1000Kitap Logosu
Yusuf Akçura

Yusuf Akçura

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.5
605 Kişi
2.248
Okunma
309
Beğeni
14,3bin
Gösterim
Unvan
Politikacı ve Yazar
Doğum
Ulyanovsk, Rusya, 2 Aralık 1879
Ölüm
istanbul, Türkiye, 11 Mart 1935
Yaşamı
Yusuf Akçora, Kazanlı Yusuf Akçora (Tatarca: Yosıf Aqçura; d. 2 Aralık 1879[1] Ulyanovsk, Simbir - ö. 11 Mart 1935 İstanbul), Türkçülük akımının önde gelen temsilcilerinden olan Tatar yazar ve siyaset adamı. Türk Tarih Kurumu’nun kurucu üyelerindendir. TBMM'de 2, 3 ve 4. dönem İstanbul milletvekili, 5. dönemde 1935'te Kars milletvekili olarak mecliste yer almıştır. 1904 yılında yayımladığı Üç Tarzı Siyaset adlı makalesi Türkçülük akımının manifestosu kabul edilir. Akçora’nın Türkçü düşünce tarihindeki yeri, çağdaşı olan Ziya Gökalp'in gölgesinde kalmıştır fakat Mustafa Kemal Atatürk’ün çalışma arkadaşı olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin kültürel yapısının oluşmasında katkıları olmuştur. Yusuf Akçora'nın Türkçü fikirleri, Sovyetlerin çökmesi ve Orta Asya'daki Türk Devletleri'nin bağımsızlıklarına kavuşmalarıyla yeniden güncellik kazanmıştır.
Üç Tarzı Siyaset
OKUYACAKLARIMA EKLE
Türkçülüğün Tarihi
OKUYACAKLARIMA EKLE
Suriye ve Filistin Mektupları
OKUYACAKLARIMA EKLE
Siyaset ve İktisat
OKUYACAKLARIMA EKLE
Şark Meselesine Dair
OKUYACAKLARIMA EKLE
Hatıralarım
OKUYACAKLARIMA EKLE
Türk Devriminin Programı
OKUYACAKLARIMA EKLE
Cengiz Han
OKUYACAKLARIMA EKLE
Darülhilafet Mektupları
OKUYACAKLARIMA EKLE
Türk Yılı 1928
OKUYACAKLARIMA EKLE
Tarih-i Siyasi
OKUYACAKLARIMA EKLE
Damolla Âlimcan el-Barudî
OKUYACAKLARIMA EKLE
Mektuplarla Suriye-Filistin-Kudüs Seyahati ve Siyonizm Meselesi
OKUYACAKLARIMA EKLE
Aydınlara Düşen Vazife
OKUYACAKLARIMA EKLE
Vural haci
Osmanlı Devleti'nin Dağılma Devri'yi inceledi.
246 syf.
·
350 günde
·
Beğendi
·
7/10 puan
Türk fikir hayatının en önemli mütefekkirlerinden Yusuf Akçura beyefendinin gözünden üç kıtaya hükmetmiş olan Osmanlı imparatorluğunun dağılmasındaki toplumsal ve siyasi önemli olayları okuyorsunuz bilhassa üçüncü selim dönemi olaylar büyük yer kaplamaktadır. Tarih ilgisi olanların keyifle okuyacağı kitap.
Osmanlı Devleti'nin Dağılma Devri
Okuyacaklarıma Ekle
1
8
• Gűntűlű •
Üç Tarzı Siyaset'i inceledi.
80 syf.
·
Puan vermedi
Helloo 1k :) Bugün sayfamı kontrol ederken uzun zamandır inceleme yazmadığımı fark ettim. Yeni bir inceleme yazmak lazım değil mi ;) bakalım nasıl olacak... Yusuf Akçura #48225517 etkinliğine katıldığım için seçtiğim Üç Tarzı Siyaset kitabını bugün itibariyle bitirdim… Bir süredir tarih ve sıyası kitaplar okuyorum sıkıldığınızın farkındayım. Bende ara vermeyi düşünüyorum zaten bu kitaplara ;) Atsız bey’in ''Türk Edebiyatı Tarihi‘’ isimli kitabı son olacaktı normalde ama Yusuf Akçura kitabı son oldu nasıp böyleymiş :) Kitabımız Osmanlı imparatorluğu son dönemlerinde fıkır akımları üzerine yazılmış bir makaledir o yüzden kısa bir tarihi geçmişimizi hatırlayalım… Osmanlı donemı Fıkır akımları: -Osmanlıcılık *Fransız İhtilali’nden sonra etkili olan milliyetçilik (ulusçuluk)jdüşüncesine karşı ortaya çıkmıştır. *“Din, dil, ırk farkı gözetmeksizin Osmanlı sınırları içinde yaşayan herkes Osmanlı vatandaşıdır” fikri esas alınmıştır. *Azınlıkların devlete bağlılığını artırarak Osmanlı Devleti’nin bütünlüğünün korunması amaçlanmıştır. *Genç Osmanlılar Cemiyeti tarafından savunulmuştur. *Ulusçuluk hareketlerinin güç kazanmasıyla beraber etkinliğini kaybetmiştir. -İslamcılık (Ümmetçilik – Panislamizm) *Ülkenin bütünlüğünü korumak amacıyla “Hangi milletten olursa olsun bütün *Müslümanların halifenin etrafında toplanmasının gerekliliği” ilkesi esas alınmıştır. *II. Abdülhamit devrinde, I. Meşrutiyet’e son verilince uygulanmaya başlanmıştır. *Osmanlı dışındaki Müslüman toplumların sömürge durumundan kurtarılması amaçlanmıştır. *I. Dünya Savaşı’nda Arapların ingilizler’le işbirliği yapması, islamcılık düşüncesinin gereken etkiyi gösteremediğinin ve milliyetçiliğin önem kazandığının göstergesidir. -Türkçülük (Pantürkizm – Turancılık) *“Devlet ancak dili, dini, soyu ve ülküsü bir olan toplumla ayakta durabilir” düşüncesine dayanır. *Amaç, Türk birliğinin (Turancılık) kurulmasıdır. *II. Meşrutiyet döneminde İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından iç ve dış politikada uygulanmıştır. *Türkçülük, Yeni Türk Devleti’nin temel ideolojilerinden biri olmuştur. Kıtap hakkında; Yusuf Akçura’nın kaleme aldığı ‘Üç Tarz-ı Siyaset’, bahsettiği konuları ele alışı itibariyle başarılı bir makaledir. Eser, İkinci Meşrutiyetin duyurulmasından dört yıl önce yayımlandığı halde İmparatorluğun sonuna kadar tazeliğini korumuştur. Rusya’da kaleme alınmış, Mısır’da Abdülhamid istibdâdına karşı savaştığını iddia eden Türk gazetesinin 24- 34. sayıları arasında yayımlanmıştır. Bundan sonra Mısır’da ve İstanbul’da olmak üzere iki kez basılmıştır. İstanbul baskısı 1327 yani 1912 yılındadır. Kitapta üç konu üzerinde durulmuştur: +Bir Osmanlı milleti meydana getirmek +Esasını İslamcılıktan alan bir devlet yapısı oluşturmak +Türk milliyetçiliği oluşturmak Yazar; Osmanlıcılık, İslamcılık, Türkçülük diye de adlandırılan bu fikirlerin faydaları, zararları, gelişme aşamaları üzerinde durmuş; bunlardan hangisinin Osmanlı devlet yapısına uygun olduğu üzerine tezler geliştirmiştir. Yazar, bu üç konudan bahsederken bunların her birini ayrı bir bölüm olarak işlemiştir. İlk önce Osmanlılık hakkında yorum yapan Akçura; Osmanlılığın II. Mahmud devrinde başladığını, Abdülmecid devrinde geliştiğini, Ali ve