Yavuz Bahadıroğlu

Yavuz Bahadıroğlu

8.2/10
1.402 Kişi
·
6.273
Okunma
·
568
Beğeni
·
15.547
Gösterim
Adı:
Yavuz Bahadıroğlu
Tam adı:
Niyazi Birinci
Unvan:
Yazar, Tarihçi, Gazeteci, Radyo Programcısı.
Doğum:
Rize, Türkiye, 1945
Yavuz Bahadıroğlu, (1945, Pazar, Rize) yazar, tarihçi, gazeteci, radyo programcısı. Gerçek adı Niyazi Birinci'dir. Evli ve üç çocuk babasıdır.

1971′de İstanbul'da gazeteciliğe başladı. Muhabirlik, araştırma-inceleme, röportaj ve fıkra yazarlığı yaptı. Gazete, dergi ve şirket yöneticisi olarak çalıştı. Gazeteciliğini muhabir ve röportajcı olarak sürdürürken, çocuklara yönelik eserler üretti. Yüzlerce çocuk romanı, hikaye yayınlandı. Aynı dönemde bir gazetede Şeref Baysal ve Veysel Akpınar isimleriyle iki köşe yazısı yazdı.

Asıl çıkışını Yavuz Bahadıroğlu ismiyle yazdığı romanlarla yaptı. İlk romanı Sunguroğlu ve ardından yazdığı Buhara Yanıyor romanı ülkenin en çok satan romanlarından oldu. Genelde Osmanlı’nın çeşitli dönemlerini ele alan otuzu aşkın romanı vardır, bunlardan biri Biz Osmanlıyız. Yavuz Bahadıroğlu, roman, çocuk kitapları, hikaye, araştırma, oyunlar, film yapılmış senaryolar ve fikri eserler olmak üzere yüzlerce çalışmaya imza attı. Yurt içinde ve yurt dışında çeşitli konularda binlerce konferans verdi, çeşitli kurum ve kuruluşlardan ödüller aldı, iki kitabı Kültür Bakanlığı tarafından yayınlandı. Halen ulusal bir radyoda günlük yorumlar yapıyor ve bir günlük gazete köşe yazarlığı sürdürüyor. Ayrıca tarihi sevmekle kalmayıp bize hatırlatan nadir yazarlarımız arasındadır. Yavuz Bahadıroğlu, yazdığı tarihi romanlarıyla birçok gence tarihini öğretip sevdirme başarısını gösteren ender Türk romancılarındandır.

Eserleri;

Uzaklar Yakındır Merhaba Söğüt
Biz Osmanlıyız
Mısır'a Doğru
Kara Şövalye
Elveda Buhara
Sunguroğlu 1-2
Kirazlımescit Sokağı
Şirpençe
Buhara Yanıyor
Malazgirt'te Bir Cuma Sabahı
4.Murat
1.Murat
Çelebi Mehmet
Yıldırım Bayezid
2.Murat
Orhan Gazi
Osman Gazi
Kanuni Sultan Süleyman
Yavuz Sultan selim
Zindanda Şahlanışı
Tebessüm dostlarınıza bulaştırmaktan çekinmeyeceğiniz tek virüstür. O bir mutluluk virüsüdür!
Birbirleriyle kavga eden siyasetçilerimizi, öğrencileriyle kavga eden üniversitelerimizi, halkla kavga eden medyamızı ve kendi kendisiyle kavga eden hakkımızı "Kavga zamanı değil, el ele verip memleketi kurtarma zamanıdır" diye uyaracak gür bir sese muhtacız.
Camileri salt "namazgâh" olarak inşa etmek, ibadet ihtiyacını karşılar ama ruha huzur ve huşu katan sanat ihtiyacını karşılamaz.
'Biz Osmanlıyız' isimli kitabımızı tek bir cümle ile özetlemem gerekirse, Osmanlı'nın hayât nizâmına dâir çok kıymetli bir eserdir.

