Ahmet Metin Şahin

Ahmet Metin Şahin

DerleyenÇevirmen
7.5/10
15 Kişi
·
0
Okunma
·
2
Beğeni
·
46
Gösterim
Adı:
Ahmet Metin Şahin
Unvan:
Şair, Çevirmen
Doğum:
Tutak, Ağrı, 11 Ocak 1935
Babası Doğubeyazıt eşrafından Askerhan Ağa, anası soyca şair bir aileye mensup Zehra Hanımdır. İlkokulu Tutak İlkokulunda okudu. Erzurum Pulur Köy Enstitüsüne girdi. Van Erciş Köy Enstitüsüne nakledildi (1948). Buradan mezun olduktan sonra Tutak ilçesinin Orhan köyünde öğretmenliğe başladı (1951). Asker-liğini yedek subay olarak yaptı. Tutak'ta öğretmenliğe devam etti. Daldalık köyü öğretmenliği, Merkez Gazi Okulu öğretmenliği ve müdürlüğü yaptı. 1967'de An-kara Kartaltepe öğretmenliğine, daha sonra Ayrancı İlk-okuluna atandı. 1977'de emekliye ayrıldı. Bursa'da kitabevi işletti. Şiire, dinlediği şiir sohbetleriyle ilgi duydu. Küçük yaşlarda şiir yazmaya başladı. Ağrı'da yayımlanan Mes'uliyet gazetesinde fıkra ve şiirleri çıktı. Erzurum Hürsöz gazetesine bir süre yazı yazdı. Anadolu insa-nının tarih ve kültürüne yönelik şiirler yazdı. Şiirleri Hi-sar, Töre, Türk Edebiyatı, Eflatun, Bahçe, Yeni Adam dergilerinde yayımlandı.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
193 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10
Sadi Şirazi aynı zamanda islam alimi bu hikaye tarzı kitabında mutluluk, iyilik, bilgelik gibi konuları ele almış. Ve hikayelere hadisleride katarak dini açıdan daha iyi anlamaya, hafızada kalmasına özen göstermiş. Kendi yaşam tecrübelerinide katmış hikayelere. Her yaşa hitap eden anlaşılması kolay sade bir eser olmuş.
91 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Kitaba geçmeden önce yazar hakkında biraz bilgi vermek istiyorum;
Feridüddin Attar Nişanurlu büyük mutasavvuf ve Mantıkut Tayr kitabının da yazarıdır.
Şiirler bir dilden başka bir dile çevrilince edebi değerlerini kaybedebiliyorlar ancak Şule yayınlarından okuduğum baskısı manzum bir şekilde Türkçe'ye çevirilmiş ve edebi değerini de korumuştur.

Pendname tasavvufa dayalı bir nasihatname özelliği taşıyor.
Kanaat, sıla-i rahim, dosluk, sabır, takva gibi konuları ihtiva ediyor.
Şiire, tasavvufa merakı olanlar mutlaka okumalılar.
Bu gibi eserler tarihimizin kültürümüzün mirasıdır.

Fazla söze gerek yok okumanızı tavsiye ediyorum.
300 syf.
·145 günde
Bu kitab aslında bir fabl örneğidir.İnsanların karakterini hayvanlara yükleyen kendi dalında mükkemmel ve çok etkilendiğim kitaplar arasındadır. Kitaplardan sıkılıp farklı birsey okumak istiyenler için bir seçenektir.
81 syf.
·Beğendi·9/10
Çok kısa ve bir solukta okunacak ama okurken üzerinde düşünülecek, içerisinde çok güzel tavsiyeler bulunan tasavvufi bir kitaptı. Ben şahsen çok beğendim fakat Karbon Kitaplar’da sıkça rastladığım yazım hatası bu kitapta da vardı. Mesela sayfa 73 “kalpte” yazması gerekirken “kalp de” şeklinde yazılmıştı. Kadınlar hakkında yazılan eleştiriye açık bir kısım vardı:
“Sen kadın cinsiyle sohbet eyleme,
Sır yayarlar bil ki onlar, sır deme!”
“Kadın cinsi” çirkin bir tabir olsa da kadınların dedikodu özelliği açısından bakılırsa doğru bir tespitti. (Hiçbir zaman kadın sohbetlerini sevmemişimdir, istisnaları olsa da; genelde başkalarının hayatları, dedikodusu, yemek, kıyafet, marka hakkında konuşmalarını hemcinslerim olmasına rağmen anlamamışımdır.)
“Hem haramdır batmadan gün yatma bil” cümlesi de eleştiriye açıktı.
“Sevmez Allah çok sevinmiş kimseyi” derken buradaki derin anlamı anlamayan birisi için sadece bu cümle olumsuz gelebilir.
Bunun dışında kitapta gerçekten çok güzel ahlaki tavsiyeler vardı. Kıskançlığı çok güzel yermişti. Verdiği tavsiyeler genelde adap kurallarını içeriyordu ki aslında tasavvuf güzel ahlaktır. Gün içerisinde üzerinde durmadığımız ama çok sık rastladığımız, artık normal gördüğümüz çirkin davranışları eleştirmesi çok iyiydi. Mesela; bir yemeğe çağrılmadan gitmemek (günümüzde maalesef çok yapılan görgüsüz bir davranış, benim öğretmenler odasında çok rastladığım ve öğretmenlere karşı olan saygımı yitirmeme sebep olan bir durum), insanları kıskanmak, kibirlenmek, öfkelenmek... Başkasına kıskanan birine rastlamamanın mucize olduğu bu devirde insanlar artık bu durumu da normal karşılıyorlar. Kıskançlık/haset ciddi bir hastalıktır aslında. Başkalarının hayatıyla fazla meşgul olanlar ya da başka insanlar hakkında çok meraklı olan kimseler genel olarak kıskanç/haset oluyor. Kıskançlığı fazlaca yermesi, ilmi fazlaca övüp cahilliği kötülemesi gerçekten iyiydi. Okunması değil düşünerek, anlayarak ve bizzat hayata tatbik edilerek yaşanması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmet Metin Şahin
Unvan:
Şair, Çevirmen
Doğum:
Tutak, Ağrı, 11 Ocak 1935
Babası Doğubeyazıt eşrafından Askerhan Ağa, anası soyca şair bir aileye mensup Zehra Hanımdır. İlkokulu Tutak İlkokulunda okudu. Erzurum Pulur Köy Enstitüsüne girdi. Van Erciş Köy Enstitüsüne nakledildi (1948). Buradan mezun olduktan sonra Tutak ilçesinin Orhan köyünde öğretmenliğe başladı (1951). Asker-liğini yedek subay olarak yaptı. Tutak'ta öğretmenliğe devam etti. Daldalık köyü öğretmenliği, Merkez Gazi Okulu öğretmenliği ve müdürlüğü yaptı. 1967'de An-kara Kartaltepe öğretmenliğine, daha sonra Ayrancı İlk-okuluna atandı. 1977'de emekliye ayrıldı. Bursa'da kitabevi işletti. Şiire, dinlediği şiir sohbetleriyle ilgi duydu. Küçük yaşlarda şiir yazmaya başladı. Ağrı'da yayımlanan Mes'uliyet gazetesinde fıkra ve şiirleri çıktı. Erzurum Hürsöz gazetesine bir süre yazı yazdı. Anadolu insa-nının tarih ve kültürüne yönelik şiirler yazdı. Şiirleri Hi-sar, Töre, Türk Edebiyatı, Eflatun, Bahçe, Yeni Adam dergilerinde yayımlandı.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 5 okur okuyacak.