Ziya Şakir

Ziya Şakir

Yazar
8.4/10
112 Kişi
·
315
Okunma
·
27
Beğeni
·
1.871
Gösterim
Adı:
Ziya Şakir
Unvan:
Son Dönem Osmanlı Gazete, Roman ve Senaryo Yazarıdır.
Doğum:
İstanbul, 1883
Ölüm:
İstanbul, 1959
Ziya Şakir Soku, ( d. 1883 İstanbul- ö. 1959 ) son dönem Osmanlı gazete, roman ve senaryo yazarıdır.
Soku soyadını Soyadı Kanunu devriminden sonra almıştır. Ziya Şakir'in babası Sivas ili Divriği ilçesine bağlı Bahtiyar köyünden, annesi ise Konyalı Hayriye hanımdır. İstanbul Ayasofya yakınlarında bir evde dünyaya gelmiştir. Babasını I. Dünya Savaşında kaybetti.
İlk eseri Köylü Kızı'nı 16 yaşına girdiği 1899 yılında yayımlandı. Genç yaşta yayımladığı eserinin ardından yazılarına mahlas kullanarak devam etti. Yahya Kemal Beyatlı ve Mithat Cemal Kuntay yakın arkadaşlarıydı. Gazete başyazarlığı yaptığı yıllarda hukuk okumaya devam etti. Ayrıca Hanımlara Mahsus Gazete'de ve Çocuklara Mahsus Gazete'de başyazarlık yapmıştır.
Eğitim, savaş ve sürgün gibi nedenlerden dolayı Balkanlar, Halep ve Mısır'da bulundu. Bir ara tarihe olan ilgili nedeniyle Cemiyet-i İnkılabiye derneğine üye oldu. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra vatani piyesler yazdı. 1910 yılında Suphi Nuri İleri ile birlikte Genç Türk Gazetesi'ni çıkartmaya başladı. Gazete 11'nci sayısında kapatıldı. Mehmed Talat Paşa tarafından Mısır'a, ardından Kastamonu ve Sinop'a sürgüne gönderildi.
Yeni harfler ile yazdığı yazılardan oluşan Meçhul Asker tefrikası kalıcı olmuştur Ziya Şakir yaşamı boyunca yaklaşık olarak 300 civarında eser oluşturmuştur.
İslâmiyet’in zuhurundan evvel, cahiliyet devrinde Araplar, esir ettikleri düşmanlarını, boyunlarından bir iple bir ağaca bağlarlar, onların üzerine ok atarlar, bu suretle nişancılıklarını arttırmaya çalışırlardı.

Aynı zamanda, bir kılıç darbesiyle bu esirlerin kellerini uçurmaktan büyük bir zevk alırlardı.
Bu dört sahabeden en yaşlısı, Hazret–i Hâlid idi. O tarihte, seksen yaşını geçkindi. Muâviye, Resûlullah’ın sancağını teberrüken (uğur olsun diye) ona teslim etti.
Üçüncü Halife Hazret–i Osman, âsiler tarafından evinde muhasara edildiği için camiye gidecek halde değildi. Hâlbuki camide cemaat, imam beklemektelerdi.

Halife, Ebu Eyyüb’e haber gönderdi. Onu kendisine vekil ederek kendi yerine imamlık etmesi, için emir verdi. Ebu Eyyüp, Osman şehit oluncaya kadar birkaç gün imamet etti.[7] Lâkin halk tarafından Hazret–i Ali halife seçilir seçilmez, imamet mevkiini ona terk ederek yine evine çekildi.
“Bu mescidin inşasına iştirak edenlere ne mutlu?

Ayakta iken ve otururken, burada Kur’an–ı Kerim okuyanlara ne mutlu

Ve gecelerini uyku ile geçirmeyip de burada ibadetle meşgul olanlara, ne mutlu”

☆Abdullah bin Ravaha☆
Sabah olur olmaz, Hazret–i Hâlid ile refikası ve çocukları derhal Resûlullah Efendimiz’in ikamet buyurdukları odanın kapısı ile evin önüne temizlerlerdi. Nebi–i Zişan Efendimiz’in ziyaretine gelecek olanlara, oraları kirli göstermek istemezlerdi.
Hazret–i Hâlid’in zevcesi, Resûlullah’ın yemeğini pişirirdi. Oğlu Eyyüp, kırba ile kuyulardan su getirirdi. Ve Resûlullah Efendimiz soğuk suyu sevdikleri için uzakta bulunan kuyuları gezer, dolaşır, onların hangisinin suyu soğuk ise ondan getirirdi.
Gördünüz ya? Gidiniz, efendinize söyleyiniz, Kafkas dağlarının temiz havasını taneffüs edenlerin içinde, milletine ihanet edecek adam yoktur.
O tarihte, bugün Eyüp Sultan dediğimiz yere Kozmidyon derlerdi. Burada, Ayamama adını verdikleri bir küçük saray ile bir manastır tesis etmişlerdi.
504 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Nerede başlasam bilemiyorum. Aslında yazacağım kitap için ekstra bir kaynak diye okuduğum bu eser, beni beklediğimden çok daha fazla etkiledi. Kafkasya hakkında açıkçası pek bir bilgim yoktu. Belki de bundan bu kadar etkilenmişimdir, bilmiyorum fakat tarihe ilgisi olanlara kesinlikle tavsiye ediyorum.