Fuat Paşalar zamanında en iyi duruma geldiğini belirtir. Osmanlılığın önemini yitirmesi ise Batı’da ırka dayalı milliyet anlayışının yayılması ile olur. Yazar, Osmanlılığın faydalarının olduğu gibi zaralarının da olduğunu anlatır. Özellikle, milliyetçilik anlayışının gelişmeye başladığı dönemden itibaren Osmanlı birliği kurmak istemeyi boş bir uğraş olarak görür: “Zannımca artık Osmanlı milleti meydana getirmekle uğraşmak boş bir yorgunluktur.” İslamcılığın, Osmanlıcılığın önemini kaybetmesinin Abdülaziz devrinde başladığını söyleyen Akçura, Avrupa siyasetçilerinin buna ‘Panislavizm’ dediklerini, Abdülhamid’in de bu fikri, fiilî hale getirdiğini belirtir. İslamcılık da Akçura’ya göre uygulanması zor bir fikri harekettir. Yazar; siyasi ve hukukî alandaki eşitlikler kalkınca Osmanlı içinde düşmanlıkların artacağını, dinle ve mezheplerle ilgili tartışmaların oluşacağını iddia eder. “Abdülhamid’in siyaseti, Müslim ve gayr-i Müslim arasındaki nifak ve zıddiyeti artırdı.” Türkçülük fikri, onun üzerinde durduğu son bahistir. Türkçülüğün de olumlu ve olumsuz bazı yönlerini değerlendiren Akçura, Türklerin büyük bir kısmının Müslüman olmasının Türk milliyetçiliğinin oluşmasında önemli bir etken olduğunu belirtir. Fakat büyük bir Türk unsuruna sahip olan Rusya’nın, her zaman için buna engel olmak isteyeceğini, özellikle, Müslüman olup Türk olmayan Türkleşmesine imkân bulunmayan toplulukların, Osmanlı’dan ayrılmak isteyebileceğinin göz önünde bulundurulması gerektiğini söyleyen yazar, böylece Türkçülük akımının da doğuracağı olumsuz sonuçları göstermiş olur. Üç fikri akım hakkında düşüncelerini açıklayan Akçura, bu üçünün de uygulanmasının olumsuz sonuçlara yol açabileceği üzerinde fikirlerini birleştirir. “Osmanlı milleti yaratılması, Osmanlı devleti için faydalara sahipse de gayr-i kâbil-i tatbiktir. Müslümanların veya Türkler’in birleşmesine dönük siyâsetler, Osmanlı devleti hakkında eşit denilebilecek menfaat ve mahzurlar ihtiva etmektedir. Tatbikleri cihetine gelince kolaylıkları ve zorlukları aynı derecede denilebilir.” Yusuf Akçura; okuyucusuna ‘İslamcılık ve Türkçülük siyâsetlerinden hangisinin uygulanması daha iyidir?’ şeklinde bir soru sorup onları, bu konu hakkında düşünmeye davet eder. Eser bu şekilde sona erer. Ve son… Modern Türkiye fikrinin doğuşu ve gelişimi, Türk milliyetçiliği fikrinin tarihi gibi konularda araştırma yapmak isteyenlere tavsiye olunur. :)
Üç Tarzı Siyaset
8.3/10
· 1.467 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
6
45
Mehmet Sırmalı
Türkçülük - Türkçülüğün Tarihi Gelişimi'yi inceledi.
240 syf.
·
7/10 puan
Yusuf Akçura kesinlikle boş bir idealin peşinde koşan hayalperest bir kişilik değildi. Amacı yüce Türk milletinin dilinin yozlaşmadan sıyrılıp özüne dönmesiydi. İttihat ve terakki cemiyetinde yer almış, jön Türklere katılmış, mütareke zamanında Anadolu’ya geçmiş, ilk Meclis’te milletvekilliği yapmış ve Türk tarih kurumu başkanlığı yapmış bir zattır. Yazdığı bu kitapta da Türkçülüğe katkısı olan kişilerin kronolojik sıralamasını yapmış ve kendi üslubuyla değerlendirmiştir. İncelememi çok sevdiğim bir söz ile bitirmek istiyorum. "Bizim ırkçılığımız hayasız bir renk ayrımcılığı değil, Türk'e düşman olan soysuzlara karşıdır!" Hüseyin Nihâl Atsız
5