Adolfo Bioy Casares

Adolfo Bioy Casares

Yazar
8.4/10
14 Kişi
·
37
Okunma
·
2
Beğeni
·
503
Gösterim
Adı:
Adolfo Bioy Casares
Unvan:
Öykü Yazarı
Doğum:
15 Eylül 1914
Ölüm:
8 Mart 1999
Buenos Aires'te büyük bir çiftlik sahibinin oğlu olarak dünyaya geldi. İlk öyküsü İris ve Margarita'yı 11 yaşında yazdı. Ailesinin durumu iyi olduğu için 1920lerde Avrupa ve Amerika'ya seyahatler yaptı. 1932'de Jorge Luis Borges ile tanıştı, Borges'in 1986 yılındaki ölümüne kadar çok yakın arkadaş oldular, birlikte pek çok hikâye yazdılar. H. Bustos Domecq adıyla da öyküler yazdı. Aynı yıl, "Sur" edebiyat dergisinin kurucusu olan Arjantin'in en etkili kültürel simalarından Victoria Ocampo ile tanıştı. 1933'te Buenos Aires Üniversitesi'ne girdiyse de, okulu bırakarak kendini yazarlığa adadı. 1940'ta Victoria'nın kardeşi Silvina Ocampo ile evlendi. Eşi de yetenekli bir şair ve öykü yazarıydı. Aynı yıl, en önemli kitaplarından biri olan "La invención de Morel"'i yazdı. Latin Amerikan edebiyatının öykü türünde klasiklerinden olan bu kitapla, Buenos Aires Belediye Edebiyat Ödülünü kazandı.

Yaklaşık yarım yüzyıl boyunca, Bioy Casares Arjantin kültürel sahnesinde aktif rol oynadı. Yayınlanan eserler arasında birçok roman, kısa hikâye, makaleler ve tezler vardır. Borges'le beraber yazdığı eserlerden başka, H. Bustos Domecq and B. Suárez Lynch adıyla da eserler yazdı. Eserleri birçok dile çevrilmiştir.

1990 yılında İspanyol edebiyatının en prestijli ödülü olan Cervantes ödülüne layık görülen yazar, 1999 yılında Buenos Aires'te öldü.
...ama yasanın tehdidini de unutmuyorum. Sizi cezaya çarptıranlar özgürlüğünüze daha da kuvvetle sarılmaya iten süreler ve yasaklar koyarlar.
Yapay hayaletlerin oturduğu bir adada yaşamak karabasanların en dayanılmazıydı. Bu görüntülerden birine aşık olmak, bir hayalete aşık olmaktan daha da kötüydü (ama, belki sevdiğimiz insanın bir hayalet yaşamına sahip olmasını her zaman istedik).
(öyle sanıyorum ki ölüme karşı koyma gelişmediği için ölümsüzlüğü kaybediyoruz. Bedenin tamamını canlı tutma biçiminde ortaya çıkan başlangıçtaki ilkel düşünce üzerinde ısrar ediyoruz. Oysa, yalnızca bilinci ilgilendiren şeyi korumaya çalışmak yeterli olurdu).
“Yaşamın böylesine mekanik ve yapma bir kopya yöntemini kabul etmek size güç mü geliyor? Anımsayınız ki, bizim görme yeteneksizliğimiz içinde hokkabazın hareketleri sihir olup çıkıyor."
"Canlı kopyalar yapmak için bana canlı vericiler gerek. ben yaşamı yaratmıyorum." Adolfo Bioy Cesares/Morel'in Buluşu
Yazıyı değiştirdim. İlki çiçeklerle yazmak için çok uzun göründü. Şöyle yaptım:

Bu adada ölümümü uyandırdın.

Uykusuz bir ölü olmak hoşuma gidiyordu. Bu hoşnutluğum yüzünden az kaldı inceliği elden bırakıyordum; tümce kendiliğinden bir yakınma içerebilirdi. Yine de onu atıvermeye gönlüm razı olmuyordu. Sanıyorum ki şu iki şey gözümü kör etmişti: Kendimi eski bir ölü olarak tanıtmanın hoşnutluğu; ve bu kadının yanında ölümün olanaksız olduğuna dair edebi ya da rüküş düşüncenin keşfi. Monotonlukları içinde bu saptırmalar neredeyse canavarca bir hal almıştı:

Bu adadaki bir ölünün uykusunu yok ettin. ya da:
Ölmedim, sevdalıyım.

Cesaretim kırıldı. Çiçeklerin verdiği ilham şöyle söyletiyor:

Bir sevdanın çekingen saygısı.
Morel'in Buluşu, oldukça ilginç bir bilimkurgu hikayesi... Bay Casares bu kitabı, önsözünü de yazdırdığı yakın arkadaşı Borges'e ithaf etmiş. Oldukça hızlı bir giriş yapıldığı için hikayenin başını pek anlayamamış olsam da, ölüme mahkum bir adamın tehlikeli olduğu söylenen bir adaya gelişiyle başlıyor kitap. Kahramanımız adada yaşayanların kendisini görüp polise teslim etmemesi için ilk günlerde sadece gizlenir, kendisini med-cezir sıkıntısından kurtaracak bir yer ve yiyecek bir şeyler arar. Bu arayışları sırasında da gün batımını izleyen güzel bir kadına aşık olur. Bu platonik aşk canına tak ettiğinde somut adımlar atmaya karar verir, ancak gizlenmekten de tam olarak vazgeçemez. Ta ki insanların onu görmemesi imkansız hâle gelinceye kadar. Ama gördükleri hâlde görmezden gelmeleri kafasını öyle karıştırır ki, bir cesaret daha yakınlarına gider ve böylece imkansızın gerçekleşmesine tanık olur! Bilimkurgu sevenleri ve edebiyat sevenleri bir potada eritip bu kitapta kalıba döküyor Bay Casares. Mutlaka okunmalı, tavsiyemdir. =)
Borges gibi bir yazarın yazdığı önsözde,
‘Entrikanın ayrıntılarını yazarıyla tartıştım, onu yeniden okudum; onu kusursuz olarak nitelemenin bir yanlışlık ya da abartma olacağını sanmıyorum.’ demesi, modern dönem edebiyat literatüründe bu kitabı klasikler arasına koymaya yeter de artar. Kitap okununca zaten bu görüşün ne kadar doğru olduğunu idrak edebiliyorsunuz.
Ayrıca değinmek istediğim bir konu da ‘Büyülü Gerçekçilik’ akımını bugünkü popülaritesine kavuşturan büyük usta G.G.Marquez’in yazınının doğmasına sebep olan kitap, Pedro Paramo’nun yazarı Juan Rulfo’nun ‘Morel’in Buluşu’ ile yolunun kesinlikle kesiştiğine inanıyorum. Gerek atmosfer gerekse yazın cesaretinin ilhamını aldığı kitaplardan biri olduğunu söylemek bilmişlik etmek olmayacaktır. Tek kelime ile, şahane.
Sıra dışı bir konuya sahip bu kitabı okumak için zihin berrak ve algılar oldukça açık olmalı diye düşünüyorum. Zira sıradan bir kitap okuyacağımın beklentisi ile ilk başlarda kitaba ısınamadığımı, kurgusal olarak zorlayıcı ve anlatım olarak dağınık bulduğumu söyleyebilirim. Ancak günlüğün ortalarına doğru her şeyin yerli yerine oturduğunu anladığımda neden ilk başta daha dikkatli okumadığıma hayıflandım.

Lost'un 4x04 bölümünde sawyer'ın okuduğu romandır ayrıca bu bağlamda Lost senaristlerine esin kaynağı olduğu da düşünülebilir.

Kitabı özümsemek ve daha iyi anlayabilmek için muhakkak bir daha okumam gerektiğini de söylemek istiyorum. Romanda hem kurgu hem de aşkın saf ve duru hali bir baş yapıtın görkemi ve alçak gönüllülüğü ile sunuluyor.

Kafa yoran, bulmacalardan hoşlanan kurgusal kitapları seven ( ki bir nevi bilim kurgu da denilebilir) herkesin okumasını tavsiye ediyorum.

8 puan vermemin nedeni ise kendi okur performansımdan kaynaklanmaktadır. Kırılan 2 pıan kendi (-) haneme yazılabilir.
Kum Kitabı yazarı Borges ve Adolfo Bioy Casares'den dünya edebiyatında iz bırakmış ünlü masalcılar ve masallardan bölümlerin kendilerine ait yorumlarla bir araya getirdiği bir eser.
Adından da anlaşılacağı gibi masalların tamamına yakını mitlere ve olağanüstü kahraman ve gerçek dışı olaylara dayanıyor.
Borges zaman zaman küçük oyunlarla bir masalın içinde gelgitler yaşatıyor ve keyifli bir kafa karışıklığına sebep oluyor.Kum kitabını okuyanlar onun tarzını bilir ve ne denli karmaşık olduğunu bilirler.

Bir hikayenin Borges tarafından herkesin anlayacağı sadelikte yazılması yada anlatılması çok mümkün değildir zaten.

Dikkatimi çeken bir değir husus dünya edebiyatına mal olmuş bu 103 masal, kaynağı itibari ile doğru bildiğimiz yanlışları da ortaya döküyor.Masallar, kıssalar, hikayelerde kahramanlık, hamaset, duygusallık ve hatta sebep sonuç ilişkisiyle aynı noktalara varılsa ve hepimiz tarafından çok bilindik ve aşina olsa da zaman ve kahramanları açısından ezber bozuyor. Yani özetle çok iyi bildiğiniz bir masalın kahramanlarının, zamanının ve mekanının aslında hiç de sizin bildiğiniz gibi olmadığını görüyorsunuz.
Tabii konu mitler olunca aslında bizimkinin mi yoksa onlarınkinin mi doğru olduğu tartışılır.Daha da doğrusu mit olunca zaten doğruluğu tartışılır.O zaman ne yapmak lazım takılmadan okumak ve kıssadan hisse almak.
Romanların giriş-gelişme ve sonuç bölümleri vardır. Tıpkı hayatın doğma-büyüme ve ölüm ekseni gibi. Romanı hayatla bütünleştiren bir hava var, dökülen metinlerde...
Romanın Arjantin edebiyatın da önemli bir yere sahip olmasının sebebi, belki de budur...
Şu anda puanım 8 ancak 2. kez okuduktan sonra 10 olması için hiçbir sebep yok. 2 puanlık kusur, tamamen benden kaynaklanmakta. Bu kadar kısa bir eserin bu denli harika bir kurguya sahip olması büyüleyici. Tekrar tekrar okunmayı hak ediyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Adolfo Bioy Casares
Unvan:
Öykü Yazarı
Doğum:
15 Eylül 1914
Ölüm:
8 Mart 1999
Buenos Aires'te büyük bir çiftlik sahibinin oğlu olarak dünyaya geldi. İlk öyküsü İris ve Margarita'yı 11 yaşında yazdı. Ailesinin durumu iyi olduğu için 1920lerde Avrupa ve Amerika'ya seyahatler yaptı. 1932'de Jorge Luis Borges ile tanıştı, Borges'in 1986 yılındaki ölümüne kadar çok yakın arkadaş oldular, birlikte pek çok hikâye yazdılar. H. Bustos Domecq adıyla da öyküler yazdı. Aynı yıl, "Sur" edebiyat dergisinin kurucusu olan Arjantin'in en etkili kültürel simalarından Victoria Ocampo ile tanıştı. 1933'te Buenos Aires Üniversitesi'ne girdiyse de, okulu bırakarak kendini yazarlığa adadı. 1940'ta Victoria'nın kardeşi Silvina Ocampo ile evlendi. Eşi de yetenekli bir şair ve öykü yazarıydı. Aynı yıl, en önemli kitaplarından biri olan "La invención de Morel"'i yazdı. Latin Amerikan edebiyatının öykü türünde klasiklerinden olan bu kitapla, Buenos Aires Belediye Edebiyat Ödülünü kazandı.

Yaklaşık yarım yüzyıl boyunca, Bioy Casares Arjantin kültürel sahnesinde aktif rol oynadı. Yayınlanan eserler arasında birçok roman, kısa hikâye, makaleler ve tezler vardır. Borges'le beraber yazdığı eserlerden başka, H. Bustos Domecq and B. Suárez Lynch adıyla da eserler yazdı. Eserleri birçok dile çevrilmiştir.

1990 yılında İspanyol edebiyatının en prestijli ödülü olan Cervantes ödülüne layık görülen yazar, 1999 yılında Buenos Aires'te öldü.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 37 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 17 okur okuyacak.