Adnan Karaismailoğlu

Adnan Karaismailoğlu

YazarDerleyenÇevirmen
9.1/10
96 Kişi
·
283
Okunma
·
4
Beğeni
·
153
Gösterim
Adı:
Adnan Karaismailoğlu
Unvan:
Yazar
İbadet eden, çabasının gücü kadar ibadet eder. Müftü, görüşü ölçüsünce fetva verir. Sadaka veren, kudreti ölçüsünce sadaka verir. Bağış yapan, varlığı ölçüsünce bağış yapar. Kendisine bağış yapılan, onun bağışından bildiğince elde eder. Ancak çölde su arayanın, denizde olanı bilmesi onu su aramaktan geri bırakmaz.
İstekli olan bilgin kişinin, bilmediğini öğrenmesi ve bildiğini öğretmesi, zihninde zayıflık bulunana güzel davranması, aptalların aptallığından gururlanmaması, anlayışı az olanları kınamaması gerekir.
Her şey sevgilidir;âşıksa bir perde.Sevgilidir diri,âşıksa bir ölü.Aşkın âşığa meyli yoksa,âşık kanatsız bir kuş gibi kalır.Yazık ona!
Adnan Karaismailoğlu
Sayfa 45 - Akçağ
888 syf.
·27 günde·Puan vermedi
Uzun zamandır inceleme yazmamış olmanın acemiliğini çekiyorum şu an. Yazım, anlatım, ifade zorluğu ya da yanlışlığı yaparsam affola :)

Öncelikle aslında Mesnevî incelemesi yazmayı düşünmüyordum ama en azından esere ya da düşünce tarzına bakış açımı ufak da olsa ifade etme ve farklı bir bakışla belki de biraz eleştirel yaklaşma ihtiyacı hissettim. Ve özellikle belirtmem gerekir ki bu incelemede kişilere ya da fikirlere karşı saygısızlık içeren herhangi bir itham amacım değildir! Çünkü Anadolu'yu geçtim dünyaya mal olmuş kişi ya da fikirlerin sağladığı kült, değişmez, sarsılmaz ve belki biraz da körü körüne olacak ama sevgi mevcudiyetini gözardı etmem uygun düşmez.

Beni bilenler Konyalı olduğumu da bilir. Mesnevi okumuş olmam geç kalınmış bir eylem gibi görünebilir aslında fakat ilgimin olmadığı daha doğrusu dinime dair olan esas kitabımı anlayıp uygulamak ihtiyacı dışında "göya" bu amaçla yazılan kitaplara karşı sempatimin olmamasından kaynaklı bir durumdu bu. Şayet şu an okumuş olmam da olaya çok farklı bir yaklaşım sergileyen bir blog yazısından etkilenmiş olmam. Tabi ki öncesinde 1k'da görmüş olduğum bir iletide, Mevlana'yla ilgili verilen bir bilgi hakkında hiçbir fikrimin olmayışı da etkili oldu desek yeridir.

Dileyen okuyabilir diye linki de şuracığa bırakıyorum, ifadeler belki çok ağır ithamlar içerdiği için sonuna kadar okumak istemeyebilirsiniz ama ciddi bağlantılı bir araştırma dizisi olmuş "bence!":

1. http://michaelsikkofield.blogspot.com/...ardan-tek-dunya.html

2. http://michaelsikkofield.blogspot.com/...ek-dunya_11.html?m=1

Öncelikle kitap incelemesi adı altında belirtmek isterim ki aslında her zaman için aklıma takılan ve çok da bir anlam yükleyemediğim, İslâm dini çatısı altında kollara ayrılan mezhep, fikir ya da ilim -adına ne denirse- işte onlara dair bende bulunan mesafenin başında geliyor tasavvuf. Belki de o yüzden Mevlana hakkında merak ve bilgi sahibi değilim ya da yaşadığım şehrin simgesi olmasına rağmen içimde bir sempati oluşamıyor.

