Ahmet Mumcu

Ahmet Mumcu

YazarÇevirmen
8.3/10
24 Kişi
·
46
Okunma
·
0
Beğeni
·
713
Gösterim
Adı:
Ahmet Mumcu
Tam adı:
Prof. Dr. Ahmet Mumcu
Unvan:
Türk Yazar-Akademisyen-Hukukcu
Doğum:
Bursa, 6 Ocak 1937
Bursa Erkek Lisesi’ni (1955) ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni (1959) bitirdi. Aynı Fakülte’de bilim yaşamına başlayan Ahmet Mumcu , 1962 yılında “Osmanlı Devleti’nde Siyaseten Katl” adlı teziyle doktorasını verdi. Aynı yıl doçentlik çalışmalarına başladı. “Osmanlı Devleti’nde Rüşvet” konulu doçentlik teziyle bu aşamayı tamamladı ve 1968 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne Hukuk Tarihi profesörlüğüne yükseltildi. 1984 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanlığı’na getirildi. 1986 yılında kendi isteği ile Anadolu Üniversitesi’ne nakletti. 1997 yılı ekim ayına kadar Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanlığı’nda bulundu. Halen Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölüm Başkanı’dır. Anadolu Üniversitesi’ndeki derslerini de sürdürmektedir. Ayrıca İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde 1999-2001 yıllarında Hukuk Tarihi derslerini de vermiştir. Ahmet Mumcu, Türkiye’de “Eski Eserler Hukuku” dalını kurmuş ve bu konuda ilk dersleri Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Restorasyon Bölümü’nde vermiştir (1968 yılından itibaren çeşitli dönemlerde). Aynı Üniversite’nin İdarî Bilimler Fakültesi’nde Temel Hukuk derslerini de gene 1974-1976 yıllarında yürüttü. Hacettepe Üniversitesi İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesi’nde de aynı konuda 1980-1984 yılları arasında dersler verdi. Devrim Tarihi üzerinde ise, kadrosunun bulunduğu Fakülte dışında, başta Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ile Bilkent Üniversitesi olmak üzere 1982-1995 yılları arasında çeşitli yüksek öğretim kurumlarında, bu arada Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi’nde öğretim etkinliğinde bulundu. 1970 yılından beri de Polis Akademisi’nde kamu hukukuyla ilgili çeşitli dersler vermektedir. Prof. Mumcu kuruluşuna katkısı olduğu Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Adalet Yüksek Okulu’nun 1982-1985 yılları arasında müdürlük görevini yürüttü. 1983’te Cumhurbaşkanınca “Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yönetim Kurulu Üyeliği’’ne seçildi ve 1992 yılına kadar bu görevde kaldı. 1987-2005 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Danışmanlığı görevini sürdürdü. Ahmet Mumcu DAAD bursiyeri olarak 1962-1964 yılları arasında Hamburg Üniversitesi’nde ünlü oriyentalist Bertold Spuler ile birlikte çalışmış ve habilitasyon tezinin yazımıyla uğraşmıştır. Alexander-von-Humboldt Vakfı’nın bursiyeri olarak aynı Üniversite’de 1972-1974 yılları arasında çalışmalarına devam etmiş ve konuk olarak dersler de vermiştir. 1976,1978,1980 ve 1982 yılları yaz aylarında gene aynı imkânla Hamburg Üniversitesi’nde çalışmalarını sürdürmüştür. 1987 yılı kış yarı yılında Georgetown (ABD-Washington D.C) Üniversitesinde, 1989/1990 yıllarında iki yarı yıl Henkel Vakfı’nın onayladığı ve desteklediği “Türkiye’de Hukuk Devleti” projesi üzerinde çalışmak üzere Münih Üniversitesi’nde konuk öğretim üyeliğinde bulunmuştur. 1994 yılı yaz yarı yılında da Viyana Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde konuk olarak ders vermiştir. 1995, 1997, 2001, 2003, 2004, 2007 ve 2010 yıllarının ağustos - eylül aylarında araştırmacı konuk olarak Freiburg Max-Planck Uluslararası Ceza Hukuku Enstitüsü’nde çalışmıştır. Prof.Mumcu 17 Kasım 1995 tarihinde Federal Almanya Cumhurbaşkanı tarafından Türk-Alman bilimsel işbirliğine olan katkılarından dolayı yüksek liyakat nişanı ile onurlandırılmıştır. Aynı nişanın en üst rütbesi Almanya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı tarafından 18 Ekim 2001 tarihinde kendisine verilmiştir. 10 Aralık 2002’de merkezi Almanya’da bulunan “Hür-Türk” Derneği’nin eğitim ödülünü almıştır. Prof. Mumcu pek çok ulusal ve uluslararası kongereye katılmış ve bunların hemen hepsinde bildiriler sunmuştur. Yurt dışında özellikle Almanya ve Avusturya’da pek çok konferans da vermiştir. Yurt içinde ise pek çok ilde konferans etkinliğinde bulunmuştur. Ahmet Mumcu’nun başta Hukuk Tarihi, Genel Kamu Hukuku ve Anayasa Hukuku olmak üzere, Siyasal Tarih, Devrim Tarihi alanlarında pek çok kitap ve makalesi ile çevirileri yayınlanmıştır.
'' O' nun ilkeleri aslında, aklın işleyip durduğu değerlerden çıkmıştır. Bu nedenle, ilkelerini günümüzde çıkan sorunları çözmekte kullanabiliriz. Onları, aklımızla yeni koşullara uygun biçimde yorumlayabiliriz. Bu ilkeleri atamayız. Bağımsızlığımızı feda edebilir miyiz? Ulusçuluktan vazgeçebilir miyiz? Egemenliği ulustan alıp bir kişiye veya zümreye vermek yerinde midir? Nihayet, sorunlarımızı çözümlerken akla, çağdaş bilime değil de neye dayanacağız? ''
Ahmet Mumcu
Sayfa 139 - İnkılâp ve Aka Yayınları
Bütün bu gerçekler bilinmediği içindir ki günümüzde Cumhuriyetin kuruluş ve yaşam felsefesini yerden yere vurup "ılımlı islam" gibi ne içerdiği belirsiz bir kavrama dayanılarak,müthiş ve görülmemiş emeklerle kurulan ulus-devletimiz çökertilmek istenmektedir.
"Devrimci önder, bu düşünsel temelleri kavrayan ve toplumun devrim için en uygun olduğu zamanı kestiren; devrimi yürütecek çeşitli gruplar arasında uyumu sağlayan ve gerektiğinde onların üzerine çıkarak devrime yön verebilecek nitelikte olan bir kişidir. Pek çok devrimin başarısı öndere bağlı olmuştur. Önder çıkaramayan devrimler sürekli bir gelişme sağlayamazlar."
Ahmet Mumcu
Sayfa 19 - Yeniden düzenlenip güncelleştirilmiş 4. baskı, İnkılâp Kİtabevi, 2000
Dünya üzerindeki gelmiş geçmiş devrimcilerin çoğu sivildi.Birkaç asker vardı.Ancak askerlikle devlet adamlığını böylesine üstün biçimde birleştiren başka devrimci henüz dünyaya gelmedi.O'nun büyük başarısının önemli bir nedeni ne budur.

Özel yaşantısında içtenlik ve sadeliği esas tutan,salt ulusu uğruna özel ihtiras ve zevklerini feda eden, örneğin aile kurmayan, servet toplamayan başka bir devlet adamı yoktur.Cumhurbaşkanlığı süresinde edindiği serveti olduğu gibi son kuruşuna değin ulusuna ve kendi kurduğu parti ile bilim kurumlarına bağışlayan başka devlet adamı bulunmaz.

Lider Atatürk'ün güçsüz bir kadro ile Türk devrimini başlatması gerçekten dünya ihtilâller tarihinde örneği görülmemiş bir olaydır.Bu nedenle ona "Tek Adam"denilmesi çok yerindedir.
Lâiklik, dinsizlik ile karıştırılmamalıdır. Bazı rejimler dine karşıdırlar.Devlet, vatandaşın din duygularını atması için çalışır.Dinsel kuruluşlar, din adamları sürekli baskı altında tutulur.Bunun lâiklikle ilgisi yoktur.Lâiklik devleti dinsel esaslarını egemenliğinden sıyırarak dini yalnız vatandaşın vicdanına bırakmayı hedef alır.Her vatandaşa inanç özgürlüğü tanır.Ancak, dinsel esaslarına devlet yapısına karıştırılmasını istemez.Gerçek lâiklik budur.
Eylemsel olarak Mondros Ateşkesinden sonra yok olan Osmanlı Devleti sevr antlaşması ile hukuken ortadan kalkıyordu.Osmanlı Hükümdarının bu antlaşmayı nasıl kabul ettiği gerçekten bir bilmecedir.Böylece, salt Anadolu ihtilâlin ve yeni Türk Devletini boğmak ve ödünlerle saltanat hakkını sürdürebilmek için bu antlaşmayı kabullenen Vahdettin'in devlet adamlığı niteliğinden ne derece yoksun olduğu anlaşılmaktadır.
Hatay sorunu, büyük önderi son zamanlarda çok üzmüş, acı sonun gelmesini çabuklaştırmıştır.10 kasım 1938 Perşembe günü saat 09.05'te, dünya tarihinin gördüğü en büyük askerlerden ve devlet adamlarından Atatürk'ü yitirdik.Hiçbir ölüm bir ulusu böylesine çökertmemiştir.Türk ulusunun Atatürk'ü yitirmekten doğan hüznü, özellikle ilk günlerde, anlatılmayacak derecede içten, acı ve engindi.Dünya kamuoyunun tepkisi de çok etkili idi.Birbirine zıt ideolojileri olan devlet adamları belki ilk ve son kez O'nun yitirilmesindeki acıda birleşmişlerdi.57 yaşında hayattan ayrılan Önder, çok genç ve zamansız ölmüştü.Ama bu kadar kısa bir ömüre de böylesine çok başarı sığdıran bir başka devlet adamı tarihte çok ender görülür.
İttihatçılar,insan olarak dürüst ve mert kişilerdi.Ancak,onların büyük bir bölümü bir devleti yönetmek niteliklerinden yoksundu.Özellikle,toplumun yapısını bazı hukuk yeniliklerine rağmen dertleri tanıyıp ortadan kaldıramıyorlardı.Ekonomi alanında kalkınma doktrini tam anlamıyla bilmiyorlardı.Devleti yeni temellere oturtmak fikirlerini uygulayacak bilgi ve yeteneğe sahip değillerdi.Kalkınma yolunda son çareyi emperyalist Almanya'ya yanaşmakla bulacaklarını umdular.
Okullarimizda tarihin envai çeşidi okutulurken (osmanli tarihi,genel türk tarihi,sanat tarihi,islam tarihi gibi) dünya tarihi nedense es geçilir. Bu kitap lise seviyesinden baslayarak herkesin cok rahat takip edeceği açıklıkta ve sohbet havasinda yazılmış 2.dünya savaşına kadar dunya tarihine genel bir bakis atmak için hiç sıkılmadan okunabilir.
Çok eğlenceli bir biçimde yazılmış bir kitap. Zira kitabı 10 yıl önce okuduğum halde bugün bile kitabın birçok ayrıntısı hafızamda kalmış.
Kitabın ingilizcesini okudum, 15-18 yaş arası gençler için hem ingilizce açısından hem de dünya tarihini çok eğlenceli bir şekilde öğrenmesi açısından fevkalede bir kitap
Kesinlikle okullarda okutulmalı böyle kitaplar
Yıkılışın eşiğine gelmiş Batı tarafından "Hasta Adam"olarak tabir edilen Osmanlı Devleti eski gücünü yitirmiş ve diğer devletler üzerinde hiçbir tesiri kalmamıştı.Böyle bir zamanda Türk Milletininin bağrından tarihte eşine az rastlanır nitelikte devrinin aydınlarının daha ilerisinde tüm dünyanın saygı duyacağı bir lider çıkarmıştır.Mustafa Kemal enkaz bir devletten yeni,dinamik ve modern bir devlet kurmakla kalmamış onu sapasağlam "İlelebet Payidar"kalmasını sağlayacak devrimlerlede desteklemiştir.Tarihte eşine az rastlanır büyük fikir ve devlet adamı olan Mustafa Kemal Atatürk'ün ne yaptığı hakkında fikir sahibi olmak için bu kitabı okumanızı öneririm.Ata'nın hayatının ne denli zorluklar ve mücadeleler içinde geçtiğini, ilkelerini, inkılaplarını ve devrimlerini anlamak için onu çok iyi tanımamız gerektiğini düşünüyorum.Onun için bu kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum...Keyifli okumalar.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmet Mumcu
Tam adı:
Prof. Dr. Ahmet Mumcu
Unvan:
Türk Yazar-Akademisyen-Hukukcu
Doğum:
Bursa, 6 Ocak 1937
Bursa Erkek Lisesi’ni (1955) ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni (1959) bitirdi. Aynı Fakülte’de bilim yaşamına başlayan Ahmet Mumcu , 1962 yılında “Osmanlı Devleti’nde Siyaseten Katl” adlı teziyle doktorasını verdi. Aynı yıl doçentlik çalışmalarına başladı. “Osmanlı Devleti’nde Rüşvet” konulu doçentlik teziyle bu aşamayı tamamladı ve 1968 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne Hukuk Tarihi profesörlüğüne yükseltildi. 1984 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanlığı’na getirildi. 1986 yılında kendi isteği ile Anadolu Üniversitesi’ne nakletti. 1997 yılı ekim ayına kadar Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanlığı’nda bulundu. Halen Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölüm Başkanı’dır. Anadolu Üniversitesi’ndeki derslerini de sürdürmektedir. Ayrıca İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde 1999-2001 yıllarında Hukuk Tarihi derslerini de vermiştir. Ahmet Mumcu, Türkiye’de “Eski Eserler Hukuku” dalını kurmuş ve bu konuda ilk dersleri Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Restorasyon Bölümü’nde vermiştir (1968 yılından itibaren çeşitli dönemlerde). Aynı Üniversite’nin İdarî Bilimler Fakültesi’nde Temel Hukuk derslerini de gene 1974-1976 yıllarında yürüttü. Hacettepe Üniversitesi İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesi’nde de aynı konuda 1980-1984 yılları arasında dersler verdi. Devrim Tarihi üzerinde ise, kadrosunun bulunduğu Fakülte dışında, başta Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ile Bilkent Üniversitesi olmak üzere 1982-1995 yılları arasında çeşitli yüksek öğretim kurumlarında, bu arada Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi’nde öğretim etkinliğinde bulundu. 1970 yılından beri de Polis Akademisi’nde kamu hukukuyla ilgili çeşitli dersler vermektedir. Prof. Mumcu kuruluşuna katkısı olduğu Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Adalet Yüksek Okulu’nun 1982-1985 yılları arasında müdürlük görevini yürüttü. 1983’te Cumhurbaşkanınca “Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yönetim Kurulu Üyeliği’’ne seçildi ve 1992 yılına kadar bu görevde kaldı. 1987-2005 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Danışmanlığı görevini sürdürdü. Ahmet Mumcu DAAD bursiyeri olarak 1962-1964 yılları arasında Hamburg Üniversitesi’nde ünlü oriyentalist Bertold Spuler ile birlikte çalışmış ve habilitasyon tezinin yazımıyla uğraşmıştır. Alexander-von-Humboldt Vakfı’nın bursiyeri olarak aynı Üniversite’de 1972-1974 yılları arasında çalışmalarına devam etmiş ve konuk olarak dersler de vermiştir. 1976,1978,1980 ve 1982 yılları yaz aylarında gene aynı imkânla Hamburg Üniversitesi’nde çalışmalarını sürdürmüştür. 1987 yılı kış yarı yılında Georgetown (ABD-Washington D.C) Üniversitesinde, 1989/1990 yıllarında iki yarı yıl Henkel Vakfı’nın onayladığı ve desteklediği “Türkiye’de Hukuk Devleti” projesi üzerinde çalışmak üzere Münih Üniversitesi’nde konuk öğretim üyeliğinde bulunmuştur. 1994 yılı yaz yarı yılında da Viyana Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde konuk olarak ders vermiştir. 1995, 1997, 2001, 2003, 2004, 2007 ve 2010 yıllarının ağustos - eylül aylarında araştırmacı konuk olarak Freiburg Max-Planck Uluslararası Ceza Hukuku Enstitüsü’nde çalışmıştır. Prof.Mumcu 17 Kasım 1995 tarihinde Federal Almanya Cumhurbaşkanı tarafından Türk-Alman bilimsel işbirliğine olan katkılarından dolayı yüksek liyakat nişanı ile onurlandırılmıştır. Aynı nişanın en üst rütbesi Almanya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı tarafından 18 Ekim 2001 tarihinde kendisine verilmiştir. 10 Aralık 2002’de merkezi Almanya’da bulunan “Hür-Türk” Derneği’nin eğitim ödülünü almıştır. Prof. Mumcu pek çok ulusal ve uluslararası kongereye katılmış ve bunların hemen hepsinde bildiriler sunmuştur. Yurt dışında özellikle Almanya ve Avusturya’da pek çok konferans da vermiştir. Yurt içinde ise pek çok ilde konferans etkinliğinde bulunmuştur. Ahmet Mumcu’nun başta Hukuk Tarihi, Genel Kamu Hukuku ve Anayasa Hukuku olmak üzere, Siyasal Tarih, Devrim Tarihi alanlarında pek çok kitap ve makalesi ile çevirileri yayınlanmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 46 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 88 okur okuyacak.