Abdullah Reha Nazlı

Abdullah Reha Nazlı

Yazar
8.8/10
30 Kişi
·
46
Okunma
·
13
Beğeni
·
595
Gösterim
Adı:
Abdullah Reha Nazlı
Unvan:
Türk Gıda Mühendisi, Girişimci ve Yazar
Doğum:
Kütahya, Türkiye, 1987
Mühendislik fakültesi mezunuyum.

Strateji, psikoloji, felsefe, eğitim sistemi, mühendislik gibi konularda pek çok yazının sahibiyim. 2 kitap ve 1 avangart kitap yazarıyım.

10 yıldan beri web tasarım, 5 yıldır video&animasyon, grafik ve 3D tasarım, 3 yıldır medya sektöründe hizmet vermekteyim. Bu süre içinde freelance veya çeşitli kurumlar için çalıştığım olduğu gibi ajans ve stüdyolar da kurma fırsatı buldum.

Kişi ve kurumlar için 2011'den beri sosyal medya danışmanlığı, 2013'den beri basın danışmanlığı çalışmalarını sürdürmekteyim.

Kitabevi, kitap-cafe, kütüphane-cafe, kitap okuma bahçesi, 12.000 üyeli bir kitap okuma sistemi kurucusuyum.
''Zaman geçirme ve can sıkıntısı kavramları sadece amaçsızlığın yansımasıdır.''
Abdullah Reha Nazlı
Sayfa 216 - Kamer Yayınları
''Einstein; ''Bir not defterinin yapabileceği işi beynime yaptırmam'' dermiş.''
Abdullah Reha Nazlı
Sayfa 186 - Kamer Yayınları
Sosyal ağlar , insanların kişisel bilgilerini internete taşımasıyla başladı. Şimdi internette gördüklerini kişilikleri sanmalarıyla devam ediyor.
Artık bütün cevaplara sahibiz ama doğru soruları soramıyoruz.
Eskiden ortada bilgi olmadığı için iddiaların hükümdarlığı sürerdi. Şimdi interneti de zehirledik. Burcunu öven sayfayı, siyasi görüşüne methiyeler dizen gazeteyi, her fotoğrafı beğenen arkadaşlarını tuttuğu takımı tutmakla doğru karar verdiğini ispatlamaya çalışan siteleri takip eden ; ama yine de ilerlemeye hayalindeki kalabalıklara dönüştük. İnsanlığın aydınlanma arzusu , susuz bir şekilde , denize düştü ölüyor.Bilginin olduğu fakat kullanılmadığı çok vahim bir dönemden geçiyoruz.
"Gıda gibi önemli bir konunun bilimi ve teknolojisi hakkında fikir sahibi olmak,mühendislik mantığını alacak kadar dersler almak ama hayat gündeminin bunlarla değil tam karşısına duran toplum önyargilarinin,alışkanlıkların,geleneklerin,taklitciligin ve ekonomik düzen ile oluşması... Ve işi öğrendiğin şekilde yapmanın hem bürokratik hem de teorik olarak imkansız olduğu bir ülke. "
''Sanki sınav, bilgiyi ölçmek için değil zamanla yarışmak içindir. Sanki bildiğinizi kanıtlamanın yolu hızınızı göstermektir. Sanki öğrenmenin yolu stres yaşamaktır.''
Abdullah Reha Nazlı
Sayfa 242 - Kamer Yayınları
Gıdayı yemek ile eş anlamlı kullanan insanımızın lügatında gıdanın bir karşılığı yok. Gıdanın manası, kutsallığı,uğruna savaşılan bir şey oluşu falan unutuldu, elimizde sadece lezzet ve kalori hesabı kaldı.
Bir şey ne kadar göz önündeyse, insanımız onunla ilgili o kadar az fikir sahibidir. Her gerçek bilgiye zamanla ilaveler yapılır ve her ilavede gerçekten uzaklaşılır.
Okul müfredatında olmayan ya da öğrenilmemiş bir şeyle karşılaşan insanlar her defasında çevresindekilere "bu nedir?" Diye sormazlar, tahmin yürütür, boşlukları kendileri doldururlar. Yaş ilerledikçe bilgiyi kaynağından öğrenme azalır, biliyor gibi yapma yaygınlaşır.
Toplum her şeyi kusursuz yapma ya da hataların sorumluluğunu alma görevini mühendislere verip rahat etmiştir. Bir şeyi mecbur kalmadığımız sürece doğru yapmama alışkanlığı edinmiş durumdayız.
Gıda mühendisi arkadaşım için hediye almıştım ilk olarak bu kitabı. Sonra da yazarının söyleşisini izlemeye gitmiştik beraber. O söyleşi öyle değerliydi ki. Yazarın, idollerim arasına girmesine sebep oldu en başta. Bir de mühendis-okur kavramını dahil etti hayatıma, kitabımı imzalarken. Ki inanılmaz seviyorum bu tabiri.
Her zaman çok yönlü insanlara karşı inanılmaz bir hayranlık duymuşumdur. Sadece tek bir alana odaklanan insanları anlamak ne kadar da zor. Tuhaf Dergi'de Ahmet Mümtaz Taylan ve Hakan Günday'ın sohbetlerinden oluşan bir bölümde "Niçin insanların birden fazla meslekleri olamıyor? Neden tek meslek yapmak zorundalar ki?" Diyordu içlerinden biri (hangisi söylüyordu hatırlayamıyorum ama sohbet genel olarak bu konu üzerineydi.) Ben de aynı şekilde; tek meslek yapmak istemeyen, her hayalinde mühendis-psikolog ve kitapcafe sahibi olan biriyim. Bu yüzden yeni umutlar aşıladı sevgili Reha Nazlı bana. Neden olmasın? Dedi. Üstelik kendisi de hem mühendis, hem yazar, hem girişimci, hem reklamcı... daha bir çok da özelliği var aslında. Bir kitap kafesi bile var. Kendisine benim de hayallerimin paralel olduğundan bahsedince yıllar sonra kitap kafesini bana devretme sözü bile aldım ama Kütahya bana çok uzak maalesef :)
Kitaba gelince; gıda mühendisi değilseniz de okuyun. Hatta gıda mühendisliğine dair hiçbir fikriniz yoksa da okuyun. Zira kitap hayatı anlatıyor. Birbirinden ne kadar uzak görünen iki ya da daha fazla kavram arasında bağlantı kurabilmeyi anlatıyor. Farklı bakış açısı kazanmak için harika bir kitap.
Kitabın Gıda mühendisi ile alakası ne anlamadım.Zaman ayirdigina değecek bir icerik yok içinde,zaman harcadaginiza değmez.Bunun yerine kaliteli bir kişisel gelişim kitabı daha iyi olur.
Gıda mühendisi olarak ilk düşündüğüm içerisinde ağır bilgiler olan sadece gıda mühendisleri vede ona yakın alanlarda eğitim alan, çalışan insanlara hitap eden bir kitap olacağı idi. ( Kabul edelimki önyargılardan tamamen arınmak çok mümkün değil ) Fakat alakası yokmuş okuyunca anladım eğitiminiz yada mesleğiniz ne olursa olsun rahatlıkla okuyabilirsiniz ismine aldanıp içerisinde mesleki ağır terim ve bilgi vardır diye düşünmeyin sakın benim gibi, günümüz gıda sektörünün durumunu anlamanızı sağlıcak bir kitap ve bu sektör tüm insanlığı ilgilendiriyor unutmayalım ki hastalıkların dahi temeli beslenmede yatıyor. Bu sektörüde arz talep doğrultusunda insanlık düzelticek, yada batırıcak. O yüzden bir göz atmanızı tavsiye ederim bir çırpıda okunuyor zaten gayet sade ve akıcı.
Reha beyden imzalı kitabımı bugün bitirdim.Acıkcası ikinci kez başlayışımdı, neden iki derseniz çünkü yazı boyutu başlarında yer alan konular bu kitabın amacı ne dedirtti.Lakin sonra ilerledikçe mühendisligin ve hayatın nasıl paralel ilerleyebilir ligini gösterdi ki benim bu alanda oluşumun asıl sebebi de budur.Dusuncelerini, gözlemlerini beğendim.Yeni mezun gıda mühendisi iseniz bence bu kitapla biraz birikim kazanabilirsiniz.
Reha Bey' in okuduğum ikinci kitabı. Bu eseri de gerçekten okunmaya değer. Kitapta ; teknoloji ve sosyal medya ile ilişkimizi ele alan yazar, Dijital devrime yani Endüstri 4.0 'a adapte mi olduk yoksa onun kölesi mi olduk sorusunu zihnimde canlandırdı. Acaba teknoloji bizim için bir nimet mi? Yoksa esiri olduğumuz bir bağımlılık mı? Sosyal medya platformlarını kuruluş amaçlarını uygun mu kullanıyoruz yoksa tamamen ego tatmini ve sürü psikolojisi ile mi? Peki Dijital Devrim'in gerçek fonksiyonu ve amacı nedir? Nasıl esas amaca geri dönebiliriz?
Hepsi birbirine benziyor. Her biri ötekilerin yaptığını yapıyor. Biriyle konuştum mu, hepsiyle konuşmuşum gibi geliyor. Diyor Andre Gide . Sahi biz sosyal medyayı, teknolojiyi ve interneti yanlış mı anladık?
Kitap tek kelime ile harka. Böyle bir kitabın bizim ülkemizden biri tarafından kaleme alınması gurur verici. Reha Bey sistemi sorguluyor, ama sorgulamakla kalmıyor, kendi hayatından kesitlerle çıkış yoluda gösteriyor, Hani klasik şunu yapma bunu yap diye kitap yazanlar vardır ya, bilirsiniz onları dereye düşse , geçen arkadaşlarla rafting yapıyorduk diye anlatırlar. Bu adam onlardan değil, Ne yapmak gerektiğine değil nasıl yapmak gerektiğinide gösteriyor Diğer kitaplarını da muhakkak okuyacağım. Bizim ülkemizin perspektifinden bakarak kısır döngümüzü çok güzel anlatmış. Kitaptan bir alıntı , ^^Hiç bir şey yapmadan , yapabileceğine dair kanıt göstermeden ; her şeyi yapabilecek potansiyeli olduğunu ispatlama yarışı, toplumun ortak belası oldu .^^

Yazarın biyografisi

Adı:
Abdullah Reha Nazlı
Unvan:
Türk Gıda Mühendisi, Girişimci ve Yazar
Doğum:
Kütahya, Türkiye, 1987
Mühendislik fakültesi mezunuyum.

Strateji, psikoloji, felsefe, eğitim sistemi, mühendislik gibi konularda pek çok yazının sahibiyim. 2 kitap ve 1 avangart kitap yazarıyım.

10 yıldan beri web tasarım, 5 yıldır video&animasyon, grafik ve 3D tasarım, 3 yıldır medya sektöründe hizmet vermekteyim. Bu süre içinde freelance veya çeşitli kurumlar için çalıştığım olduğu gibi ajans ve stüdyolar da kurma fırsatı buldum.

Kişi ve kurumlar için 2011'den beri sosyal medya danışmanlığı, 2013'den beri basın danışmanlığı çalışmalarını sürdürmekteyim.

Kitabevi, kitap-cafe, kütüphane-cafe, kitap okuma bahçesi, 12.000 üyeli bir kitap okuma sistemi kurucusuyum.

Yazar istatistikleri

  • 13 okur beğendi.
  • 46 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 37 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.