Tevafuk blog yazısından sonra elime aldığım Cemil Meriç 'in Işık Doğudan Gelir kitabı bana tasavvufun doğuşu hakkında detaylı bilgileri açıkça sundu. Velhasıl alıntılarla durumu izah edebilirim umarım:

1. #57218233
2. #57218273
3. #57218864
4. #57220248
5. #57220355
6. #57221575
7. #57221679
8. #57222400 !!!
9. #57223308 !!!
10. #57226032
11. #57226140
12. #57228300
13. #57285884
14. #57283164
15. #57282377
16. #57281565
17. #57235407

Ve daha nicesi...

İşte bugün evrensel olarak dünyanın her yerinde bilinen, saygı duyulan, ilgi gösterilen bir yaklaşım olan tasavvufun gördüğü bu saygı kadar İslâm saygı görmemiştir! Çok ilginç değil mi? Şimdi kim diyebilir ki İslâm'ı ortadan kaldırmayı heves edinen bu dünyanın, evrensel sevgi! yayıcı tasavvufa olan bu ilgisi masumdur diye? Çünkü temelde İslâm zaten başlı başına bir sevgi merkezidir ve İslâm dinini Allah bize gönderdiğinde yanında mezhepler, tasavvuf ya da fikirlerle göndermemiştir. Kendi bütünlüğü içinde ne bozulmuş ne de insanlar tarafından tahrip edilmiştir. Buda demek oluyor ki İslâm dışında alternatiflere gerek yoktur, tek yapmamız gereken İslâm'ı, Kur-an'ı Kerim'i doğru anlamak ve yaşamak olmalıdır "fikrimce".

1. #57286661
2. #57277808


Tasavvufa dair bu yazılar da ilginizi çekebilir. Umarım vakit ayırıp okuyabilirsiniz. Doğru bildiğimiz yanlışlarla yaşadığımız şu dünyada biraz olsun düşünmeye, sorgulamaya ve biraz da eleştirmeye ihtiyacımız var çünkü.

1. http://kalemder.org.tr/...-verdigi-zararlar-i/

2. http://kalemder.org.tr/...verdigi-zararlar-ii/

Girişi tasavvufla yaptığımıza göre şimdi de Mesnevi konusuna değinebiliriz. Bize genelde içinde fabl örnekleri bulunan ve Kur-an ayetleri, hadislerle hikayelere temel oluşturulan bir eser olarak bilgisi verilen bu kitap, giriş kısmından itibaren aslında ne amaçla yazıldığını ortaya koyuyor.

https://i.hizliresim.com/NLMGlO.jpg

Velhasıl içinde de sıkça karşınıza çıkacak olan konular ruh, nefis, kadın, oğlancılık, şeyh ve evliyaların insan olma vasfından ziyade daha üst bir konumda bulunması ve bunlara dair hikayeler yer alıyor. Buna dair bir kaç görseli de şuraya bırakıyorum:


https://i.hizliresim.com/AOBG1v.jpg
https://i.hizliresim.com/VQ4BDv.jpg
https://i.hizliresim.com/qA7yvZ.jpg
https://i.hizliresim.com/GZLGmb.jpg
https://i.hizliresim.com/Z5GnX3.jpg
https://i.hizliresim.com/GZLGZb.jpg
https://i.hizliresim.com/Z5Gn53.jpg
https://i.hizliresim.com/00OrrL.jpg
https://i.hizliresim.com/p5r22n.jpg
https://i.hizliresim.com/Rgd8vR.jpg
https://i.hizliresim.com/lQn5Qr.jpg
https://i.hizliresim.com/yGBAYj.jpg
https://i.hizliresim.com/LvBgBz.jpg
https://i.hizliresim.com/AO971B.jpg
https://i.hizliresim.com/7BlgZr.jpg
https://i.hizliresim.com/lQMj6k.jpg
https://i.hizliresim.com/VQkaJr.jpg
https://i.hizliresim.com/Z58dGZ.jpg


Ha tabiki tamamı bunlardan oluşmuyor. İçinde öğüt veren, ders çıkartılması gereken, kibre dair, dürüstlüğe dair ya da insanlara karşı saygıya dair, edebe dair bir çok hikaye yer alıyor. Ahlâk kurallarının hayatımızdaki önemine özellikle değinerek, insanların bencillik, kibir ve diğer kötü edinimlerden uğradığı zararları güzel ifade ediyor. Ama öyle gözlerinizi kocaman yapacak, sizi hayretler içinde bırakıp "vay be ne hikaye ama" dedirtecek türden şeyler değil. Sevdiğim ve "amin" dediğim çok güzel dualar da mevcut. Bunlardan bahsetmemek esere haksızlık olurdu.

Bir de Mevlana'nın ajan olma konusu var ki sormayın gitsin. Ben bunca yalan yanlış inanışların bize temiz bir şey! gibi servis edilmesinden sonra, yapılan bu iddialara da karşı duracak değilim. Niyetine dair kesin bir yargıda bulunmak adaletsizlik olur fakat o baskınlar döneminde uzlaşmacı bir tavır takınması hem toplum içindeki fıtratına uygunluk gösteriyor hem de döneme dair araştırma yapanları bu konuda ortak kanıya ulaştırıyor. Konu hakkında yeterli bilgiye sahip değilim o yüzden yargıda bulunmak bana düşmez fakat buna dair kaynakları okuduktan sonra yeniden gündeme getiririm. İlgilenenler için yazılan bir kaç yazıyı da şuracığa bırakıyorum:

http://m.radikal.com.tr/...ildiklerimiz-1166260

http://www.haber7.com/...gollarin-ajani-miydi

Çok fazla alıntı ve linklerle dolu bir yazı oldu ama fikirlerimi destekler nitelikte olan bu paylaşımları yapmazsam olmazdı. Kitap incelemesinden ziyade var olan bir fikrin eleştirisi gibi olsa da, kitabın fikirden doğduğunu düşünürsek aslında konunun temeline inmiş olduk. Tasavvuf, sufilik, sema, risaleler, mesnevi, ruh, nefis, aşk! birbirinden ayrı düşünülemeyecek şekilde bir bütün oluşturmuş. Ama var olan tek gerçek İslâm dini kendince tamam olan bir dindir, Kur-an'ı Kerim hiçbir şekilde değiştirilmemiş olan kitabıdır ve Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) bu dinin bizlere ileticisi olarak gönderilen peygamberidir. Bunlar dışında hiçbir şeye ihtiyacımız da yoktur. Yeter ki biz sadece ona yönelelim. Doğru şekilde öğrenip, anlayıp, hayatımıza uygulayalım. Bu süreç benim için yeni başlangıçlar yapmama da vesile olur umarım. Dil eğitime bu zamana kadar çok önem vermesem de Arapça öğrenip en azından okuduğumu anlama kabiliyeti kazanmak, ölmeden önce yapılacaklar listemde ilk sırayı aldı. Bu sayede Kitabımı kendilerince anlatmaya çalışan başka "aracılara" ihtiyaç duymadan!, sadece onu okuyarak anlamayı ve hayatıma uygulamayı gönülden diliyorum.

Ben yine Mevlana'dan kitap okurum. Benim huyumdur bir insanı sevsem de sevmesem de, fikrini savunsam da savunmasam da okurum. En azından kendimce yorum yapabileceğim bir donanıma sahip olmayı isterim.

Umarım yanlış ifadelerde bulunmamışımdır ve umarım sıkılmadan sonuna kadar okumuşsunuzdur :) Yapı olarak biz sevdiğimiz değerlere toz kondurmayız ve eleştirelim derken de yerin dibine sokarız. Tekrar belirtiyorum ifadelerimde var olan fikir ya da kişileri aşağılamak gibi bir derdim olmadı hiç. Kitaba dair içinde yer alan fikirlerin bendeki yansımasını ifade etmeye çalıştım sadece... keyifli okumalar herkese :)
328 syf.
·Puan vermedi
Öncelikle sevgili dostlarım dinle barışık olanların nasihat kitabıdır bu.Kendi yalnızlığına aşık olmuş karamsarlarda inşallah bu yollara erişir.Hayatı görmüş , iyilikle kötülüğün çizgisini ayıran bir büyükten anlatılan kelamlar.Sanki aile büyükleriyle uzun uzun ahiret hayatına sevda sözleri ekilmiş bende bunlardan ders almışım gibi.Sırada Gülistan var nasipse , gönül yarım kalırsa ömürde yarım kalır...
367 syf.
·38 günde·Puan vermedi
Sen ne muhteşem bi esersin... Seni bu kadar geç okuduğum için özür dilerim ama seni anlamam zor oldu her cümleni tasavvur etmek istedim.. Bazen anlamayı başaramadım ama öğütlerin,cümlelerinin altında yatan nice anlamlar umarım hayatıma geçer,hayatımı yeşillendirir. Seni hayatımın başka bir döneminde tekrar okuyacağım..
214 syf.
·5 günde·10/10
Kitap sekiz bölümden oluşmaktadır.

