Zoran Živković

Zoran Živković

Yazar
7.8/10
50 Kişi
·
119
Okunma
·
7
Beğeni
·
1.095
Gösterim
Adı:
Zoran Živković
Unvan:
Sırp yazar, araştırmacı, mütercim
Doğum:
Belgrad, Sırbistan, 5 Ekim 1948
1973 yılında Belgrad Üniversitesi Filoloji Fakültesi'nde edebiyat kuramlı genel edebiyat bölümünden mezun oldu. Yine aynı okulda 1979 yılında yüksek lisansını ve 1982 yılında da doktorasını tamamladı. 2003'te, "Başka Zaman Kütüphaneleri" adlı yapıtıyla Dünya Fantezi Ödülü'nü aldı.

Živković, Başka Zaman Kütüphaneleri (The Library, 2002; Çeviri: Cumhur Orancı, İstiklal Kitabevi, 2006) Armağan Zamanlar (Time Gifts; 1997; Çeviri: Banu Irmak, İstiklal Kitabevi, 2006), dışında, Contemprories of Future (1983; Geleceğin Çağdaşları), First Contact (1985; İlk Temas), Starry Screen (1984; Pırıltılı Ekran), Encyclopedia of Science Fiction (1990, Bilimkurgu Ansiklopedisi), The Fourth Circle (1993; Dördüncü Halka), Essays on Science Fiction (1995; Bilimkurgu Üstüne Denemeler), The Writer (1998; Yazar), The Book (1999; Kitap), İmkansız Karşılaşmalar (Impossible Encounters, 2000: Çeviri: Serpil Çağlayan, İstiklal Kitabevi, 2007) Seven Touches of Music (2001; Müziğin Yedi Dokunuşu), Steps Through the Mist (2003; Sislerin İçindeki Adımlar), Hidden Camera (2003; Gizli Kamera), Compartments (2004; Kompartımanlar), Four Stories Till The End (2004; En Sonuna Kadar Dört Öykü), Twelve Collections And The Teashop (2005; On İki Koleksiyon ve Çayhane) adlı kitapların yazarıdır.
Çok zaman önce okumanın televizyon önünde ömür törpülemekten çok daha işe yarar ve zevkli bir şey olduğunu keşfetmiştim.
Soylu bir kütüphane aşağı yukarı bir mideyi andırır. İçine neyin girip çıktığına çok dikkat etmek gerekir.
Yazarların kokusu olur. Bir yazar yazmakta ne kadar zorlanırsa, kokusu o kadar keskindir. Bunu bilmiyor muydun?
"Sadece cahil ve bilgisiz kişiler bir kitabın kapağına bakılarak o kitap hakkında bir hüküm verilemeyeceğini iddia edebilirler. Onlara göre, büyük bir eserin paketi nasıl olursa olsun, eser daima büyüklüğünü korur. Saçmalık! Paket, içindeki ürün kadar kaliteli olmalıdır. Mesela, siz şimdi kalkıp lüks bir eşyayı gazete kâğıdına sarar mısınız? Zaten eğer büyük edebiyat eserleri eşyaların en lüksleri arasında sayılmayacaksa, büyük edebiyat ne işe yarar ki?"
Zoran Živković
Sayfa 118 - Zepros Yayınları, 2.baskı
"Kitap okumamanın büyük bir günah olabileceğini hiç düşünmemiştim."
"Değil. Ancak yine de eğer olsaydı, dünya yaşamak için çok daha iyi bir yer olurdu."
192 syf.
·2 günde·7/10
Victor Hugo'nun güzel bir sözü vardır. "Kitaplık kurmak, ibadethane kurmak kadar kutsaldır" der. Bir cümle ama idrak edebilen için son derece manidar.

Tarihte bir yolculuğa çıkarsak eğer geçmiş dönemlerden bu yana kütüphanelerin gelişmiş milletlerin en önemli unsurlarından biri olduğunu görürüz. Tarihte pek çok şehir; içinde yer alan kütüphaneler, alimler, okuyan, düşünen insanlar sayesinde meşhur olmuştur. Geçmişin derinliklerinde durum bu iken geldiğimiz noktada, güzel ülkemde kitap okuma oranının %4'lerde olması içler acısı.

