Abdurrahman Açıkgöz

Abdurrahman Açıkgöz

Çevirmen
9.3/10
7 Kişi
·
18
Okunma
·
0
Beğeni
·
11
Gösterim
Adı:
Abdurrahman Açıkgöz
Unvan:
Türk Çevirmen
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
272 syf.
·9/10
Es-Selam Dostlar…
Kalbin Simyası. İlk gördüğümde açıkça ifade etmek gerekirse son zamanlarda sırf d i n i kitap kisvesi adı altında ortaya çıkan tamamen tarz yapma amaçlı türedi kitaplardan bir örnek daha dedim:))

Konya da her zaman derim özelikle dini kitaplar anlamında biraz reklam gibi de olacak ama Rampalı Çarşıda ki HÜNER KİTABEVİNİ tek geçerim:))

İncelediğimde yanıldığımı anladım.
Yazarımızın şu cümlesi dahi kitaba bedel derim;
‘’ “En iyi anti-depresan insanlara hizmet etmektir,
eğer depresyondaysanız kendinizle ilgilenmekten vazgeçin ve hizmet edebileceğiniz birilerini bulun.
Allah, sizi ona götürecek bir dünya yarattı.”

Hamza YUSUF…
1977 yılında Müslüman olup çeşitli islam ülkelerinde dini konularda icazet almış.
Ardından ABD ye yerleşmiş ve islami ilimlerin geleneksel metodlar ile eğitimine önem vermiş ve hayalini kurduğu İlk Müslüman Beşeri İlimler Üniversitesini kurmuş.

Kitaba gelince;
Dikkatli bir şekilde yazıldığı ilk gözüme çarpan unsur.
Moritanyali Alim Muhammed Mevlüd el-Moritani isimli bir zatın Mutahharatul Kulub adlı eser ve İmam Gazalinin İhya’sından faydalanılarak kaleme alınmış.
Bir nev’i şerh tarzında bir eser de diyebiliriz.

Hepimizin bildiği gibi globalleşen seküler dünyada en büyük sıkıntılarımızın başında Kalbin mutmain olmaması gelmektedir.
Ve görüyoruz ki kalbi hastalıklar her daim sürekli bir şekilde zuhur etmektedir.

Müellif işte bu noktada konuyu dolandırmadan herhangi bir kalbi kusur ve arızalardan bahsetmekle beraber o kusurdan kurtulmanın yollarını da izah etmektedir.
Misal;
Haya,utanma imandandır ya da kalbin iyi güzel bir amelidir.
Peki hangi durumlarda haya övülmüşken,
Hangi durumlarda haya yerilmiştir?

Yerilmiş haya; iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırma konusunda susmak,

Övülmüş haya ise; seçilmiş O’lanın ( SAV ) Hz. Zeyneb ile evliliği esnasında göstermiş olduğu haya övülmüştür.
Efendimiz (SAV) in evinde vermiş olduğu düğün yemeğinden sonra gelenlerin çoğu çıktığı halde üç kişi oturmaya ve kendi aralarında konuşmaya devam etmişlerdi.
Peygamberimiz (SAV) ise güzel ahlakından dolayı onlara çıkmalarını söylemekten haya etmişti.

İşte islam geleneğini esas alan yazarımız insanın her daim anlam arayışına dair kalbin rahatsızlıklarını örnekler ile irdeleyip önümüze Kur’an ve sünnet eksenli sürdürebilir tedavi yöntemlerini önermiş.

Peki nerede hata yapmış?
Maalesef ve maalesef Hadisleri ele alırken kaynak belirtmemiş.
Ve kitabın tek kusuru ve hatta en önemli kusuru bu diyebilirim.

Hamiş;
Neredeyse tamamen dış görünüş ve maddiyat anlamında seyreden günümüzün dünyasında, manevi gelişime en üst düzeyde ihtiyaç duyulan an’da manevi hastalıklarla mücadele edip kalbimi arındırmak istiyorum diyenler?
Hadi ne duruyorsunuz bu kitabı en kısa zamanda temin edin derim:))))

Baki selamlar…
272 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10
“Bütün hayatımızda yapıp ettiklerimizden sorumlu tutulacağımızı fark ettiğimiz an, işte o zaman, her saniye hayati bir önem kazanır. Vakit, bize Allah’ın bir nimetidir. Ve onu nasıl değerlendirmemiz gerektiği sorusu, bizim karşı karşıya kaldığımız en çetin meseledir. “
(syf:236)

“ En iyi ayni depresan insanlara hizmet etmektir, eğer depresyondaysanız kendinizle ilgilenmekten vazgeçin ve hizmet edebileceğiniz birilerini bulun.”
(Arka kapaktan)

“Eskiden İslam dünyasında insanlar, manevi bir servet olan ilimle anılmak isterlerdi, maddiyatla değil. O dönemlerde yalnızca ilimleri sebebiyle islam dünyasında ciddi bir şöhrete sahip son derece fakir alimler bulunması kayda değerdir. “Günümüzde bunu bulmak pek mümkün değil.
(syf:87)

Aslında kitabı herkesin elinde görünce okumaktan vazgeçmiştim çok sonra okuyacaktım ki bir anda kendimi kitabı okurken buldum.
Bir yazar kitabında şöyle bir şey diyordu: Maddi hastalıklara değen eller çoğalırken manevi hastalıklarımız artıyordu.
Hastayız. Manevi yaralarımızın farkına varmaya teşhis ve tedaviye ihtiyacı var. Nasıl ki maddi hastalık sürecinde hastalığımızın teşhisi , kabul süreci ve ardından tedavisi varsa manevi hastalıklarda böyle.
Önce teşhis edilmeli, sonra bunu kabul etmeli ve iyi olmayı şifa bulmayı istemeli.
İşte okuduğum kitabı alimlerden İmam Mevlüd’ün beytlerinden yola çıkılarak
Hamza Yusuf’un kendi içinde beytleri şerh ederek kitaba alıp hazırladığını öğreniyoruz.
Beytlerin Arapça aslından tercüme edilmesi öyle naif ki okurken de çok dile getirdim bunu hayran oldum gerçekten çok etkiledi beni. Bunda sevgili Handenin işini ne kadar aşkla yaptığını görüyoruz.
Kendisiyle sohbet etme imkanım oldu sağolsun vaktini ayırdı samimiyetine samimi / niyetle sarıldım️


Hamza Yusuf Washinton da Hristiyan geleneğinden gelen bir ailenin çocuğu. 17 yaşında geçirdiği ciddi bir trafik kazasının neticesinde komada kalıyor ve sonrasında tedavi döneminde iç alemine dönerek sorgulama yapıyor ve 1977 de Hamza Yusuf olarak müslüman oluyor. (Detaylı bilgi için nete bakınız.)
Ve yazarın Türkçede yayınlanan ilk kitabı Kalbin Simyası
(Manevi yaralara çare bulmak)
Kitapta (kibir,gaflet,riya, kıskançlık, dünya sevgisi,fakirlikten korkmak, su-i zan ve daha bir çok manevi hastalığın tanımını yapıyor ve sonrasında tedavisini veriyor.
En çok neresi etkiledi derseniz gaflet bölümü derim...
Öyle büyük bir gaflet içinde debelenip duruyoruz ki çırpındıkça batıyoruz.
Sevindiren yanı ise kurtuluş mümkün.


