Yılmaz Öztuna

Yılmaz Öztuna

Yazar
8.4/10
150 Kişi
·
316
Okunma
·
46
Beğeni
·
2.209
Gösterim
Adı:
Yılmaz Öztuna
Tam adı:
Dr. Yılmaz Öztuna
Unvan:
Türk Tarihçi, Siyaset Adamı, Gazeteci ve Yazar
Doğum:
İstanbul, 20 Eylül 1930
Ölüm:
Ankara, 9 Şubat 2012
20 Eylül 1930 İstanbul doğumludur. İstanbulda lise tahsilinin yanında İstanbul Konservatuarına devam etti. 1950 eylülünden 1957 temmuzuna kadar Parisde kaldı. Parisin büyük kütüphanelerinde çalıştı. Paris Üniversitesi Siyasi İlimler Enstitüsünde Sorbonneda Fransız Medeniyeti kısmında, Alliance Françaisenin yüksek kısmında okudu ve Paris Konservatuarına devam etti. 13 yaşında ilk makalesi ve 15 yaşında ilk kitabı basıldı. 1969da Adalet Partisinden Konya Milletvekili seçilerek Ankaraya yerleşti. Türkiye Radyo Televizyon Kurumunda denetleme kurulu üyesi, repertuvar kurulu üyesi, eğitim kurulu üyesi (Ocak 1966- Kasım 1981), Kültür Bakanlığında bakan başmüşaviri (1974-77), İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarında kurucu yönetim kurulu üyesi ve Türk Musıkisi Korosunda kurucu yönetim kurulu üyesi (1975den beri) , Yay-kur (Yaygın Yüksek Öğretim) üniversitesinde Osmanlı siyasi ve medeniyet tarihi öğretim üyesi (1975-78), Milli Eğitim ve Kültür bakanlıklarında 1969dan beri pek çok ihtisas kurulunda üye ve başkan oldu. 1974-1980 arasında Türkiye Cumhuriyetinin resmi ansiklopedisi olan ve Milli Eğitim Bakanlığınca yayınlanan Türk Ansiklopedisinin genel yayın müdürü olarak K harfinden T harfine kadar olan cildleri yayınladı. 1983 mayısında Milliyetçi Demokrasi Partisinin kurucuları arasında bulunarak merkez genel yönetim kuruluna seçildi, sonra istifa etti. 1985de Faisal Finans Kurumu müşaviri oldu.rnrnPek çok radyo ve televizyon programı yaptı, bunlarda konuştu. Bazı konuşmaları A. B. D. , Fransa, Avusturya gibi ülkelerin televizyonlarında yayınlandı. Bazı kitap ve yazıları çeşitli dillere tercüme edildi. Dünyada ilk defa olarak Türk Musikisi Tarihi kürsüsünü kurdu. "Büyük Türkiye", "Osmanlı Cihan Devleti", "Büyük Türk Hakanlığı" gibi son yıllarda çok kullanılan tarihi ve siyasi tabirler, Yılmaz Öztunanındır. Ayasofya Hunkar Mahfilinin ibadete açılması ve Topkapı Sarayında Hırka-i Saadet Dairesinde Kuran okunması, 1000 Temel Eser, Ankara Devlet Konser Salonu ve İstanbul Atatürk Kültür Merkezinin Türk Musikisine açılması gibi fikirler ve realizasyonlar Yılmaz Öztunanındır ve siyasi iktidara onun tarafından telkin ve kabul ettirilmiştir. Türk Kara Kuvvetlerinin ve Deniz Kuvvetlerinin evvelce yanlış olarak kutlanan yıldönümlerini bugünkü doğru başlangıç tarihleri ile kutlanmasıın sağlayan da Yılmaz Öztunadır. Birçok konferans verdi. 6 kıtada pek çok ülkeyi gezdi, devlet adamları ve halkla görüşerek incelemeler yaptı. Milletlerarası birçok kuruluşa üye seçildi.rnrnTürkiyede Osmanlı tarihinin çatışmasız bir anlayışla algılanmasında katkısı vardır. Türk Parlamenterler Birliği, İstanbul Gazeteciler Cemiyeti, Ankara Aydınlar Ocağı, Anadolu Klübü, Yahya Kemali Sevenler Cemiyeti, İstanbul Şehrini Güzelleştirme Derneği, Müsteşrikler Cemiyeti, WACL, APACL, NATO Parlamenterler Birliği, Parlamentolararası Türk - Japon ve Türk - Kore, Türk - Suudi Dostluk cemiyetleri, Avrupa Konseyi cemiyeti, Yılmaz Öztunanın üye, kurucu olduğu veya bulunduğu milli veya milletlerarası kuruluşlar arasındadır.rnrn1 Eylül 1998 tarihinden itibaren Türkiye Gazetesinin başyazarlığını yaptı. 