Bir kütüphane oluşturmak, kitapların her birine bağlanmak, onları eve gelen ve hiç gitmesin dediğimiz bir misafire gösterilen özen niteliğinde kütüphanede muhafaza etmek emek ister. İşte tam da bu yüzden kütüphaneler önemlidir. Ziyaret ettiğimiz evin havasını solumamızı sağlar, insanların fikir dünyası hakkında bilgi verir. Bir de kütüphanesiz evler vardır ki, onlardan söz etmek istemiyorum bile. Bir nevi kimliksiz, amaçsız bir hayatı simgeler benim gözümde. Biz güzel şeyler konuşalım ve Zoran Zivkovic'in bambaşka kütüphanelerini ziyaret edelim.

Eser birbiriyle bağlantısı olmayan altı öyküden oluşuyor. Her öykünün teması kitaplar ve kütüphaneler. Gece Kütüphanesi, Ev Kütüphanesi, Soylu Kütüphane gibi isimlere sahip hikâyeler. Yalnız bildiğimiz klâsik tarzda başı ve sonu belli hikâyeler yok bu eserde. Sonunu okuyucunun bağlayabileceği, ucu açık hikâyeler... Benim içlerinde en beğendiğim Gece Kütüphanesi isimli hikâye oldu. Her bir hikâye okuyucuya bir de mesaj veriyor. Verilen mesaj da okuyucunun hayal gücünün genişliğine göre şekilleniyor. Yazarımızın yaratıcı yazarlık konusunda uzman biri olduğu ve bu konuda eğitimler verdiği düşünülürse ne demek istediğim daha net anlaşılır. Yani hikâyeleri okuyunca yazarın alanında ne kadar başarılı olduğunu görmemek mümkün değil.

Hikâyelerde okuyucuya verilen mesajlar son derece anlamlı ve hikâyeyle bir bütünlük içinde. Kitabı okumaya başladığımda her bir hikâyenin son kısımda birbiriyle kesişeceğini düşünmüştüm fakat yanılmışım. Hikâyelerin her biri kapının ardında yer alan şahsına münhasır birer tablo gibi yer edindi zihnimde. Her bir kapı, arkasında zengin manalar barındıran bir tablo saklıyor. Kitaptaki harflerin puntosu oldukça büyük ve sayfa sayısının az olması kitabı hiç sıkılmadan, bir çırpıda okumanızı sağlıyor. Hâlâ başka zaman kütüphanelerini ziyaret etmediyseniz belki bu alıntı ziyarete vesile olur. Bol kitaplı okumalar dilerim. :)

