Abdülaziz bin Abdullah el-Humeydi

Abdülaziz bin Abdullah el-Humeydi

Yazar
0.0/10
0 Kişi
·
4
Okunma
·
0
Beğeni
·
19
Gösterim
Adı:
Abdülaziz bin Abdullah el-Humeydi
.... Onlar müminleri dinden çıkarmayan günahlar işlemiş olsalar bile kendilerine kardeş olarak görüyorlardı. Onlardan, savaş meydanında kendileriyle savaşanları bile kardeş sayıyorlardı. Hz, Ali'den rivayet edildiğine göre o, Haricilerin amel ve itikattaki farklılıkları sebebiyle büyük bir günah kazanmalarına rağmen kardeşliklerinin sürdüğüne hükmetmiştir. Öyle ki Hz, Ali onları küfürle itham eden veya münafık olduklarına hükmeden kimselere kızmıştır. Bu konuda Îbn Kesir Aljame bin Amir'den şöyle bir rivayet aktarmıştır:"Hz,Ali'ye:'Nehrevanlılar münafık mıdır? diye sorulunca O:' Münafıklar Allah'ı çok az anarlar. ' dedi.' Onlar mümin mifir? diye sorulunca da O:'Onlar kardeşlerimizdir. Bize karşı taşkınlıkta bulundular. Biz de bize karşı taşkınlıkları sebebiyle onlarla savaştık.' cevabını verdi.
(el-Bidaye ve'n-Nihaye, VII/290.)
İslam kardeşliğini zayıflatan unsurlar oldukça çoktur. En önemlileri ise şunlardır:
1)Kötü Ahlak
İslam toplumu içerisinde yayıldığı zaman İslam kardeşliğini zayıflatan unsurların en büyüğü kötü ahlaktır. Bunlar içerisinde de İslam kardeşliği yapısını yıkan unsurların en güçlüsü, aynı zamanda en çirkini, bencillik ve hasettir.
İslam dini, ilişkileri kesintiye uğratan her şeyi haram kılmış, faziletler konusunda yaptığı yönlendirmeler suretiyle de güçlü surlarla İslam kardeşliğini himaye etmiş ve bu sebeple su-i zan, tecessüs(kulak kabartma), yüz çevirme vb. şeyleri yasaklamıştır.
"Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın." (el-Hucurat /12)
2-Asabiyetçilik Propagandası
.... asabiyetçilik:insanın akrabalarını veya aşiretini veya kavmini haksız yere savunmasıdır.
İslam kardeşliğini zayıflatma ve kesintiye uğratma konusunda çok kötü neticeler doğurması sebebiyle Hz, Peygamber(sav) şiddetle asabiyetçiliği yasaklamıştır. Bu konudaki ifadelerinden biri de asabiyetçilik yapan kişiden beri olduğunu ilan etmesidir.
Cubeyr bin Mut'im(ra) 'tan gelen şu rivayette olduğu gibi:
"Asabiyetçiliğe davet eden bizden değildir, adabiyetçilik için vuruşan bizden değildir, asabiyetçilik için vuruşan bizden değildir, asabiyetçilik için öldürülen bizden değildir." (Ebu Davud, Kitabu' l-Edeb 5121.)
İslam kardeşliğinin bariz özelliklerinden bir diğeri ise, İslam'ın Müslümanlara İslam kardeşliğine ilişkin sorumluluk duygusunu zorunlu kılmasıdır. Bu sebeple müslüman,müslüman kardeşinden sorumludur. Bundan dolayı da dosdoğru yola ilişkin nebevi yönlendirişler iman kardeşliğiyle beraber zikredikmiştir.

Bunun en güzel örneklerşnden biri ise Allah Resulü (sav) 'in şu sözüdür :"Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu hakir görmez ve onu yardımsız bırakmaz."
Ya sadece Allah'ı veya sadece putları, ya da sadece Müslümanları veya sadece gayri müslimleri sevecek. Ya sadece İslam'ın rotasına ya da sadece gayri müslimlerin rotasına gönül bağlayacak;ancak bu zıtlıkları birbirine karıştıran gerçek mümin değildir. Bu sebeple Hz, Peygamber (sav) şöyle demiştir:"Kimde şu üç özellik varsa, o gerçekten imanın tadına varmıştır :Allah ve Resulü'nün kendisine bunun dışındaki şeylerden daha hoş olması, sadece Allah içinsevmesi ve ateşe atılmaktan hoşlanmadığı gibi, Allah' ın kendisini iman vesilesiyle kurtardıktan sonra tekrar küfre dönmekten hoşlanmaması. "
İmanın tatlılığı, müminin duyduğu sükunet ve iç huzurudur. Ancak insanın gönül sevgisini Allah'a, Allah Resulüne, İslama ve Müslümanlara has kılmadıkça bu da mümkün değildir.
Yüce Allah, akraba olsalar bile gayri müslimleri dost edinmeyi bize yasaklamış ve bu konuda şöyle diyerek cahiliye ilişkilerine dayananları şiddetli bir azapla tehdit etmiştir"
"Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi(bile) veli edinmeyin. Sizden kim onları dost edinirse, işte onlar zalimlerin kendileridir. De ki:Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız, kazandığınız mallar, kesata uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler dize Allah'tan, Resulü'nden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, artık Allah emrini getirinceye kadar bekleyin. Allah fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez. "(et-Tevbe, 23-24)
Aynı mahalle bile prestij, zenginlik vs. açısından birbirinden farklı konumdaki kimseleri barındırır. Bu farklılık neticede giyim, araç vs. fiziki yaşam koşullarına da yansır.
Ancak mescitlerin varlığıyla bu farklılıklar ortadan kalkar. Çünkü kimsenin kimseye hiçbir üstünlüğü olmaksızın tek bir imamın arkasında saf tutarlar. Bu durum, cemaatle namaz kılmayan nüfuzlu insanların her zaman yoksul insanlara karşı üstün olmayacaklarını anlamaları için bir fırsattır. Böylece onların toplumdaki yoksul insanlara karşı gönüllerindeki büyüklenme duygusu zamanla zayıflar. Ayrıca bu durum, fakirlerin eziklik kompleksinden kurtulmaları ve fakirliğin zenginlerle yan yana saf tutmaya engel teşkil eden bir şey olmadığını anlamaları için bir fırsattır.
..... Kur'an'daki hitaplar "Ey İsrailoğulları", "Ey kavmim" şeklinde özel değil de, "Ey insanlar", "Ey iman edenler" şeklinde genel bir ifade tarzıyla gelmiştir. Evrensel olan bu son dindeki İslam kardeşliği anlayışı, tarihte ilk kez cins farklılıklarına rağmen insanları bir araya getiren bir kardeşlik anlayışıdır.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Abdülaziz bin Abdullah el-Humeydi

Yazar istatistikleri

  • 4 okur okudu.
  • 2 okur okuyacak.