9 Şubat 2012 tarihinde Ankarada vefat etti.rnrnESERLERi:rnrnBiR DARBENiN ANATOMiSirnrnYılmaz Öztuna bu kitabında 1876 askerî darbesini, Sultan Abdülazizin tahttan indirilmesive ölümü olayını, bütün detayları ile anlatıyor. Bütün o dönemin şahitlerinin ifadelerini naklediyor.rnrnTÜRK TARİHİNDEN YAPRAKLARrnrnTürk Tarihinden Yapraklar, Yılmaz Öztunanın 1968te İstanbul Radyosunda yaptığı konuşmalardan oluştu. Her konu, bir konuşmadır. 1969da Millî Eğitim Bakanlığının 1000 Temel Eser serisinin 11. kitabı olarak basılıp 20.000 tiraj bir haftada satıldı. 1992de Millî Eğitim Bakanlığınca Türk Klasikleri serisine alındı ve bu serinin 17. kitabı olarak basıldı. Şimdiye kadar 5 baskıda 58.000 tiraj yapan Türk Tarihinden Yapraklar artık klasiklerimiz arasına girmiş bulunuyor. Osmanlı ağırlıklı olmak üzere 2.200 yıllık tarihimiz içinde tam bir gezintidir.rnrnOSMANLI PADİŞAHLARININ HAYAT HİKAYELERİrnrnOsmanlı Padişahlarının Hayat Hikâyeleri, Yılmaz Öztunanın klasikleşmiş kitaplarından biridir. Nesiller tarafından ilgiyle okundu. Bu kitaba dayanılarak senaryolar, piyesler yazıldı, filmler çekildi. 12 Osmanlı hâkan-halîfesinin kronolojik olarak hayatlarından kesitler veren bu eser, Osmanlı tarihinin en çarpıcı taraflarını vurguladı. Konuşmalar, o çağların Türkçesi ile yazıldı. Olaylar, çok duru ve klasik bir dille tasvir edildi.rnrnTÜRK TARİHİNDEN PORTRELERrnrnBiyografi, tarihçinin edebiyata yaklaşabilme yeteneği ile orantılı bir türdür. Onun için, edebiyatın bir türü şeklinde de ele alınmıştır.Elinizdeki kitaptaki biyografiler, hayatları ve kişilikleri anlatılan şahsiyetlerin doğum sırasına göre kronolojik şekillerde sunuldu. En yaşlıları Bumın Kağan, en gençleri Turgut Özal olmak üzere... Hayatta bulunan bir kişiyi almaktan kaçındım.Tanıttığım şahsiyetlerin hepsinin Türk büyükleri, Türk dâhileri olmadıklarını sevgili okuyucularım hemen fark edeceklerdir. Daha mütevazi çapta büyükler de, Türke çok zarar vermiş birkaç kişi de alındı. Ancak çoğunluk, tarihimizin çeşitli alanlardaki dehalarından seçildi. Hiç unutulmasın, tarihin küçükleri de, tarihin büyükleri derecesinde milletlerin hayatını ve geleceğini şiddetle etkilemişlerdir.rnrnTARİH SOHBETLERİ I, II, IIIrnrnBiz bir cihan imparatorluğunun varisleriyiz. Geleceğimize dair görüşler ileri sürer, programlar yaparken geçmişteki bu muazzam siyasî ve medenî tecrübelerimizden sonuna kadar istifade etmek bizim en tabiî hakkımızdır. Millet ve devlet olarak misyonumuzu belirlemekte en sağlam ölçüyü de böyle bir tarih şuuru ile getirebiliriz. Bu itibarla aydınlarımızın ve gençlerimizin kendi tarihleri hakkında muhtelif cihetlerden bilgi edinebilecekleri eserlere ihtiyaç duydukları muhakkaktır.Ötüken, işte bu mülahazalarla, Türk tarih ve mûsıkîsine yaptığı değerli hizmetler ve verdiği kıymetli eserlerle haklı bir şöhret kazanan değerli yazar Yılmaz Öztunanın "Tarih Sohbetleri"ni üç cilt halinde sunmaktan şeref duyar.
