Ahmed Cevdet Paşa

Ahmed Cevdet Paşa

Yazar
9.1/10
170 Kişi
·
545
Okunma
·
90
Beğeni
·
4209
Gösterim
Adı:
Ahmed Cevdet Paşa
Tam adı:
Ahmet Cevdet Paşa
Unvan:
Türk Devlet ve Bilim Adamı, Tarihçi, Hukukçu, Şair
Doğum:
Lofça, 1822
Ölüm:
İstanbul, 1895
Ahmed Cevdet Paşa (1822-1895), zamanının büyük devlet adamı, tarihçisi, hukukçusu, dilbilimcisi ve eğitimcisidir. 18. asır Osmanlı’sının siyaset, hukuk, eğitim ve kültür hayatında çok önemli bir yere sahiptir. İlk eğitimini memleketi olan Lofça’da aldıktan sonra, İstanbul’a gelmiştir. Burada çeşitli medreselerde pek çok müderristen ders almış ve eğitimini tamamlayarak müderris olmuştur. Arapça, Farsça ve Fransızca bilen Cevdet Paşa’nın hayatı, Mustafa Reşit Paşa ile tanışmasıyla değişmiştir. Bu dönemde, Mecelle’yi hazırlayan Divan-ı Ahkâm-ı Adliye’yi kurmuş; Adliye Nazırlığı, Dâhiliye Nazırlığı, Maliye Nazırlığı, Evkaf Nazırlığı gibi pek çok idari vazifelerde bulunmuş; Bursa, Halep gibi çeşitli yerlerde valilik yapmıştır. Bu idari görevleri sırasında ilmi çalışmalarını en önemlisi, tam olarak kendi eseri olmasa da, hazırlanmasında büyük katkısı olan Mecelle-i Ahâm-ı Adliye’dir. Mecelle’nin haricinde pek çok kanun, nizamname hazırlamıştır. Tarih alanında Tarih-i Cevdet, Kısas-ı Enbiyâ, Tezâkir, Mârûzâtgibi eserler ortaya koymuştur. Türk dil bilgisi alanında önemli yeri olan Belâgât-ı Osmaniye, Kavâid-i Osmaniye, Kavâid-i Türkiye gibi eserleri telif etmiştir. 
Hazret-i Ebûbekir, Mescid-i Şerîf'e gelip minbere çıktı ve Cenâb-ı Hakk'a hamd ve şükrettikten sonra:
" Ey insanlar! Ben sizin üzerinize vâlî ve emir oldum. Hâlbuki sizin en hayırlınız değilim. Eğer iyilik edersem bana yardım ediniz ve eğer fenâ işlersem bana doğru yolu gösteriniz. Doğruluk emânettir. Yalancılık hıyânettir. Sizin zayıfınız benim yanımda kuvvetlidir ki hakkını alıveririm ve kuvvetliniz benim yanımda zayıftır ki ondan başkasının hakkını alırım. İnşâallâhü Teâlâ hiç biriniz cihâdı terk etmesin. Cihâdı terk eden kavim zelîl olur. Ben Allâh'a ve Resûlüne âsî olursam, sizin de bana itâatiniz lâzım gelmez. Kalkınız namaza. Allâh hepinize rahmetiyle muâmele buyursun. " dedi.
1859 Mart'ında saray binaları hizmetlileri Saray'ı kuşatarak, para için nümayiş yapmak gibi çirkin bir olaya katıldılar. Bunun üzerine Padişah saray hizmetlilerin işlerine son verdi ve onlar için ayrılmış olan dörtbin keselik parayı, binaların mevcut borçlarının karşılanmasına tahsis etti...
Ahmed Cevdet Paşa
Sayfa 32 - Babıali Kültür Yayıncılığı
Peygamber Efendimiz (s.a.v.):


“Allahü Teala, hakkı Ömer’in lisanı ve kalbi üzere kıldı. O Faruk’tur. Allah, onunla hak ile batıl arasını ayırdı.”
Resûl-ü Ekrem ise, kendisinin kanı yeryüzüne damlayıp da bundan dolayı kavmine azap inmesin diye yüzünden akan kanları silip, "Ya Rabbi! Kavmim cahildir, sen onlara doğru yolu göster!" diye dua etti.
... Kadın sevgili edinenler çoğalıp erkeklere olan ilgi azaldı. Kavm-i Lut sanki yere battı. İstanbul'da öteden beri delikanlılara yönelik aşk ve ilgi, tabii hali olan kızlara döndü... Devlet adamları içinde oğlancılıkla meşhur olan Kamil ve Ali paşalar ile onlara mensup olanlar kalmadı. Halbuki Ali Paşa da ecnebilerin tepkisinden korkarak oğlancılığını gizlemeye çalışırdı.
Ahmed Cevdet Paşa
Sayfa 25 - Babıali Kültür Yayıncılığı
Abbas Paşa'nın valiliği dönemimde Mısır'dan İstanbul'a pek çok paşalar, beyler ve hanımlar geldiler. Yüksek fiyattan konaklar ve yalılar aldılar. Alafranga ev eşyaları ile evlerini döşediler. Bol bol para harcadılar, israfta bulundular. Safahat kapısını açtılar. Vekiller ve İstanbul eşrafı, bu Mısır döküntüleriyle yarışmaya ve vekil hanımları da Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa'nın kızı Zeynep Hanım'ı taklit ederek israf ve safahata kalkıştılar...
Ahmed Cevdet Paşa
Sayfa 23 - Babıali Kültür Yayıncılığı
11 Şubat 1857'de inşası tamamlanan Fethiye kalyonunun denize indirilmesi kararlaştırılır. Tüm davetliler Tersane-i Amire'de padişahın gelmesini beklerken Fethiye kalyonu kendi kendisine hareket ederek (desteklerden bazıları kırılmıştır) denize iner ve bu sırada birkaç kişi yaralanır birkaç kişi de hayatını kaybeder. Dönemin İstanbul Kadısı Tekirdağlı Müftisi-zade Efendi bu olaya kendince açıklık getirir: "Kalyonu melekler denize indirmiştir". Üst düzey davetlilerden birisi de "Evet bu kalyonu meleklerin indirmiş olması muhtemeldir. Lakin işin içine şeytan da karışmış olmalı ki birkaç kişinin ölümüne sebep oldu" demiş.
Ahmed Cevdet Paşa
Sayfa 19 - Babıali Kültür Yayıncılığı
304 syf.
·36 günde·9/10
Hz. Peygamber'in hayatını anlatan her siyer kitabı benim için özel ve değerli oluyor. Ahmed Cevdet Paşa'nın Efendimiz'in hayatıyla ilgili 4 diğer eseri mevcut. Osmanlıca kelimeler eserin güzelliğine ayrı bir güzellik katıyor. Doğumundan önce meydana gelen vak'alar ve mucizevi olaylar; Peygamberliğinin Kureyş kabilesinden bazı kişilerin ve Yahudi kabilelerin nebilik sıfatlarını onda görmeleri; doğumunda ve küçüklüğünde yaşıtlarından beklenilmeyecek hal hareketler göstermesi açıkça Peygamberliğinin delillerinden bazıları olsa gerek. "Yaşıtındaki çocuklar oyun oynarlar, o, karşılarında oturup onları izlerdi, sanki Peygamberliği her halinden iz taşıyordu." Erginliğine kadar olan yaşantısı kitapta önemli bir yer tutmuştur. Ebrehe'nin olduğu dönemden erginliğine kadar anlatılan yaşantısını ele alan bir filmde gerçekle örtüşmeyen, hayalî öğeler, eklemeler kitapla, dolayısıyla gerçekle zıtlık oluşturmaktadır. Hem izleyene hem de Hz. Peygamber'e karşı yapılmış bir saygısızlık. Sahabeleri, efendimizin hayatını öğrenmek için en doğru kaynak, güvenilir bir kitap olmalıdır. Sadece kitaplar bilgi kaynağımız olmalı, böyle konularda...
Peygamber'in karşılaştığı, hakem olduğu her meselede, söylemiş olduğu her sözde, girdiği her muharebe ve antlaşmalarda büyük bir hakikat; insanlık için örnek teşkil eden, hikmet sınırlarının en ucuna ulaşmış öğeler var. Okuyan her Müslüman değil, her insan bunu görmezden gelemez. Siyer okumak bunun için önemli... İzini takip edebilmek, kurtuluşumuz, refahımız için Allah'tan gelen Kur'anı, söyledigi sözleri(Hadis) ve sünnetleri hayatımızın içine yerleştirmek için önemli... İyiliğin ve kötülüğün kaderden, hiçbir işte isyana düşmeyip, yazgıyı olduğu gibi kabul ederek fakat gayret içinde olarak, umutsuzluğa yer vermememizi bizlere hatırlattığı için önemli...

Mekke'nin putperestleri Peygamberin gösterdiği mucizeleri görmelerine rağmen inanmadılar. Musa'nın kavmine mucizeler gösterip, kendisine inanılmadığı gibi... Ay'ı işaretiyle ortadan ikiye yarıldığını gördüler ama kabilelerindeki şan şeref, soy, mal ve hırs inanmanın, hakikatın önüne geçti. "Atalarımızın dininden yüz çevirmeyeceğiz" dediler. Bugün de böyle değil midir? Benzerlerini yaşamıyor muyuz? Kendi nefsimizin kabul ettiği ölçüde hayatımızda İslam'a yer veriyoruz, tamamen değil. Gün içindeki meşgaleler bizi tefekkürden, kutsal kitabı okumaktan, dua etmekten alı koyuyor. Nefsine diş geçiremeyen kimseleriz çoğumuz...

Allah'ın hak dini yayıldıkça müşrikler, Müslümanlar üzerinde yaptıkları eziyetleri arttırmışlardı. Yasir, Sümeyye ve oğulları Ammar büyük eziyet görmüşlerdi. Bilal-i Habeşi'nin üzerine kaya parçası koyulmuş, kavurucu çölde susuz bırakmışlardı. Onun zayıf bedeninden çıkan tek söz "Ahâd'un ahâd" olmuştu. "O tektir." Kalpteki iman o kadar kuvvetli idi ki, hiçbir işkence onu uzza'ya menat'a tek bir kelime söylemesine olanak vermedi... Bilal-i Habeşi'nin kalbindeki bu derecede büyük iman, Dünyanın bütün Müslümanlarına örnek olmalıdır. Ucuz şeyler için dinini kopuk yaşayan bizler, ders çıkarmalıyız sahabelerin, dolayısıyla Peygamberin hayatını okuyarak.

Zorlamalar, işkenceler dayanılmayacak bir hal alınca müslümanlar bölük bölük hicrete, Habeş ülkesine, Medineye muhacir olarak ayak bastılar. Hak dini muteber bir yer almaya başlayınca Bedir, Uhud, Beni Nadir, Hendek muharebeleri meydana geldi. Hz. Peygamber bu savaşlarda bizzat kendileri bulundu. Bazısında kazandı, bazısında kaybetti. Mağlup olması sonucu Müslümanlar arasında kalpler zayıfladı, Hudeybiye antlaşmasının ağır şartları bunu doruğa yükseltti. Fakat sonra olumsuz neticelenen savaşların da, Hudeybiye'nin de hikmetlerinin anlaşılması çok uzun sürmedi. İnsanlar bu antlaşmayla İslam'ı daha yakından tanıma fırsatı buldu ve bölük bölük hak dinini seçtiler...
Her savaşın kazanılması, her işin yolunda gitmesi rahatlığın, rehavetin artmasına, imanın zayıflığına yol açabilirdi belki de. Tarihte sahne alan ecdadımız için de aynı şeyi söyleyebiliriz. Hikmetler sonradan ortaya çıkıyor, aramaya gerek kalmadan.

Bedir Harbi bölümünde yazar, savaşın başlama sebebininin müşriklerin mallarını Hz. Peygamber'in emri tarafından yağma edildiği görüşünü yansıttığını görüyoruz. Bunun tamamen yanlış olduğunu, olmaması gereken, büyük bir hata olduğunu söyleyelim. Hz. Peygamber'in bir kurumu yağma ettirmesini, veya böyle bir harekete teşvik etmesinin mümkün olamayacağı konusunda tüm İslam alimlerinin hem fikir olduğunu düşünüyorum. Öte yandan kitapta soy bilgisi- akraba ve kabilelerin- adları çok sık olarak geçmesi duraksamama sebep oldu bir müddet.
Velhasıl siyer okuyunuz... Hz. Muhammed s.a.v'in yaşantısını sahabeleri okuyarak görmek için büyük hacimli siyerleri tercih ediniz.
366 syf.
·Beğendi·10/10
Okunması gereken harika bir kitap. Efendimiz s.a.v. in hayatını bilmek her müslümanın bilmesi gereken en güzel en önemli bilgilerden, ilimlerden birisi.Hayatimizi onun sünnetleri ile yaşamak ve yaşatmak ile onu güzel anlarız ki eğer onun ümmeti isek oda bizim için ümmetim diye göz yaşı döktüyse bizim 4 elle sarilamiz gerekir . Ben kitabı zevkle ve beğeniyle okudum okumanızı da tavsiye ederim.
344 syf.
Peygamber Efendimizin (s.a.v.) güzide ashabının en muhteremleri. Sırasıyla Hz. Ebûbekr-i Sıddîk,
Hz. Ömeru’l Farûk,
Hz. Osman-ı Zinnûreyn,
Hz. Aliyyü’l Murtezâ
Rıdvanullahi aleyhim ecmaîn

