Ahmet Kasım Fidan

Ahmet Kasım Fidan

YazarÇevirmen
9.7/10
26 Kişi
·
40
Okunma
·
1
Beğeni
·
41
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Müzekkin Nüfus, Eşrefoğlu Rumi'nin nefsin mahiyetini ve nefsin hatalarından kurtuluş reçetelerini izah ettiği güzel bilgiler içeren bir eserdir. Eser; genel itibari ile islam'da "hayvanlardan aşağı" olarak işaret edilen "emmare nefs" den kurtulmayı ana hedef haline getirmiştir. Elbette nefs'e dair tüm makamlar, haller, hastalık ve tedaviler anlatılmış olsa da günümüz insanının en yaygın hasleti olan nefsi emmare'nin çirkin fiillerinden kurtuluş esas plandadır. Kitap insanı nefsi emmarenin bataklığından kurtarmayı görev edinmiştir.

Rumi eserinde, diğer bazı tasavvuf kitaplarında izaha çalışılan harikulade işler, keramet gibi konulara girmemeyi tercih etmiştir ki; şahsen eseri seçmemin ana sebebi budur. Yazar, daha çok Kur'an ve Sünnet-i Resulullah esaslı nefs teskiyesine dair soru ve cevaplarla izaha yönelmiştir. Kanaatimce Doğrusu da budur. Zira kitaptada söylendiği gibi; önemli olan keramet değil, istikamettir; yani kulun dünyaya meyil etmeden her daim Hakk yolunda ilermeye ve gelişmeye devam etmesidir. Keramet ve harikulade şeyler bekleyen aslen nefsin ta kendisidir. Yüce Allah kullarından ziyadesiyle istikamet beklemektedir. İstikamette olmanın ana şartlarından birisi de Kur'an ve Sünnet'in gösterdiği dümdüz ve emin yolda ilerlemektir.

Eserde bazı tasavvuf büyüklerinin, ariflerin, dervişlerin hayatlarından kıssalar da aktarılmıştır. Misalen öfke, açlık, kibir gibi insani haller açıklanırken Kur'an ve Sünnet-i Seniyye'den deliller aktarıldıktan sonra - veya önce- konuya dair din büyüklerinin hayatlarından kıssalar da aktarılmıştır. Kıssalarda coşkunluktan ziyade sadelik ön plandadır.

Yazar, eserin girişinde belirttiğine göre; bazı konuları sadece işin manevi anahtarına sahip ariflerin anlayabileceğini beyan etmiş, bazı kısımlarda da rumuzlar kullanarak konuları izah edeceğini beyan etmiştir. Ki yazarı burada saygı ile karşılamak lazımdır: Çünkü tasavvufla iştigal eden pek çok mutasavvıf da bu yolu izlemişlerdir. Aslı zühd olan tasavvufun esasını korumak gayesiyle rumuzlu anlatılar halef ve selef eserlerde de tercih edilmektedir.

Eser içeriği; güvenilirlik, kesin delillere bağlılık ve açıklamalardaki sadelik ile konuya yabancı dahi olsalar herkesin okuyabileceği ve istifade edebileceği, güvenilir ve doğru bir çizgide hazırlanmıştır. Bu sebeplerle İslam'ı hayat nizamı olarak seçen tüm okuyuculara tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim.
Eser; İstanbul'un fethinden 5 yıl önce, 1448'de yazılmıştır.
Müellifi Eşrefoğlu Rumî hazretleri, gâyet ciddi bir tahsil görmüştür. Eserinde sade ve akıcı bir dil kullanmıştır.
Ayrıca konularla alakalı, Kur'an'ı Kerim'den çeşitli âyetler ve Peygamber Efendimizin hadis-i şeriflerine yer vermiştir. Hatta çeşitli menkîbeler, hikâyeler ve duygu ve düşünceleri anlatan şiir biçiminde yazılmış dizelere de yer vererek; okuyucunun dikkatini daha fazla çekmeyi başarmış kanaatindeyim âcizane...

Müzekkin Nüfus... Nefisleri temizleyen demektir.

İnsanın en büyük düşmanı nefsidir, takdir edersiniz. Nefsini terbiye etmeyip, devamlı surette onun arzularına uyan kişi, her türlü kötülüğü yapmaya müsait hâle gelir. Nefsimiz dâima haramları ister, dünya zevk ve lezzetlerine düşkündür. Bunların iyi mi, kötü mü olduğunu düşünmez bile...

Arzuları dinimizin emirlerine uymadığı gibi, bunları yaptırmak için de, türlü hileler içine girer ve gözümüze hoş göstermeye çalışır.
Bu doğrultuda nefis; haramlarla beslenmiş olur. İşte, kötülüklerle, haramlarla, çirkinliklerle beslenen nefsimizin insana yaptırabileceği kötülükler; insanlıktan çıkmasına vesile olmuştur.
Mesela biz, nerde hoşumuza gitmeyen bir durum görsek, hemen kaybolan insanlıktan bahseder, tekrar gelmesi için de dualar ederiz değil mi?

Hulâsa, insanlığımızı kaybettiğimiz, acıların zulümlerin bir türlü bitmediği, gözyaşların dinmediği, zalimlerin zulümleri ile boy gösterip, ayak bastığı her yerde kan ağlattığı şu dünyada, insan olabilmek ve insan gibi yaşayabilmek adına bu eserin bizlere iyi bir rehber olabileceği kanısındayım.

İnşallah okumakla beraber kalplerimize şifa olur, kitaptan faydalanma yolunda çığır açarız.
Teşekkür ederim...
Kitap fuarında nasibime düşen inci tanesi
Öldükten iki gün sonra, en sevdiklerimiz dahi kokumuza katlanıp yanımıza yaklaşmaz.
O halde bu kendini beğenme ve büyük görme halini nerden edindin?
Bu yersiz değil mi? Buna hakkın var mı? Hem gurur sana yakışıyor mu?
Eşrefoğlu Rumi (k.s) hazretleri... Hiç bitmesini istemedim. Ne güzel şeyler öğretti... Kitap üç bölümden oluşuyor. Ilk bölüm de Eşrefoğlu (k.s)'nun hayatını anlatıyor. Ikinci bölüm de aile efradını ve onların kerametlerini anlatıp tanıtıyor. Üçüncü bölüm de ise Eşrefoğlu Rumi divanından bestelenmiş şiirlere yer verilmiş... Bildiğiniz üzere Eşrefoğlu Rumi (k.s)'nin çok bilinen iki eseri var. Muzekki'n-Nufus ve Tarikatname. Bu iki eseri de bu kitap çok güzel anlatmış tabii muellifin hitabıyla. Kitap çok çok güzeldi elbetteki not biçilemez. Okumanızı tavsiye ederim
Döneminin bilinmeyen ve unutulmaya yüz tutmuş hikayeleri ile bir müslümanın ölçüsünün ne olması gerektiğini aktaran eser mutlaka her kütüphanede bulunmalı . Okuyunca ağlayacak , göz yaşları arasında kendi benliğinizden ve sahip olduklarınızdan utanacak ve korkuya kapılacaksınız.
Asıl adı Abdullah olan ama bizim Eşrefoğlu Rumi olarak tanıdığımız bu zat Osmanlı Devleti'nin yükselme döneminde yaşamış, medreselerde eğitim görmesine rağmen tasavvuf yolunun aşkıyla yandığı için Bursa'da bulunan Emir Sultan Hazretlerine intisap ettikten sonra onun yönlendirmesiyle Hacı Bayram-ı Veli'ye intisap edip 11 yıl onun hizmetinde bulunmuş ve kızıyla evlenmiştir. Kadiriyye tarikatının Anadolu'da kurulmasını ve yayılmasını sağlamıştır. Osmanlı'nın tasavvuf anlamında ilk klasiklerinden olan bu eserinde ise marifetullah, nefsin mertebeleri, dünya ve dünya sevgisi, ölümün tarifi, cennet nimetleri gibi tasavvufi konular hikayeler eşliğinde anlatılmış. Beni en çok etkileyen ise Eşrefoğlu Rumi'nin o dönemin lehçesiyle yazdığı beyit ve şiirleri. Tasavvufa merak salan herkesin okuması gerekenlerden.
Osmanlı Devleti'nin yükselme döneminde yaşayan Eşrefoğlu Rumî (k.s) yazdığı eserlerle bu yükselişin manevi temellerini atmıştır. Onun kitapları Osmanlı tasavvufî hayatını inşa eden ana unsurlardan olmuştur. Yüzyıllardır okunarak ve yaşanarak canlı tutulan bu kitaplar değerini hiç yitirmemiştir. İste o kitapların en meşhuru olan Müzekki'n-Nüfus bizleri bu büyük geleneğe davet etmektedir.

Ahmet Kasım Fidan?ın sadeleştirdiği Müzekki'n-Nüfus'u müellifin hayatını da ekleyerek yayınlıyoruz. Kitaptan bazı konu başlıkları şu şekilde:

Marifetullah, İman, Nefs-i Levvame, Nefs-i Mülhimme, Dünya ve Dünya Sevgisi, Cimrilik ve Cömertlik, Nefs-i Emmare'nin İlacı, Ölümün Tarifi, Cennet Nimetleri, Dilin Afetleri, Uyku, Uzlet, Teslimiyet.
Yazıldığı 15.yüzyıl Osmanlısında her evde bulunan, hanelerin ahlakının sekillenmesinde önemli etkisi olan, nefislerin terbiyesi için yazılmış vurucu bir eser. Hazret Esrefoglu Rumi'nin bu eseri hala çokça ihtiyacımız olan şeyleri bizlere anlatıp, farkında olmadiklarimizi yuzumuze çarpan, insanın aklını başına getiren -Allah'ın izniyle- bir kitap. Muhakkak okunmalı. Yolcusu olduğumuz bu dünyadan ahirete elimiz dolu nasıl gideceğiz farkına varilmali. İstifade edenlerden eylesin Allah.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmet Kasım Fidan
Unvan:
Türk Yazar

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 40 okur okudu.
  • 10 okur okuyor.
  • 60 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.