1) Padişahların davranışı hakkında
2) Dervişlerin ahlakı hakkında
3)Kanaatin fazileti hakkında
4) Susmanın faydaları hakkında
5) Aşk ve gençlik hakkında
6) Düşkünlük ve yaşlılık hakkında
7) Terbiyenin etkisi hakkında
8) Sohbet/ Bir arada yaşama adabı hakkında

Bölümler kısa kısa hikayelerden oluşuyor. Bu hikayelerin sonunda ögütler vermesi ve öğütleri beyitlerle desteklemesi, yapısı bende Mesnevî okuyormuş havası uyandırdı.
Geneline bakıldığında bir ahlâk kitabı olduğu doğrudur. Fakat aynı çerçevede dönüp durmamış çok geniş bir yelpaze açmış. Şöyleki; padişah nasıl olmalıdan yaşlı bir erkek neden genç bir kadınla evlenmemeliye kadar sorgulamış.
İnsanı dinlendiren okunması ve okutulması gereken bir eser.

Yazarına rahmet dilerken, Adnan Karaismailoğlu hocamada teşekkür ediyorum.
367 syf.
·33 günde·Puan vermedi
Her sayfası, her cümlesi hayatımıza yön verecek anlamlarla dolu. Kur'an-ı Kerim'e ayetlere dayalı olduğu için çok daha değerli bir eser muhakkak. Okurken ders kitabı okuyormuş gibi notlar tutarak ve her cümleyi özümsemeye çalışarak okudum. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
102 syf.
·Beğendi·10/10
Molla Câmî, Bahâristân adlı eserinde en önemli meselenin Adalet olduğunu şöyle ifade ediyor:

"Adalet ve insaf öğren çünkü memleketi korumakta küfür ve din, adalet kadar işe yaramaz.
*
Dünyanın düzeni için dinsiz adalet, dinli idarenin zulmünden daha iyidir.
367 syf.
·Beğendi·10/10
800 yıllık bir hazine. Her okuyanın anlama kapasitesine göre mutlaka kendinen birşeyler bulacağı bir eser. İster sadece bir şiir, ister bir hikaye ve menkıbe kitabı isterse de bir tasaffuv kitabı olarak okuyun herkesin mutlaka anlam dünyasında birşeyler bulacağı bir eser. Ama yeterki herkes bir defa okusun.

http://kitapokurum.blogspot.com.tr/...-mesnevi-1-cilt.html
286 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Çok eğlenceli bir kitap. Kütüphanemde yirmi dört sene tekrar okunmayı beklemiş. Kısa hikayeler ve beyitlerden oluşuyor. Bir çırpıda okunabilir. Kısa tarihi bilgileri de kapsayan ders verici bir kitap. Okunmalı...
307 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Mesnevi'nin ikinci cildi ve Mevlana kaldığı yerden devam ediyor. Hem hikâyeler anlatıyor hem de öğüt veriyor. Bir yandan da uyarıyor. Anlatılanın suretine değil, manasına bakın. Özellikle bela ve musibetler karşısında sabır konusunu işliyor. Hele Lokman'ın hikayesi çok anlamlı.
Ayrıntılar: http://kitapokurum.blogspot.com/...-mesnevi-2-cilt.html

Yazarın biyografisi

Adı:
Adnan Karaismailoğlu
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 283 okur okudu.
  • 23 okur okuyor.
  • 202 okur okuyacak.
  • 6 okur yarım bıraktı.