Yurdakul Yurdakul

Yurdakul Yurdakul

Yazar
8.9/10
14 Kişi
·
38
Okunma
·
5
Beğeni
·
961
Gösterim
Adı:
Yurdakul Yurdakul
Unvan:
Tıp profesörü
Prof.Dr.Yurdakul Yurdakul, Atatürk'ün yaveri Halil Nuri YURDAKUL'un oğludur...

İlk, orta ve lise eğitimini Niğde ve Adana’da tamamlayıp 1950 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girmiş, son sınıftayken aynı fakültenin Talebe Derneği Başkanlığı’nı yapmıştır.

1957 yılında mezun olan Yurdakul, Genel Cerrahi bölümüne asistan olarak kabul edilip 1970 yılında Kalp Göğüs ve Damar Cerrahi Uzmanı ve 1975 yılında doçent olarak aynı bölümde çalışmaya devam etmiştir. Londra’ya kalp merkezlerinde bilgi ve görgüsünü arttırmak için gönderilmiş; dönüşte Hacettepe Tıp Fakültesi’nde Çocuk Kalp Cerrahisi bölümüne geçip bundan sonraki çalışmaları daha çok doğumsal kalp hastalıklarının cerrahi tedavileri olmuştur. Bu bölümde o zamana kadar ülkemizde hiç yapılmayan birçok doğumsal kalp ameliyatlarında bulunmuştur. Bu arada hastanemizde yapılan ilk Waterston şant ameliyatını 1977 yılında gerçekleştirmiş, sekiz kilogram ağırlığındaki çift ortisli mitral kapağı olan hastaya mitral replasman yapmıştır. (896224-1980)

1977 yılında Kardiok Transpozisyonlu bir hastaya gerçekleştirdiği Mustard ameliyatı (341137-H.F.) ve 1986 yılında V.S.D’li başka bir Transpozisyonlu hastaya yaptığı Senning girişimi (1802559-F.K.) ülkemizde Senning ve Mustard ameliyatı yapılıp sorunsuz yaşayan, bugün 28 ve 35 yaşlarında olan en eski kardiak transpozisyonlu hastalardır.

1994 yılında Triküspit Atrezisi olan bir hastaya hastanemizde ilk defa De-Leval (Cavapulmonay-connection) yapılan hastası da, ciddi sorunları almadan yaşamaktadır. Bu arada iki yıl üniversitemiz Yönetim Kurulu’nda görev almış ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyeleri Dernek Başkanlığı’nda bulunmuştur.

Yurtiçi ve yurtdışında birçok kongrelere katılmış, 80 adet yurtiçi ve yurtdışı yayın yapmıştır. Son yıllarda “Atatürk’ten Hiç Yayınlanmamış Anılar” “Mustafa Kemal’den Atatürk’e” ve “Atatürk’le Yaşanmış Bilinmeyen Anılar” isimli üç kitap yazan Yurdakul’un Atatürk’le ilgili bu dördüncü kitabıdır. Eczacı Ayşe Yurdakul’la evli olup Nuri Atilâ ve Tolga Engin isimli iki oğlu Berrin isimli gelini ve de Doruk isimli torunu vardır.