Yeryüzünde ve bütün tarihte hiçbir aile,Osmanoğulları kadar dehâ sâhibi şahsiyetleri birbiri ardı sıra dizememiştir.
"Timur, bütün Türkistan cumhuriyetlerinde (Tacikistan dahil), bilhassa taht şehri Semerkant'ın bulunduğu Özbekistan 'da millî kahramandır. Diyebilirim ki, bizde Atatürk ne ise, o kardeş ülkelerde de Timur aynı şey..."
Yılmaz Öztuna
Sayfa 56 - Ötüken Neşriyat
Kaanûnî Sultan Süleyman, "Devletimin gerçek efendisi köylüdür, zira köylü bizi doyurur" diyebilmiştir.
Yılmaz Öztuna
Sayfa 131 - Ötüken Neşriyat
Türkler İslamiyet'i kılıç zoruyla kabul etmediler. Türkler, Müslüman olmak suretiyle Türklüklerini kemale erdirmiş, adeta tamamlamışlardır.
Mahallede gerçek bir muhtacın bulunması, o mahalle için şerefsizlik sayılırdı. Hatta mahallede işsiz ve bekar delikanlı bulunması hoş görülmez, elbirliğiyle evlendirilir, iş temin edilirdi.
Bir tek kişi, hiçbir zafere, fütuhata felan dayanmaksızın, inhitat halinde, üç kıtada, 10 milyon kilometrekare üzerinde birbirine benzemez ülkelerde, 30 yıl hakimiyet kurabilsin... Doğrusu mucizeye benzer bir şey.
Güzel bir tarihi eser. 3. Selim'den sonra kısa bir süre veliaht olan ve sonra Alemdar Mustafa Paşa sayesinde tahta çıkan sultan 2. Mahmud'un hayatının anlatıldığı bir eser. Yaşanan siyasi olaylar, isyanlar, savaşlar, Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması, ıslahat hareketleri gibi pek çok şey detaylı bir şekilde anlatılıyor. Ayrıca eşleri, çocukları, sadrazamları ile ilgili de bilgiler veriliyor. Yazarın her ne kadar Sultan Mahmud'u Kanuniden sonraki en iyi padişah olarak nitelemesi garip olsa da yine de okunmaya değer bir kitap.
Fatih Sultan Mehmed'in tarihi kişiliğini bilinmeyen yönleriyle anlatan kitapta özellikle Fatih'in bir insan olarak tarihi şahsiyeti üzerine duruluyor. Padişahın hayatından mühim kesitlerle günümüz insanına önemli mesajlar veriyor.İstanbul'un Fatih'ini sadece askerî yönleriyle, savaşçı kişiliği ile değil devlet adamlığı, teşkilatçılığı, yönetim kabiliyetleri ve ufkuyla tanımak isteyenler için sıra dışı bir Fatih biyografisi
Merhum Yılmaz Öztuna'nın çoğu Türkiye Gazetesinde yayımlanmış olan yazılarının derlendiği bir kitap. Hemen hepsi feyzini tarihten alan yazılar barındırıyor.
Muadili olmayan olamayan bir eser. Türk tarihini ideolojik saplantılarına takılmadan okuyabileceğiniz, akademik çalışmalarda kullanabileceğiniz başucu kaynağı.
Binlerce yıllık tarihe sahip milletin tarihine iyi kötü damga vurmuş insanları kısa biyografileri nereden baksan 18 ciltlik bir ansiklopedi olması gerekirken üç yüz küsür sayfayla bir kitap yapılmasını yetersiz buluyorum. Ama her şeye rağmen kitap güzel.. Özellikle yakın tarih portrelerini çok beğendim.
Kitap kafamda birçok soru işareti oluşturmuş bir kitap. özellikle yazara olan güvenimden dolayı acaba şahısları yanlış mı tanıyorum hissine kapıldım.

Tarih severlerin okunması gereken güzel bir kitap.
Türk Tarihi'ne kısa bir gezinti yaparken, geçmişten geleceğe alınacak dersleri de okuyucuya hediye eden özet tipi bir kitap.

Özellikle ilk başlardaki tarih tanımları dikkate değer.
Sultan Abdülhamid Han'ı daha doğru anlayabilmek, dönemin şartlarını kavrayabilmek, O'nun mühim siyasetini daha derinlerden öğrenebilmek için okunması gereken başlıca eserlerden biridir. Doğru bilgilerle öğrenebilmek adına okunası bir kitaptır. Hatasız insan yoktur fakat doğruları, hatalarından çokca fazla olan Abdülhamid Han'ı - yabancıların tabiriyle o dönemin en zeki siyaset adamını- daha iyi anlayabilmek umuduyla okunabilir.
Türk Tarihini Yılmaz Öztuna’nın genel hatları ile anlattığı bir kitap olan Türk Tarihinden Yapraklar ; hem tarih bilgimizi bir tekrar, hem de geçmişimizde ve geleceğimizde birçok noktayı aydınlatabilir özellikte fakat ayrıntıda kalmış anekdotları içeren bir kitap.

Avrupa’nın birçok yerinde tarihten bağımsız uydurma destanlarının aksine Türk Destanlarının nasıl da Türk Tarihi ile bağlantılı olduğundan bahis ederek başlıyor kitap. Sonrasında ise kesin olarak bildiğimiz Türk Tarihini bir genel tekrar yapıyor. Bu konudan sonrada Türk Devlet anlayışını mükemmel anekdotlarla günümüzde ki önemli eksiği bir nebzede olsa kapatıyor. Bu bölümü takiben ünlü kara zaferlerimizi anlatan bölüm geliyor ki, bu bölümde günümüzde en az devlet anlayışımız kadar mühim tarih bilgisi eksikliği olunan bir bölüm. Kara zaferlerimizin peşi sıra Deniz Zaferlerimiz ve Türk Denizciliği anlatılıyor. Yine burada da ayrıntıda kalmış olmasına rağmen çok önemli konular anlatılıyor. Bu konudan sonra Osmanlı’nın son üç yüzyılda yapmaya çalıştığı inkılaplardan bahis ediliyor. Burada hiç duymadığımız olaylar ise dönemin ne kadar zor geçtiğini bizlere gösteriyor. Bu konuyu da takiben Kültür sanat hayatımız ve Türk Müzik isinden bahis ediliyor ki buraları okurken kaybolan değerlerimiz gerçekten yürekleri büküyor. Öte yandan özellikle mimari açıdan yaptıklarımız ise bizlere bir kez daha gurur veriyor. Son konu olarak ise Türk Toplum hayatından bahis ediliyor. Tarihi bir yanlışlık olarak genel dünya tarihçileri bize Nomad (tam olmasa bile göçebe karşılık geliyor) bir kavim derler. Oysa bu kavramın bizi tam manası ile nitelendirmediğini toplumsal düzenimizin eski zamanlardan beri ne kadar mükemmel olduğundan anlıyoruz. İşte bu bölüm bu düzeni anlatıyor. Konu ile ilgili ünlü eski Avrupalı gezgin veya tarihçilerin hakkımızda yazdıklarından da bahis ederek tezimizi kuvvetlendiriyor.

Kitap da okuyucuyu şaşırtacak bir çok anekdot var. Belki başka milletler bu anekdotlardan sıfırdan kendilerine yeni bir milli tarih yazarlar. Oysa biz tarihimizdeki ayrıntının çokluğundan yani Tarihimizin büyüklüğünden bu ayrıntılara hiç önem vermiyoruz. Oysa bunların bazıları günümüzde birçok tartışılan konuyu aydınlatabilir nitelikte. Türklerin İrlanda yaptığı insanlık namına yardım. İspanyaya karşı İngiliz Kraliçesine verilen yardımlar. İzlanda’nın Türkler tarafından yirmi altı gün işgali ve bir çok ayrıntı.
Sultan 2. Mahmud yüzünü batıya dönen bir padişah olmasi ile tanınır. Hatta yaptığı yeniliklerden ötürü halk arasında 'Gavur padişah' olarak anılmaya bile başlamış. Ancak 2. Mahmud'un tek isteği devletin geri kalmisliktan kurtarmak ve ülkeyi korumaktir. Yılmaz Öztuna ' nın 2. Mahmud için kullandığı Kanuni'den sonra en büyük padişah tabiri biraz zorlama gibi gelse de genel olarak güzel bir kitap. Tarihe ilgisi olanlar okuyabilir. Ayrıca belirteyim fazla olmasa da biraz akademik bir dille yazılmış bir kitap olmuş. Sonlarini okumadan geçebilirsiniz.
Tarihle ilgili herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Ben kitabı okurken isimlerin arasında kayboldum. Ve tarihi bilmediğimi fark ettim. Biraz daha bu işin içinde olanlar yada daha iyi kavrayanların daha güzel kavrayacağı kitap. Sık sık kaynak ve delil gösterdiği için doğruluğundan şüphe etmediğim nadir kitaplardan.

Yazarın biyografisi

Adı:
Yılmaz Öztuna
Tam adı:
Dr. Yılmaz Öztuna
Unvan:
Türk Tarihçi, Siyaset Adamı, Gazeteci ve Yazar
Doğum:
İstanbul, 20 Eylül 1930
Ölüm:
Ankara, 9 Şubat 2012
20 Eylül 1930 İstanbul doğumludur. İstanbulda lise tahsilinin yanında İstanbul Konservatuarına devam etti. 1950 eylülünden 1957 temmuzuna kadar Parisde kaldı. Parisin büyük kütüphanelerinde çalıştı. Paris Üniversitesi Siyasi İlimler Enstitüsünde Sorbonneda Fransız Medeniyeti kısmında, Alliance Françaisenin yüksek kısmında okudu ve Paris Konservatuarına devam etti. 13 yaşında ilk makalesi ve 15 yaşında ilk kitabı basıldı. 1969da Adalet Partisinden Konya Milletvekili seçilerek Ankaraya yerleşti. Türkiye Radyo Televizyon Kurumunda denetleme kurulu üyesi, repertuvar kurulu üyesi, eğitim kurulu üyesi (Ocak 1966- Kasım 1981), Kültür Bakanlığında bakan başmüşaviri (1974-77), İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarında kurucu yönetim kurulu üyesi ve Türk Musıkisi Korosunda kurucu yönetim kurulu üyesi (1975den beri) , Yay-kur (Yaygın Yüksek Öğretim) üniversitesinde Osmanlı siyasi ve medeniyet tarihi öğretim üyesi (1975-78), Milli Eğitim ve Kültür bakanlıklarında 1969dan beri pek çok ihtisas kurulunda üye ve başkan oldu. 1974-1980 arasında Türkiye Cumhuriyetinin resmi ansiklopedisi olan ve Milli Eğitim Bakanlığınca yayınlanan Türk Ansiklopedisinin genel yayın müdürü olarak K harfinden T harfine kadar olan cildleri yayınladı. 1983 mayısında Milliyetçi Demokrasi Partisinin kurucuları arasında bulunarak merkez genel yönetim kuruluna seçildi, sonra istifa etti. 1985de Faisal Finans Kurumu müşaviri oldu.rnrnPek çok radyo ve televizyon programı yaptı, bunlarda konuştu. Bazı konuşmaları A. B. D. , Fransa, Avusturya gibi ülkelerin televizyonlarında yayınlandı. Bazı kitap ve yazıları çeşitli dillere tercüme edildi. Dünyada ilk defa olarak Türk Musikisi Tarihi kürsüsünü kurdu. "Büyük Türkiye", "Osmanlı Cihan Devleti", "Büyük Türk Hakanlığı" gibi son yıllarda çok kullanılan tarihi ve siyasi tabirler, Yılmaz Öztunanındır. Ayasofya Hunkar Mahfilinin ibadete açılması ve Topkapı Sarayında Hırka-i Saadet Dairesinde Kuran okunması, 1000 Temel Eser, Ankara Devlet Konser Salonu ve İstanbul Atatürk Kültür Merkezinin Türk Musikisine açılması gibi fikirler ve realizasyonlar Yılmaz Öztunanındır ve siyasi iktidara onun tarafından telkin ve kabul ettirilmiştir. Türk Kara Kuvvetlerinin ve Deniz Kuvvetlerinin evvelce yanlış olarak kutlanan yıldönümlerini bugünkü doğru başlangıç tarihleri ile kutlanmasıın sağlayan da Yılmaz Öztunadır. Birçok konferans verdi. 6 kıtada pek çok ülkeyi gezdi, devlet adamları ve halkla görüşerek incelemeler yaptı. Milletlerarası birçok kuruluşa üye seçildi.rnrnTürkiyede Osmanlı tarihinin çatışmasız bir anlayışla algılanmasında katkısı vardır. Türk Parlamenterler Birliği, İstanbul Gazeteciler Cemiyeti, Ankara Aydınlar Ocağı, Anadolu Klübü, Yahya Kemali Sevenler Cemiyeti, İstanbul Şehrini Güzelleştirme Derneği, Müsteşrikler Cemiyeti, WACL, APACL, NATO Parlamenterler Birliği, Parlamentolararası Türk - Japon ve Türk - Kore, Türk - Suudi Dostluk cemiyetleri, Avrupa Konseyi cemiyeti, Yılmaz Öztunanın üye, kurucu olduğu veya bulunduğu milli veya milletlerarası kuruluşlar arasındadır.rnrn1 Eylül 1998 tarihinden itibaren Türkiye Gazetesinin başyazarlığını yaptı. 9 Şubat 2012 tarihinde Ankarada vefat etti.rnrnESERLERi:rnrnBiR DARBENiN ANATOMiSirnrnYılmaz Öztuna bu kitabında 1876 askerî darbesini, Sultan Abdülazizin tahttan indirilmesive ölümü olayını, bütün detayları ile anlatıyor. Bütün o dönemin şahitlerinin ifadelerini naklediyor.rnrnTÜRK TARİHİNDEN YAPRAKLARrnrnTürk Tarihinden Yapraklar, Yılmaz Öztunanın 1968te İstanbul Radyosunda yaptığı konuşmalardan oluştu. Her konu, bir konuşmadır. 1969da Millî Eğitim Bakanlığının 1000 Temel Eser serisinin 11. kitabı olarak basılıp 20.000 tiraj bir haftada satıldı. 1992de Millî Eğitim Bakanlığınca Türk Klasikleri serisine alındı ve bu serinin 17. kitabı olarak basıldı. Şimdiye kadar 5 baskıda 58.000 tiraj yapan Türk Tarihinden Yapraklar artık klasiklerimiz arasına girmiş bulunuyor. Osmanlı ağırlıklı olmak üzere 2.200 yıllık tarihimiz içinde tam bir gezintidir.rnrnOSMANLI PADİŞAHLARININ HAYAT HİKAYELERİrnrnOsmanlı Padişahlarının Hayat Hikâyeleri, Yılmaz Öztunanın klasikleşmiş kitaplarından biridir. Nesiller tarafından ilgiyle okundu. Bu kitaba dayanılarak senaryolar, piyesler yazıldı, filmler çekildi. 12 Osmanlı hâkan-halîfesinin kronolojik olarak hayatlarından kesitler veren bu eser, Osmanlı tarihinin en çarpıcı taraflarını vurguladı. Konuşmalar, o çağların Türkçesi ile yazıldı. Olaylar, çok duru ve klasik bir dille tasvir edildi.rnrnTÜRK TARİHİNDEN PORTRELERrnrnBiyografi, tarihçinin edebiyata yaklaşabilme yeteneği ile orantılı bir türdür. Onun için, edebiyatın bir türü şeklinde de ele alınmıştır.Elinizdeki kitaptaki biyografiler, hayatları ve kişilikleri anlatılan şahsiyetlerin doğum sırasına göre kronolojik şekillerde sunuldu. En yaşlıları Bumın Kağan, en gençleri Turgut Özal olmak üzere... Hayatta bulunan bir kişiyi almaktan kaçındım.Tanıttığım şahsiyetlerin hepsinin Türk büyükleri, Türk dâhileri olmadıklarını sevgili okuyucularım hemen fark edeceklerdir. Daha mütevazi çapta büyükler de, Türke çok zarar vermiş birkaç kişi de alındı. Ancak çoğunluk, tarihimizin çeşitli alanlardaki dehalarından seçildi. Hiç unutulmasın, tarihin küçükleri de, tarihin büyükleri derecesinde milletlerin hayatını ve geleceğini şiddetle etkilemişlerdir.rnrnTARİH SOHBETLERİ I, II, IIIrnrnBiz bir cihan imparatorluğunun varisleriyiz. Geleceğimize dair görüşler ileri sürer, programlar yaparken geçmişteki bu muazzam siyasî ve medenî tecrübelerimizden sonuna kadar istifade etmek bizim en tabiî hakkımızdır. Millet ve devlet olarak misyonumuzu belirlemekte en sağlam ölçüyü de böyle bir tarih şuuru ile getirebiliriz. Bu itibarla aydınlarımızın ve gençlerimizin kendi tarihleri hakkında muhtelif cihetlerden bilgi edinebilecekleri eserlere ihtiyaç duydukları muhakkaktır.Ötüken, işte bu mülahazalarla, Türk tarih ve mûsıkîsine yaptığı değerli hizmetler ve verdiği kıymetli eserlerle haklı bir şöhret kazanan değerli yazar Yılmaz Öztunanın "Tarih Sohbetleri"ni üç cilt halinde sunmaktan şeref duyar.

Yazar istatistikleri

  • 46 okur beğendi.
  • 316 okur okudu.
  • 14 okur okuyor.
  • 227 okur okuyacak.
  • 8 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları