Agop Arslanyan

Agop Arslanyan

Yazar
8.1/10
18 Kişi
·
37
Okunma
·
1
Beğeni
·
355
Gösterim
Adı:
Agop Arslanyan
Unvan:
Yazar
Doğum:
Artova, Tokat, Türkiye, 1934
1934'te, babasının değirmencilik yaptığı Tokat'ın Artova kazasına bağlı Dodurga köyünde doğdu. 1941'de ilkokula başladı İkinci Dünya Savaşı'nın getirdiği bütün sıkıntıları teninde duymasına rağmen başarılı bir öğrenciliği oldu. Maddi imkânsızlıklar nedeniyle okula devam edemeyeceğini anlayınca, "belki orada okuyabilirim" umuduyla on iki yaşında İstanbul'a, amcasının yanına göçtü. Sekiz yaşındayken Tokat'ta yaz aylarında başladığı kuyumcu çıraklığına Kapalıçarşı'da devam etti, okuma hayalleri de orada suya düştü. Genç yaşta işinin ehli bir kuyumcu ustası oldu. Ailesini İstanbul'a getirdikten sonra sosyal hayata daha çok karışmaya, korolarda şarkı söylemeye, amatör tiyatro gruplarıyla sahneye çıkmaya, Tokat hakkında yazmaya başladı. Yazıları İstanbul'da yayımlanmakta olan Ermenice Marmara gazetesinde basıldı ve diasporada ilgi gördü antolojilere girdi, radyo programlarında okundu. Aras Yayıncılıktan çıkan Adım Agop Memleketim Tokat adlı kitabı da Tokata duyduğu özlemin ve anılarının dışavurumudur. 1997'de ailesiyle birlikte Kanada'nın Toronto kentine göçtü. Bugün vaktinin çoğunu, belleğine yemyeşil doğasıyla nakşolmuş Tokat'ın özlemini bir nebze de olsa giderebildiği bahçesinde, çiçekleri ve torunlarıyla geçiriyor.
Benim Çingenelere, Romanlara karşı ayrı bir sevgim, dostluğum vardır. Bütün Avrupa'da, Asya'da yaşayan, yeri vurdu belirsiz, durmadan dışlanan, durmadan suçlanan bu gezgin insanların yaşamı tutkun olduğum türden bir hürriyeti anımsatır bana hep. Onlar hep bugünü yaşar, yarına, geleceğe önem vermezler. Bir dilim ekmekle yetinmesini bilirler. Bir teneke konserve, üç telli kırık bir kemandır bütün varlıkları...
Her şehirde belli başlı birkaç külhanbeyi olur. Külhan, hamamların kazanlarının kaynadığı mahaldir. Burada, o dev kazanların kaynaması için yığın yığın odun olur. Ama yoksul halk kış gelince odunlardan götürmeye başlar. Bıçkın, serseri bir işçi bulup odunların bekçiliğine verirler. İşte o devirde, bu alikıran başkesenlere külhanbeyi derlerdi.
Agop Arslanyan
Tanıklık Dizisi II, Dördüncü Baskı: Mart 2008, ISBN 975-7265-76-4 EPUB
Koyunlar dağda yavuda yatardı. Yavu, koyunların ön ayaklarıyla toprağı ustaca kazarak yaptığı küçük bir çukurdur. İnanın, her koyun kendi yavusunu bulur, orada yatar. Kimse kimsenin yavusuna tecavüz etmez. İnsanların hayvanlardan öğreneceği ne çok şey var!
En büyük okulum insanlık okulu oldu. Bütün insanları sevmesini öğrendim, ayrımsız, nereden gelirse, kim olursa olsun... Zarfın değil marufun önemli olduğunu hiç unutmadım.
Babamın yanına koştum hemen:

"Babacığım, neden daha önce davranmadın?"

"Oğlum, zamanı gelirse sen de bunu öğrenirsin; atacak barutum o kadardı, bir atımlık barut!"

Keliş bir daha hiç değirmenimize gelmedi. Babam "Ok yaydan çıktı, gelse de göreceği var!" diyordu.

Söylememe gerek var mı, hayat zamanla bana da bir atımlık barutu olmanın ne menem bir şey olduğunu öğretti tabii.
223 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Kendi memleketimi , Tokat'lı olmaya dair bilinen ve zevkle yapılan herşeyi bir başkasının ağzından dinlemek çok keyifliydi. Din , dil ve ırk ayrımcılığının dehşeti de kitapta çok naif bir şekilde aktarılmıştı. Kitapta , insanî değerler ile ilgili pek çok kıssadan hisse yer alıyor.. Anılarını yazdığı için Agop Arslanyan'a minnetle...
223 syf.
·5 günde·8/10 puan
Agop Arslanyan'ın doğduğu ve çocukluğunu geçirdiği Tokat'ın eski zamanlarını, kiliselerini, yemeklerini yazdığı ve her satırında buram buram memleket hasreti kokan otobiyografi kitabı.
Tokat'ı öyle güzel anlatıyor ki dünyada bir sürü ülke gördüm ama Tokat gibi yer görmedim diyor.

Kitap bittiğinde Anadolu'daki Ermeni, Rum, Musevi toplum birbirini kırmadan, kavga gürültü etmeden, birbirine kızsa da belli etmeden yaşayabilse bugün çok daha güzel bir ülke olabilirdik demeden duramadım.

Maalesef yazar 1997'de Kanada'ya göç etmiş ve 2016'da çok sevdiği Tokat'ını bir kere daha göremeden vefat etmiş. İçimde onun yerine Tokat'a gidip ziyaret edesim geldi.
223 syf.
Keyifli bir yaşanmışlık anlatısı.

Tokat'ta doğmuş büyümüş ve İstanbul'da geçirdiği gençliğinden sonra Kanada'ya göçmüş yazarın özlemle andığı şehre yıllar sonra yaptığı bir yolculuk çerçevesinde hasretle çocukluğunun, 40'larin Tokat'inin ve bugün artık vatanlarinda olmayan insanların hikayesi.
223 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Tokat'ta doğup büyümüş Agop Arslanyan'ın biyografi- roman tarzı eseri. Bu topraklardaki kardeş kavgasına lanet ettirir. Kitabı okuduktan sonra yazarla tanışmayı çok istemiştim ama 2016'da Kanada'da, Tokat'ı son bir kez görmeden vefat ettiğini öğrenince üzülmüştüm. Kesinlikle önyargıları yıkan, tavsiye ettiğim bir kitap.
223 syf.
·Puan vermedi
Ben de kitabi bir Tokatlı olarak değerlendirmek isterim. O kadar bizim dilimizden yazılmış ki yazarın Ermeni ve Hristiyan olduğunu sadece ailesindeki dini ritüellerden bahsederken hatırlıyorsunuz. Yıllardır duymadığım, yöremize has kelimeler için kitabın sonunda açıklamalar vermişler ama benim bunlara bakmam gerekmedi çünkü bizzat duyarak ve kullanarak büyüdüm. Cevizli sucuğa köme, közde patlıcana fosul, sıraya girmeye keşik deriz. Yazarın Tokat sevgisi ve memleket hasretini dile getirişi de bir o kadar samimi. Yıllar sonra memleketini ziyaret ederken hissettiği hayal kırıklığını, bağların bahçelerin yerini alan binaları görünce bizler de hissediyoruz. Bu kitap bana bir nevi nostalji yaşattı, çocukluğumu ve kendi anneannem ve dedemden dinlediğim hikayeleri hatırlattı.
223 syf.
·7 günde·8/10 puan
Hayatının tamamı veya bir kısmı Tokat'ta geçmiş kişilerin özellikle okumasını tavsiye ederim. Kırkbadallar, gıj gıj, behzat, hac dağı, topçam vs 1940'lı yılların Tokat'ından güzel anıların paylaşıldığı bir kitap...
223 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10 puan
Dikkat spoiler içerir.
Oldukça güzel bir otobiyografi diyebilirim. Yazar kendi hayatı ile beraber ülkemizdeki ciddi bir miktar azınlığın da hayat hikayelerini özet geçiyor aslında. Tokatlı Agop'un ailesi, gelenek ve görenekleri, yemekleri, düğün dernekleri gibi pek çok konuda detaylı bilgiler veriyor bize. Sonrasında okumak için İstanbul'a gitmesi ancak Kapalıçarşı'da kuyumcu çırağı olması, Ermenilerin birbirleri arasındaki ilişkiler ve daha pek çok fazlası bu kitabın içinde. Tehcir mevzusundan da az olsa da bahsedilen bu kitap mutlaka okunması gerekenlerden.
223 syf.
·29 günde·Beğendi·7/10 puan
Yeni başladım sayılır. Öyle güzel gidiyor ki bitmesin istiyor insan.80 yıl öncesinin tokat ' ini okumak, hüznü ağır basan bir özlem koyuyor avuçlarına.

Yazarın biyografisi

Adı:
Agop Arslanyan
Unvan:
Yazar
Doğum:
Artova, Tokat, Türkiye, 1934
1934'te, babasının değirmencilik yaptığı Tokat'ın Artova kazasına bağlı Dodurga köyünde doğdu. 1941'de ilkokula başladı İkinci Dünya Savaşı'nın getirdiği bütün sıkıntıları teninde duymasına rağmen başarılı bir öğrenciliği oldu. Maddi imkânsızlıklar nedeniyle okula devam edemeyeceğini anlayınca, "belki orada okuyabilirim" umuduyla on iki yaşında İstanbul'a, amcasının yanına göçtü. Sekiz yaşındayken Tokat'ta yaz aylarında başladığı kuyumcu çıraklığına Kapalıçarşı'da devam etti, okuma hayalleri de orada suya düştü. Genç yaşta işinin ehli bir kuyumcu ustası oldu. Ailesini İstanbul'a getirdikten sonra sosyal hayata daha çok karışmaya, korolarda şarkı söylemeye, amatör tiyatro gruplarıyla sahneye çıkmaya, Tokat hakkında yazmaya başladı. Yazıları İstanbul'da yayımlanmakta olan Ermenice Marmara gazetesinde basıldı ve diasporada ilgi gördü antolojilere girdi, radyo programlarında okundu. Aras Yayıncılıktan çıkan Adım Agop Memleketim Tokat adlı kitabı da Tokata duyduğu özlemin ve anılarının dışavurumudur. 1997'de ailesiyle birlikte Kanada'nın Toronto kentine göçtü. Bugün vaktinin çoğunu, belleğine yemyeşil doğasıyla nakşolmuş Tokat'ın özlemini bir nebze de olsa giderebildiği bahçesinde, çiçekleri ve torunlarıyla geçiriyor.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 37 okur okudu.
  • 10 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.