Öncelikle düzenlenmesi hakkında bir eleştirim olacak. Övgüleri sonraya saklayalım. :)
Kitapta çok fazla eski sözcük var ve bunların günümüzdeki karşılıkları parantez içinde verilmiş, keşke direk kelimenin yerine yazılsaymış. Çünkü okurken birazcık bu durum rahatsız ediyor ve dikkat dağıtıyor. Umarım bir sonraki baskılarında bu durum düzeltilir.

Dediğim gibi kitap gerçekten beklediğimden fazlasını verdi bana. Bunun dışında Şeyh Şamil'in yaşadıklarını, mücaadelelerini mükemmel karakterini bu kadar geç öğrendiğim için cidden üzüldüm. Bu yüzden Kafkasya'da neler yaşanmış merak ediyorsanız geç olmadan siz de okuyun. Kitap tek düze bir tarih kitabından ziyade roman gibi düzenlenmiş ve bu yüzden okurken içine girmekte zorlanmıyorsunuz. Ziya Şakir'in diğer kitaplarına da göz atabilirsiniz. Ben anlatımından memnun kaldım. İncelemeyi bu kitabı okuyana kadar Polat Alemdar'ın sözü olduğuna inandığım Şeyh Şamil'e ait bir sözle sonlandırmak isterim.

Sonucu düşünmeyin, kitabı alın ve okuyun. Çünkü...

"Sonunu düşünen kahraman olamaz!"
Şeyh Şamil
464 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10 puan
1974 yılı basımı, 590 sayfalık, Ankara'daki bir sahaftan aldığım ciltli bir kitaptı okuduğum. İki kitabı birleştirmişler. Yani aslında iki kitap bir arada. Birinci bölümde ehli beytin yaşadıkları, ikinci bölümde ise Emevilerin yıkılışı Abbasilerin kuruluş hikayesi var. Her iki bölümde de Arap milletinin nasıl bir yapıda olduğunu ırki özelliklerini görüyorsunuz. İkinci bölümde Eba Müslim adında bir Türk Komutanının mücadelesine tanık olacaksınız. Kitabın başından sonuna kadar Arap vahşeti, kalleşliği, acımasızlığı var. Ehli Beyte ve Eba Müslim'e yapılanlara kanınız donacak. Arapların şuan yaşadıklarını daha iyi tahlil edeceksiniz. Çok şey öğrendim. İyiki okumuşum. Akıcı bir üslupla anlatıyor. Mutlaka okuyun.
448 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Orduya siyaset karıştırmanın cepheyi ne hale getirebildiğini anlamak açısından ibretlik bir metin olmuş. Askerin savaşma azmini nasıl etkilediğini görmek için okunmalı.
448 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10 puan
Balkan harbi, tarihimizin en kötü savaşlarından biri olmuştur. Sadece iki hafta içersinde bütün Balkan coğrafyasını kaybedip büyük hakan Fatih Sultan Mehmed'in emaneti evlâdı fatihan ile bağımız kopmuş, tarifsiz acı zulümler yaşanmıştır. Balkan harbinde Yanya, İşkodra ve Edirne müdafaaları ile Türk askerinin şecaati ve imani kuvveti bir kez daha ortaya çıkmıştır. Aylar süren kuşatmada açlığa, susuzluğa, soğuğa ve düşman bombardımanına karşı bedenlerini ortaya koymaktan bir lahza geri kalmayan Türk efradının mekanları cennet olsun. Mehteran ile girdigimiz balkanlardan kan kusup gözyaşı dökerek ayrıldık. Gidenlere rahmet olsun...
464 syf.
·195 günde·8/10 puan
Kitap iki bölümden oluşuyor.İlk bölümde İslam tarihinin büyük faciası Kerbela olayı,ikinci bölümde ise Kerbela'nın intikamını alıp Emevi zulmüne son veren Horasan'Iı Eba Müslüm'ün mücadelesi anlatılıyor.Kerbela olayını tüm ayrıntısı ile okudum,içim yanarak,.....
511 syf.
·10 günde·8/10 puan
Çok eski bir kitap olmasına rağmen günümüz Türkçesi ile anlaşılabilir bir dille yazılmış. İlk yüzelli ikiyüz sayfa gayet iyi ama sonrası masal gibi hikaye gibiydi. Araştırmak lazım pek akla hayale sığmadı. Ama genel olarak güzel insanı farklı alemlere götürüyor
2272 syf.
·93 günde·Beğendi·Puan vermedi
Tarihimizin önemli ve etkili dönemleri arasında sayılır İttihat ve Terakki dönemi. Fakat gerek tarih derslerinden gerekse okuduğum yayınlardan öğrendiğim kadarıyla bildiğimi zannettiğim bu dönemin, içyüzünü bu kitabı okuyana kadar eksik ya da yanlış bildiğimi söyleyebilirim. Yazarın kullandığı akıcı ve etkileyici üslup sayesinde bir hayli teferruata girilmiş olan kitabı okurken sıkılmıyorsunuz. Hem kendi hatıralarından hem de dönemi yaşayanların bilgilerinden de faydalanıp yazdığı bu kitap, İttihat ve Terakki dönemi üzerine yazılmış en derli toplu eserlerden biridir bence. Döneme ve cemiyete tarafsız kalınmaya çalışılmış, güzel bir çalışma olmuş. Döneme ilgisi olanlara tavsiye ederim.
256 syf.
·8/10 puan
1883 doğumlu Ziya Şakir, aynen Reşad Ekrem Koçu gibi özellikle Osmanlı Tarihi için sayılı bilgi hazinelerinden. Ve bir o kadar da bizler tarafından görmezden gelinen tarihçilerden.

Gazetecilikle başlayan yazın hayatı zamanla rotasını tarihe çevirir. Araştırmacı ve resmî belgeli tarih yaklaşımı onu Osmanlı alanında hatırı sayılır bir yere taşımıştır kanımca.

Özellikle Sultan Hamid ve İttihat Terakki için yazmış oldukları fazlasıyla değerli ürünler.

Burada tarihin büyük değerleri olan ve Osmanlı’nın son büyük paşalarından Talat, Enver ve Cemal sizi karşılayacak.

Onların doğumlarıyla başlattığı anlatısını İttihat Terakki, Jön Türkler ve 1. Dünya Savaşı’na da değinerek devam ettiriyor.

Sultan Hamid, Mahmut Şevket Paşa, Halil Kut Paşa, Küçük Mehmed Said Paşa gibi isimlere de çokça değinmekte.

Talat, Enver ve Cemal Paşa üçgeninden fazla savrulmadan anlatılması gerekenlerle ilgili doyurucu bilgiler edinmek isteyenlere..

Yazarın biyografisi

Adı:
Ziya Şakir
Unvan:
Son Dönem Osmanlı Gazete, Roman ve Senaryo Yazarıdır.
Doğum:
İstanbul, 1883
Ölüm:
İstanbul, 1959
Ziya Şakir Soku, ( d. 1883 İstanbul- ö. 1959 ) son dönem Osmanlı gazete, roman ve senaryo yazarıdır.
Soku soyadını Soyadı Kanunu devriminden sonra almıştır. Ziya Şakir'in babası Sivas ili Divriği ilçesine bağlı Bahtiyar köyünden, annesi ise Konyalı Hayriye hanımdır. İstanbul Ayasofya yakınlarında bir evde dünyaya gelmiştir. Babasını I. Dünya Savaşında kaybetti.
İlk eseri Köylü Kızı'nı 16 yaşına girdiği 1899 yılında yayımlandı. Genç yaşta yayımladığı eserinin ardından yazılarına mahlas kullanarak devam etti. Yahya Kemal Beyatlı ve Mithat Cemal Kuntay yakın arkadaşlarıydı. Gazete başyazarlığı yaptığı yıllarda hukuk okumaya devam etti. Ayrıca Hanımlara Mahsus Gazete'de ve Çocuklara Mahsus Gazete'de başyazarlık yapmıştır.
Eğitim, savaş ve sürgün gibi nedenlerden dolayı Balkanlar, Halep ve Mısır'da bulundu. Bir ara tarihe olan ilgili nedeniyle Cemiyet-i İnkılabiye derneğine üye oldu. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra vatani piyesler yazdı. 1910 yılında Suphi Nuri İleri ile birlikte Genç Türk Gazetesi'ni çıkartmaya başladı. Gazete 11'nci sayısında kapatıldı. Mehmed Talat Paşa tarafından Mısır'a, ardından Kastamonu ve Sinop'a sürgüne gönderildi.
Yeni harfler ile yazdığı yazılardan oluşan Meçhul Asker tefrikası kalıcı olmuştur Ziya Şakir yaşamı boyunca yaklaşık olarak 300 civarında eser oluşturmuştur.

Yazar istatistikleri

  • 27 okur beğendi.
  • 315 okur okudu.
  • 11 okur okuyor.
  • 276 okur okuyacak.
  • 6 okur yarım bıraktı.