Ahmet Kazım Ürün

Ahmet Kazım Ürün

YazarÇevirmen
7.2/10
11 Kişi
·
41
Okunma
·
5
Beğeni
·
707
Gösterim
Adı:
Ahmet Kazım Ürün
Unvan:
Türk Yazar, Öğretim üyesi
"Diyojen de... Gün ortasında elinde lambasıyla dolaşırken kendisine ne yaptığını soranlara "Bir insan arıyorum." dememiş miydi?
ألا كل شيئ ما خلا الله باطل
و كل نعيم لا محالة زائل
Allah'ın dışındaki her şey batıl ve her nimet geçicidir.
~Lebîd B. Rebî'a~
"Medeniyetlerin Buluşma Noktası" olarak görülen ve halkı "Ummu'd-Dunya/Dünyanın Anası " şeklinde ifade edilen Mısır' ın 5 bin yıllık bir geçmişi vardır.
Ölümden bir lahza emin olma. Kapılarla koruyucularla kuşatılsan da
Bil ki ölüm oku yetişecektir. Her zırh ve kalkanla donatılana
Sen (hak) yoluna girmeden kurtulmak istiyorsun. Ama gemi yol almaz karada.
~Ebû'l Atâhiyye~
208 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Nasılsınız? Nasıl başladı temmuz? Benimki büyük hızla başladı, çok hızlı spor yapıyorum da  Umarım iyisinizdir.

.

Gelelim günün konusuna : Taksi. Biliyorsunuz dün başladım ve o kadar akıcı ki hemen bitirdim. Hatta itiraf ediyorum evde olduğum sürede elimden bırakmak da istemedim. Çünkü kitapta Mısır’a ait çok güzel bir portre var. Bu portre eğitim, siyaset, ekonomi, sağlık, geçim derdi gibi çooook geniş bir yelpazede çizilmiş. Üstelik bence güzel ve yaratıcı olan yanı bunun taksiciler yoluyla yapılmış olması. O yüzden de adı Taksi zaten.

.

Yazar bazı yerleri hapse girmemek için atmak zorunda kalmış ama bence bu haliyle bile oldukça cesur bir kitap. Mısır hükümetine dair düşünceler, eğitimin geldiği hal, büyük işsizlik sorunu, rüşvetler, yolsuzluk … Bazı yerlerde üzüldüm, bazı yerlerde kızdım. Sanki o taksilerde ben seyahat ettim, gerçekten kitapta verilen his bu. Bu his ve akıcılığı sayesinde elimden de düşürmedim. O insanların hayatlarına dahil olmak, fikirlerini dinlemek, geçim zorluklarına şahit olmak kolay değil çünkü gerçekten felakete giden bir ülke okudum. Seçimle ilgili yazılan yerlere de şaşırdım, gerçekten şaşırdım. Aslında kitabı okuyunca Mısır’da yaşanan her şeye mana vermek de mümkün.

.

Çok uzatmak istemiyorum çünkü kafamda çok güzel şekillenen bir ülke portresi olduğu halde bunu yazıya dökmek kolay değil, zaten o kadar canlı, capcanlı anlatılıyor ki bence en iyisi okumanız …

 
208 syf.
·10/10
Mısır'daki Tahrir ayaklanmasını ve birçok Ortadoğu ülkesindeki benzer ayaklanmaları öngören bir kitap, bir başyapıt.. Bu kitap, okuyanların taksicilere bakış açısını değiştirme garantilidir :)
208 syf.
·6/10
Taksi, Khaled Alkhamissi’nin Kahire’deki taksicilerle yolculuk esnasında yaptığı konuşmaların toplandığı kitaptır. Kitabı okumamdaki en büyük sebep “Tahrir Ayaklanmasını Öngören Roman” gibi iddialı bir söz ile tanıtılması oldu. Açık konuşmak gerekirse bu tanımın hakkını verip veremeyeceği konusunda tereddütlerim vardı. Fakat kitabı okuduktan sonra anladım ki belki de en doğru tanım bu olmuş.
Kitaba göre Mısır’daki taksi sistemi için kuralsız diyebiliriz. Taksimetre durumu yok, bu yüzden gidilecek yola göre müşteri ile sözlü fiyat anlaşması yapılıyor. Bu konuyla ilgili Mübarek döneminde bir farklı bir uygulama başlatılmak istenmiş hatta hayata geçirilmiş. Ama bu durum bile çok az sayıda taksiyi içeriyor ve sadece turistler için kullanıma açılmış. Oysa kitabın yazıldığı dönemde, sadece Kahire’de 80.000 taksi olduğunun bilgisi geçiyor. Doğal olarak, kitap boyu taksicilerin genel şikayeti müşteri bulabilmek olmuş.
Yazarın konuştuğu her taksici, farklı bir hayat hikayesine sahip olsa da hepsinin ortak bir sorunu var; geçim derdi. Bu sorunu aşmak için kimisi, geceler boyu çalışıyor ve ailesine vakit ayıramıyor. Kimisi de eğitimli olmasına rağmen düşük maaş nedeniyle ek iş yapmak için taksici olmuş.
Sorunları aynı olsa da taksicilerin geneli farklı yapıda insanlardı. Hiçbiri okurken bana aynı kalıptaymış gibi gelmedi. Düşüncelerinde çeşitlilik vardı. Aslında “Tahrir Ayaklanması”na vurgu yapan tanıtım kısmının bu sebeple doğru olduğunu düşünüyorum. Yani muhalif de vardı, iktidar yanlısı da. Dindar ya da dini sorgulayan veya farklı dinden olan kişiler de vardı. Tek derdi geçinmek olan bu insanlar, Kahire sokaklarında dolanıp bir nevi şehrin nabzını tutmuş.
Kitaptaki çoğu konuşma siyaset üzerinden gitmiş, geri kalanlarda da az da olsa değinilmiş. Mübarek taraftarı olan kadar, kötünün iyisi ya da tanıdığımız birisi bahanesiyle savunan da var. Ya da dışarıya bağımlı olduğu gerekçesiyle tarafını tutmayan da çok fazla. Fakat muhalefet konusuna da fazla sıcak bakılmamış. Çünkü muhalif kesim için de “bağımsız olmayacaklar” eleştirisi var. Örneğin Müslüman Kardeşler için “finansmanı nereden geldiği belli değil” eleştirisi mevcuttu. Bu sebeple ülkedeki seçim ve demokrasi girişimleri güven hissi uyandırmamış. Bunların haricinde daha farklı düşünenler de var; mesela bulundukları durumu Sedat dönemi ile kıyas yapanlar.
Ülkedeki ekonomik dengesizlik ve fakirle zengin arasındaki uçurum, en çok şikayet edilen konular arasında. İnsanın değersiz bir varlık olarak görülmesi bu konunun sonucuna bağlanıyor. Bir taksicinin deyimine göre “zengin değilsen değersizsin.” Başka bir taksici ise ülkede gerçekleşen bir gemi kazasında ölenler için “Bu ülkede insan, uçan bir toprak gibidir. Kıymeti yok” sözlerini kullanıyor. Kitaba göre bahsedilen kazadaki gemi, taşınması gereken yolculardan daha fazla sayıda yolcu taşımaktaymış ve bunun sebebi de insanların fakirlik nedeniyle yolculuk için ucuz yolu aranmasıymış.
Kitapta yaklaşık 58’e yakın taksici ile konuşulmuş. Bu bir şehir için genelleme verebilir mi ya da sağlıklı bir öngörü sunabilir mi benim hâlâ şüphelerim var. Ama okudukça aslında bahsedilen ve çoğu görmezden gelinen ufak sorunların büyüyerek Mısır’ı bugünkü haline getirdiğini söyleyebiliriz. Halkın şikayet ettiği konular yok sayıldıkça birikmiş. İnsanların güvenleri giderek azalmış, isyan duyguları çoğalmış. Bunları neredeyse bütün gün koca bir şehri müşteri kovalamak için dolaşan ve her bir müşteride farklı bir insan hikayesi biriktiren taksicilerin sözleriyle anlayabilir.
Kitabın içeriği hakkında söyleyeceğim son söz ise okuduklarımın bana hiç yabancı gelmedi. Bu yorumum fazla kişisel olacak ama isimler, konular, tarihler, yerler değişse de maalesef aslında bizler de zaman zaman aynı şeyleri yaşıyoruz. Geçim sıkıntısı artıyor, yaşam koşulları gittikçe zorlaşıyor, eğitim aldıktan sonra mesleğini yapabileceğin alanlar ve fırsatlar daralıyor. Eğer bizim ülkemizdeki herhangi bir büyükşehirde de şehrin nabzı için taksicilerle konuşulsa, büyük ihtimalle hemen hemen aynı şikayetlere tanık olurduk.
Kitapta beni en rahatsız eden konu ise mesleki takıntı nedeniyle mizanpajı oldu. Arada bir büyük bir küçük olan kelimeleri görmeseydim bunu yazmadım ama maalesef çok kötüydü. Diğer bir konu ise dili ve noktalama hatalarıydı. Cümlelerin çoğu havada kalmıştı. Bu sorunun çeviri yüzünden kaynaklandığını düşündüm. Ama kitabın arka kapağında “Taksi, standart Arapça ile değil, lehçeyle yazılmış ve gerçeklikle edebi olarak saygınlık kazanabilmiş ender romanlardan biridir” notu bulunuyor. Belki de dille ilgili sorunun sebebi budur. Noktalama hatalarına gelince, aslında hata da denmez zira nokta harici işaretleme neredeyse yoktu, özellikle de virgül kullanımında çok eksikler vardı. Dolayısıyla okurken çok rahatsızlık verdi.
Sözün özü; konuya ilginiz varsa, okumanızı tavsiye ederim.
208 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
" Zorluklarla başa çıkmak istiyorsan daha başlangıçta onlarla yüzleşmelisin. "
.
.
Bir yıl içerisinde 7 baskı yapan roman, 3000 kopya satan kitapların bile çoksatar listelerine girdiği Mısır'da 75.000 adet satmış.
.
.
Kitabın girişinde Paulo Coelho'nun Mektup adlı eserinden küçük bir kesit karşılıyor bizleri. Kitabı çok beğenerek okudum. Dili oldukça akıcı. Bir solukta bitirdim. Kitabın kapağı ise çok çok hoşuma gitti.
.
.
Yazar Kahire sokaklarını 80.000 taksi şoförünün gözünden anlatıyor. Taksici her yerde aynıymış bunu da öğrendim. Gasp, dolandırılma ve daha birçok şey. Bunların hepsi Mısır sokaklarında dolaşan taksicilerin de başına geliyormuş maalesef. Evine ekmek götürebilmek için 3 gündür uyumadan çalışan bir taksici düşünün. Ne kadar acı bir durum değil mi? Sürekli oturmaktan belinden operasyon geçirenler vs.
.
.
Kahire'de taksimetre denen bir şey yokmuş. Taksiye binen yolcu ne kadar verirse ücret o olurmuş ve bundan ötürü de geçim sıkıntısı yaşayan taksiciler varmış. Giderler, gelirden fazla oluyormuş.
.
.
Çok çok güzel bir kitaptı. Kesinlikle tavsiye ederim. Değinmek istediğim bir diğer nokta da yayınevinin çok ilgili olması ve kitabın editör çalışmasının düzgün olması. Gözümü tırmalayan ve "hata doluyum" diye bağıran cümleler yoktu. Bu da beni mutlu etti. #parlakmeltemkitapligi

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmet Kazım Ürün
Unvan:
Türk Yazar, Öğretim üyesi

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 41 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 33 okur okuyacak.