Kitabın içeriğinde; Osmanlı'nın adâlet anlayışına, kültür anlayışına, eğlence anlayışına, yemek âdâbına, adam yetiştirme husûsuna, sevgi, şefkat, yardımlaşma, saygı, sadâkat gibi mânevî değerlere yer verilmiş. İmânlı bir Müslüman olarak Âhiret'e dönük hayâtımızın içerisinde, nasıl bir nizâm ile yaşamamız gerektiği konusuna da değinilmiştir. Fazîlet, dürüstlük, çevrecilik, medeniyet, kültür, nezâket, dayanışma, İmân, hedef, başarı, zafer gibi birçok inceliklerin yer aldığı bu kitap, 'imkânsızlıklar içinde imkânı bulmak' ve İmân dolu yüreklerin cesâreti ile elde edilen zaferlerinden de bahsediyor. Ayrıca Osmanlı Târihinde yetiştirilmiş olan "Cevher İnsanlar'a da yer verilmiş; Mîmâr Sinan gibi..

Osmanlı devletinin büyüklüğü, önderliği, örnekliği ve başarıları..

İşte tüm hakîkatleri ile Osmanlı Târihi.. Unutturulmaya çalışılan gerçekler.. "Hiç bitmeseydi.." dediğim bir eser. "Bir kez daha Osmanlı Târihine hayran kaldım" desem yeridir.

Kesinlikle okunulmasını tavsiye eder, hayırlı okumalar dilerim.
Üniversiteye başladığım yıl almıştım kitabı. Senelerce kütüphanemde durdu. Renkli-resimli ve kronolojik olduğu için Kpss'ye çalışırken okumak istedim. Bu bahaneyle okudum, yoksa daha senelerce dururdu. Ben gazetecinin, gazetecilik; tarihcinin; tarihçilik; hayvancilik ile uğraşanın hayvancilik yapmasi gerektiğini düşünüyorum. Mesela ben tarihçi olarak süt sagmaya kalkarsam elime yüzüme bulaştirir; sagilmiş sütü de mundar ederim. E kalkip gazeteci de tarihçilik yapmaya kalkinca eline yüzüne bulaştırıyor. Ortaya tarihi bir makale değil yazanın görüslerini pompaladigi bir köşe yazisi meydana geliyor.

"Ruslar çeşmede donanmamizi yakti tüüü Allah belalarini versin" tarzi kalemlerden hoşlanmam.
Tüm gönlümle şunu söyleyebilirim ki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan her zaman onur duyarım. Ve Türkiye Cumhuriyetini Osmanlinin devami olarak görmekteyim. 2. Mahmut dişinda da hiç bir problemim olan Osmanli padişahi, damat ferit dişinda da şahsi bir problemimin olduğu devlet adami da yok. Hatta 5.Mehmet Reşat'a çok üzülürüm ve yeryüzünde konumunda olmak istemediğim tek insan odur. Vallahi Vahdettini de severim. Amaaa yook Bu kitabin yazarina göre hepsini ayni anda sevemem ve benimseyemem. Tarafimi seçip tartışmaya dahil olmaliyim... Bunun gibi adamlarin Cumhuriyet ile ne karin agrisi varsa sancidan çatlasin, patlasın....
O kadar burnu büyük ve egoist ki iste bildiklerimi mayin tarlasinda yürümek adina da olsa yazicam ben her seyi biliyorum çok entellektüelim tavirlari rezalet. Şunu söyleyeyim bu kitapta yazanlarin hepsi vikipediada padisah potreleride google görselde var!!! Ne kattin sen şimdi bu kitaba....
Bilmediğin bi sey üstüne illa konusmak gerekmiyor... bilmiyosan bilmiyosundur.

Kendi kenisiyle çelişen o kadar cümlesi var ki...
Mesela hürrem sultanin ne kadar iyi oldugu. Bi süru ham ve hamam tarzi insanlarin yararlanmasi için yaptirdiklarindan bahsediyor. Bu bir iyilik kıstasi midir? Bence hayir.... haftanin 5 günu insanlara hayati dar etsem, sokaktan gecen kedi köpeği tekmelesem, yaşli teyzeleri yolun karşisina geçirmek icin koluna girsem yol ortasinda biraksam ama haftasonu gitsem huzur evinde vakit geçirsem bu beni iyi bir insan yapar mi yapmaz...
Fatih döneminden kardes katlini devletin bekaasi icin öven Yavuz beyin kalbi hürrem sultan ve sari selime konu gelince merhamet meleği kesildi. Yok efendim hurrem selimi çok seviyomuş. Oğlunun ölmemesi için onun padişah olmasi için çalismiş.. Devletin bekaasini düsunmüs... E Mahidevran da mustafayi seviyodu. O tahta da en çok o yakisırdi Selim'in cani candi da mahidevranin oglu mustafanin cani patlican miydi? Çok düşünüyoduysa devletin bekaasini çekileydi bi kenara . Şartlarin Sari selimden sonra değişmeye basladigini hepimiz biliyoruz.
Ayrica Vahdettin'in halife kimliğini kullanmadigini, buna tenezzül etmediğini yoksa tüm müslümanların ayaklanip genç cumhuriyetin başinin derde gireceğini söylemis Yavuz bey...
E kullanaydi Yavuz bey....
Mehmet Reşad halifeliği kullanip cihadi ekber ilan etti de noldu. Hint müslümanları ingilizlerin yaninda agzimizdan girdi, Araplar yemende ingilizlerle birlikte burnumuzdan çikmadi mi??? Demek ki halifeyi pek umursamadiklari gibi halifenin de kuyusunu kazanlarla çalışmişlar.
Üniversite sınavına girecek arkadaşlara nacizane kamu spotumdur. Tarih ve siyaset bölümünü seçmeyin... bu üllkede herkes bu iki dal hakkinda her halti biliyor...
Bazı yerleri şiir edasıyla bazı yerleri bilgi dolu olan bir kitabımızın daha sonuna geldik.. :) Bu sefer okuma sürem çok uzadı. . Zamanım çok kısıtlı olduğu için benden kaynaklandı. Kitap çok güzel. Yazarımız okuyucuyu sıkmadan okuyucu ile konuşur gibi bilgi dolu bir kitabı bizlere sunmuş. :) Tarih sevenlere tavsiyemdir :)
“Yavuz Bahadıroğlu” normalde tarihçi kimliği ön plana çıkmış yazarımız. Yazarımızın yaptığı güzel işlerden bir tanesi de çocuk edebiyatı alanında eseler vermesi. Özellikle “Erdem Hikâyeleri” ve “Güzel Davranışlar Serisi” her çocuğun rahatlıkla okuyabileceği, edebi zevk alabileceği ve olumlu davranışlar kazanabileceği güzel eserler içeriyor. Netice de “Yavuz Bahadıroğlu” çocuk edebiyatı alanında rahatlıkla tavsiye edebileceğimiz bir yazar. “Yaramaz Ayı Zirzop” adlı eserini, öğrencilerime önerme adına okuyup inceledim ve sonuç olarak beğenip sınıf kitaplığımıza eklediğimi bir eser oldu. Kitabın olumlu taraflarını sayacak olursam. Kitap öncelikle çocuklarda “hayvan sevgisini” artıracaktır. Aynı zamanda “hayvanlara merhamet” edilmesi konularını çok güzel işlemiş. Kitabı okuduktan sonra çocuğun hayvanlara olan merhametinin artacağı kanısındayım. Yine kitapta ayı üzerinden büyüklerin sözünden çıkmanın doğuracağı olumsuz sonuçlar çok güzel işlenmiş. Özellikle “anne sözünü” dinlemenin önemini çok güzel vurgulanmış. Aynı zamanda kitapta atasözü ve deyimler sezdirerek açıklaması ile birlikte verilmiş. Bunların bu şekilde verilmesi çocuğun “dil hazinesine” katkı sağlayacaktır diye düşünüyorum. Netice olarak 3,4,5 ve 6. Sınıftaki öğrencilerimizin ya da çocuklarımızın okuması gereken bir kitap.
"Devlet mi, evlat mı?"

Kitaplığımda görünce dayanamayıp inceleme yazmak istedim. Öncelikle şunu belirteyim kitap hakikaten çok güzel ve etkileyici. Yavuz Bahadıroğlu "Tarihi sevdiren adam" unvanını sonuna kadar hakediyor.

Birkaç soruyla devam etmek istiyorum incelememe.

* Osmanlı'da şehzade katlini kim çıkarmıştır?
* Küçücük çocukların öldürülmesinin nedeni nedir?
* Devlet-i aliye'nin bekası için katledilen çocukların günahı ne?

Osmanlı'da şehzade katlini Fatih sultan mehmet çıkarmıştır.
" Evladımdan her kimseye saltanat müyesser ola, karındaşlarun nizam-ı alem için katl itmek münasibdur; ekser ulema dahi tecviz etmişlerdur. Anınla âmil olalar."

Alimler bakara süresinde "Fitneye sebep olmak ölümden beterdir." ayetini delil kullanarak cevaz vermişlerdir.

Gelelim hadiste övülen şanlı komutan Fatih sultan mehmed'e çoğu Hadis âlimi bu hadisi sahih kabul etmekle beraber "övülen komutan" kısmını zayıf bulmuşlardır, yanlış anlaşılmasın uydurma hadis demiyorum sadece o kısmı alimler tarafından zayıf bulunmuştur.

İnsanların yüzde yüz masum olmadıklarını kabullenirsek herkesin hata yapabileceğini kabulleniriz. Bizim ölçümüz şu olmalıdır: Herkes Allah'a hesap verecek ve bir insanın yaptığı hatalar diğer güzel işleri, başarıları silmez. Bu Fatih Sultan Mehmed bile olsa, peygamberler hariç hiçbir insan yüzde yüz masum, günahsız değildir.

Ve son olarak halâ tatmin edici bir cevap bulamadım bu konuyla ilgili küçücük çocukları devletin bekası için öldürüyorlar. Çok acı bir şey ya da ben kadın kafasıyla düşündüğüm için bana mantıklı gelmiyor.
Neyse çok uzattım incelemeyi bitiriyorum.
Kitap güzeldi okumak isteyenlere tavsiye edilir.
Tarihi kitapları hep sevmişimdir. Yazar, Cengiz Han ve Harzem ülkesinin sultanı arasındaki savaşı akıcı ve güzel bir dille anlatmış.Kitabı okurken bir yandan Cengiz Han'ın ve moğolların yaşayış tarzları beni hayrete düşürürken diğer yandan Harzem Beyleri'nin çıkarları uğruna ülkelerini bile feda edebilmeleri hayal kırıklığına uğrattı. Bu kitabı çok beğendim ve kütüphanede bulabilirsem ikincisini de okumayı düşünüyorum. Ve elbette sizlere de tavsiye ediyorum :)

"Oğlum!"
"Babası mısın?" diye sordu, Cengiz Han.
"Evet."
"Güzeeel! Herhalde oğlunu çok seviyorsun."
"Canımdan çok."
"Memleketini de seviyor musun?.."
"Seviyorum."
Cengiz Han kükredi birden :
"Seviyorsan bu hal ne! Oğlunun mezarı kapanırken fırlıyorsun da, memleketin mezara gömülmesini kenardan niçin seyrediyorsun?"
Ne denirdi buna? İhtiyar hiçbir şey diyemedi.
Kitap, evlilik hazırlığı yapan insanların, evlenmiş ve çocuk sahibi olan insanların, birbirine olan yaklaşımlarının nasıl olması gerektiğini yönlendiriyor. Çok mutlu olmanın formülleri , aile arasında ilişkiyi daha dinç tutmayı çok güzel anlatmış. Özellikle anne baba olan ve olacak adaylar için okumasını tavsiye ediyorum. :-)
İlk tarih romanımdır benim. Bir ödev sayesinde okumuştum ve çok beğenmiştim.
Tarihimizi ancak böyle güzel anlatılabilirdi. Sunguroglunun vatanına ve dinine olan sevdası ve yaptığı bir sürü başarılarla dolu olan bir kitap kesinlikle okumanızı tavsiye ederim..
Kronolojik sıralama, tarihi olayların zamanlarını belirleyip, oluş sırasına göre düzenler. Ve ben de Tarih kitaplarını okumayı bu düzene göre ayarlıyorum. Ahmet Rasim'in 1.700 sayfalık -2 cilt- "Osmanlı Tarihi" adlı paha biçilemez eserinde olayların bağlantılı olması söz konusudur tamamıyla. Meselâ II. Mahmud dönemindeki olayların bazılarını es geçiyorsanız, ondan sonrakileri anlamakta biraz zorlanıyorsunuz. İşte ben bunu seviyorum.
Ama Bahadıroğlu kitaplarına istenildiği gibi başlansın ne fark eder ki.
-*Fatih'i anlatıyorsun; Yavuz'dan, Kanunî'den kıssalar veriyorsun.- kitap tekniğini yok sayan bir durum, her ne kadar biyografi kitabı olsa da- " Fetih'ten daha önemli olan, Fatih'in ruh portresini çizmektir diyorsun, Her cümlede nutuk gibi söylevler var; takdir, karar ve övgü biraz okuyucuya bırakılsaydı, daha "umumi" olurdu ve kitabı bir iki basamak öne çıkarırdı.
-*Dönemin yaşayan şahidi, Bizanslı tarihçi Kritovulos'un "İstanbul'un Fethi" eserinin sayfalarını çevirmeye başladım bile. Bakalım Bahadıroğlu'nun dile getirdiği "Ruh dünyası"nı bulabilecek miyim...
Tarihin yazdiği en guzel zamanlar... Bu kitapta anlatilan olaylar insana cok sey katiyor. Kitabi okudukca okuyasi geliyor insanin... Yavuz Beyin bu kitabi yazarken neler duşundugunu cok merak ediyorum.kitabi sevdim

Yazarın biyografisi

Adı:
Yavuz Bahadıroğlu
Tam adı:
Niyazi Birinci
Unvan:
Yazar, Tarihçi, Gazeteci, Radyo Programcısı.
Doğum:
Rize, Türkiye, 1945
Yavuz Bahadıroğlu, (1945, Pazar, Rize) yazar, tarihçi, gazeteci, radyo programcısı. Gerçek adı Niyazi Birinci'dir. Evli ve üç çocuk babasıdır.

1971′de İstanbul'da gazeteciliğe başladı. Muhabirlik, araştırma-inceleme, röportaj ve fıkra yazarlığı yaptı. Gazete, dergi ve şirket yöneticisi olarak çalıştı. Gazeteciliğini muhabir ve röportajcı olarak sürdürürken, çocuklara yönelik eserler üretti. Yüzlerce çocuk romanı, hikaye yayınlandı. Aynı dönemde bir gazetede Şeref Baysal ve Veysel Akpınar isimleriyle iki köşe yazısı yazdı.

Asıl çıkışını Yavuz Bahadıroğlu ismiyle yazdığı romanlarla yaptı. İlk romanı Sunguroğlu ve ardından yazdığı Buhara Yanıyor romanı ülkenin en çok satan romanlarından oldu. Genelde Osmanlı’nın çeşitli dönemlerini ele alan otuzu aşkın romanı vardır, bunlardan biri Biz Osmanlıyız. Yavuz Bahadıroğlu, roman, çocuk kitapları, hikaye, araştırma, oyunlar, film yapılmış senaryolar ve fikri eserler olmak üzere yüzlerce çalışmaya imza attı. Yurt içinde ve yurt dışında çeşitli konularda binlerce konferans verdi, çeşitli kurum ve kuruluşlardan ödüller aldı, iki kitabı Kültür Bakanlığı tarafından yayınlandı. Halen ulusal bir radyoda günlük yorumlar yapıyor ve bir günlük gazete köşe yazarlığı sürdürüyor. Ayrıca tarihi sevmekle kalmayıp bize hatırlatan nadir yazarlarımız arasındadır. Yavuz Bahadıroğlu, yazdığı tarihi romanlarıyla birçok gence tarihini öğretip sevdirme başarısını gösteren ender Türk romancılarındandır.

Eserleri;

Uzaklar Yakındır Merhaba Söğüt
Biz Osmanlıyız
Mısır'a Doğru
Kara Şövalye
Elveda Buhara
Sunguroğlu 1-2
Kirazlımescit Sokağı
Şirpençe
Buhara Yanıyor
Malazgirt'te Bir Cuma Sabahı
4.Murat
1.Murat
Çelebi Mehmet
Yıldırım Bayezid
2.Murat
Orhan Gazi
Osman Gazi
Kanuni Sultan Süleyman
Yavuz Sultan selim
Zindanda Şahlanışı

Yazar istatistikleri

  • 568 okur beğendi.
  • 6.273 okur okudu.
  • 101 okur okuyor.
  • 2.852 okur okuyacak.
  • 66 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları