Ahmet Bora Pekiner

Ahmet Bora Pekiner

Çevirmen
8.4/10
140 Kişi
·
359
Okunma
·
0
Beğeni
·
9
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Rutin bir d&r alışverişi için mağazaya giriyorum. Tam karşımda bir stand. Üzerindeki "Can Yayınları kitap kampanyası - 7TL" yazısı çarpıyor gözüme. Bir sevinç, bir mutluluk ki sormayın gitsin. (Gözüm dönüyor tabi :D) Tahsin Yücel, Jack London, Mathias Énard ve daha nice yazarların güzide eserleriyle dolu masa. İşte "Suikast Bürosu" da bu eserlerden biri.

"Suikast Bürosu", Jack London'ın 11 Mart 1910'da aldığı 14 öykü taslağından biri. Eseri yazmaya başlıyor ancak mantıklı bir son bulamadığı gerekçesiyle yarım bırakıyor. Ve eseri 1963'te Robert Fish tamamlıyor. Yani "Suikast Bürosu" ortak bir çalışmanın ürünü.

Gelelim konuya. Ivan Dragomiloff, Suikast Bürosu adlı bir örgütün kurucusudur. Örgütün faaliyetleri ise; yasaların serbest bıraktığı ve halka canavarca davranan siyasetçi, polis, yargıç ve daha nicelerine gereken dersi vermektir. Hem de kanlı bir ders. Ancak Büro'nun etikleri ve kuralları vardır. İnfazın, toplumsal açıdan haklı görülmesi durumunda gerçekleşmesi en önemli kurallarıdır. İnfaz toplumsal açıdan yararlı bulunmazsa gerçekleşmez ve ödenen ücretin yüzde onu iade edilir. Yani, gizlilikle faaliyet gösteren ve ahlaki kurallara uygun bir örgüttür Suikast Bürosu. Örgüte üye olan ve cinayetleri işleyenler toplumun aydın kesiminden insanlardır. İnfaz kararı bir kez verilince geri dönüş yoktur. (Bunun gibi birçok kural daha var tabi ki...)
Ve bir gün Winter Hall adlı bir adam çıkagelir. Belirli bir ücret karşılığında birini öldürmek için anlaşma yapmak üzere Ivan ile konuşmaya başlar. Ancak bu kez öldürülecek olan kişi her şeyin anahtarı olacaktır.

Daha fazlası ipucuna, kitapla ilgili geniş bilgilere girecektir dostlarım. Bu nedenle burada kesmem gerekiyor konuyu. Okuduklarınız kitabın ilk birkaç sayfasından yapılan çıkarımlar olmakla birlikte kitap hakkında merak uyandıracaktır diye düşünüyorum. Kitap hem dünya düzenini, hem siyasilerin dönem içindeki durumlarını hem de halka karşı yapılanları göz önünde bulundurarak yazılmış.

En başta da bahsettiğim gibi eser Jack London ve Robert Fish ortak ürünü. Kitap sonunda Jack London tarafından yazılan "Kitabın tamamlanması için notlar" ve London'ın eşinin yazdığı "Kitabın sonu için tasarlanan taslak" ile karşılaşıyoruz. Bununla birlikte Jack London'ın hangi sayfanın hangi cümlesinde yazmayı bıraktığını da okuyoruz bir not olarak kitap sonunda. Peki okurken bunu farketmiyor muyuz? Ben London'ın tarzını bilen okuyucuların bu ayrıntıyı gözden kaçırmayacağını düşünüyorum.

Soluksuz okuduğum, beni gerçekten etkileyen ve elimden bırakamadığım bir kitap oldu "Suikast Bürosu". Robert Fish kendi tarzını ortaya koyarak bitirmiş kitabı. Ayrıca, okuma oranının düşük olmasına şaşırdığım bir eserdi. Daha fazlasını hak ettiğini düşünüyorum kitabın. Okuyanlar ne demek istediğimi anlayacaktır. Tavsiyemdir! :)
Toplumun çıkarları için para karşılığı insanları öldüren bir büro kuruluyor. Bir suikast bürosu.. Suikast bürosunun sizin için birini öldürmesi için birkaç şartı var. Mesela ölmesini istediğiniz kişinin bir suç işlemesi gerekir. Suçsuz insanlara suikast yapılmaz. Suikastçılarımız ise kafayı etik ve felsefeyle bozmuş akıllı-delilerdir. Uzun süredir faliyet gösteren büro, Hall'ın büroya gidip suikast bürosunun şefine kendinin öldürülmesini isteyene ve şefi buna ikna edene kadar gayet iyi işler. Sonraysa işler çıkılmaz bir medcezire sürüklenir.

"Adaletin ortak bir sorumluluk olduğunu tüm dünyanın fark etmesi gerekiyordu."
Dragomiloff'un mektubundan bir kesit.
Psikolojik gerilim ... Son Raunt kesinlikle bu türün hakkını vermiş bir kitap ...Konu alışılagelmiş olmasına rağmen,öyle bir ilerliyor ki sürekli merak içerisinde kalıyor kendinizle soru cevap oynar hale geliyorsunuz....Kurgu çok sağlam ve anlatım çok yalın.....Gizem ise sona kadar devam edip sonda size hadi canım dedirtecek kadar tüyler ürpertici....Bu kitap tam bir dinamit ...İnsanı duyguların karanlık tarafta yoğunlaştığı zaman neler olduğuna şahit olmak için bu kitabı kesinlikle okuyun....Çok şaşıracak ve soluksuz okuyacaksınız....Keyifle okudum...
Kitap Helena Petrovna Blavatsky'nin sıradışı yaşamını anlatıyor. Soylu bir Rus Hanımefendisi olan Blavatsky kendisine"Üstatlar"lar tarafından verilen bir görev doğrultusunda Teozofi adıyla bilinen Okült ve Ezoterik bir cemiyet kurmuştur. Bu cemiyetin asli amacının tüm insanlığın birleştirilmesi, insanlar arasındaki kötülüklerin engellenmesi olduğu aktarılmaktadır. Cemiyetin popülerliğinin artmasında ise Blavatsky'nin çevresinde meydana gelen esrarengiz olayların da payı olduğu ifade edilmektedir. Buna ek olarak, Adolf Hitler'in Blavatsky'nin "Gizli Öğreti" kitabından çok etkilendiği ve yanından ayırmadığı söylenmektedir. Hatta yine kitabın etkisiyle Tibet'e araştırma ekiplerinin gönderidiği dile getirilmektedir.
Son zamanlar da okuduğum en iyi kitaplardan biri diyebilirim. Kurgu enfes!... ikinci bölümün ortalarına kadar biraz sabır :) sonra kitap patlıyor zaten.inanılmaz akıcı bir günde bitirdim.Tavsiye edilir cinsten
Bence yazarın en güzel kitabı idi "Düello". Çok ama çok güzeldi. Uzun zamandır böyle sağlam bir polisiye okumamıştım. Entrika ve heyecan ilk sayfadan bir başlıyor, son sayfada bitiyor.Tam buldum derken ortaya başka bir şey çıkıyor ve düşünceniz bir anda değişiyor. Adeta rus matruşka bebekleri gibi. Bir olay sonuçlanmadan başka bir olayla karşılaşıyorsunuz sonra bir başkasıyla. Merakla öteki sayfaya geçiyorsunuz. Başlayınca bitirmeden bırakması çok zor. Heyecan ve hızlı temposuyla tam bir aksiyon filmi izliyormuşum gibi...
Jack London 1910 yılında 14 hikaye taslağı alır, bunlar arasında suikast bürosunu romanlaştırmaya karar verir. Romanı yazdıktan sonra, mantıklı bir son bulamadığı gerekçesiyle yarım bırakır. Kitabı tamamlayan isim ise Robert Fish’dir.
Güzel ve akıcı bir polisiye gerilim romanı.
''Benim için bir şey mi yapmak istiyorsun?'' cümlesi gelecek Raker serisinin konusuydu. :) Ve tabii ki harikaydı bir öncekinden ve diğerlerinden daha da iyiydi.. İnanılmaz heyecanlıydı. Okurken, gözüm diğer altta ki satırlara kaymasından nefret ettim acaba ne oldu diye sabırsızlığımın kurbanı oluyorum... Kesinlikle bu gizem dolu sayfaları okumaktan kendinizi mahrum bırakmayın ve kısa bir zaman da Raker serisine başlayın.
Okunabilecek sıradışı senaryolardan birine sahip, bundan yaklaşık olarak elli beş yıl önce yayımlanan, Suikast Bürosu ya da daha eski basımlardaki adıyla 'Cinayet Şirketi'. Başta hakkını teslim etmek isterim Robert Fish'nin. Büyük iş çıkarmış. Bu isminde nereden çıktığını merak edenlerin merakını, London'ın eserin sonunu kestirememesinden dolayı yarım bırakmasıyla bunu cesaret ve yetenekle devralıp Jack London'dan 'hiç kopmamamışçasına' devam ettirdiğini söyleyerek yatıştırabilirim...

Geçmişi bilmesemde günümüzde, bazılarının verdiği sözü tutmadığını tecrübe etmek kişiye kısa süreli gibi gözüksede aslinda öyle olmayan bir hayal kırıklığı yaşatıyor. Ancak burada bunun tam tersini dileyerek geçireceğiniz sayfaların varlığından bahsedilebilir. Yani hayal kırıklığı yaşamak istiyorsunuz kendiniz için olmasa karakterler için olsa da. Öyle bir topluluk düşünün ki birbirini boğazlamak için can atan ama verilen söze sadık kalmak için aynı anda karşılıklı olarak yemek yiyip, felsefe yarıştırarak bunun zamanını bekleyen...

İvan Dragomiloff gibi karizmatik bir karakteri hayatıma kattım. La Casa de Papel'in Profesör'ünü, Prison Break'in Michael Scofield'ını veya Breaking Bad'nin Walter White'ını sevmiş olanların aynı şekilde seveceği bir isim. Okuyucu, eseri okuduktan sonra bu isimlerin örnek olarak verilmesini daha iyi anlayacaktır. Kim bilir belki de verildiği anda tahminde bulunacaktır...

İvan Dragomiloff'nun karanlık işlerini çevirdiği bürosunun uşağının sağır ve dilsiz olmasının yapılan işe olan uygunluğu, yazarın mizah ve yaratıcılığın sınırlarını bir kez daha çizdiğini görmeye yol açıyor.

Okurken bol bol gülünebilecek, keyifli ve mükemmel bir eser...
Kitabi eleştirmeden önce sunu belirtmek isterim ki kitabın tamamı jack london a ait değildir. Kitabin taslağını satın alan jack london kitabi tamamlamadan yarim birakmistir. Kitabi tamamlayan isim Robert Fish'dir. Jack London un pek bilinen kitaplarindan biri olmayip genel kurgu acisindan ve konusu açısından başarılı olan kitap hikayeyi düzgün bir sona baglayamama ve gelişen olayların okuyucuya cok basit aktarilmasindan dolayi ve de kitabi tamamlayan isim Fish kitaba dahil olduktan sonra pek belirgin olmasada uslubun degismesinden mütevellit kitabi pek beğenmedim. Jack London un pek cok başarılı eserinden sonra bu eser bana pek bir yavan geldi. Okunmaya değer mi diye sorarsanız cevabım yine de değer olacaktır ancak Jack London okumadiysaniz daha önce hiç ilk bu kitapla london ile tanışmayın derim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmet Bora Pekiner

Yazar istatistikleri

  • 359 okur okudu.
  • 9 okur okuyor.
  • 378 okur okuyacak.
  • 8 okur yarım bıraktı.