Adnan Yaltı

Adnan Yaltı

Çevirmen
8.7/10
6 Kişi
·
21
Okunma
·
0
Beğeni
·
10
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
416 syf.
·67 günde·Beğendi·6/10
Bir halkın yurt kurma mücadelesini anlatıyor. İngiliz manda rejimi altında yaşarken, Ortadoğu tabir edilen bölgenin siyasi ikliminin de etkisiyle alttan alta teşkilatlanma ; yerleşim yerleri kurma ve bunları korumak için yapılan mücadele. İsrail devletinin kuruluş aşamasında, bir bölgede yaşanan değişimleri, İngilizlerin iki tarafı yani Araplarla, Yahudiler arasında tampon bölge oluşturmasını ve iki tarafı gücendirmeden işi götürmeye çalışmasını ve Yahudilerin artık canına tak etmesi üzerinden kurgulanan tarihi kurgu roman okuyoruz.

Exodus (Eksodüs), Leon Uris'in 1958 yılında yayımlandıktan 2 yıl sonra 1960 yılında Türkçeye çevrilen romanıdır. Bir halkın bir devlet kurma mücadelesi anlatılır. İsrail devletinin 1948 yılında kurulmasına giden yol anlatılıyor.

Kitap, İngilizlerin kontrolü altında bulunan Kıbrıs adasında başlar. 2. Dünya Savaşı sonunda Avrupa'dan kaçan ya da göç eden Yahudilerin bir yurt kurmak için şu an yaşadıkları yerlere gitme mücadelesini anlatmaya başlar. Bunun da deniz yoluyla ilk ayağı, Kıbrıs'da bulunan İngilizlerin toplama kampları. Deniz yoluyla yakalanan Yahudiler bu toplama kamplarında tutulur ve kurgu da burada başlar. Aşk, macera, savaş, gazetecilik, hayatta kalma mücadelesi ile konu ilerler. Bir tarafta Amerikalı hemşire ile diğer tarafta Yahudi yer altı teşkilatında gönüllü kişi arasında geçen aşk da kitabın içinde yer alır. Kıbrıs adasında gizlice teşkilatlanan Mossad'ın hem Filistin'e Musevileri güvenli bir şekilde taşıması hem de kendilerini afişe etmeden yaptıkları anlatılır. Kıbrıs adasından kendilerini götürecek tekneye bir isim ararlar ve sonunda 'Exodus' adını verirler.


İngilizlerin Ortadoğu'da Filistin bölgesinde Arapları kızdırmamak ve küstürmemek için ikili oynamasının yansımasını okuyoruz. İngilizler kendi çıkarları için hem Arapları hem de Amerikalı Musevileri kızdırmamak için orta yol bulur. Siyaset kaçınılmaz olarak her yerde.

Kıbrıs adasındaki toplama kamplarında yaşananlar ayrıntılı bir şekilde işlenir. Kitap geri dönüşlerle Polonya ve Almanya'da yaşanan gelişmeleri tarih ve yer belirterek anlatılır. Uzun uzadıya özellikle Polonya ve Varşova gettolarında yaşamaya mahkum edilen Yahudilerin yaşamına konuk oluyoruz. Günlük hayatlarına ya da hayatta kalma mücadelelerine tanıklık ediyoruz. Gettoların ağır şartları altında hayatta kalma mücadelesi veren Yahudilere, Almanların yaptığı terör eylemi sürekli dillendirilir. Yahudiler de imkanlar dahilinde kendilerini savunmak için her şeyi kullanırlar. Gettolardaki yaşamı içerden okuyorsunuz. Kanalizasyon sisteminin dehlizlerinde ölüm ve yaşam arasındaki çizgide gidip gelenlerin hikayelerine dahil oluyoruz.


Geri dönüşler olmaz mı? Olur. Konuyu daha anlaşılır kılmak ve anlatılan konuyla bağlantı kurmak amacıyla karakterler (ya da konu) eskiye döner ya da anlatıcı dönemi anlatarak konuyla bütünlük oluşturması sağlanır. Ama sıkıntı şurada ki, uzatıldıkça konudan kopulabiliyor ve okuyucu bazen bu şekilde uzatılmasını istemeyebilir.

Araplar Yahudilere bataklık arazilerini satarak para kazandıkça, Yahudiler ise o bataklık arazileri kurutup tarım alanları inşa ederek kendilerine yurt edinirler.


Romanın baş karakteri Ari Ben Canaan da, gizli Yahudi teşkilatının en önemli kişilerinden biri olup, Kıbrıs'tan, Yahudi mültecileri güvenli bir şekilde Filistin bölgesine ulaştırmayı amaçlar.

Kudüs ve çevresindeki yaşamdan kesitler sunularak, okuyucuya var olan yapı ve orada bulunanların hayatları hakkında bilgi de sunuluyor. Kudüs'ün üç din açısından öneminden hapsedildikten sonra Musevilerin ibadet konusunda kendi aralarında yaşadıkları farkları da burada okuyoruz. Tarih, kurgu, gerçek kurgu, hayal kurgu iç içe geçmiş.

Sadece bina, taş, toprak hikayeleri yok. Yaşamın içinden dini, kültürel, siyasi durumlarda ortaya konuluyor. Exodus, Filistin'e varışın hüzünlü öyküsüdür.


Notlar:
Kitabın çevirisi çok eski olduğundan okunması epey zor. Çünkü, hem kullanılan kelimelerin bir kısmının artık eskimiş olduğundan dolayı (teşne, lendüha, methal vb.) hem de baskı hataları yüzünden sağlıklı bir şekilde okunması zor. Şimdi internet elimizin altında olduğu için bilmediğimiz bir kelimeyi hemen öğrenebiliyoruz. Yıllar önce yayımlanmış bu kitabı şu an okumak sıkıntılı. O yüzden eğer bu kitabı tekrar basmak isteyen yayım evi varsa İngilizcesinden yeni bir tercüme yaptırmasında fayda var.

Kitap 1958 yılında yayımlanıp, 1959 yılında ise ödül kazandıktan sonra 1960 yılında Türkçeye çevrilmiş.

Olayların yaşandığı dönemle kitabın yayımlandığı zaman arasında fazla bir süre olmadığı için ve acılarda taze olduğundan dolayı ABD'de çok etkili olmuş . 1960 yılında sinema filmi çekilmiş. http://www.beyazperde.com/filmler/film-7121/

Ezcümle: Yeni bir baskısı olursa tekrar okumak isterim. Ama bu baskıyı okumak epey zor. Hem kullanılan kelimeler hem baskı hataları hem de bazı kelimelerin tam çevrilmemesi okumayı zorlaştırıyor. Bu kitap, 17/09/2018 - 21/11/2018 tarihleri arasında okunup, 20 /3/2019 tarihinde inceleme yazısı siteye eklenmiştir.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 21 okur okudu.
  • 38 okur okuyacak.