Yılmaz Öztuna

Yılmaz Öztuna

Yazar
8.6/10
445 Kişi
·
1.181
Okunma
·
160
Beğeni
·
4.406
Gösterim
Adı:
Yılmaz Öztuna
Tam adı:
Dr. Yılmaz Öztuna
Unvan:
Türk Tarihçi, Siyaset Adamı, Gazeteci ve Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 20 Eylül 1930
Ölüm:
Ankara, Türkiye, 9 Şubat 2012
20 Eylül 1930 İstanbul doğumludur. İstanbul'da lise tahsilinin yanında İstanbul Konservatuarına devam etti. 1950 - 1957 yıllarında Paris'te kaldı. Paris'in büyük kütüphanelerinde çalıştı. Paris Üniversitesi Siyasi İlimler Enstitüsü'nde Sorbonne'da Fransız Medeniyeti kısmında, Alliance Française'nin yüksek kısmında okudu ve Paris Konservatuarı'na devam etti. 13 yaşında ilk makalesi ve 15 yaşında ilk kitabı basıldı.

1969'da Adalet Partisinden Konya Milletvekili seçilerek Ankara'ya yerleşti. Türkiye Radyo Televizyon Kurumu'nda denetleme kurulu üyesi, repertuvar kurulu üyesi, eğitim kurulu üyesi (Ocak 1966- Kasım 1981), Kültür Bakanlığı'nda bakan başmüşaviri (1974-77), İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı'nda kurucu yönetim kurulu üyesi ve Türk Musıkisi Korosunda kurucu yönetim kurulu üyesi (1975'den beri) , Yay-kur (Yaygın Yüksek Öğretim) üniversitesinde Osmanlı siyasi ve medeniyet tarihi öğretim üyesi (1975-78), Milli Eğitim ve Kültür bakanlıklarında 1969'dan beri pek çok ihtisas kurulunda üye ve başkan oldu.

1974-1980 arasında Türkiye Cumhuriyetinin resmi ansiklopedisi olan ve Milli Eğitim Bakanlığınca yayınlanan Türk Ansiklopedisi'nin genel yayın müdürü olarak K harfinden T harfine kadar olan ciltleri yayınladı. 1983'te Milliyetçi Demokrasi Partisinin kurucuları arasında bulunarak merkez genel yönetim kuruluna seçildi, sonra istifa etti. 1985'de Faisal Finans Kurumu müşaviri oldu.

Pek çok radyo ve televizyon programı yaptı, bunlarda konuştu. Bazı konuşmaları A.B.D., Fransa, Avusturya gibi ülkelerin televizyonlarında yayınlandı. Bazı kitap ve yazıları çeşitli dillere tercüme edildi. Dünyada ilk defa olarak Türk Musikisi Tarihi kürsüsünü kurdu. "Büyük Türkiye", "Osmanlı Cihan Devleti", "Büyük Türk Hakanlığı" gibi son yıllarda çok kullanılan tarihi ve siyasi tabirler, Yılmaz Öztuna'nındır. Ayasofya Hunkar Mahfilinin ibadete açılması ve Topkapı Sarayında Hırka-i Saadet Dairesinde Kuran okunması, 1000 Temel Eser, Ankara Devlet Konser Salonu ve İstanbul Atatürk Kültür Merkezinin Türk Musikisine açılması gibi fikirler ve realizasyonlar Yılmaz Öztuna'nındır ve siyasi iktidara onun tarafından telkin ve kabul ettirilmiştir. Türk Kara Kuvvetlerinin ve Deniz Kuvvetlerinin evvelce yanlış olarak kutlanan yıldönümlerini bugünkü doğru başlangıç tarihleri ile kutlanmasını sağlayan da Yılmaz Öztuna'dır.

Birçok konferans verdi. 6 kıtada pek çok ülkeyi gezdi, devlet adamları ve halkla görüşerek incelemeler yaptı. Milletlerarası birçok kuruluşa üye seçildi.

Türkiyede Osmanlı tarihinin çatışmasız bir anlayışla algılanmasında katkısı vardır. Türk Parlamenterler Birliği, İstanbul Gazeteciler Cemiyeti, Ankara Aydınlar Ocağı, Anadolu Kulübü, Yahya Kemali Sevenler Cemiyeti, İstanbul Şehrini Güzelleştirme Derneği, Müsteşrikler Cemiyeti, WACL, APACL, NATO Parlamenterler Birliği, Parlamentolararası Türk - Japon ve Türk - Kore, Türk - Suudi Dostluk cemiyetleri, Avrupa Konseyi cemiyeti, Yılmaz Öztuna'nın üye, kurucu olduğu veya bulunduğu milli veya milletlerarası kuruluşlar arasındadır.

1 Eylül 1998 tarihinden itibaren Türkiye Gazetesinin başyazarlığını yaptı. 9 Şubat 2012 tarihinde Ankara'da vefat etti.

ESERLERi:
- BiR DARBENiN ANATOMiSi
Yılmaz Öztuna bu kitabında 1876 askerî darbesini, Sultan Abdülazizin tahttan indirilmesi ve ölümü olayını, bütün detayları ile anlatıyor. Bütün o dönemin şahitlerinin ifadelerini naklediyor.

-TÜRK TARİHİNDEN YAPRAKLAR
Türk Tarihinden Yapraklar, Yılmaz Öztuna'nın 1968'te İstanbul Radyosunda yaptığı konuşmalardan oluştu. Her konu, bir konuşmadır. 1969'da Millî Eğitim Bakanlığının 1000 Temel Eser serisinin 11. kitabı olarak basılıp 20.000 tiraj bir haftada satıldı. 1992'de Millî Eğitim Bakanlığınca Türk Klasikleri serisine alındı ve bu serinin 17. kitabı olarak basıldı. Şimdiye kadar 5 baskıda 58.000 tiraj yapan Türk Tarihinden Yapraklar artık klasiklerimiz arasına girmiş bulunuyor. Osmanlı ağırlıklı olmak üzere 2.200 yıllık tarihimiz içinde tam bir gezintidir.

- OSMANLI PADİŞAHLARININ HAYAT HİKAYELERİ
Osmanlı Padişahlarının Hayat Hikâyeleri, Yılmaz Öztuna'nın klasikleşmiş kitaplarından biridir. Nesiller tarafından ilgiyle okundu. Bu kitaba dayanılarak senaryolar, piyesler yazıldı, filmler çekildi. 12 Osmanlı hâkan-halîfesinin kronolojik olarak hayatlarından kesitler veren bu eser, Osmanlı tarihinin en çarpıcı taraflarını vurguladı. Konuşmalar, o çağların Türkçesi ile yazıldı. Olaylar, çok duru ve klasik bir dille tasvir edildi.

-TÜRK TARİHİNDEN PORTRELER
Biyografi, tarihçinin edebiyata yaklaşabilme yeteneği ile orantılı bir türdür. Onun için, edebiyatın bir türü şeklinde de ele alınmıştır. Kitaptaki biyografiler, hayatları ve kişilikleri anlatılan şahsiyetlerin doğum sırasına göre kronolojik şekillerde sunuldu. En yaşlıları Bumin Kağan, en gençleri Turgut Özal olmak üzere... Hayatta bulunan bir kişiyi almaktan kaçındım. Tanıttığım şahsiyetlerin hepsinin Türk büyükleri, Türk dâhileri olmadıklarını sevgili okuyucularım hemen fark edeceklerdir. Daha mütevazi çapta büyükler de, Türke çok zarar vermiş birkaç kişi de alındı. Ancak çoğunluk, tarihimizin çeşitli alanlardaki dehalarından seçildi. Hiç unutulmasın, tarihin küçükleri de, tarihin büyükleri derecesinde milletlerin hayatını ve geleceğini şiddetle etkilemişlerdir.

- TARİH SOHBETLERİ I, II, III
Biz bir cihan imparatorluğunun varisleriyiz. Geleceğimize dair görüşler ileri sürer, programlar yaparken geçmişteki bu muazzam siyasî ve medenî tecrübelerimizden sonuna kadar istifade etmek bizim en tabiî hakkımızdır. Millet ve devlet olarak misyonumuzu belirlemekte en sağlam ölçüyü de böyle bir tarih şuuru ile getirebiliriz. Bu itibarla aydınlarımızın ve gençlerimizin kendi tarihleri hakkında muhtelif cihetlerden bilgi edinebilecekleri eserlere ihtiyaç duydukları muhakkaktır. Ötüken, işte bu mülahazalarla, Türk tarih ve mûsıkîsine yaptığı değerli hizmetler ve verdiği kıymetli eserlerle haklı bir şöhret kazanan değerli yazar Yılmaz Öztunanın "Tarih Sohbetleri"ni üç cilt halinde sunmaktan şeref duyar.
Türkiye tarihinde ilk ciddi yenileşme hamlesinin kahramanı, 2. Sultan Osman'dır. O tarihten bugüne kadar Türkiye'de daima iki fikir, muhafazakarlık ve inkılapçılık karşı karşıya gelmiştir.
Yeryüzünde ve bütün tarihte hiçbir aile,Osmanoğulları kadar dehâ sâhibi şahsiyetleri birbiri ardı sıra dizememiştir.
“Yavuz Sultan Selim,2sene ve 2 ay süren ve Osmanlı tarihinde en uzun sefer-i hümayünu teşkil eden Mısır Seferi’nden 25 Temmuz 1518’de İstanbul’a dönmüştü.”
7-8 yıl Türk donanmasında hizmet gören gemiler, topları çıkarıldıktan sonra, ya Türk armatörlere veya Avrupa'ya satılırdı.
Haliç tersanesi, 137 savaş gemisini aynı anda tezgaha koyup bir kaç ay içinde indirmeye yeterli kapasitede, dünyanın en büyük gemi inşaat kurumuydu..
Türkler, değerine inandıkları başbuğlarına körü körüne denecek şekilde itaat gösterirlerdi. "Büyük Kurultay" denen bir asiller meclisi vardı. Fakat son söz Yabgu'nundu. Yabgu'nun iradesi üzerinde münakaşa edilemezdi. Tabiatıyla böyle bir irade sisteminin üstün tarafları olduğu gibi, kötü tarafları da vardı. Başbuğlar, değersiz olunca Türk kavimleri parçalanır, tekrar oyman yaşayışlarına dönerlerdi. Bir müddet sonra değerli bir başbuğ ortaya çıkar, dağılmış Türk kavimlerini tekrar bir araya toplardı.
''Ey Türk Oğuz Beyleri! Üstten gök çökmedikçe, alttan yer delinmedikçe, bil ki, Türk milleti, Türk yurdu, Türk devleti, Türk töresi bozulmaz. Ey Türk milleti! Kendine dön! Su gibi akıttığın kanına, dağlar gibi yığdığın kemiklerine lâyık ol!'' Bilge Kağan
260 syf.
·5 günde·8/10 puan
Kitap Yavuz Sultan Selim ve Şah İsmailin takışması ile başlıyor. Babasının Şah İsmaile karşı pasif bir siyaset izlemesi Yavuzun fıtratına aykırı gelmiş ve Trabzondaki şehzade yaptığı baskınlar ile itibarını ordu nezdinde fazlasıyla artmıştır. Akabinde gerçekleşen bir kaç olay ile taht yolu babasının isteğinin tersi şeklinde Yavuza açılır. Tahta geçtikten kısa süre sonra ünlü seferleri başlar. Yeniçerilerin 8 sene İstanbula doğru düzgün uğramayınca "nereden başınıza geçsin diye destek verdik şu adama" dediği rivayet edilir. :)) Neyse İran ve Memlük seferi ile Yavuz mühim yerler ve ganimetler elde ederek kasayı doldurur. Kısa süren saltanatının ardından oğluna zengin bir devlet bırakır. Bu anlamda kanuniyi kanuni yapan da biraz babasıdır desek yalan olmaz.

Neyse anlamsız bir inceleme oldu, resmen özet geçtim çünkü :) Kitap yukarıda anlattıklatımı daha ayrıntılı şekilde izah ediyor. Şahsen bir tek Barbaros kardeşler bölümünde biraz sıkıldım. Okunabilir, tavsiyemizdir.
6649 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Osmanlı tarihine merak saldığım zamanlarımın hatırası olarak durur kitaplığımda. On yaşındayken tam bir yaz tatilinde on dört cildini de satır satır okuduğumu hatırlıyorum. İlk yedi cilt siyasî tarih, son yedisi medeniyet anlatısı. İlk cildinde Türkler gelmeden önce Anadolu ve Anadolu'ya gelmeden önce Türkler bahsi var. Koskoca bir tarihin derli toplu bir üslûpla anlatıldığı muazzam bir çabanın ürünü. Son cildinde yüzlerce sayfalık bibliyografyayı defalarca tavaf ettiğimi asla unutamam. 1703 yılına kadarki siyasî tarih çok teferruatlı, 1703-1839 arası hülasa edilmiş. 1965'ten bu yana Umumî Osmanlı tarihlerinin en iyisi. Uzunçarşılı'dan çok etkilenmiş olsa da çok daha sistematik. Bir devre tarihini sevdiren güzel insanın satırları. Pek çok hatası, pek çok eksiği var. Ama yine de çok kıymetli.
480 syf.
·22 günde·Puan vermedi
Abdülaziz Han’a yapılan çirkin bir darbe planından, bunun bir uzantısı olarak darbecilerin nasıl bir padişahı hunharca katlettiklerinden bahsediyor. Yakın tarihe bakacak olursak sıkıntılarımızın temeli üç beş senelik bir zaman dilimi içerisinde değil. Başımıza gelenleri daha derinlerde aramamızı hatırlatacak bir kitap.
5051 syf.
·Puan vermedi
Yılmaz Öztuna kendi anlatısıyla zamanında TTK ya kabul edilmek için bir makale yazılması istenmiş ancak yazdığı makale Enver Paşa'nın bir hatasını içerdiğinden dolayı kabul edilmemişti. Onu övecek şekilde bunu düzeltmesinin istenmesi üzerine tarihi çarpıtmam diyerek bundan vazgeçmişti. Bunun üzerine de İsmail Hakkı Uzunçarşılı istenilen çarpıtmayı yaparak TTK ya kabul edilmişti. Önceki Uzunçarşılının Büyük Osmanlı Tarihi kitabına yazdığım incelemeye bakarsanız Uzunçarşılının ilmi sıfatının çok üst düzey olduğunu görürsünüz. İlber Ortaylı Yılmaz Öztuna hakkında İslam Ansiklopedisi sayfasında yazı yayımlamış ve bu yazıda onun güvenilir ve önde gelen bir tarih yazıcısı olduğunu kaydetmiştir.
216 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Osmanlının yükseliş dönemlerini okumak ne kadar keyifliyse, yıkılışını okumak da bir o kadar üzücü ve sinir bozucu. Hele Rumeliyi, İmparatorluğun iki kanadından birisi olan, armadaki yeşil bayrakla temsil edilen Avrupa Topraklarımızı kaybedişimiz gerçekten çok acı.

Kitapta bu topraklarımızın kaybına sebep olan başlıca iki savaş: 93 Harbi ve Balkan savaşları anlatılıyor. Bu savaşlar neden bu kadar önemli? İstanbul ve Anadoluyu bir kuşun gövdesine benzetirsek bir kanat Rumeli ise bir kanat geri kalan topraklarımız.İşte Rumeli kanadımızın kopması, önce diğer kanadın da kopmasına, en son da gövdenin yaralanmasına yani Anadolunun işgaline sebep oldu da ondan. 100 yıldır da kanatsız bir kuş olarak uçamadan olduğumuz yerde debeleniyoruz işte..

Bu iki savaştan kısaca bahsedecek olursak:
93 harbi Mithat Paşanın İngilterenin yanımızda savaşa gireceğine olan sonsuz inancıyla (İngiltere defalarca savaşa girmeyeceğini belirtmesine rağmen) başladı. Abdülhamid Han da henüz ipleri eline alamamıştı.Bu savaşta daha yeni yetme güçsüz Balkan devletçiklerinin yanında güçlü bir Rusyayla tek başımıza savaştık.Gazi Osman Paşa gibi yürekli komutanlarımız vardı. Sonuna kadar direndik,ama yenildik, Ruslar Yeşilköye kadar geldiler, ağır bir antlaşma imzalatıp geri döndüler. Ama Balkan savaşlarına kıyasla bu savaş sonrasında başımızda Abdülhamid Han gibi bir deha vardı. Antlaşmayı nisbeten hafiflettirdi ve 30 yıl boyunca muazzam bir Balkan siyaseti güderek Avrupa Türkiyesinin kaybını önledi.

Balkan Savaşları ise tam bir facia. Daha 10 yıl kadar önce Yunanı yenmiştik, neredeyse Atinaya giriyorduk, sadece 2 orduyla da bir Balkan ittifakına karşı koyabilecek güçteydik.İşte bunu bilen Avrupa bizim kazanacağımızdan kesin emin olduğu için savaştan sonra toprak değişikliğine izin vermeyeceğini bildirdi. Fakat bu sefer başta Abdülhamid Han yoktu, İttihatçılar vardı ve meşrutiyetten sonra ve savaş sırasında yaptıkları şeyler ise akla mantığa uymayan, saç baş yoldurtan cinstendi:
Ordu düzenini karmakarışık yapıp Balkanlardan 120 tabur askeri dağıtmaları mı olsun, birbirlerine mezhep düşmanlığı olan balkan devletlerinin bir olmasını sağlayacak Kiliseler kanununun yürürlüğe girmesi mi olsun,ambargo altında olan, deniz bağlantısı olmayan Sırplara Selanik üzerinden (bir müddet sonra bize karşı kullanacakları) ağır top ve silah sevkiyatına izin vermeleri mi,askerin dibine kadar siyasete batması mı, bazı kumandanların sırf hükümet muhalif partiden olduğu için savaşmakta gayretsiz davranması mı, o dönem ülkenin 3. Büyük şehri olan Selanik’i tek bir kurşun dahi atmadan teslim etmeleri mi... Hangi birine ağlayalım bilemiyorum. 3 ordumuzla savaşmamıza rağmen beceriksizlikleri ve basiretsizlikleri yüzünden tüm Avrupanın şaşkınlığı arasında yenildik.

93 Harbinde Rusyanın gücüne karşı yapabileceğimiz fazla bişey yoktu belki ama Balkan Savaşlarının henüz ilk 2 haftasında sayıca çok üstün olduğumuz bu devletçiklere karşı bozguna uğramamız, 2.Balkan Savaşından sonra en azından Batı Trakyayı savaşmadan alabilecekken onu dahi almak için bir girişim olmaması, kazanabilecekken kaybetmek gerçekten çok gurur kırıcı ve Türklüğü, Müslümanlığı ayaklar altına seriyor.

Hülasa, fetihleri İstanbuldan eski olan, uğruna milyonlarca şehit verilen 550 yıllık Türk yurdunu işte böyle kaybettik. Adriyatrikten, Tunadan Meriçe kadar çekildik. Geriye de katliam, kan, gözyaşı içinde göçe zorlanan milyonlarca Balkan Türkü ve oralardaki sahipsiz eserler kaldı...
480 syf.
·10 günde·9/10 puan
Kitap Abdulazizin hali ve katlini ayrıntıları ile anlatıyor. Akabinde gelen karşı darbeye ve yargılamalara da yer veriyor.

Tanzimat döneminin ünlü sadrazamı Ali Paşanın ölümü ile başlayan yönetici kıtlığında Abdülaziz çeşitli vezir değişikliklerine gidiyor. Bu değişiklikler Hüseyin Avni ve Midhat gibi megalomanları çeşitli planlar yapmaya itiyor. Kitap bu planların nasıl canice uygulamaya konulduğunu ve cinayet sonrasında neler olduğunu anlatıyor.

Kitapta Abdülazizin saf niyeti dikkat çekici. İyi düşünen, hızlı kanan bir yapıda padişah. Machavellinin dediği gibi saf, iyi niyet güzel bir netice vermiyor her zaman. Acemilik kokan, intihar süsü verilmiş bir cinayet ile ölüyor. Akabinde gelen karşı darbe.... Delirmeye başladığı için Sultan Muradın tahttan inmesi ve beklenmeyen bir padişahın tahta çıkışı, II Abdülhamid...

Bu anlamda kitap Abdülhamidin şüphesini, aldığı tedbirleri daha iyi anlamak için de okunabilir, tavsiyemiz olsun.
364 syf.
·15 günde·8/10 puan
Onuncu yüzyılın başından Yirminci yüzyılın sonuna kadar tarihte iz bırakan bazı kişiliklerin kısa bir biyografisi. Bumin Kagan'dan Turgut Özal'a kadar.
Okurken Yılmaz Öztuna'nın taraflı şekilde yorum yapmasından rahatsız oldum.
323 syf.
·10/10 puan
Türk tarihinin çeşitli dönemlerinden önemli olayların ve bazen çok bilmediğimiz olayların kısa özetler halinde ve akıcı bir dil ile anlatıldığı -bana göre-
başarılı bir kitap.

Olayları tekrar hatırlamak veya bilinmeyen konuların hızlı bir şekilde kısa bir özetini okumak isteyenler için tavsiye edebilirim.

Ayrıca Türk tarihi okumaya yeni başlarken de özetlerden etkilenip derinlemesine okuyacağınız konuları seçmeniz için de gayet uygun bir kitap.

#k:132060 Yılmaz Öztuna
141 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Güzel bir tarihi eser. 3. Selim'den sonra kısa bir süre veliaht olan ve sonra Alemdar Mustafa Paşa sayesinde tahta çıkan sultan 2. Mahmud'un hayatının anlatıldığı bir eser. Yaşanan siyasi olaylar, isyanlar, savaşlar, Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması, ıslahat hareketleri gibi pek çok şey detaylı bir şekilde anlatılıyor. Ayrıca eşleri, çocukları, sadrazamları ile ilgili de bilgiler veriliyor. Yazarın her ne kadar Sultan Mahmud'u Kanuniden sonraki en iyi padişah olarak nitelemesi garip olsa da yine de okunmaya değer bir kitap.
256 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Bazı görüşlerine katılmasam da ( Özellikle İttihat ve Terakki Cemiyeti'yle ilgililer) okunmasını tavsiye ettiğim, kolay anlaşılan, tarihimiz hakkında sohbet tarzında yazılmış bir eser.

Yazarın biyografisi

Adı:
Yılmaz Öztuna
Tam adı:
Dr. Yılmaz Öztuna
Unvan:
Türk Tarihçi, Siyaset Adamı, Gazeteci ve Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 20 Eylül 1930
Ölüm:
Ankara, Türkiye, 9 Şubat 2012
20 Eylül 1930 İstanbul doğumludur. İstanbul'da lise tahsilinin yanında İstanbul Konservatuarına devam etti. 1950 - 1957 yıllarında Paris'te kaldı. Paris'in büyük kütüphanelerinde çalıştı. Paris Üniversitesi Siyasi İlimler Enstitüsü'nde Sorbonne'da Fransız Medeniyeti kısmında, Alliance Française'nin yüksek kısmında okudu ve Paris Konservatuarı'na devam etti. 13 yaşında ilk makalesi ve 15 yaşında ilk kitabı basıldı.

1969'da Adalet Partisinden Konya Milletvekili seçilerek Ankara'ya yerleşti. Türkiye Radyo Televizyon Kurumu'nda denetleme kurulu üyesi, repertuvar kurulu üyesi, eğitim kurulu üyesi (Ocak 1966- Kasım 1981), Kültür Bakanlığı'nda bakan başmüşaviri (1974-77), İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı'nda kurucu yönetim kurulu üyesi ve Türk Musıkisi Korosunda kurucu yönetim kurulu üyesi (1975'den beri) , Yay-kur (Yaygın Yüksek Öğretim) üniversitesinde Osmanlı siyasi ve medeniyet tarihi öğretim üyesi (1975-78), Milli Eğitim ve Kültür bakanlıklarında 1969'dan beri pek çok ihtisas kurulunda üye ve başkan oldu.

1974-1980 arasında Türkiye Cumhuriyetinin resmi ansiklopedisi olan ve Milli Eğitim Bakanlığınca yayınlanan Türk Ansiklopedisi'nin genel yayın müdürü olarak K harfinden T harfine kadar olan ciltleri yayınladı. 1983'te Milliyetçi Demokrasi Partisinin kurucuları arasında bulunarak merkez genel yönetim kuruluna seçildi, sonra istifa etti. 1985'de Faisal Finans Kurumu müşaviri oldu.

Pek çok radyo ve televizyon programı yaptı, bunlarda konuştu. Bazı konuşmaları A.B.D., Fransa, Avusturya gibi ülkelerin televizyonlarında yayınlandı. Bazı kitap ve yazıları çeşitli dillere tercüme edildi. Dünyada ilk defa olarak Türk Musikisi Tarihi kürsüsünü kurdu. "Büyük Türkiye", "Osmanlı Cihan Devleti", "Büyük Türk Hakanlığı" gibi son yıllarda çok kullanılan tarihi ve siyasi tabirler, Yılmaz Öztuna'nındır. Ayasofya Hunkar Mahfilinin ibadete açılması ve Topkapı Sarayında Hırka-i Saadet Dairesinde Kuran okunması, 1000 Temel Eser, Ankara Devlet Konser Salonu ve İstanbul Atatürk Kültür Merkezinin Türk Musikisine açılması gibi fikirler ve realizasyonlar Yılmaz Öztuna'nındır ve siyasi iktidara onun tarafından telkin ve kabul ettirilmiştir. Türk Kara Kuvvetlerinin ve Deniz Kuvvetlerinin evvelce yanlış olarak kutlanan yıldönümlerini bugünkü doğru başlangıç tarihleri ile kutlanmasını sağlayan da Yılmaz Öztuna'dır.

Birçok konferans verdi. 6 kıtada pek çok ülkeyi gezdi, devlet adamları ve halkla görüşerek incelemeler yaptı. Milletlerarası birçok kuruluşa üye seçildi.

Türkiyede Osmanlı tarihinin çatışmasız bir anlayışla algılanmasında katkısı vardır. Türk Parlamenterler Birliği, İstanbul Gazeteciler Cemiyeti, Ankara Aydınlar Ocağı, Anadolu Kulübü, Yahya Kemali Sevenler Cemiyeti, İstanbul Şehrini Güzelleştirme Derneği, Müsteşrikler Cemiyeti, WACL, APACL, NATO Parlamenterler Birliği, Parlamentolararası Türk - Japon ve Türk - Kore, Türk - Suudi Dostluk cemiyetleri, Avrupa Konseyi cemiyeti, Yılmaz Öztuna'nın üye, kurucu olduğu veya bulunduğu milli veya milletlerarası kuruluşlar arasındadır.

1 Eylül 1998 tarihinden itibaren Türkiye Gazetesinin başyazarlığını yaptı. 9 Şubat 2012 tarihinde Ankara'da vefat etti.

ESERLERi:
- BiR DARBENiN ANATOMiSi
Yılmaz Öztuna bu kitabında 1876 askerî darbesini, Sultan Abdülazizin tahttan indirilmesi ve ölümü olayını, bütün detayları ile anlatıyor. Bütün o dönemin şahitlerinin ifadelerini naklediyor.

-TÜRK TARİHİNDEN YAPRAKLAR
Türk Tarihinden Yapraklar, Yılmaz Öztuna'nın 1968'te İstanbul Radyosunda yaptığı konuşmalardan oluştu. Her konu, bir konuşmadır. 1969'da Millî Eğitim Bakanlığının 1000 Temel Eser serisinin 11. kitabı olarak basılıp 20.000 tiraj bir haftada satıldı. 1992'de Millî Eğitim Bakanlığınca Türk Klasikleri serisine alındı ve bu serinin 17. kitabı olarak basıldı. Şimdiye kadar 5 baskıda 58.000 tiraj yapan Türk Tarihinden Yapraklar artık klasiklerimiz arasına girmiş bulunuyor. Osmanlı ağırlıklı olmak üzere 2.200 yıllık tarihimiz içinde tam bir gezintidir.

- OSMANLI PADİŞAHLARININ HAYAT HİKAYELERİ
Osmanlı Padişahlarının Hayat Hikâyeleri, Yılmaz Öztuna'nın klasikleşmiş kitaplarından biridir. Nesiller tarafından ilgiyle okundu. Bu kitaba dayanılarak senaryolar, piyesler yazıldı, filmler çekildi. 12 Osmanlı hâkan-halîfesinin kronolojik olarak hayatlarından kesitler veren bu eser, Osmanlı tarihinin en çarpıcı taraflarını vurguladı. Konuşmalar, o çağların Türkçesi ile yazıldı. Olaylar, çok duru ve klasik bir dille tasvir edildi.

-TÜRK TARİHİNDEN PORTRELER
Biyografi, tarihçinin edebiyata yaklaşabilme yeteneği ile orantılı bir türdür. Onun için, edebiyatın bir türü şeklinde de ele alınmıştır. Kitaptaki biyografiler, hayatları ve kişilikleri anlatılan şahsiyetlerin doğum sırasına göre kronolojik şekillerde sunuldu. En yaşlıları Bumin Kağan, en gençleri Turgut Özal olmak üzere... Hayatta bulunan bir kişiyi almaktan kaçındım. Tanıttığım şahsiyetlerin hepsinin Türk büyükleri, Türk dâhileri olmadıklarını sevgili okuyucularım hemen fark edeceklerdir. Daha mütevazi çapta büyükler de, Türke çok zarar vermiş birkaç kişi de alındı. Ancak çoğunluk, tarihimizin çeşitli alanlardaki dehalarından seçildi. Hiç unutulmasın, tarihin küçükleri de, tarihin büyükleri derecesinde milletlerin hayatını ve geleceğini şiddetle etkilemişlerdir.

- TARİH SOHBETLERİ I, II, III
Biz bir cihan imparatorluğunun varisleriyiz. Geleceğimize dair görüşler ileri sürer, programlar yaparken geçmişteki bu muazzam siyasî ve medenî tecrübelerimizden sonuna kadar istifade etmek bizim en tabiî hakkımızdır. Millet ve devlet olarak misyonumuzu belirlemekte en sağlam ölçüyü de böyle bir tarih şuuru ile getirebiliriz. Bu itibarla aydınlarımızın ve gençlerimizin kendi tarihleri hakkında muhtelif cihetlerden bilgi edinebilecekleri eserlere ihtiyaç duydukları muhakkaktır. Ötüken, işte bu mülahazalarla, Türk tarih ve mûsıkîsine yaptığı değerli hizmetler ve verdiği kıymetli eserlerle haklı bir şöhret kazanan değerli yazar Yılmaz Öztunanın "Tarih Sohbetleri"ni üç cilt halinde sunmaktan şeref duyar.

Yazar istatistikleri

  • 160 okur beğendi.
  • 1.181 okur okudu.
  • 64 okur okuyor.
  • 842 okur okuyacak.
  • 30 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları