Ahmet Karcılılar

Ahmet Karcılılar

Yazar
7.6/10
62 Kişi
·
205
Okunma
·
9
Beğeni
·
1.177
Gösterim
Adı:
Ahmet Karcılılar
Unvan:
Yazar
Doğum:
Denizli, .6 Haziran 1965
1976'dan itibaren yerel gazetelerde öyküleri yayımlandı. Yüksek öğrenimini 1987 yılında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi'nde tamamladı. 1990-98 yılları arasında pazarlama, finansman ve satış gibi çeşitli alanlardaki iş deneyimlerinin ardından yazarlıkta karar kıldı ve ilk romanı Yağmur Hüznü'nü 1998 yılında yayımladı. Bu ilk romanı ile Orhan Kemal Roman Ödülü'nü kazandı. Yine aynı yıl Hayalet Gemi’de öykü ve denemeleri yayımlandı. Yazar, edebiyat yaşamına Gülden Kale Düştü (2000), Fotoğraf Hikayeleri (2001),Akrep ve Semender (2002),Anonim Kitap (2004) adlı kitaplarını yayımlayarak devam etti.
240 syf.
·2 günde·8/10
İtiraf etmek gerekirse kapağında David'in harika bir resminin bulunduğu bu kitabı hiç düşünmeden aldım. Ne içeriği hakkında ne de yazarı hakkında bir fikrim vardı. Ve 1 günde bu kitap bitti. Öylesi beni saran bir hikayeydi ki benim diyen bir çok yabancı polisiye yazarına taş çıkartacak cinstendi. Evinde ölü bulunan bir ressamın cinayetini dedektif ile birlikte çözmeye çalışmak gerçekten kafa yorucu bir deneyim oldu benim için. Şimdi yazarın basımı olmayan ve tükenen kitaplarının peşindeyim. Yeni yazarlar keşfetmeye bayılıyorum. Kitabı da polisiye ve gizem sevenlere tavsiye ediyorum.

Ekleme: Bu arada David'in La Mort de Marat tablosunun incelemelerini de okumanızı tavsiye ederim.
240 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Selamlar

Bugün sizlere çok çok severek okuduğum bir kitabın yorumu ile geldim. Yeni kalemler keşfetmeyi sevdiğimi söylemiştim daha önceden ve Ahmet Karcılılar'da o kalemlerden biri. Türk yazarların polisiyede bu denli gelişim göstermesi beni çok mutlu etse de kıyıda köşede kalmış olması epey üzüyor. Bu kitap çok güzel yerleri hakediyor bence.

Her zaman kitabın giriş cümlesi devamında olacaklar için heyecanlandırmıştır beni "Artık bu sırrın benimle yitip gitmesini göze alamam" diye başlıyor kitap. Hemen hangi sır acaba diye sorgulamaya başladım. Merakla çevirdim her sayfayı. Anlatımı baştan sona yordu beni doğru söylemek gerekirse. Çok ince detayları bile kaleme almış yazarımız ama sonuç için en doğru yöntem buymuş kitabı bitirince anladım.

Kısaca kitabın konusuna değinmek istiyorum. Nedim Elermiş, cinayet büro Başkomiser'idir. Ünlü bir ressamın evinde ölü bulunması ile göreve çıkar. Ressam, küvetin içinde kendini bıçaklamıştır. Tıpkı üniversitede ödev olarak araştırdığı, Ressam Jacques-Louis David'in tablosundaki Marat'nın gibi... Bundan sonrası tam bir muamma içerisinde devam eder. Spoiler vermemek adına yazamıyorum çünkü ne söylesem kitabın kilit noktalarını da açıklayacakmışım gibi hissediyorum.

Siz de benim gibi yeni kitaplar keşfetmeyi seviyorsanız mutlaka ama mutlaka bu kitaba bir şans vermelisiniz. #bitigenyorumtavsiyesi dir.

Not: Jean-Paul Marat'nın
hikayesini de okumanızı çok isterim.
188 syf.
·1 günde·6/10
Bu kitap orhan kemal roman armağanını aldıysa, şeyma subaşı ve editör ordusuna nobel'den başlanarak pulitzer'e kadar tüm ödüller verilmeli diye düşünüyorum. çok kötü bir kitaptı. ayrıca can yayınlarından hiç kötü kitap okumamıştım. bu adamın can yayınların'dan da torpili olmalı....
204 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Karmaşık ve iç içe hersey bazen hikayenin içinde hikaye bazen de düşün içinde düş yinede güzel . Sonunda ise başında vermiş olduğu izlenimleri farklı kılıyor
228 syf.
·7 günde·8/10
kitabı okumak için çok çabaladım. iki-üç kez pes ettim, yazarı hatırına tekrar başladım. iyi ki de başlamışım. kitabın en başında size verilen gizem kitabı okumaya devam edebilmek için yeterli olmuyor ama bence kitap nuh şehri bölümünden itibaren açılmaya ve okuyucuya kendini okutmaya başlıyor. sonlara doğru, hele son bölümünde kitap net bir şekilde kendini bana sevdirdi. bitirince gidip ilk bölümü tekrar okuttu. iyi bir kitap olmasına rağmen herkesin sevebileceğini düşünmüyorum.
250 syf.
·Puan vermedi
.Biraz da çok duymadıklarımdan okuyayım düşüncesi ile elime aldığım bir kitaptı. Haksızlık etmediğimi düşünerek kitap için, hayatımda okuduğum en kötü kitaplardan biri diyebilirim.
204 syf.
·1 günde·6/10
Çizdiği tutkulu, takıntılı olay örgüsü, psikolojik gerilim havası ve sebep olduğu dava konusu ile yayımlandığı yıllarda epey gündemde kalmış bir kitaptı Gülden Kale Düştü.
204 syf.
·15 günde·Puan vermedi
bu incelemenin giriş cümlesi "doymadım" olsun! kitabı okudum okumasına ama, varsa başka okuyan tam anlamıyla anladığını iddia eden; teatide bulunmak isterim.
gerek kitabın adındaki metafor, gerek eski eşinin "gülden kale benim vajinama taktığı isimdi" diye demeçler verip, yazarı özel hayatın gizliliğini ihlalden mahkemeye vermesi sebebiyle yayımlandığı dönem oldukça fazla ses getirip popüler olmuş bir kitaptı. her hızla popüler olana duyduğum ön yargı sebebiyle alıp, okumamıştım. iyi ki de okumamışım :) bu yaşımın kitabıymış, o dönem okusaydım -lise çağında- detaylı cinsellik içeren tasvirleri sebebiyle okurken kıkırdayıp, kitabın güme gitmesine sebebiyet verebilirdim. çünkü o tasvirler bile bol bol metafor içeriyor. hem çok karışık iç içe, diğer yandan sonunu merak ettiriyor. dediğim gibi okuyanlarla sohbet etmek istediğim bir kitap oldu. 20-22 yaş üzerine tavsiye ederim :)

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmet Karcılılar
Unvan:
Yazar
Doğum:
Denizli, .6 Haziran 1965
1976'dan itibaren yerel gazetelerde öyküleri yayımlandı. Yüksek öğrenimini 1987 yılında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi'nde tamamladı. 1990-98 yılları arasında pazarlama, finansman ve satış gibi çeşitli alanlardaki iş deneyimlerinin ardından yazarlıkta karar kıldı ve ilk romanı Yağmur Hüznü'nü 1998 yılında yayımladı. Bu ilk romanı ile Orhan Kemal Roman Ödülü'nü kazandı. Yine aynı yıl Hayalet Gemi’de öykü ve denemeleri yayımlandı. Yazar, edebiyat yaşamına Gülden Kale Düştü (2000), Fotoğraf Hikayeleri (2001),Akrep ve Semender (2002),Anonim Kitap (2004) adlı kitaplarını yayımlayarak devam etti.

Yazar istatistikleri

  • 9 okur beğendi.
  • 205 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 61 okur okuyacak.