Altını çizmediğim sayfalar çok azdır kitapta.
Öyle güzel ve akıcı bir anlatıma sahip ki kitap burada çevirmenin (Abdurrahman Açıkgöz beyfendinin) de hakkını vermek lazım. Kitabı kim okursa okusun anlaşır dilde olmuş.
Tedavi yöntemleri çok etkileyici gerçekten.
Ben kendi adıma kalbimi yokladım ve kendime bile söyleyemediğim hastalıklarımın olduğunu farkettim. “ Herkes kendi kalbinin çobanıdır” diyor kitapta. Niyetimi tekrardan gözden geçirdim. Evet kalbimize çoban olmak en büyük vazife. Zira çoban olamazsan nasıl dağılacağını kestiremiyorum.
Hastalıklarımı teşhis edip bir liste çıkardım, tedavilerini uygulamaya karar verdim inşallah Rabbimin yardımıyla başarılı olabilirim. Sonra Ayeti Kerimeleri ve Hadisi Şerif’ler not aldım.
Çok uzun oldu biliyorum daha da uzun olabilir belki ama bu kitabı mutlaka okuyun, okutturun hayatınıza, sevdiklerinize dokunsun. Ola ki ahiretinizin kurtuluşuna vesile olur.
İnşallah bana okuduklarımla amel etmek size de okumak nasip olsun.
272 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Ameller niyetlere göredir ve gönlümüzdeki niyet ne ise onu göreceğiz.Peki bizler gerçek niyetlerimizi gerçekten biliyor muyuz?
Yaptığımız yardımları,ibadetleri...gerçekten Allahın rızasını kazanmak için mi yapıyoruz yoksa başkaları hakkımızda iyi şeyler söylesin diye mi?Eminim hepimiz "Tabi ki Allah rızası için" deriz.Kim cimriyim,kimseye haksızlık etmem,buğz etmem,itibar peşinde koşmam,sû-i zan beslemem,sahtekarlık yapmam der ki zaten.Ama bence bu kitabı okuyun ve niyetlerinizi tekrar bir gözden geçirin.Kendi adıma yaptığım birçok hatayı farketmeme,niyetlerimi sorgulamama,vesile oldu bu güzel kitap.
Kitabın bir diğer ve güzel özelliği de niyetleri sorgulatmanın yanında,sizlere kalp tedavisi için Kuran ve sünnetten örnekler vererek,tedavi yollarını gösteriyor.
272 syf.
·93 günde·Beğendi·10/10
"Kalbin Simyası: Manevî Yaralara Çare Bulmak", "manevî boşluk" gibi kavramlarla karşılanmaya çalışılan günümüzün trendi kişisel gelişim arayışlarının asıl sebebine eğiliyor, bu nedeni "kalbin manevî hastalıklara yakalanması" olarak ele alıyor.
İnsanoğlunu bu boşluğa sürükleyen asıl sebep, manevî dayanak noktalarının kaybolarak nefsin isteklerinin iyi yönlendirilemeyip kalbin kibir, cimrilik, düşmanlık, şımarıklık gibi birçok olumsuz özellik tarafından kuşatılmış olması. İşte Hamza Yusuf, bu hastalıklara, çok önemli bir âlim olan İmam Mevlüd'ün şiirsel eserinden yola çıkarak tanı koyup onları teşhis ediyor ve bu manevî rahatsızlıklara yönelik tedavi yöntemleri öneriyor.

Fiziksel kalbimiz ile manevî kalbimiz aslında aynı yönde ilerler, fiziksel kalp ne kadar sağlıklıysa manevî kalp de yeme içme gibi rutinlerdeki adaba uygunlukla o denli sağlıklı olur ve yine, manevî kalp sağlıklı tutulursa fiziksel kalp hastalıkları da o denli azalır.

İslamî geleneğe yaslanan bu metin, "korku"dan ziyade "umut" vâdetmekle birlikte, okuru, bir kul, hataları olan bir Âdemoğlu olarak, noksan noktalarının farkına vararak içsel boşluğunu doldurma yönünde adım atmaya teşvik ediyor. Değindiği disiplinlerarası noktalarla da birçok sosyal bilim koluna kitap ediyor.

Hamza Yusuf, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ilk Müslüman beşerî ilimler üniversitesi olan Zaytuna College'in kurucusu, dünya çapında bilinen, hatrı sayılır takipçileri olan, dinî meseleleri samimiyetle, araya bir ulema-halk ayrımı koymadan anlatabilen bir İslam âlimidir. On yedi yaşında geçirdiği bir trafik kazasından sonra hayatının anlamını sorgulamaya başlayarak bu sürecin sonunda Müslüman olmuş, hayatını, dünyanın birçok ülkesini dolaşarak İslam'ı ve onun güleryüzünü, kapsayıcılığını anlatmaya vakfetmiştir. Halihazırda çalışmalarına devam etmektedir. Türkiye'de de hatrı sayılır bir takipçi kitlesi bulunan Hamza Yusuf, ülkemize de gelerek program yapmıştır.

Orijinal adı "Purification of the Heart" olan ve yıllardır alanında ilgi gören önemli referans kitaplardan olan bu çalışma, bahsi geçen kalbî / manevî hastalıkları, güncel tabirle, insana kötü enerji yükleyen özellikleri kısa ve özlü sözler formatındaki beyitler eşliğinde tanı-teşhis-tedavi ekseninde ele alıyor ve anlam arayışı içinde olan günümüz dünyasına bir geleneğe yaslanış ve yaratılış amacını anlama sürecine giriş bağlamında ayetlere, hadislere, nasihatlere dayanarak çözüm önerileri sunuyor. Bu nedenle kitabı okuyan herkes, neredeyse otuz başlıkta ele alınan, bu yıpratıcı özelliklerden en az birini kendinde bulacak, etkilerini kendiyle bağdaştıracaktır.
272 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Cimrilik, şımarıklık, buğz , kin, öfke, gaflet, dünya sevgisi, fakirlik korkusu,riya, kadere rıza göstermemek, Allah’tan başkasına dayanmak... Şimdi yoklayın bir kalbinizi. Bunlardan biri bile yok mudur acaba bizde. Dürüst olalım ama. Peki bu sıkıntılara hastalık gözüyle bakmış mıydınız hiç? Öyle ya hastalık sadece fiziksel bir şey değildir. Manevi yönüde vardır. İş bu kapıya çıkınca hepimiz biraz hastayız aslında, belki de azdan daha fazla. Kitapta tam olarak da bu hastalıklara değinmiş. Nedenine, kökenlerine ve tedavisini çıkarmış tek tek hepsinin. Böyle olunca insan daha bir ciddiye alıyor tabi. Tedaviyi uygulamak bu hastalıklardan kurtulmak istiyorsunuz. Aslına bakarsanız, eğer bu minvalde eserler okuyorsanız çok farklı şeyler bulamazsınız içinde fakat bu kitap sayesinde hem unuttuklarınızı tekrar eder , hem de hastalıklarınızı ciddiye alır ve tedavi edebilirsiniz. Hele ki üç aylar süreci başlamışken manevi yükselişimize engel olmamalı. Bu nedenle kalbimizi ve ruhumuzu temizlemeliyiz. Bunun için bile okunabilir diyebiliriz tabi ki karar sizin. Usulca bir alıntı bırakalım şuracığa. Fikir olur belki sizin için.
“Kuran dik başlı kimselerden, ‘Kalpleri vardır ama onlar kavrayamazlar,’ diye bahseder. Yine Kuran ‘da Peygamber efendimiz(sav) ile alay eden ve onun mesajını samimiyetsiz bir biçimde dinleyenler için Allah, ‘Onu anlamalarına engel olmak için kalplerinin üstüne ne örtüler çektik, kulaklarına da ağırlık verdik,’ diye buyurur. Bütün bunlardan hareketle anlıyoruz ki insan idrakinin ,insan bilincinin ve vicdanının merkezi beyinde değil, kalptedir.”

Yazarın biyografisi

Adı:
Abdurrahman Açıkgöz
Unvan:
Türk Çevirmen

Yazar istatistikleri

  • 18 okur okudu.
  • 14 okur okuyor.
  • 81 okur okuyacak.