Yurdakul; 1927-1933 yılları arasında aralıksız 6 yıl Atatürk’ün Koruma Alayı Genel Sekreterliği’ni yapmış, onunla birçok seyahate çıkıp onun yaşadığı birçok olaya tanık olan Halil Yurdakul’un oğludur.
Mussolini,Atatürk hakkındaki düşüncelerini,bir yabancı diplomata saygısızca şöyle açıklamıştı:
''Gece gündüz içer,başka bir şey bilmez.''demiş. Ata da bunu öğrenmişti.
Aynı diplomat bir gün Atatürk'ün huzuruna çıktı.Mussolini ile ilgili düşüncelerini sordu. Atatürk şu yanıtı verdi:
-Zeki adamdır,yalnız sarhoşlardan fazla korkuyor.
Cumhuriyetin ilanından sonra Atatürk,Tarsus'a gelmişti. O'nu karşılayanlar arasında İstiklal Savaşı kahramanlarından Adile Çavuş da vardı. Bu iri yapılı esmer kadın Atatürk'ün önünde yere kapandı,ağlayarak toprağı öptü:
-Bastığın yerlere kurban olayım diyordu.
Baş kumandan çok duygulandı,Adile Çavuş'u yerden eliyle kaldırdı ve:
-Kahraman Türk kadını,dedi. Sen yerde sürünmeye değil,omuzlar üstünde göklere yükselmeye layıksın.Ve öyle olacaksın demişti.
bulunduğu yerlerde emniyet önlemleri alınmadından hoşlanmazdı. Bazen etrafındakileri emir verir kaldırtır ve “Bu asil millet bana ne kurşun atar, ne de attırır.” derdi
Atatürk tarihin büyük devlet adamları içinde en çok kimleri beğenirdi ? 1924 Martının 3.günü Meclis kürsüsünde hilafet nutkunu söyleyerek Yavuz Selim'den hep '' Hazreti Yavuz '' diye bahsetti. En çok taktir ettiği kumandan Timur'du. '' O sizin yerinizde olsa yaptıklarınızı yapabilirmiydi ? '' diyene ''Bunu bilmem,fakat ben onun yerinde olaydım yaptıklarını yapamazdım''.derdi. Fakat yeryüzünde kendisinin en hayran olduğu hiç şüphesiz ki Muhammed'dir.Onun devlet kurmaktaki şefliğine hayrandı. Hiç yoktan devlet kurmak...Kendi yaptığı iş de bu bakımdan ona benzemiyor muydu ? (İsmail Habip Sevük 18 s.61)
Atatürk'ün kalmakta olduğu köşkün balkonundan akşam düşmanların sabotajı sonucu çıkan,İzmir yangınını izlerken yanındaki genç subaylara şöyle diyordu:''Çocuklar,bu manzaraya iyice bakın! Bu alevler bir devrin sona erip yeni bir devrin başladığını gösteren bir yangındır.Osmanlı İmparatorluğu'nun son yüzyıllardaki bütün günahları şu ateşle temizlenirken yeni bir Türk Devleti'nin kuruluşu ve Türk milletinin yükselişi de cihana ilan ediliyor!''.
sofrada genellikle mevsim sebzeleri dışında pilav ve kurufasulye bulunurdu. Lüks sayılan yemekler sofrada bulunmazdı.Hala da konuşulanın tam aksine , böyle gecelerde , en az eğlenceye yer verilirdi...
Birinci İnönü Muharebesi yeni kazanılmıştı. Büyük kahramanlık gösteren ordumuzu onurlandırmak için, bu evi (Çankaya'daki köşk) orduya bağışlamak istiyordu. Bu nedenle, hayat boyu kendilerinin oturmaları kaydıyla, evin tapu yescilini Milli Savunma Bakanlığı'na yaptırmışlardı. (31.5.1921)
Bir gece Erzincan’da kalıp ertesi gün Suşehri’ne doğru yola çıkıldı. Fakat Suşehri’ne varmadan, yolda Atatürk’ün arabası bozuldu. Araba tamiri ile uğraşırken ortalık iyice karardı. Atatürk bu durumda yola çıkmamızın tehlikeli olduğunu, geceyi ormanda geçirmemiz gerektiğini söyledi. Karanlıkta yolu kaybetmekten korkuyorduk. Çünkü o zamanların yolları hemen hepsi birbirine benzeyen köy yollarıydı, rastladığımız köylülere sorarak tozlu köy yollarından sürüp gidiyorduk. Ayrıca dağlarda kol gezen eşkıyanın baskınına uğramak da söz ko­nusu idi.

Ormanda bir şeyler yedikten sonra, Atatürk konaklamak için plan yaptılar. Plana göre her iki saatte değişmek üzere ikişer kişilik nöbet tutulacaktı. Nöbet yerlerini bizzat kendileri tayin ettiler. Bütün ısrarla­rımıza karşın kendilerini de sabaha karşı saat 3-5 arasında Dr. Yüzbaşı Refik Bey ile beraber nöbete koydular. Böylece herkes ve Atatürk nöbe­tini tutmuş, elde silah sabahı etmiştik.
Güneş doğarken uyandığımızda Atatürk ve Refik Bey’in nöbet yerlerinde nöbetlerini tuttuklarını gör­dük. Ufak bir kahvaltıdan sonra, Suşehri’ne doğru hareket edildi.
208 syf.
·Puan vermedi
Ne zaman Atam ile ilgili bir kitap okusam vedalaşmalarım hüzünlü oluyor. Sen Ülkeme gelen güzel varlıksın iyi ki benim yaşadığım topraklarda yasadın iyi ki benim Atamsın.
240 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Atatürk'ün yakın arkadaşı Halil Yurdakul'un oğlu Prof.Dr.Yurdakul Yurdakul'un babasından, Kızkardeşi Makbule Atadan, Hafız Yaşar Okuyan, silah arkadaşı Ali Fuat Cebesoy, milli mücadele kahramanlarından Sadık ATAK, Muhafız Alay Komutanı İsmail Hakkı Tekçe, yaveri Muzaffer Kılıç ve yakın dostlarından dinlediği anıları topladığı kitap. Okurken bu eşsiz komutan ve devlet adamına hayranlığınız bir kat daha artacak..Kitapta sunulan o döneme ait fotoğraflar içinizdeki sevgiyi coşturacak türden...

Yazarın biyografisi

Adı:
Yurdakul Yurdakul
Unvan:
Tıp profesörü
Prof.Dr.Yurdakul Yurdakul, Atatürk'ün yaveri Halil Nuri YURDAKUL'un oğludur...

İlk, orta ve lise eğitimini Niğde ve Adana’da tamamlayıp 1950 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girmiş, son sınıftayken aynı fakültenin Talebe Derneği Başkanlığı’nı yapmıştır.

1957 yılında mezun olan Yurdakul, Genel Cerrahi bölümüne asistan olarak kabul edilip 1970 yılında Kalp Göğüs ve Damar Cerrahi Uzmanı ve 1975 yılında doçent olarak aynı bölümde çalışmaya devam etmiştir. Londra’ya kalp merkezlerinde bilgi ve görgüsünü arttırmak için gönderilmiş; dönüşte Hacettepe Tıp Fakültesi’nde Çocuk Kalp Cerrahisi bölümüne geçip bundan sonraki çalışmaları daha çok doğumsal kalp hastalıklarının cerrahi tedavileri olmuştur. Bu bölümde o zamana kadar ülkemizde hiç yapılmayan birçok doğumsal kalp ameliyatlarında bulunmuştur. Bu arada hastanemizde yapılan ilk Waterston şant ameliyatını 1977 yılında gerçekleştirmiş, sekiz kilogram ağırlığındaki çift ortisli mitral kapağı olan hastaya mitral replasman yapmıştır. (896224-1980)

1977 yılında Kardiok Transpozisyonlu bir hastaya gerçekleştirdiği Mustard ameliyatı (341137-H.F.) ve 1986 yılında V.S.D’li başka bir Transpozisyonlu hastaya yaptığı Senning girişimi (1802559-F.K.) ülkemizde Senning ve Mustard ameliyatı yapılıp sorunsuz yaşayan, bugün 28 ve 35 yaşlarında olan en eski kardiak transpozisyonlu hastalardır.

1994 yılında Triküspit Atrezisi olan bir hastaya hastanemizde ilk defa De-Leval (Cavapulmonay-connection) yapılan hastası da, ciddi sorunları almadan yaşamaktadır. Bu arada iki yıl üniversitemiz Yönetim Kurulu’nda görev almış ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyeleri Dernek Başkanlığı’nda bulunmuştur.

Yurtiçi ve yurtdışında birçok kongrelere katılmış, 80 adet yurtiçi ve yurtdışı yayın yapmıştır. Son yıllarda “Atatürk’ten Hiç Yayınlanmamış Anılar” “Mustafa Kemal’den Atatürk’e” ve “Atatürk’le Yaşanmış Bilinmeyen Anılar” isimli üç kitap yazan Yurdakul’un Atatürk’le ilgili bu dördüncü kitabıdır. Eczacı Ayşe Yurdakul’la evli olup Nuri Atilâ ve Tolga Engin isimli iki oğlu Berrin isimli gelini ve de Doruk isimli torunu vardır.

Yurdakul; 1927-1933 yılları arasında aralıksız 6 yıl Atatürk’ün Koruma Alayı Genel Sekreterliği’ni yapmış, onunla birçok seyahate çıkıp onun yaşadığı birçok olaya tanık olan Halil Yurdakul’un oğludur.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 38 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 34 okur okuyacak.