Yunus Emre

Yunus Emre

Yazar
8.9/10
367 Kişi
·
1.301
Okunma
·
814
Beğeni
·
14bin
Gösterim
Adı:
Yunus Emre
Unvan:
Ozan
Doğum:
Eskişehir, 1240
Ölüm:
Eskişehir, 1321
Tasavvuf şiirinin en önemli temsilcisidir. Hayatı hakkında çok az şey bilinen Yunus Emre’nin, on üçüncü yüzyılın ikinci çeyreği ile on dördüncü yüzyılın ilk çeyreğinde yaşadığı düşünülmektedir. Bazı araştırmacılar Sarıköy’ de yaşadığını, bazılarıysa Karamanlı olduğunu düşünür. Hacı Bektaş Veli’nin bir eserine dayanarak Sarıköy’de yaşadığı ihtimali daha güçlü görünmektedir. Ölümü 1320 olarak kabul edilen Yunus Emre’nin seksen iki yaşında öldüğü söylenir. Buna göre doğum tarihi de 1238 yılına denk gelmektedir. Yunus Emre’nin eserleri yaşamı hakkında bazı bilgiler içermektedir. Bütün bir Anadolu’yu dolaştığı, Mevlana’yı gördüğü eserlerinde geçen cümlelerden anlaşılmaktadır.

Destansı Yaşamı

Yunus Emre’nin yaşamı halk arasında söyle anlatılmaktadır: Yunus Emre küçükken okula gitmiş ama alfabeyi bir türlü öğrenememiştir. Bunun üzerine okulu bırakıp köyünde çiftçilik yapmaya başlamıştır. İlerleyen yıllarda kıtlık olur. Yunus ta kıtlıktan etkilenir. Kırşehir’e yakın Sulucakarahöyük’te Hacı Bektaş Veli adlı biri olduğunu ve kapısına gelen ihtiyaç sahiplerini eli boş göndermediğini duyar. Bunun üzerine Hacı Bektaş Veli’nin yanına gitmeye karar verir. Yolda giderken eli boş gitmemek için alıç toplar. Hacı Bektaş Veli’nin dergâhına varır. Hacı Bektaş Veli, Yunus’un samimi ve saygılı davranışlarından çok memnun kalır. Yunus’un buğday için geldiğini öğrenince “Sorun bakalım buğday mı ister, himmet mi?” der. Bu sözleri duyan Yunus “ Ben himmeti ne yapayım, karın doyurmaz ki, bana buğday gerek,” der. Buğdayını alan Yunus yola çıkar.

Yolda giderken buğdayı aldığına pişman olan Yunus, geri döner. Hacı Bektaş Veli’nin huzuruna çıkar ve buğdayı istemediğini himmet istediğini söyler. Hacı Bektaş Veli “O söylediğin artık geçti biz o anahtarı Taptuk Emre’ye verdik,” der. Yunus, bunun üzerine Taptuk Emre’yi bulmak için yola çıkar. Taptuk Emre’yi bulur ve ona durumu anlatır. Taptuk Emre’nin dervişi olur ve dergâha odun taşımakla görevlendirilir. Kırk yıl odun taşıdığı dergâha bir tek eğri odun getirmez. Sebebini soranlaraysa “Bu kapıdan içeriye odunun eğrisi bile giremez,” der. Taptuk Emre kızını Yunus ile evlendirir ama Yunus şeyhinin kızına kendisini layık görmediği için kıza elini sürmez. Onun tek amacı erenler mertebesine ulaşmaktır. Yunus bir türlü erenler mertebesine ulaşamadığını düşünüp, üzülür ve Taptuk Emre’nin yanından ayrılır.

Taptuk Emre’den ayrı geçirdiği zaman içinde başından geçen bazı olaylar sonucunda Yunus istediği mertebeye ulaştığını anlar. Tekrar Taptuk Emre’nin yanına döner ama Taptuk Emre’ye mahcup olduğu için önce karısı ile görüşür. Şeyhinin kendini affetmesini ister. Kadın “Bilirsin gözleri görmez, sen kapının eşiğine yat. O sabah namazına kalktığında ayağı sana dokunur. Bu kim diye bana sorar. Ben de Yunus, derim. Eğer hangi Yunus derse ses çıkarmadan çek git. Yok, eğer bizim Yunus mu derse, kalk şeyhinin eline sarıl,”der. Kadının dediğini yapan Yunus şeyhinin “Bizim Yunus mu?” sorusu üzerine kalkar şeyhini ellerine sarılır. Bu olaydan sonra da Yunus’un hayatını kaybettiği söylenir.

Sanat Yaşamı

Yunus Emre sanat yaşamında halka, halkın dili ile hitap etmiştir. Yani Türkçe’yi çok güzel kullanmıştır. Öz Türkçe ile eserler vermiştir. Bu da Yunus’un her zaman okunup anlaşılmasında önemli bir rol oynamıştır. Yunus’un şiirleri tasavvuf ağırlıklıdır. Tasavvuf; ruhunu temiz tutmak, Allah sevgisini kalbinde yaşamak, Allah’ı öylesine sevmektir ki cennet için değil, onun sevgisine erişebilmek için uğraş vermek, ömrünü bu yola adamak demektir. İşte Yunus şiirlerinde genellikle bu konuları işlemiştir. Onun hoşgörüsü de çok önemlidir. “Yaratılmışı hoş gördük, yaratandan ötürü,” diyebilecek olgunluktadır. Yunus Emre bir halk şairi değil halkın şairidir. Öylesine çok sevilmiştir ki Anadolu’nun çeşitli yerlerinde adına anıt mezarlar yaptırılmıştır. Aruz ölçüsü ile de şiirler yazmıştır ama onun en güzel şiirleri hece ölçüsü ile yazdıklarıdır. Yunus Emre’’nin “Risalettü’n- Nushiyye” ve “Divan” olmak üzere iki eseri vardır. Eserlerine başka âşıkların eserleri karıştıysa da sonradan bunlar ayıklanmıştır.
Bir gez gönül yıktın ise, kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi, elin yüzün yumaz değil
Yunus Emre
Altın Kitaplar Yayınları
Nazmiye Şen
Nazmiye Şen Dil Söyler Kulak Dinler Kalp Söyler Kâinat Dinler'i inceledi.
104 syf.
·1 günde·10/10
Taner Şanlıoğlu'nun müthiş yorumları eşliğiyle ruhunuzun derinliklerine dingin bir yolculuk Yunus Emre.. Çok güzel bir kitaptı. Özellikle Ramazan gibi bir rahmet ayında ve Covid 19 sebebiyle eve kapanan herkes açısından içimize dönmek için bir fırsat içinde yaşadığımız bu süreç. Özümüze dönmek, kendimizi dinlemek, sessizliğin müthiş sesinde kaybolmak için rahmet ayının çağlayanında yıkayalım ne kadar kir, pas, tortu varsa ruhumuzda... Her sayfasını yudum yudum içtim. Uzun uzun düşündüm. Ve çok şey idrak ettim. Her sayfada hafiflediğimi hissettim. Bazı kitaplar iyi ki varlar.
380 syf.
·Puan vermedi
Bizim Yunus'un inci gibi değerli sözlerinin bir divanda toplanmış eseri.Beyitleriyle ; dinin , aşkın özünü Oğuz lehçesiyle anlatmış biz ötelerde ki yoldaşlarına.Fayda anlamı olarak dipsiz bir kuyu iken , kelime anlamıyla araştırıp kelime haznemizi genişleteceğimiz kelamlar.Hatırlatır her sözü ile ölüm hakkını ;
"Hay gel amel edelim elimiz erer iken
Ecel erer ansızın ermeyiz sanımıza"
141 syf.
Yunus Emre, ele aldığı ahlaki kavramları zaman zaman konuşturarak teatral bir hava yaratmıştır. Ahlaki çöküntülerin karşısına çıkardığı tezatlarla, nefisleri alt etmiştir. Hırsa karşılık kanaat, kibre karşılık tevazu, öfke ve gazaba karşılık sabır, haset ve cimriliğe karşılık cömertlik, iftira ve gıybete karşılık da doğruluk kavramlarını öne sürmüş ve onları bir çatışmanın içerisine sokmuştur. İyi, güzel olan ahlaki değerler her fırsatta galip gelmiştir. Özünde nasihat etmek olan kitap, dervişler ve halk için öğretici bir eser niteliği olmasının yanı sıra, edindirdiği ilkelerle birlikte Türkçe’nin geniş bir anlatım olanağına sahip olduğunu ortaya koymuştur.

