Abdullah Kaya

Abdullah Kaya

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
koseli-arti
coklupaylas
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.3
15 Kişi
okuyor-dolu
35
Okunma
v3_begen_dolu
5
Beğeni
goz
438
Gösterim
Kitaplarını Satın Al
bilgi
Sponsorlu
Doğum
Kozluk, 1947
Yaşamı
Abdullah Kaya 1947 yılında Kozluk’ta doğdu. İlkokulu Kozluk’ta, ortaokulu Batman’da, liseyi Siirt’te okudu. 1975’te Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdi. Öğrencilik yıllarında Disk’e bağlı Tek-Bank-İş Sendikası’nda çalıştı. Üniversiteden sonra 9 yıl boyunca Çalışma Bakanlığı’nda iş müfettişliği yaptı. Kent-Koop toplu konut projesinde görev aldı. 1989 yerel seçimlerinde SHP’den Kozluk Belediye Başkanı seçildi. Daha sonra DEP’e geçti, DEP ve HADEP’te yöneticilik görevlerinde bulundu. 1994’te, görev süresinin bitimine 47 gün kala İçişleri Bakanlığı’nca görevden alındı, tutuklandı. Batman Çağdaş gazetesinde yazıyor. Evli, üç çocuğu ve iki torunu var.
Dağlı değildi Çerxo, ovalıydı, Bekıra mıntıkasından, Şelmo köyünden Teter'e katılmıştı. Altmış yaşını geçmiş olmasın rağmen kilosuz ama çam yarması örneği iri cüsseliliğine tezat, bir tazı çevikliğindeydi. Görmüş geçirmiş, "bilen" bir adamdı.Teter'le birlikte cumhuriyet askerlerine kurşun sıkanların içerisinde dünyayı en fazla gezip gören kişiydi. O dünyanın öbür ucu İstanbul'u dahi görmüştü.
Cemîlê Çeto
Kadirê Bêndur Diyarbekir'e götürüldüğünün dördüncü gününde, Pencinaran aşiretinin reisî Cemilê Çeto ile birlikte asılmaktan kurtulamamıştı. Kadirê Bêndur ölüme gittiği günün sabahında bağdaş kurup iştahlı iştahlı son çorbasını kaşıklarken Cemilê Çeto ya, " Bu işte bir adaletsizlik var, yıllardır bu dağlarda Tırkoya karşı savaşırken en az on zabit, elli asker öldürmüşümdür, ya sen? Sen ise o sıralar sadece yolda gelip geçenleri soyuyordun, cepkesenlik yaparak nam peşindeydin, asılma şerefini; hele hele benimle aynı anda asılma şerefini sana nasıl verirler anlamıyorum!"
Dedem anlatıp dururdu hep; kadınların karnındaki bebeleri bile süngülediler, yüzlerce baş kestiler, ne oldu sonunda; çekip gittiler tabi. Osmanlı'nın askeri somun ekmek düşmanı, ne yapacaktı ki bu dağlarda. Oysa doruklarda ki her in ve mağara barınağımızdır bizim, gerektiğinde taş yeriz biz. Tırkonun askerleri de gidecek dedeleri gibi, muhakkak gidecek.
Bükülmez bir aşiret, bu mıntıka da kendilerine 'Qewmê Çiyê' deniyor. Sıkıştırıldığında en doruktaki, içinde çoluk çocuklarıyla neredeyse bir köyü barındıracak mağaralarıyla ünlü Kermeleh Dağı na sığınıyorlar.
69 öğeden 21 ile 30 arasındakiler gösteriliyor.
;