anlaşılan emperyalizm güdümlü "KARŞI DEVRİM"e dur diyebilmek; KEMALİZMin ve TÜRK HUKUK DEVRİMİnin geniş kitlelere daha iyi anlatılabilmesi ve benimsetilmesiyle mümkündür.
Bu kitap, bu amaca katkıda bulunmak için yazılmıştır.
Atatürkün ilkelerine, onun kurduğu cumhuriyete sahip çıkan, ülkesi üzerinde dolaşan kara bulutları görebilen herkesin okuması gereken bir kitap.
Hukuk konusundaki tartışılmaz bilgi ve bilgeliği, araştırma konusunda sınır tanımaz sabrı ile tanınan Onursal C. Başsavcısı Savaşın son kitabı.
424 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Mükemmel! Sayın Savcı'nın okuduğum ilk kitabı ve daha okurken tüm kitaplarını alıp okuma isteğine kapıldım. Güncel ya da siyasal olaylarla ilgili olup olmamak hiç önemli değil, çünkü belli bir okuyucu kitlesine değil her kesime hitap edecek bir eser. Sıkılırım diye düşünmeyin, mutlaka bir şans verin derim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Vural Savaş
Unvan:
Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı, Türk Hukukçu, Yazar.
Doğum:
Antalya, 1938
Vural Savaş (d. 21 Ağustos 1938, Antalya), Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı, Türk hukukçu, yazar.
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. 1972'de Ankara Hakim adayı olarak mesleğine başladı. Sırasıyla Aralık ve Gülnar hakimliği ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu Tetkik Hakimliği görevlerinde bulundu. 7 Kasım 1987'de Yargıtay üyeliğine seçildi. 1990 Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yedek üyeliği ve 1993 yılında HSYK asıl üyeliğine seçildi; Seyfi Oktay'ın Adalet Bakanı olduğu dönemde yapılan bazı atamalar ve seçimleri içine sindiremediği için bu görevinden Mart 1994'te istifa etti. Yargıtay Büyük Genel Kurulunca gösterilen adaylar arasından 17 Ocak 1997 tarihinde Süleyman Demirel tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına seçilmiştir. 19 Ocak 2001 tarihinde kendi isteğiyle emekliye ayrılmıştır.Daha sonra Antalya'ya yerleşmiştir. Evli ve üç çocuk babasıdır. Sözcü Gazetesinde köşe yazarlığı yaptı.
28 Şubat süreci'nde Refah Partisi, daha sonra Fazilet Partisi'nin kapatılma davalarını açtı.

Yazar istatistikleri

  • 10 okur beğendi.
  • 143 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 74 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.