Detaylı inceleme: https://www.academia.edu/...rın_İncelenmesi
141 syf.
Yunus Emre binlerce kişisel gelişim kitabının yalandan vaat ettiğini gerçekleştirebilen bir âlim ,
Yunus Emre insanlığın en değerli aynası,
Yunus Emre hümanizmin ta kendisidir,
Yunus Emre psikolojinin piri,
Yunus Emre gönül,ruh şifacısı,
Yunus Emre varoluş hastalığının en büyük doktoru, Yunus Emre en büyük Aşk'a gönül vermiş hak yolcusu.
Anlatmaya kelimelerim yetmiyor ...

Yolunu bulamadan dünyada sürüklenen ruhunuza, amaçsızlıkla geçen yıllarınıza, boşa geçen bir ömre oturur ağlarsınız. Sonra Yunus Emre'den bir satır okursunuz sizi yaralarınızı sarar , göz çeşmenizi tamir eder , "Olsun be yaradan var! ,Sanma zâlimin ettiği kârdır."diye geçirttirir içinizden .

O kadar yalın akıcı bir dille yazılmış ki eser Cemal Süreya'nın dediği gibi ;
"Yunus ki süt dişleriyle Türkçenin
Ne güzel biçmişti gök ekinini " Herkes çok rahat keyif alarak okuyabilir.Edebiyat derslerinde duyup taa şimdi okuduğum için ah be dedim!
Siz ah be demeyiniz ! Mutlaka okuyunuz!
380 syf.
·2 günde·10/10
Yalancı dünyaya konup göçenler
Ne söylerler ne bir haber verirler
Üzerinde türlü otlar bitenler
Ne söylerler ne bir haber verirler
Kiminin başında biter ağaçlar
Kiminin başında sararır otlar
Kimi masum kimi güzel yiğitler
Ne söylerler ne bir haber verirler.


Merhabalar.
Okumayan tüm arkadaşlara şiddetle tavsiyemdir. Anlamını bilmediğim bazı kelimeler olmasına rağmen şiirin bütünlüğü sizi bu kelimeleri tahmin etmeye itiyor ki çok sevdim bunu . Ve büyük bir kısmını da doğru tahmin ettim. Benim için bir bulmaca gibiydi kitabı okuması. Ölüm den yaşamdan doğruluktan bir sürü konudan bahseden yunus emre 72 milleti aynı görüp ayrım yapmaksızın, ruhun ölümsüz olduğuna ölenin sadece hayvan olduğuna ruhlarımızın hep varolacağına değiniyor . Sevginin ve aşkın şairi bence yunus emredir ve bu konu da nirvana olduğunu düşünüyorum. Kesinlikle okuyun. Bilmediğiniz kelimeleri zihninizde bulmaya çalışın. Çok zevk alacaksınız ve size çok şey katacak buna eminim.

Bu dünya bir gelindür yeşil kızıl donanmış

Kişi yeni geline bakubani toyamaz ..

Aldanmamak lazım dünya yeni süslü bir gelindir . Yenidir eskiyecektir ..

Selametle
140 syf.
·5 günde·9/10
Uzun süre okumak isteyip de okuyamadığım bir kitaptı. 100 Temel Eser içerisinde olması zaten benim okumam için sebepti. Tabi okumaya iten TRT 1' de Yunus Emre'yi anlatan dizi de oldu ya neyse... Kitaba geçelim...

Benim okuduğum yayınevi Kumsaati'ydi. Dili baya ağır geldi bana. Yabancı kelimeler çoktu ama içerisinde alınacak alıntılar ve o dersler harika.. Tüm şiirler dörtlükten olmuşmuş. Şiirlerin en son satırı en can alıcı nokta olmuş ve kendi ismiyle bağlamış. İçerisindeki şiirlerin yarısı ilahi olmuş. Tasavvufi yönünü hiç dememe gerek yok zaten özdeşleşmiş bir isim.

Kısa bir kitap gayet güzel ve okunulabilir. Lütfen güzel bir yayınevinden güzel bir dille okumanızı tavsiye ederim. Ağır kelimeler sizi uzaklaştırmasın... İyi okumalar...
Nurhan Işkın
Nurhan Işkın Yunus Emre'den Yüreğinizi Isıtan Sözler ve Hikayeler : Kokulu Kitap'ı inceledi.
352 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Eser, Türk ulusunun yetiştirdiği en büyük tasavvuf erlerinden biri olan Yunus Emre hakkında kayıtlara geçmiş çok az şey bilinmekte olduğunu özellikle vurgulayarak başlıyor...

Yunus Emre'nin eserleri arasında yer alan, Yunus Divanı'nda toplanmış şiirleri aruz ve hece ölçüleri ile yazılmış olan en bilindik Divan'ıdır. Bu eserin 15. yüzyılda kopyalandığı bilinmekle beraber eser Süleymaniye Kütüphanesi- Fatih bölümünde bulunan el yazması kopyasıdır. Fakat bu yapıtın aslı veya en eski kopyasının olup olmadığını saptamanın çok zor olduğu bilinmektedir...

Yunus Emre, Allah'a ulaşmanın yolunun insanı sevmekten geçtiğini anlayabilmesi için, önce Hacı Bektaş Veli'nin dergahını ziyaret eder ve sonrasında Taptuk Emre'nin dergahında doğru yola çıkar....

Bu dergahta mürid oluşunun ve ölümüne kadar yaşadığı olay örgüsünü kısa hikayeler halinde okurlar ile buluşturan eser, okurken insanın kendini görmesini sağlayan bir kitap olmuş...


Yunus Emre'nin şiirlerinin yer aldığı, tasavvuf ve aşk hakkında yazılmış Yunus'u Yunus yapan, aşka ve sevgiye daha farklı bakmamızı sağlayacak olan bu kitap, şiirler de ki aşk ile insanın yüreğinin ısınmasına sebep oluyor...
100 syf.
·Beğendi·10/10
Yunus Emre şiirleri kitabındaki her bir şiiri çok güzel buldum. Yunus Emre çok büyük bir yazar'dır. Okuduğum ilk kitabı bu oldu ve onun diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum. Beğendim. Güzel bir kitaptı okumayanlara tavsiye ederim. Keyifli okumalar:)
240 syf.
·10/10
Hiç Yunus Emre' yi , şiirlerini ve hayatını okudunuz mu ? Yapmadıysanız mutlaka yapın derim . Daha önce birbiri kıssa da hayatini okumuştum ama şuan derinden şairlerine hayatına vakıf olunca daha çok düşündüm ve anladım. Dinine , nefsine , kendi benliğiyle mucalesine hayran olmamak elde değil. Özellikle hocası Taptuk Emre hazretleriyle arasındaki inanılmaz bağ beni derinden etkiledi. Kesinlikle okuyup araştırmanızı öneririm çok düşünüp derinden duygulanacaksınız.
140 syf.
"Yunus Emre Divanı'ndan Seçmeler" adlı kitabını, 7. sınıfta, bir gün sınıfça kitap fuarına giderken almıştım. Aldığım o gün, okumaya başladım.Yunus Emre'nin şiirlerini...
Kitabın dili biraz ağır olsa da, şiirlerinin hepsi muhteşemdi..
Yunus Emre'nin şiirlerinin kulaklarınızda ninni, dilinde ilâhi olarak çınlayıp durduğunu hayretle farkedeceksiniz. Bu güzel kitabı herkese tavsiye ederim..

Yazarın biyografisi

Adı:
Yunus Emre
Unvan:
Ozan
Doğum:
Eskişehir, 1240
Ölüm:
Eskişehir, 1321
Tasavvuf şiirinin en önemli temsilcisidir. Hayatı hakkında çok az şey bilinen Yunus Emre’nin, on üçüncü yüzyılın ikinci çeyreği ile on dördüncü yüzyılın ilk çeyreğinde yaşadığı düşünülmektedir. Bazı araştırmacılar Sarıköy’ de yaşadığını, bazılarıysa Karamanlı olduğunu düşünür. Hacı Bektaş Veli’nin bir eserine dayanarak Sarıköy’de yaşadığı ihtimali daha güçlü görünmektedir. Ölümü 1320 olarak kabul edilen Yunus Emre’nin seksen iki yaşında öldüğü söylenir. Buna göre doğum tarihi de 1238 yılına denk gelmektedir. Yunus Emre’nin eserleri yaşamı hakkında bazı bilgiler içermektedir. Bütün bir Anadolu’yu dolaştığı, Mevlana’yı gördüğü eserlerinde geçen cümlelerden anlaşılmaktadır.

