Yann Martel

Yann Martel

Yazar
8.7/10
105 Kişi
·
293
Okunma
·
7
Beğeni
·
1463
Gösterim
Adı:
Yann Martel
Unvan:
Yazar
Doğum:
Kanada, 25 Haziran 1963
Pi'nin Yaşamı (Life of Pi) adlı romanıyla 2002 Man Booker Ödülü'nü kazanan Kanadalı yazar. Başbakanına 4 yıl boyunca her pazartesi kitap göndermiştir. Booker ödüllü yazarın eylemi için açıklaması ise şöyle:“Kimin ne okuduğu, kitap okuyup okumadığı kendi bileceği iş. Sıradan insanların ne yaptığı beni ilgilendirmiyor, insanlara nasıl yaşayacaklarını söylemek bana düşmez ama benim üzerimde söz hakkı olan insanlar söz konusu olunca durum farklı. Onların okumalarını istiyorum çünkü sınırlı, vasat hayalleri birgün benim kabuslarıma dönüşebilir”
"Kimin ne okuduğu, kitap okuyup okumadığı kendi bileceği iş. Sıradan insanların ne yaptığı beni ilgilendirmiyor, insanlara nasıl yaşayacaklarını söylemek bana düşmez ama benim üzerimde söz hakkı olan insanlar söz konusu olunca durum farklı. Onların okumalarını istiyorum çünkü sınırlı, vasat hayalleri birgün benim kabuslarıma dönüşebilir."
Varış yerin ölümse, sandala bin, bir sonraki durağımız orası. Birlikte oturabiliriz. İstersen pencere kenarındaki yeri alabilirsin. Ama manzara oldukça hüzünlü.
"Tanrı beni terk etmiş gibi gözükse de, izliyordu. Acılarıma kayıtsızmış gibi gözüktüğü zamanlar da bile, izliyordu."
Elimde tutunabileceğim sadece kelimeler kaldı. Her şey bir birine karıştı,

küçük parçalara ayrıldı. Artık gündüz hayallerini, gece rüyalarını gerçeklerden ayıramıyorum.
343 syf.
·5 günde·10/10
Aylin Yengin'in Türkçeye çevirdiği roman, fabl türünde yazılan, inanca dair bir macerayı konu alıyor. Kitabın kahramanı Pi Patel, Hindistan'ın Pondicherry kentindeki hayvanat bahçesini idare eden bir ailenin 16 yaşındaki oğlu olarak öne çıkıyor. Doğru inancı yakalamak uğruna tüm dinleri incelemeye ve cemaatlerinin mensubu olmaya çalışan Pi, bu durumu ailesi ve dini liderler fark edene kadar sürdürüyor.
Yann Martel'e göre 'Pi'nin Öyküsü', okurun Tanrı'ya inanmasını sağlıyor; veya neden inanmadığını sorgulayabilmesine yol açıyor.
Filmin masalsı anlatımı, muhteşem görüntüleri, Bengal kaplanıyla okyanusun ortasında bir filikada hayat mücadelesi veren Pi‘nin hikayesindeki görsellikler çok etkileyiciydi.

Kitabı okurken ilk anlatılanlar bana biraz uzun gibi gelmişti, fazla detaya indirgeniyor diye sıkıcı bulmuştum ama ilk filmini izleyip sonra kitabı okuyan biri olarak kitapta detay görüp sonradan önemli bulduğum bu unsurların, filmde atlanildigini farkettim. Kitapta gerçekdışı ve alegorik anlatımının yanı sıra, kimi zaman duygusal öğelerden tamamen arındırılmış betimlemelere rastlıyoruz.
Özellikle Pi’nin kaplandan kopma anı beni çok etkiledi.
Ne bir ses nede bir nefes vardı o vedada..
343 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Filmi kadar guzel olan bu Kitap başlı başına bir yapıt.Bir hayvan ile bir insanın istediklerinde nasıl dost olabileceklerini çok başarılı ortaya koymuş.tabiki onca zorluga ragmen dost olmalarina ragmen pi surekli uyanik kalmak zorunda Okumanızı tavsiye ederim.
343 syf.
·Beğendi·9/10
Filmi beni baya etkilemişti.Kitap desen başlı başına yapıt.Bir hayvan ile bir insanın istediklerinde nasıl dost olabileceklerini çok başarılı ortaya koymuş.Okumanızı tavsiye ederim.
343 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Kitabı 2 günde bitirdim. Bazen sıkıcı bulduğum yerler oldu ama genel olarak nefes kesiciydi. Aynı arka kapaktaki alıntıdaki sözü söylemek istiyorum. Kitap "zekice işlenmiş şaşırtıcı ve dopdolu" ydu. Şaşırdığım, ürkütücu bulduğum cok yer oldu ama çoğunlukla hayran kaldım, hayret ettim. Bu arada artık en sevdiğim hayvan bengal kaplanı :)
Kitabın sonunu çok güzel olmamış diye düşünürken, kitaba başlarken okumaya üşendiğim-belki de spoiler almaktan korktuğum için görmezden geldiğim- yazarın notunu okudum ve her şeyin üzerine en büyük şoku o zaman yaşadım.
343 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Kitabi 2 günde hızlı şekilde bitirdim.Beni çok etkilediğini belirtmek istiyorum.Bakış açımın değişmesine ve hayatla olan mücadeleyi hiç bir şekilde bırakmam gerektiğini bu kitapta bir kez daha öğrendim.Hep pi'nin yerinde ben olsaydım ne yapardım sözleriyle kitabı bitirdim ve inanılmaz bir hayatla mücadele savaşı edindim.Kitabın son paragrafıyla yazıyı noktalamam gerekirse kitabı özetlemiş olurum: "Tüm bunların yanı sıra bir Hint vatandaşı olan Piscine Molitor Patel,akıl almaz derecede zorlu ve acılı olayların üstesinden gelmeyi başararak,şaşırtıcı bir cesaret ve dayanıklılık örneği sergilemiştir.Araştırmacının deneyimine göre, öyküsü batan gemi tarihindeki öykülerden hiçbiriyle bağdaşmamaktadır.Çok az sayıda kazazede, bay Patel kadar uzun süre denizde yaşamayı başarabilirdi ve hiçbiri de bir Bengal kaplanının eşliğinde değil." Kesinlikle okumanızı tavsiye edicem 10 kitapdan biri listesine girdi.
460 syf.
·1 günde·7/10
Filmi izleyeli uzun zaman oldu. Kitabı, kulüple birlikte okuduk. Sürükleyiciydi...Okurken sonunda ne olduğunu merak ediyorsunuz. Filmden aklımda kalan Richard ve Pi'nin botta yaşadıkları zamanlar yani film afişi. Nasıl izlediysem artık. Kitabın sonundaki Japon adamlar sinir bozucuydu ama Pi'nin verdiği cevaplar çok iyiydi. Zeki çocuk. Bir an annesiyle ilgili olan hikayeyi gerçek zannettim. Ya da gerçekte olabilir, kim bilir?. Hangi hikaye gerçek sizce? Richard Parker ile olan mı, yoksa annesi ile birlikte olan mı? Annesi ile ilgili olan hikaye doğru da acaba yalnız kaldığı için R.P yi mi uydurdu kafasında?Çünkü yaşadığı şeyler inanılmazdı. O etçil ada korkunçtu. Biz küçük birşey yaşayıp psikolojik olarak tamamen çökerken, Pi'nin yaşadıklarının düşünüyorum da bizimkiler ne ki yani... Düşününce güzel ve ilginç bir hayal gücü ile yazılmış. Pi'nin kafa karışıklığında kendimi gördüm. Filmi tekrar izleyip Pi olayını kapatmayı düşünüyorum. Kitapta bazı duyguları yazar çok iyi ifade etmiş. Özellikle korkuyu tasvir ettiği uzun paragraflar var Onları paylaşıp yorumumu bitireceğim.


"I must say a word about fear. It is life's only true opponent. Only fear can defeat life. It is a clever, treacherous adversary, how well I know. It has no decency, respects no law or convention, shows no mercy. It goes for your weakest spot, which it finds with unerring ease. It begins in your mind, always. One moment you are feeling calm, self-possessed, happy. Then fear, disguised in the garb of mild-mannered doubt, slips into your mind like a spy. Doubt meets disbelief and disbelief tries to push it out. But disbelief is a poorly armed foot soldier. Doubt does away with it with little trouble. You become anxious. Reason comes to do battle for you. You are reassured. Reason is fully equipped with the latest weapons technology. But, to your amazement, despite superior tactics and a number of undeniable victories, reason is laid low. You feel yourself weakening, wavering. Your anxiety becomes dread.

Fear next turns fully to your body, which is already aware that something terribly wrong is going on. Already your lungs have flown away like a bird and your guts have slithered away like a snake. Now your tongue drops dead like an opossum, while your jaw begins to gallop on the spot. Your ears go deaf. Your muscles begin to shiver as if they had malaria and your knees to shake as though they were dancing. Your heart strains too hard, while your sphincter relaxes too much. And so with the rest of your body. Every part of you, in the manner most suited to it, falls apart. Only your eyes work well. They always pay proper attention to fear. Quickly you make rash decisions. You dismiss your last allies: hope and trust. There, you've defeated yourself.

Fear, which is but an impression, has triumphed over you. The matter is difficult to put into words."
343 syf.
·8/10
İlk önce kitabı okuyup, daha sonra filmini izleyenlerdenim ve filmdeki saçma yaratıcılıklar fark edilmeyecek gibi değil. Kitaba gelirsek, çok beğendim. Hayatta kalma mücadelesini güzel ve inançla okuyorsunuz. Bu kitap bana Henri Charriere'nin Kelebek kitabını anımsattı. Hayatta kalmak ve yaşamak-esaretlerimizden kurtulmak için verilen mücadele örnekleri olarak oldukça başarılıydı. Tavsiyem, bu iki kitabın daha öncesinde de okunması kesinlikle tavsiye olmakla beraber, üniversite döneminde özellikle okunmasıdır. Yaşam bir yerden başlar ve her gün içinden çıkan sürprizlere hazırlıklı olmak için değil, mücadele edebilmek için içimizdeki inancı diri tutmalıyız şeklinde felsefik vari çıkarım yapabilirim.
343 syf.
·10/10
Olağanüstü bir hayal ürününün son derece sembolik çıktısı..basit bir kaplan-çocuk macerası olarak okumanız olası vefakat metaforlara takılırsanız , inançlarınız altüst olabilir.
343 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Pi'nin Yaşamı;bize hayatta kalış mücadelesini ve bu mücadeleden nasıl azimle,yılmadan galip gelinebileceğini göstermesi açısından okunması gereken,dersler çıkarılması gereken bir baş ucu kitabı...

Yazarın biyografisi

Adı:
Yann Martel
Unvan:
Yazar
Doğum:
Kanada, 25 Haziran 1963
Pi'nin Yaşamı (Life of Pi) adlı romanıyla 2002 Man Booker Ödülü'nü kazanan Kanadalı yazar. Başbakanına 4 yıl boyunca her pazartesi kitap göndermiştir. Booker ödüllü yazarın eylemi için açıklaması ise şöyle:“Kimin ne okuduğu, kitap okuyup okumadığı kendi bileceği iş. Sıradan insanların ne yaptığı beni ilgilendirmiyor, insanlara nasıl yaşayacaklarını söylemek bana düşmez ama benim üzerimde söz hakkı olan insanlar söz konusu olunca durum farklı. Onların okumalarını istiyorum çünkü sınırlı, vasat hayalleri birgün benim kabuslarıma dönüşebilir”

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 293 okur okudu.
  • 13 okur okuyor.
  • 234 okur okuyacak.
  • 6 okur yarım bıraktı.