"Soylu bir kütüphane, bir mideye çok benzer. İçine neyin girip çıktığına çok dikkat etmek gerekir. Sadece özel ve uygun özelliklere sahip olanların soylu bir kütüphaneye girmesine izin verilmelidir. Eğer oraya ait olmayan bir kitap, bir yolunu bulup kütüphaneye girerse, hazmedilemeyecek bir şeyi dikkatsizce yutmak gibi bir durum ortaya çıkar; mide bulantısı ve kusmayla sonuçlanır."
192 syf.
·9/10
Romandan ziyade bir öykü kitabı gibi aslında. Son kısımda bir birleşme var ama bana göre bir öykü bu. Bu durum kitabı kötü yapmıyor. Bence çok etkileyici hikayelerden oluşan bir yapıt. Hayalgücünü harekete geçiren bir eser, elinizden bırakamıyorsunuz.
Kitaba ve kütüphaneye dair aklımıza pek de gelmeyecek fanteziler var. Geceyarısı kütüphanesi benim favorim. Okumayı kaçırmayın.
192 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Kitap 7 tane öyküden oluşuyor. Okurken her bir öyküden ayri zevk aldim. Bence okuyucunun hayal gücünü de devreye sokan harika bir yapit. Fantastik olaylarin islenmesi okurken heyecan veriyor. Bitsin istemedigim bir kitap oldu. 2. öykü olan "Ev Kütüphanesi" en beğendiğim öyküydü🤗
192 syf.
·1 günde·9/10
http://www.instagram.com/sanatdolusu
.
⭐ 2003 yılı dünya fantazi ödülü sahibi olan bu 135 sayfalık kitap 6 öyküden oluşuyor. Adından da anlaşılabileceği gibi öyküler kütüphane ve kitaplar üzerine kurulmuş.
⭐ Bir kitap sever olarak kitap fazlasıyla ilgimi çekti ve bir oturuşta bitirdim diyebilirim. Yazarın dili de sizi okumaya teşvik ediyor.
⭐ En sevdiğin öykü hangisi oldu diye soracak olursanız; hepsi birbirinden güzel ayrım yapmam çok zor ancak illa bir isim vermek gerekirse ilk öykü olan 'sanal kütüphane' diyebilirim. En çarpıcı öykü ise 'cehennem Kütüphaneleri' bana göre.
⭐ Öykülerin hepsi az çok olağanüstü bir durum barındırıyor. Belki de 'bilim kurgu ve kitap' ikilisinin bu kadar güzel işlenmesi, bilim kurgu sevenlerin bu kitabı çok özel bir yere koymalarını sağlayabilir. Arka kapakta yazan " Olağan üstü bir düş gücünün ürünü olan 'Başka Zaman Kütüphaneleri', içinde Pandora'nın kutusunun saklı olduğu bir roman." cümlesi aslında size kitap hakkında güzel bir ipucu vermiş.
⭐ Sırp Edebiyatı için bu kitap,en azından kendi adıma, çok büyük bir şans diyebilirim. Çünkü Sırp bir yazarla ilk tanışmam oldu ve çok beğendim. Yazarın Türkçe'ye çevrilen 2 kitabı var diye biliyorum. Diğer kitabı ' Gizli Kamera' yine Zepros Yayınevinden çıkmış ve en kısa sürede onu da okumak istiyorum.
⭐ Oldukça uygun fiyata sahip bu kitabı ben kitapları seviyorum diyen herkes alıp okumalı.
134 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Fantastik bir kitap. Altı kütüphane öyküsü içeriyor ve her biri inanılmaz gerçek hissi yaratıyor. Okurken hiç yadırgamıyorsunuz. Fantastik olaylar seviyorsanız bu kitab da çok seversiniz. İçinde çok güzel mesajlar da barındırıyor. Gençler ve çocuklar da çok rahatlıkla okuyabilir.
192 syf.
·Puan vermedi
Kütüphaneler biz kitap tutkunları için her zaman büyüleyici yerler olagelmiştir. O rafların içlerinde ne gibi hazineler sakladığını düşünerek heyecanlanmak, tanıdık bir ciltle karşılaşıp tebessüm etmek, eski kitapların o benzersiz kokusunu içimize çekmek… Hele bir de Bradbury hayranıysanız kütüphanelerin değeri 451 ºF birden artıveriyor gözünüzde.

İşte sırf bu yüzden adını görür görmez ilgimi cezbetti Başka Zaman Kütüphaneleri. Kitabın konusunu araştırdığımdaysa merakım direkt olarak üçe katlanıverdi. Bunun ilk nedeni, “iç içe geçen” altı fantastik kütüphane hikâyesi vadetmesiydi; birbirlerine gönderme yapan ya da bir şekilde bağlanan öyküleri kim sevmez ki? İkincisi Sırp bir yazar tarafından kaleme alınmasıydı; Doğu Avrupa edebiyatından okuduğum eserlerin sayısı iki elin parmaklarını geçmese şimdiye dek beni pişman eden olmamıştı. Üçüncü ve son nedeniyse bu kitabın 2003’te World Fantasy Award’a layık görülmesiydi. Böylece aldım kitabı elime, başladım hevesle okumaya…

M. İhsan Tatari

İncelemenin tamamı: https://kayiprihtim.com/...utuphane-fantastigi/
192 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Fantastik edebiyat sevenler için tadı damağında bırakacak bir kitap "Başka Zaman Kütüphaneleri" 6 öyküden oluşuyor. Sonuncu öykü, kitabın öykülerine hem atıfta bulunuyor, hem de her şeyi derleyip toparlıyor. Öykünün içinden öykülere bakarsak, -"Sanal Kütüphane" güzel bir rus salatasıydı. Benim damak tadıma tam olarak uyması için mayonezin biraz fazla olması gerekirdi. "Ev Kütüphanesi" etli şehriye çorbası tadındaydı. Çok sıcaktı. Bu yüzden üfleye üfleye yedim."Gece Kütüphanesi" biber dolmasını andırıyordu. Biber dolmasının püf noktası olan kıymayla pirinç miktarları gayet güzel tutturulmuştu. "Cehennem Kütüphanesi" çok lezzetli bir vişne pastaydı. Tatlılarla aram iyi değildir, ama bu bambaşka bir şeydi. "En Küçük Kütüphane" beraberinde sütlü kahve getirdi. Ben daha hafif bir şey tercih ederdim- diyor Zoran Zıvkovıc "Soylu Kütüphane" öyküsünde kitabını yerken. Kitaba acıktıysanız size bu menüyü öneririm.
192 syf.
·12 günde·Puan vermedi
Fantezi türünde okuduğum ilk kitaptı. Sanki fantastik bir filmin senaryosunu okuyormuş gibi hissettim. İçinde kısa hikayeler var. Değişik bir tarz denemek isteyenlere öneririm.
İyi okumalar ️
192 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Anlatımı gayet açık ve anlaşılır. Kitap çok güzel yazılmış. Ödül almasından da anlaşılır zaten. Kütüphanelerle ilgili bir roman yazılabilir mi sorusuna karşılık sanki.
192 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Zordur hayatını başkalarının düşüncelerine göre yaşamak. Varsın yargılasınlar seni sen olduğun için. Ama gene de vazgeçme sen olarak yaşamaktan.
Yazarın okuduğum ilk eseriydi fakat elime aldığım anda içine hapsetti. Muazzam derecede akıcı bir dil ve olay örgüsü vardı. Sanırım diğer eserlerini de fazla zaman kaybetmeden okuyacağım.
Kitap hakkında bilgi vermek gerekirse ;
Cenaze levazımatcısı olan karakterimiz' in eline bir sabah bir zarf geçiyor. Zarfın içinde ise bir davetiye var ve davetiye karakterimiz'in hayatını gizlice çeken gizli kamera ekibinden... İlk başlarda olayı kavrayamayan karakterimiz kendini öyle bir düzenin içinde buluyor ki attığı her adımı hesaplayarak atmak zorunda kalıyor. Çünkü artık hayatını başkalarıyla paylaşıyor. Ve olaylar karakterimizi çok zorlu durumlara sürüklüyor... Kitapta toplum konusunda değinilmişti. Ve aslında toplumun hayatımızı şekillendiriş biçimi ele alınmıştı. Ah bu insanlar nederciler sanırım hayatımız hep başkaları ne dere bağlanmış ve bizleri peşinden sürüklemekte. Okurken çok keyif aldım ve kesinlikle tavsiye ederim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Zoran Živković
Unvan:
Sırp yazar, araştırmacı, mütercim
Doğum:
Belgrad, Sırbistan, 5 Ekim 1948
1973 yılında Belgrad Üniversitesi Filoloji Fakültesi'nde edebiyat kuramlı genel edebiyat bölümünden mezun oldu. Yine aynı okulda 1979 yılında yüksek lisansını ve 1982 yılında da doktorasını tamamladı. 2003'te, "Başka Zaman Kütüphaneleri" adlı yapıtıyla Dünya Fantezi Ödülü'nü aldı.

Živković, Başka Zaman Kütüphaneleri (The Library, 2002; Çeviri: Cumhur Orancı, İstiklal Kitabevi, 2006) Armağan Zamanlar (Time Gifts; 1997; Çeviri: Banu Irmak, İstiklal Kitabevi, 2006), dışında, Contemprories of Future (1983; Geleceğin Çağdaşları), First Contact (1985; İlk Temas), Starry Screen (1984; Pırıltılı Ekran), Encyclopedia of Science Fiction (1990, Bilimkurgu Ansiklopedisi), The Fourth Circle (1993; Dördüncü Halka), Essays on Science Fiction (1995; Bilimkurgu Üstüne Denemeler), The Writer (1998; Yazar), The Book (1999; Kitap), İmkansız Karşılaşmalar (Impossible Encounters, 2000: Çeviri: Serpil Çağlayan, İstiklal Kitabevi, 2007) Seven Touches of Music (2001; Müziğin Yedi Dokunuşu), Steps Through the Mist (2003; Sislerin İçindeki Adımlar), Hidden Camera (2003; Gizli Kamera), Compartments (2004; Kompartımanlar), Four Stories Till The End (2004; En Sonuna Kadar Dört Öykü), Twelve Collections And The Teashop (2005; On İki Koleksiyon ve Çayhane) adlı kitapların yazarıdır.

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 119 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 97 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.