Destansı Yaşamı

Yunus Emre’nin yaşamı halk arasında söyle anlatılmaktadır: Yunus Emre küçükken okula gitmiş ama alfabeyi bir türlü öğrenememiştir. Bunun üzerine okulu bırakıp köyünde çiftçilik yapmaya başlamıştır. İlerleyen yıllarda kıtlık olur. Yunus ta kıtlıktan etkilenir. Kırşehir’e yakın Sulucakarahöyük’te Hacı Bektaş Veli adlı biri olduğunu ve kapısına gelen ihtiyaç sahiplerini eli boş göndermediğini duyar. Bunun üzerine Hacı Bektaş Veli’nin yanına gitmeye karar verir. Yolda giderken eli boş gitmemek için alıç toplar. Hacı Bektaş Veli’nin dergâhına varır. Hacı Bektaş Veli, Yunus’un samimi ve saygılı davranışlarından çok memnun kalır. Yunus’un buğday için geldiğini öğrenince “Sorun bakalım buğday mı ister, himmet mi?” der. Bu sözleri duyan Yunus “ Ben himmeti ne yapayım, karın doyurmaz ki, bana buğday gerek,” der. Buğdayını alan Yunus yola çıkar.

Yolda giderken buğdayı aldığına pişman olan Yunus, geri döner. Hacı Bektaş Veli’nin huzuruna çıkar ve buğdayı istemediğini himmet istediğini söyler. Hacı Bektaş Veli “O söylediğin artık geçti biz o anahtarı Taptuk Emre’ye verdik,” der. Yunus, bunun üzerine Taptuk Emre’yi bulmak için yola çıkar. Taptuk Emre’yi bulur ve ona durumu anlatır. Taptuk Emre’nin dervişi olur ve dergâha odun taşımakla görevlendirilir. Kırk yıl odun taşıdığı dergâha bir tek eğri odun getirmez. Sebebini soranlaraysa “Bu kapıdan içeriye odunun eğrisi bile giremez,” der. Taptuk Emre kızını Yunus ile evlendirir ama Yunus şeyhinin kızına kendisini layık görmediği için kıza elini sürmez. Onun tek amacı erenler mertebesine ulaşmaktır. Yunus bir türlü erenler mertebesine ulaşamadığını düşünüp, üzülür ve Taptuk Emre’nin yanından ayrılır.

Taptuk Emre’den ayrı geçirdiği zaman içinde başından geçen bazı olaylar sonucunda Yunus istediği mertebeye ulaştığını anlar. Tekrar Taptuk Emre’nin yanına döner ama Taptuk Emre’ye mahcup olduğu için önce karısı ile görüşür. Şeyhinin kendini affetmesini ister. Kadın “Bilirsin gözleri görmez, sen kapının eşiğine yat. O sabah namazına kalktığında ayağı sana dokunur. Bu kim diye bana sorar. Ben de Yunus, derim. Eğer hangi Yunus derse ses çıkarmadan çek git. Yok, eğer bizim Yunus mu derse, kalk şeyhinin eline sarıl,”der. Kadının dediğini yapan Yunus şeyhinin “Bizim Yunus mu?” sorusu üzerine kalkar şeyhini ellerine sarılır. Bu olaydan sonra da Yunus’un hayatını kaybettiği söylenir.

Sanat Yaşamı

Yunus Emre sanat yaşamında halka, halkın dili ile hitap etmiştir. Yani Türkçe’yi çok güzel kullanmıştır. Öz Türkçe ile eserler vermiştir. Bu da Yunus’un her zaman okunup anlaşılmasında önemli bir rol oynamıştır. Yunus’un şiirleri tasavvuf ağırlıklıdır. Tasavvuf; ruhunu temiz tutmak, Allah sevgisini kalbinde yaşamak, Allah’ı öylesine sevmektir ki cennet için değil, onun sevgisine erişebilmek için uğraş vermek, ömrünü bu yola adamak demektir. İşte Yunus şiirlerinde genellikle bu konuları işlemiştir. Onun hoşgörüsü de çok önemlidir. “Yaratılmışı hoş gördük, yaratandan ötürü,” diyebilecek olgunluktadır. Yunus Emre bir halk şairi değil halkın şairidir. Öylesine çok sevilmiştir ki Anadolu’nun çeşitli yerlerinde adına anıt mezarlar yaptırılmıştır. Aruz ölçüsü ile de şiirler yazmıştır ama onun en güzel şiirleri hece ölçüsü ile yazdıklarıdır. Yunus Emre’’nin “Risalettü’n- Nushiyye” ve “Divan” olmak üzere iki eseri vardır. Eserlerine başka âşıkların eserleri karıştıysa da sonradan bunlar ayıklanmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 814 okur beğendi.
  • 1.301 okur okudu.
  • 79 okur okuyor.
  • 1.091 okur okuyacak.
  • 22 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları