Akgül Yıldız

Akgül Yıldız

Tasarımcı
7.2/10
90 Kişi
·
61
Okunma
·
0
Beğeni
·
14
Gösterim
Adı:
Akgül Yıldız
Unvan:
Grafik Tasarımcı
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
96 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Mavi Sakal, İsviçreli yazarın son romanı, daha çok günlükleri ve tiyatro oyunlarıyla ünlü ve bu özelliği, kitabın formu her ne kadar roman diye belirlense de, bu eserine de sirayet etmiş. Adını Perrault’un aynı adlı masalından almasının sebebi, baş karakterin defalarca evlenmiş ve eski eşlerinden birinin cinayete kurban gitmiş olması. Soruşturma sürecinden çok, yargı sürecini anlatması, eylemle kanıtlanamamış suç karşısında, modern toplumun ahlaki açmazları ve kişinin kimlik sorunsalı üzerine kurulu. Bir anlatıcıya sahip olmayan, tanık, savcı diyalogları, nadiren de yargılananın anlar/anılar şeklindeki silik kafa sesinden oluşan akış, hakimiyet ve takip açısından rahatsızlık verici. Ve bu özelliğiyle de, yazarın ustalık sahası olan tiyatro ile benzeş. Hem zaman, hem “tanık” figürü değişken sekmeler halinde. Birinci eş şahitliğinden, üçe geçerken, henüz birincinin bittiğini idrak için bir es istiyor. Yazarının olgunluk ve ustalık çağı ürünü olmasını, okurken zaten hissediyorsunuz. Üsluba sinmiş bir rahatlık ve dinginlik var. Baş karakterin, soğukkanlı duruşu, tüm hayatı altüst olurken, olanlara neredeyse tepkisiz tavrı enteresan.
Açıkça ben alırken, cüssesinden ötürü, çanta kitabı olarak düşünmüş, lakin kalabalık yerlerde okuduğumu anlamakta zorlanınca evde bitirmiştim:) Yayınevinin çeviri ve baskı konusunda temiz olduğunu söyleyebilirim. Saygılarımla..
308 syf.
·16 günde·Puan vermedi
Çok severek okuduğum bir kitap oldu İşin Aslı Judith ve Sonrası. 20.yüzyıl başlarında Orta Avrupa’da yaşayan bir çiftin hikayesi. Kitapta olaydan ziyade insanların içsel, duygusal dünyalarına yolculuk var ve bunlar sizi düşünmeye ve sorgulamaya sevk ediyor bol bol. Fakat son derece akıcı, hem içine alan hem de kolay okunan bir kitap. Çok doğru ve vurucu tespitler var kitapta. Ama salt bir aşk romanı da değil. O dönemin sosyal sınıflarını ve bunların insan ilişkilerine etkisini çok hoş bir şekilde aktarmış yazar. Tavsiye edeceğim bir modern klasik.
199 syf.
·5 günde·7/10
Öncelikle, ilk okuduğum polisiye kitabı olduğunu söylemem lazım. İçerisinde 18 tane öykü barındıran bir kitap, özetlemek gerekirse hepsinde işlenen bir cinayet/cinayetler var. Başkomser Nevzat ve yardımcısı Ali de cinayetleri çözmeye, katili bulmaya çalışıyor. Bence öykülerin hepsi birbirinden farklı ve hoştu ama ihbar edenlerin katil çıktığı öyküler üst üste gelmişti ve kitabın o kısmında “Hep böyle mi olacak acaba?” diye düşündüm, heyecanı azıcık kaybetmiştim ki toparladı. En sevdiğim iki öykü “Kardeşim ölüm” ve “Vampirler” oldu. Kardeşim ölüm öyküsünde katili öğrenince bir şok yaşamıştım, belki de kitabın sonlarında olsa o kadar etkilenmezdim, bilemiyorum. Vampirler öyküsünde ise cinayet olayı başlı başına bir değişikti, katili öğrenince ise “Vay anasını” dedirttiriyordu hahah. Vampirler öyküsünde beni güldüren karakterler de vardı, o yüzden her açıdan o öykü zihnimde iyi bir yer edindi. Bence uyumadan önce bir bölüm okuyup sonrasında uykuya dalınabilecek bir kitap. Öyküler birbirinden bağımsız olduğu için de araya ne kadar zaman koyarsanız koyun asla sorun olmuyor. (Ki ben bunu araya zaman koymamaya çalışmış biri olarak söylüyorum.) Kitaba öyle dalmışım ki neredeyse hiç alıntı yapamadım. Bunun sebebi ise öyküler kısa olduğu için midir bilemedim kitap çok sürükleyiciydi ve aktı gitti, bittiğini fark etmedim bile. Yapılan alıntılara bakarken “Aa evet, böyle bir şey vardı. O kadar dalmışım ki kitaba” dedim kendi kendime. Ahmet Ümit’in bende iki kitabı daha var ve onları da bu ay okumayı istiyorum, bakalım. (İkisi de Başkomser Nevzat kitabı olduğu için heyecanlıyım.) Bu kadardı^^
120 syf.
·Puan vermedi
Alışılagelmişin dışında bir Ahmet Ümit kitabı. Kitabın içinde 9 öykü var.
Daha çok devrim hikayeleri. Devrimden söz edince aklıma; kayıplar, yenilgi, korku, en çok da umut. Daha güzel bir dünya kurma hayali, onu gerçekleştirmeye çalışma ve direniş.

"Şüphe: Çıplak ayaklı bir gece gibi ilerliyor içimde" demiş Nazım Hikmet.
103 syf.
·2 günde·7/10
Sadece sekiz saat süren bir evliliği anlatıyor. İki bireyin de birbirlerine karşı duydukları soru işaretlerini, aile hayatlarını, yetişme tarzının aslında bireyin tüm hayatını aslında nasıl etkilediğini çok rahat bir şekilde görmenize yardımcı oluyor. Altmışlarda geçiyor roman bu sebeple dönem şartlarını göz önünde bulundurarak okumanızı tavsiye ederim. Edward ve Florance kahramanlarımız. Balayılarının ilk gününü konu alıyor...
Yazardan okuduğum ilk kitaptı. Anlatımında öyle bir yol izliyor ki sizi neye götüreceğine büyük bir merak duyuyorsunuz.
152 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Ahmet Ümit'in okuduğum ilk kitabı oldu. Uzun zamandır okumayı planladığım yazarı 2019 Kasım ayında Pera Palas'ta yaptığı bir söyleşi sırasında tanıma fırsatı buldum ve Başkomiser Nevzat serisine başlama kararı aldım. Bu kitap tek bir olay yerine kısa kısa farklı olaylardan oluşuyor. Kurgular güzel oluşturulmuş, merak uyandırıyor. Yazarın üslubu da güzel olduğu için kitap sizi içine çekiyor. Kitabın kısa hikayelerden oluşması ve kendisinin de kısa olması neticesinde tadı damağımda kaldı. Bir an önce devam kitaplarını okumayı düşünüyorum. Polisiye seven sevmeyen herkese tavsiye ederim.
104 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
AŞK VE SABIR
Bence kitabı anlatan iki kelime.. kısa ama yoğun bir okuma olduğu kanısındayım. Sıkça olan geri dönüşümler kitaptaki dinamiği yoğunluğa çevirmiş. Aslında bir düğün gecesinden sonraki o ilk geceyi anlatıyor. Bir karı-kocanın cinsel sorunlarına değiniliyor. Absürt olmadan anlatılabilen bir cinsellik vardı kitapta. Yazarın ilişki psikolojisi beni memnun etti mi ? Kısmen. Kitabın sonlarına doğru karı-kocanın hayatları çok çabuk geçilmişti. O aradaki psikolojilerini ben daha çok merak ettim.

'Cinsellik tabusu' her dönemde her millette her kesimde olan bir sorun. Bu tabunun ikili ilişkileri fazlasıyla etkilediği aşikar. Hem kadının hem erkeğin beklentileri, talepleri bu anlamda farklılık gösterebiliyor. İncelememe başlarken Aşk ve Sabır demiştim, sonunda da yineliyorum :)
96 syf.
·1 günde·Beğendi·6/10
Olaylara eleştirel bir uzaklıktan bakmasını bilen,çağdaş bir yapıya sahip yazar. Yazardan okuduğum ilk yapıttı. Roman olan Mavi Sakal içindeki diyaloglar sayesinde tiyatral his de veriyordu. Yazarda dikkatimi çeken şey; çelişki olan yeni insanı geleneksel roman kurallarıyla anlatmaması. Alışılmış romanın ölçütlerinden farklı. Öykülemenin sınırını zorlayan bir roman Mavi Sakal. Diyalektik yapısının etkisini okuduğum kitapta da hissettim; hiçbir şey kesin değil kitapta. Sanığın savunmaları, yaşadıkları, aklından geçenler.. vs. Hiçbiri kesin değil. Çeşitli varyasyonlar var romanda. Bunun nedeninin insanların sürekli değiştiğine inanması, devingenliğin süregelmesi gibi daha birçok çıkarımda bulunabileceğimiz felsefik öğelerin yoğunluğu.

Yazarın başlıca bir inceleme konusu olması gerektiğini düşünüyorum. Kısa araştırmalar yazar için tadımlık görüşler bildirir ancak uzun araştırmalar bizi farklı noktalara götürebilir.
152 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Ülkemizin gerçeklerini akıcı, sade bir dille anlatan ve kısa cinayet öykülerinden oluşan güzel bir polisiye öykü kitabı. Bana göre Başkomser Nevzat serisini okumak isteyenler için başlangıç kitabı olmalı.
200 syf.
·Beğendi·8/10
Yine şaşırtıcı, yine mükemmel, yine enfes. Çok ayrıntı yok. Çok uzun değil. O anınızı keyiflendirecek çerez niyetine heyecanlı hikayeler... Kesinlikle tavsiyemdir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Akgül Yıldız
Unvan:
Grafik Tasarımcı

Yazar istatistikleri

  • 61 okur okudu.
  • 10 okur okuyor.
  • 90 okur okuyacak.