Wendelin Van Draanen

Wendelin Van Draanen

Yazar
8.6/10
171 Kişi
·
397
Okunma
·
9
Beğeni
·
898
Gösterim
Adı:
Wendelin Van Draanen
Unvan:
Yazar
Doğum:
Şikago, Illinois, ABD, 6 Ocak 1965
Sekiz ay önce hiç bir şey yapamıyordum.
Bu yarış, yapamayacağım hiç bir şey olmadığına inandırmıştı beni.
Bu benim yeni çıkış çizgimdi.
Derken sersemlemiş kafamın içinde bir fikir belirdi; her şey böyle yapılıyordu.
Teker teker.
Bacağımın kaybının üstesinden böyle gelmiştim.
Dakika dakika.
Saat saat.
Gün gün.
Herkes her şeyi böyle atlatıyordu.
Ben de önümdeki kilometreleri böyle atlatmaya karar verdim; teker teker.
Benim suçum olmadığını biliyordum. Yanlis bişey yapmadığımı biliyordum. Mantıksız olduğunu biliyordum. Ama yine de utanıyordum.
Kendim olmaktan utanıyordum.
...ona karşı bir şey hissetmiyordum. Artık içimde ne havai fişekler, ne bir öfke kalıntısı ne de bir kalp çarpıntısı vardı. Hiç bir şey kalmamıştı.
Wendelin Van Draanen
Sayfa 235 - Optimum Kitap
408 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Kitabı ilk okumaya başladığımda keşke hiç almasaydım dedim. Bir süre sıktı. Hatta yarım bırakmayı bile düşündüm. Ama sonrasında iyi ki almışım dedirtti bu kitap bana. Kitap, hırs dolu ama bazen de hüzünlü, koşu aşkıyla dolu bir kitap. Bu kitap bana birçok şey hatırlattı. Çünkü Jessica'nın koçunun dediği gibi, ''Hayat başımıza gelenler değil, başımıza gelenlerden sonra bizim yaptıklarımızdır.''
408 syf.
·2 günde·Beğendi·6/10 puan
Yanılmak Güzeldir'i okuyup, yazarın kalemini çok sevince bu kitabı da okuma listeme almıştım. Çok anlamlı bir konusu olduğunu görünce de büyük bir hevesle Koşmak İstiyorum'u okumaya başladım.

Kitabımızın baş karakteri Jessica, sevdiğim ve başarılı işlendiğini düşündüğüm bir karakter oldu. Yaşananlardan sonra verdiği tepkiler, ruh hali, isyanı, üzüntüsü, vazgeçmişliği; daha sonra yavaş yavaş kendini toparlaması, yeniden çabalamaya başlaması ve Rosa ile tanışıp yeni bakış açıları kazanması, çok başarılı bir şekilde anlatmıştı.

Jessica'nın fiziksel durumu da çok gerçekçi bir şekilde anlatılmıştı. Özellikle merdivenlerden çıktığı sahne çok etkileyiciydi. Ayrıca Jessica için çok önemli olan protez konusunun detaylıcı anlatması da çok hoşuma gitti.

Jessica'nın koşma sevgisinin bu kadar içten anlatılması da hoşuma giden şeylerden bir diğeriydi. Bugüne kadar bu spora hiç ilgimi duymamıştım ama Jessica o kadar güzel anlatıyordu ki sevgisini, benim bile içime işledi.

Ayrıca söylemeden edemeyeceğim; kitap inanılmaz akıcıydı. Mecbur olup bırakmak zorunda kalmasam muhtemelen kitabı bir oturuşta bitirirdim.

Fakat ne yazık ki kitapta hoşuma gitmeyen bazı detaylar da vardı. Mesela Jessica'nın, koşunun ne kadar zor bir spor olduğunu anlatmak için voleybol ve basketbol oynayan kişileri küçümsemesi hiç hoşuma gitmedi. Koşu sporu, başka sporlar ve sporcular aşağı çekilmeden de yüceltilebilirdi.

Jessica'nın, kendi lisesine ait koşu takımını övmek için, rakipleri olan zengin lise takımı hakkında; bizim onlar kadar iyi bir sahamız yok ama ruhumuz var, onlarda olmayan bir ruh, gibi bir söylemde bulunduğu sahne de bana çok anlamsız geldi. Jessica, o takımın ruhu olmadığını nereden bilebilirdi? Zengin bir okulda okuyor olmaları, o insanların bir şeylere, Jessica'nın takımı kadar değer vermeyeceği anlamına gelmezdi ki. Ruhsuz oldukları anlamına hiç gelmezdi. (Niyeyse, klişe bir şekilde, birçok dizide ve kitapta, zengin öğrenciler boş-beleş ve ruhsuz insanlar olarak gösteriliyor ama ben bu kafa yapısını çok saçma buluyorum ve canı gönülden bu boş klişenin bitmesini istiyorum.)

Jessica hariç kitaptaki diğer karakterlerin de çok yüzeysel işlendiklerini düşündüm. Halbuki Jessica'nın yaşadıklarından sonra ailesinin ve arkadaşlarının da neler hissettiğini biraz daha detaylı öğrenebilmek ve Rosa'yı daha yakından tanımak isterdim. Bu tamamen Jessica'nın gözünden okuduğumuz bir kitap olduğu için diğer karakterleri, Jessica'nın tanıdığı kadar tanımamıza hak verebilirdim ama her halükarda kitabın en önemli diğer karakteri Rosa'yı biraz daha tanıyabilmek isterdim. Daha çok Jessica-Rosa sahnesi olması, Rosa'yı daha yakından tanımamıza olanak sağlardı.

Spoiler uyarısı vererek bir yeri daha eleştireceğim: Gavin'in, acıdığım için Merryl ile çıktım, dediği kısımda çok kızdım. Jessica'ya, Gavin seninle acıdığı için çıkıyor denildiğinde, Jessica çok üzülüyor ve acınma hissinin ne kadar acıtıcı bir duygu olduğunu görüyordu. Aynı kötü hissin başkasına yaşatılması doğru muydu? Merryl'nin, kötü ve sığ biri olması, bu söylemi ve acınmayı hak ettiğini anlamına mı geliyordu? Bu noktada verilen mesajlar çok yanlıştı.

Toparlamam gerekirse Jessica'yı, Rosa'yı ve onların verdiği mesajları çok sevdim ve sırf bu yüzden bile bu kitabı okuduğuma mutlu oldum. Gel gelelim bu kadar önemli mesajlar veren ve ciddi anlamda potansiyeli olan bu kitabın, bazı konularda bu kadar sığ kalmasından ve kendi kendini aşağı çekmesinden de üzüntü duydum.
408 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10 puan
Kızım için kitap fuarında Beyaz Balina tezgahında, Sadako tadında bir kitap ararken tavsiye ettiler. Kızım çok etkilendiğini söyleyince meraklanıp okumaya başladım. Sakin sakin okurken nasıl da etkilendiğimi fark edemedim. Ama ne zaman ki aklımın gün içinde sürekli kitaba kaydığını fark ettim; son 150 sayfayı bir gecede bitirdim. Kitap sizde acı-mutluluk, çaresizlik-umut gelgitlerini sürekli yaşatıyor. Hikayesi, kurgusu, çevirisi, sonu ve hatta daha da sonu ile gerçekten etkileyici bir kitap.
Engelli olmak, hatta her bireyin engelli adayı olması benim hassas konularımdan, belki de bu sebeple çok etkilendim. Ama bazı kitapların mutlaka okunması gerekli diye düşünüyorum. Bunu bazen bir anne, bazen bir öğretmen, bazen de sıkı bir okur olarak yaparım. Bu defa hepsini birden kullanarak mutlaka okuyun diyorum.
408 syf.
"Ama umut o kadar kırılgan bir şeydi ki.Dokunmaya gelmiyordu...

Ya da belki hayat umudumuzun kırıldığını, kaybettiğimizi düşündüğümüz o yerden yeniden başlıyordur. Kimbilir!


Farkındalık yaratan kitapları okumayı severim. Yine öyle bir okuma düşüncesi içerisinde bakınırken denk geldiğim bir kitap oldu #koşmakistiyorum. Akıcı bir anlatımı var. Gençlik romanı gibi görünse de içerdiği konu itibariyle her yaştan bireyin okuyabileceği türde.

Tam bir mücadele hikayesi. Hayat zor bir yolculuk ve bu zor yolculukta başımıza gelenlere karşı verdiğimiz mücadele kadar varız. İşte bu kitap öyle bir mücade örneğini yansıtıyor. Başımıza ne gelirse gelsin yeni başlangıçları beklemek gerekiyor. Evet süreç zor olabilir ama yaşam devam ediyorsa bir çıkar yol elbet bulunabiliyor. Tabi bunun içinde biraz cesaret, biraz umut, biraz sevgi gerekiyor. Kitapla birlikte sosyal çevrenin farkındalığının insanların hayatına nasıl etki edebileceğini de görebiliyoruz. Bu nedenle hem gençlere hem eğitimcilere yarar sağlayacak bir kitap. Ben bu tür kitapların okullarda okutulmasından yanayım. Hatta mümkünse yetişkinler de okumalı ki bazı 'zihniyetler' değişime uğrasın.

   Konumuz ana hatlarıyla şöyle, atlet olan Jessica en zor koşuların üstesinden gelebilen iyi bir sporcudur. Bir gün okul otobüsünün yaptığı kaza sonucu bir bacağını yitirir. Başta çok fazla zorlansa da aile ve arkadaşlarının desteğiyle hem okula hem de çok sevdiği spora geri dönecektir. Tabi anlattıklarım yüzeysel kalıyor. Paragraflardaki duygu yoğunluğu sizi etkisi altına alıyor. Özellikle Serebral Palsi hastası, matematik dehası Rosa'yla olan bölümler çok etkili. Jessica'nın kendi iyileşme süreci içerisinde onun için nasıl bir fedakârlığa adım attığına tanık olacaksanız.

  Kitabın 302. Sayfasında "İnsanlar durumumu değil beni görebilsin isterdim." yazıyordu. Emin olun özel insanların bütününün düşündüğü sözcükler bunlar. Hepimizin bunu görebildiği günler yakın olur umarım.
302 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Bu kitapla tanışmam biraz ilginç oldu. Şans eseri Flipped filminin bir videosuna denk geldim ve film çok ilgimi çekti. İzlemek için araştırırken de filmin, bir kitaptan uyarlama olduğunu gördüm. Filmin konusu çok hoşuma gittiğinden, bir kitaptan uyarlama olduğunu öğrenmek beni çok heyecanlandırdı. Hemen hangi kitap olduğunu buldum, kitabı aldım, okumaya başladım ve bir solukta bitirdim. Bunların hepsi 4-5 saat içinde oldu. Bu sürede tüm dünyayla bağlantım kesildi desem abartmış olmam herhalde.

Çocukluktan beri karşı komşusuna aşık olan Juli ile çocukluktan beri Juli'den kaçmaya çalışan Bryce'ın, nahif ve güzel hikayesi anlatılıyor kitapta. Hem Juli'nin hem Bryce'ın ağzından yazılmış bölümleri okurken, adım adım bu ikilinin büyümesine ve fikirlerinin değişmesine tanık oluyoruz. Ön yargıların yanlışlığına dair çok güzel mesajlar da veriyor kitap.

Hem anlamlı hem de bu kadar eğlenceli olması da kitabın başka bir güzel yanı. Juli'nin sırada eğilip eğilip Bryce'ı kokladığı sahne beni çok eğlendirdi mesela. Bir de açık arttırma sahnesi vardı ki hatırladıkça bile gülüyorum.

Kitabı çok sevdim. Mükemmel değildi, anlatımı şahane değildi, dili basitti ama sevdim işte. Hani okurken içinizi sıcacık yapan, tüm sıkıntınızı unutturup, size huzur veren kitaplar vardır ya, işte onlardan biri bu kitap. Filmini de izleyeceğim en yakın zamanda.
408 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Başta çocuk kitabı gibi dursada aslında her yaştan okuyucuya hitap eden bir kitap.Hayatın devamlı bir mücadele olduğunu, düşsek bile bu mücadeleden vazgeçmemeniz gerektiğini anlatıyor. Başımıza gelen , başta kötü gibi görünen bazı durumlar aslında bizler için çok daha iyi başlangıçlara gebe olabiliyor. Burada önemli olan yeni başlangıçlar için cesaret ve azmin olması. Arkadaşlık,dostluk,sevgi,önemsemek ve önemsenmek gibi çok değerli duyguları barındırıyor. Farkındalık oluşturacağını düşündüğüm bir kitap.
408 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Okuması kolay akıcı bir kitap. Engelli adayı olduğumuzu hatırlatan değerli bir kitap.engellilere bakış açımızı sorgulatan ,akılda kalıcı güzel bir eser. Mücadele etmenin, değerli hissetme ve hissettirmenin bir insanlık görevi olduğunu ve sevgi ile aşılabilecek bir engel olduğunu sezdiren motive edici güzel bir kitap
408 syf.
·Beğendi·10/10 puan
1 solukta okuyup bitirdiğim bir kitap yani hemen alın net. Bir kızın ayağını kaybetmesiyle alakalı bir kitap. Ayağını kaybedince annesi ve babasının borçları kızın protez masrafları. Ve o kız bir koşucu
302 syf.
·4 günde·Beğendi·6/10 puan
Kitaba başladıktan birkaç sayfa sonra filmini izleme isteği doldu içime. Normalde kitapları filmlerden daha çok severim ama bu ikiliyi görmek istedim. Nitekim filmi izlemiş ve kitabı okumuş biri olarak diyebilirim ki ikisi birlikte bütün olmuş gibi. Birbirlerinin eksikliklerini kapatıyorlar.

Kitap ilk görüşte komşusunun oğluna aşık olan Julianna ve çevresinde edindiği ön yargılardan ötürü ondan nefret eden Bryce üzerine. İki çocuk büyürken zihinlerinin büyümesine ve çok güzel öğütlere şahit oluyorsunuz. Ben öğretmen adayı olduğum için çocuk olmaları ve basit bir dille yazılması rahatsız etmedi fakat herkes sevmeyebilir. Daha ziyade ortaokul ve lise seviyesinin hoşuna gidecek bir kitap. Yine de filmi muhakkak tavsiye ederim. :)
408 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
İlham verici bir kitap, sınav kaygısı taşıyan pes etmek üzere olan herkese tavsiye ediyorum. Bu kitap sizi yapamayacağınız hiçbir şey olmadığına inandıracak. ‘’Yeni çıkış çizgilerinizi keşfedin’’

Yazarın biyografisi

Adı:
Wendelin Van Draanen
Unvan:
Yazar
Doğum:
Şikago, Illinois, ABD, 6 Ocak 1965

Yazar istatistikleri

  • 9 okur beğendi.
  • 397 okur okudu.
  • 9 okur okuyor.
  • 116 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.