Okudukça sevgimiz ve imanımız artıyor.
O devrin şartları bilmeden o devirde yaşanan hadiseler hakkında ileri geri konuşmak hiç bir müslümana yakışmaz. Onlar büyük birer mücahid ve müctehiddirler. İctihad hataları bile bizim sevaplarımızdan üstündür. Ayet-i Kerimede ifade edildiği gibi onlar cennet ehlidir. Ve cennet ehli arasında kıskançlık, kin, soğukluk... vs. asla olmaz. Onlar dünyada iken cennet ile müjdelenmişler. Bize düşen o yıldızları takip etmektir. Bizi peygamber efendimize götürecek olanlar o zatlardır. Sağlam bilgi sağlam kaynaktan alınır. Ahmet Cevdet paşa gibi muazzam bir alimden okumak ayrı bir keyif.
Herkese tavsiye ediyorum...
88 syf.
·5 günde
“Mü’minler hep birbirinin kardeşidir... Ben size lazım olan dini hükümleri tebliğ ettim ve size iki şey bıraktım ki onlara sıkıca sarıldıkça hiçbir vakit sapıklıkta kalmazsınız:

Onların biri Allah’ın kitâbı ve diğeri Peygamberin sünnetidir.”
diye daha nice dini hükümleri beyan ettikten sonra:
“Ey insanlar tebliğ ettim mi?” diye sordu ve Ashab-ı Kiram “Evet” deyince üç kere:

“Şahid ol Ya Rab” buyurdu.

Ya Rasulallah
Medine-i Münevvere sokaklarında yürüyordun
Neccar Oğulları'nın küçük kızları seni görünce
Sevinçten ne yapacaklarını bilememişlerdi
' Beni seviyor musunuz ' diye sormuştun onlara
' Seni çok seviyoruz Ya Habiballah ' demişlerdi
Sen de:
' Allah biliyor ki ben de sizi çok seviyorum' demiştin
Bu gün yaşayan gençler var
Neccar Oğulları'nın kızları diğil belki
Ama seni onlar da çok seviyor
Gözyaşlarından belli ki seni canlarından çok seviyorlar
Senden başka kimseleri yok
Allah biliyor ki sen onları da çok seviyorsun ...

... Sultanım!
Ey Medine minberinde ' ümmeti, ümmeti ' diye hüznü giyen sevgili
Ey Mekke mihrabında alemler hesabına ' Allah! ' diyen sevgili
Bize lütfu ilahi bahşedilen kapına diz çöktük, biat ettik
Rabbinden bize ne getirdi isen amenna
Duyduk, itaat ettik
Ya Rasulallah
Sen hâlâ kırk yaşındasın
Ve hâlâ ümmetinin başındasın... ص

Öyle güzelsin ki seni ص tarife kelimeler aciz...
344 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10
İnsan 4 büyük Halifeyi okudukça, anlar, anladıkça da hayran kalır. Hayran kalmamak mümkün değil!
Hz. Ebu Bekir (ra) ve Hz. Ömer (ra) zamanında olan inkişaflar ve Hz. Osman(ra) ve Hz. Ali (kv) zamanın da yaşanan acılar. Kalbi taş olmayan kişi zaten bunları anlar o mübarek zatların büyüklüğünü kabul eder.
Onlar hakkında meydana gelen ihtilaflar ile uğraşmak bize düşmez. Biz aciz insanlar, yüce Peygamberimizi görüp cennetle müjdelediği ve o mübareğin kalbinde sevgi beslediği kişilere nasıl dil uzatabilir nasıl süi zanda bulunabilir ki.
Muhafazan Allah.
360 syf.
·43 günde·Beğendi·9/10
Sevgili Peygamberimiz Muhammed Mustafa (s.a.v)in hayatını anlatan nadide eserlerden biri.. Çok beğendim. Ahmed Cevdet Paşanın kaleminden olması hasebiyle bir an önce okumak istedim.. Keyifli okumalar
80 syf.
·84 günde·8/10
Halife-i Resulullah.. En evvel müslümanlardan olan Hz. Ebubekir efendimizi anlatan bu kitaba başlayali uzun bir zaman oldu..
Bir solukta bitireceğimi düşünerek başladığım bu kitabın bu kadar uzun bir vakit alması dilinin ağır olmasından kaynaklanıyor. Bir de araya elime kitap alamayacağım umre ifası ve sonrasındaki ziyaret faslı girince hayli vakit aldı kitabi bitirmek..
Islam tarihi okumaya yeni başlayacak olanların Ahmed Cevdet Paşa'nın kitaplarından başlamasını tavsiye etmemekle beraber içerik zenginliği açısından ince bir kitap olmasına rağmen çok faideli bir kitap.. Keyifli okumalar
366 syf.
·10 günde·Puan vermedi
İlginç bir kitaptı. O kadar fazla bilmediğim garip ve karisik isimler vardı ki hiç birini ezberliyemedim. Yazarın anlatımı biraz ağır ama bence ara ara böyle dini kitaplar okunmalı.
360 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10
Ne çok şey daha varmış Peygamberimizin hayatına dair bilmem gereken. İyi ki Müslüman’ım, iyi ki Hz. Muhammet Mustafa’nın (sav) ümmetiyim. Bin şükür Rabbime.

Seni bu kitabı okuduktan sonra daha çok özlüyorum Ya ResulAllah! Rabbim cennetinde komşu eylesin bizi inşAllah.
328 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Osmanlı'nın son devrindeki müstesna simalardan, büyük devlet adamı ve tarihçi Ahmed Cevdet Paşa'nın, "Kısas-ı Enbiyâ ve Tevârîh-i Hulefâ" isimli eserinin, Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellemin hayatını anlatan kısmın sadeleştirilmiş halidir. Kitap üç kısma ayrılmış olup, 1. kısımda Peygamber Efendimiz'in (sav) nübüvvetine kadar olan hayatı, 2. kısımda Mekke devri, 3. kısımda da Medine devri anlatılmıştır. Kitabın muhtasar halde bir çok yaş sınıfına hitap eder şekilde bir çok baskısı da bulunmaktadır. Ahmed Cevdet Paşa, Peygamber Efendimiz'in (sav) hayatlarını pak neseblerinden anlatmaya başlayıp, doğumu, evliliği, Peygamberliğin gelişi, ilk iman edenler, Mekke'de çekilen sıkıntılar, hicret, cihad, gazalar, mucizeler gibi konu başlıklarıyla işleyip Peygamber Efendimiz'in(sav) hastalanması, Veda Haccı ve Hz.Ebubekir'in(ra) halife seçilmesi mevzularıyla nihayete erdirip anlatmaya çalışmıştır. Hakikat şu ki hayatını en ince noktalarına kadar bilmemiz ve kendi hayatımıza tatbik etmemiz gereken yegane insan, peygamberler peygamberi Hazret-i Muhammed Mustafa sallallâhü aleyhi ve sellemdir. Çünkü o âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir.
[Kitabın arka kapağında ki yazılardan yararlanılmıştır.]

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmed Cevdet Paşa
Tam adı:
Ahmet Cevdet Paşa
Unvan:
Türk Devlet ve Bilim Adamı, Tarihçi, Hukukçu, Şair
Doğum:
Lofça, 1822
Ölüm:
İstanbul, 1895
Ahmed Cevdet Paşa (1822-1895), zamanının büyük devlet adamı, tarihçisi, hukukçusu, dilbilimcisi ve eğitimcisidir. 18. asır Osmanlı’sının siyaset, hukuk, eğitim ve kültür hayatında çok önemli bir yere sahiptir. İlk eğitimini memleketi olan Lofça’da aldıktan sonra, İstanbul’a gelmiştir. Burada çeşitli medreselerde pek çok müderristen ders almış ve eğitimini tamamlayarak müderris olmuştur. Arapça, Farsça ve Fransızca bilen Cevdet Paşa’nın hayatı, Mustafa Reşit Paşa ile tanışmasıyla değişmiştir. Bu dönemde, Mecelle’yi hazırlayan Divan-ı Ahkâm-ı Adliye’yi kurmuş; Adliye Nazırlığı, Dâhiliye Nazırlığı, Maliye Nazırlığı, Evkaf Nazırlığı gibi pek çok idari vazifelerde bulunmuş; Bursa, Halep gibi çeşitli yerlerde valilik yapmıştır. Bu idari görevleri sırasında ilmi çalışmalarını en önemlisi, tam olarak kendi eseri olmasa da, hazırlanmasında büyük katkısı olan Mecelle-i Ahâm-ı Adliye’dir. Mecelle’nin haricinde pek çok kanun, nizamname hazırlamıştır. Tarih alanında Tarih-i Cevdet, Kısas-ı Enbiyâ, Tezâkir, Mârûzâtgibi eserler ortaya koymuştur. Türk dil bilgisi alanında önemli yeri olan Belâgât-ı Osmaniye, Kavâid-i Osmaniye, Kavâid-i Türkiye gibi eserleri telif etmiştir. 

Yazar istatistikleri

  • 90 okur beğendi.
  • 545 okur okudu.
  • 63 okur okuyor.
  • 415 okur okuyacak.
  • 18 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları