Akira Kurosawa

Akira Kurosawa

Yazar
9.0/10
20 Kişi
·
31
Okunma
·
8
Beğeni
·
2.329
Gösterim
Adı:
Akira Kurosawa
Tam adı:
Kurosawa Akira
Unvan:
Japon Film Yönetmeni, Senarist, Kurgucu
Doğum:
Japonya -, 23 Mart 1910
Ölüm:
Japonya -, 6 Eylül 1988
57 senelik kariyerinde 30 film yöneten Kurosawa, sinema tarihinin en önemli ve etkileyici yönetmenlerinden biri olarak kabul edilir.

Kurosava, 1936 senesinde Japon sinema endüstrisine kısa bir süreliğine ressam olarak girdi.

Kurosava'nın önemli filmlerden Raşamon filminin ilk gösterimi Tokyo'da 1950 senesinde yapıldı. 1950'li yıllardan 1960'lı yılların başına kadar Kurosava, aşağı yukarı her sene bir film üretti. Bunların içinde, Ikiru, Yedi Samuray ve Yojimbo gibi bazı filmler yüksek derecede saygınlık kazandı. 1960'ların ortalarında sonra Kurosava'nın daha az verimle çalıştı.

1955 senesinde Akademi Ödülleri'nin verdiği Akademi Onur Ödülü'nü kabul etti. CNN tarafından "Son 100 yılda Asya'nın gelişmesine en çok katkıda bulunan insanlardan (beşliden) biri" seçti.
Sonra bir gün, birdenbire çözdüm, Sherlock Holmes'un araladığı esrar perdeleri gibi. Dadım, sırtında ben varken tuvalete giriyordu. Ne kadar onur kırıcı bir davranıştı bu.
Akira Kurosawa
Sayfa 5 - Agora Kitaplığı
Zeka engelli çocukları sadece yasalar gerektirdiği için okula yollamak onulmaz yaralar açabiliyor. Çocuklar çok deği­şik zeka yaşlarına sahip olabilirler. Bazen beş yaşındaki çocukların zekaları yedi yaşındakiler kadar olabileceği gibi, bazen de tersi..
Akira Kurosawa
Sayfa 9 - Agora Kitaplığı
isabet eden bir B-29 bombasıyla yanarak yerle bir oldu. Sonuç olarak da evlenme törenimizle ilgili tek bir fotoğrafımız kalmadı. Nikahımız sırasında da hava saldırı­sı sirenleri çalıyordu ve herkes büyük bir panik içerisindeydi..!
Akira Kurosawa
Sayfa 143 - Agora Kitaplığı
Savaş sırasında çok popüler olmuş bir şarkı vardı, "Çiçi yo, anata va zuyolıatta " (Baba sen çok güçlüydün) , fakat ben, anne, sen çok güçlüydün, demek istiyorum...!
Akira Kurosawa
Sayfa 23 - Agora Kitaplığı
An­cak yedi yaşımdayken, toplumdan dışlanmış bir şekilde kendi kabu­ğum içinde yapayalnızlığın acısını o kadar çok çektim ki, farkında ol­madan o çocuğun ağzından bunları yazdım...
"Bu vazonun gölgesi nereden çıktı, sen mor rengi nerede gördün? Burada bu buluta benzeyen yeşil nedir? Eğer onun kozmos yaprakIarına benzediğini sanıyorsan sen delisin."
Akira Kurosawa
Sayfa 26 - Agora Kitaplığı
Takano'nun derslerinde gerçek olarak gördüğüm vahşet, hayal gücü­mün sınırlan ötesindeydi..!
Akira Kurosawa
Sayfa 39 - Agora Kitaplığı
240 syf.
·3 günde·8/10
Neden birçok insana hayatı boyunca bir aptal damgası vurulur ve bu damganın silik gölgesinden başka bir hayat şansı sunulmaz.Hayat hiç kimseye aynı adalette ve şartlarda değil çoğu insan geriden koşmaya başlıyor istemese de azim etmek çabalamak zorunda kalıyor.İtilip kakılıyor köşeden köşeye savruluyor.Kendisinin elde edebileceği bir başarıya ulaşması engelleniyor ve bu yolda sadece bir merdiven görevi görüyor... Başkalarının elleri ceplerinde tırmanıp zevk ve sefaya ulaşacaklar bir merdiven...

Kimseye aynı şartları sunmuyor hayat ve kimseye aynı merhametle yaklaşmıyor kimi lanet ediyor yaşamına kimisi de ölmemek için direniyor ve yollar arıyor...

Geriden başlıyor evet birçok kişi ve lehine çevirmeyi başarıyor nadiren olsa da işte KUROSOWA'nın ki de böyle bir hikaye hayata bir sıfır geride başlangıç ve zor bir çocukluk hararetli bir gençlik ve son olarak ihtişamlı bir zafer ve başarı.
Herkesin okuması gereken bir otobiyografi...
240 syf.
·18 günde·Beğendi·8/10
Kurosawa'nın hiçbir filmini izlemeden bu otobiyografiyi okudum. Kitabı okurken filmlerinin çekim setlerinde bulunmuşum gibi hissettim. Yazarın hatırladığı ilk anısından, onu uluslararası sinema camiasıyla tanıştıran, 1951 yılında Venedik Film Festivali'nde Altın Aslan kazandıran Raşomon filmine kadar geçen anılarını okumak oldukça eğlenceliydi. Dili samimiydi. Kitaba ismini veren kurbağa yağının hikâyesi de ilginç. Kurosawa bu hikâyeyle otobiyografisini yazma fikri arasındaki bağlantıyı çok iyi kurmuş. Sinemayla daha yakından ilgilenenlerin okuması gereken bir kitap.
240 syf.
Kurosawa'nın filmlerini izlemeye doyabilmek bir yanayken,elime geçen bu kitapla kendimi Kurosawa'nın yörüngesinde huzurla dönerken buldum. Benim için kitapta Kurosawa'nın anlattığı her şey çok kıymetli fakat yeryüzüne ve yaşamına dair ilk anısını öğrenmiş olmak beni öyle kederlendirdi ki. Ağabeyi Heigo ile olan ilişkisini ve Heigo'nun intiharını okurken ise,kendimi Ikiru filminde bay Watanabe'nin karlar altında salıncakta sallandığı sahnede buldum..
240 syf.
·Beğendi·10/10
Sinema dünyasının belki de en önemli yönetmeni olan -ki benim için öyle- Akira Kurosawa'nın bu otobiyografik eseri vesilesiyle bir kaç cümle sarf etmek isterim. İzlerken nutkunuzun tutulacağı olağanüstü filmler ortaya koymuştur. Kendine has sinema teknikleri ve özgün senaryolarıyla sizlere, muhteşem seyir ve duygu şöleni yaşatır. Bir ihtimal olurda da bazı kitaplar canınızı sıkar ya da üzer gibi olursa buralara uğrayınız. Mesela Seven Samurai'dan başlayabilirsiniz. Küçük bir uyarı, Japon sineması yan etki olarak aşırı derecede bağımlılık yapar.
İyi seyirler... :)
240 syf.
·10/10
Kurbağa Yağı Satıcısı
Akira Kurusawa
Bir insan yedisinde ne ise yetmişinde de o dur derler eskiler. Daha ilkokulda iken yaptığı resimlerde renklerle oynaması ile öğretmeninin dikkatini çeker Akira Kurusawa.
Çektiği filmlerde yarattığı tablo gibi görüntüler, izleyiciyi tekrar tekrar filmlerine yönlendirir. O yüzden Düşler, Ran, Dersi Uzala, Kagemusha, Ağustosta Rapsodi ve diğer filmleri izleyiciyi büyüler. Üç saatlik filmler yapar ama izleyici yinede doymaz.
Sadece görsellik mi izleyiciyi filmlerine hapseden ? elbette ki hayır. Her filminde insan ruhunun derinliklerine iner, kurcalar kurcalar, zayıf taraflarını ortaya çıkarır, yaralarını gösterir seyirciye, sonra tamir etmeye başlar film bitesiye.
Her filmi bir insanlık dersi, her filmi bize yeniden yeniden daha iyi nasıl insan olunur u anlatan bir öğreti.
Kurbağa Yağı Satıcısı da bize bu şaheserleri yaratan insanı anlatır yani kendini. Öylesine tevazu halinde anlatır ki. Tam bir hizmetkar edasıyla. Belki de bu karakteri şu satırlarında gizli “Japonlar ‘ben’ demeyi sanki ayıp bir şey gibi değerlendirirler.” Ve size bu filmlerin ipuçlarını gösterir kitapta.
Popüler kültürün çokça ağırlığının hissedildiği günümüz tüketim toplumunda, her okuyucu, her izleyici kendine bir iyilik yapacaksa bu kitabı okusun ya da bir filmini izlesin ustanın.
“Egoizm insanoğlunun doğuştan gelen ve kefareti en güç ödenen günahıdır.”
240 syf.
·Beğendi·10/10
Kurosawa'nın birçok filmini daha önce izlemiştim. Kitabı okurken daha önce es geçtiğim filmlerini not edip izlemem gerektiği fikrine kapılmama vesile oldu. Kaliteli filmler izlemeyi seven biri olarak Agora Kitaplığı'nın bu işi üstlenmesi çok iyi olmuş.Daha önce Andrei Tarkovsk'nin 'Mühürlenmiş Zaman' kitabını yine Agora Kitaplığı'ndan okumuştum. ''İyiki de okumuşum'' diyorum çünkü bu kitabı okurken Sinema dünyasının en iyi yönetmenleri ve filmleri ile tanışmama vesile oldu. Tarkovski'nin 'Mühürlenmiş Zaman' kitabını okurken; İngmar Bergman'nın Persona'sını, Krusowa'nın da kendisi ve birçok filmi- özellikle 'Seven Samuray' ve 'İkiru' filmleri- ile beni tanıştırdığı için kendilerine minnet borçluyum :)
Kitaba gelmeden önce aynı yayın evinden çıkan çok daha önce okuduğum Tarkovski'nin 'Mühürlenmiş Zaman' kitabı ile kıyaslayacak olursak Kurosawa'nın, eserinde film detayları üzerinde daha çok durduğunu görebiliriz. Kurosawa bir filmi sinema boyutuna ulaştırmak için en ince detayların bir film için ne derece önemli olduklarını eserde derinlemesine incelemiş. Tarkovski ise eserinde daha çok yönettiği filmlerinin sanatsal özelliklerine değinmişti. Bunların dışında iki yönetmenin yaşamlarından da izler bulmak mümkün. Zaten iki eserin de türü otobiyografi. Yönettikleri filmlerini anlatırken bu çerçevede kendi yaşamlarını gözler önüne sermişler diyebilirim. Kurosawa'nın 'Kurbağa Yağı Satıcısı'nda yönetmenin ailesi tarafından Samuray Savaşçısı olarak yetiştirilmeye çalışılmasından Kurosawa'nın kendi çabaları ile nasıl dünyanın sayılı yönetmenleri arasına girdiğini okuyanlar görecektir. Sinema hayatımda en beğendiğim 4 yönetmenin ikisinin filmlerini izleyip eserlerini okuma şansını yakaladığım için kendimi mutlu hissediyorum. Sırada yine birçok filmlerini izlediğim fakat kendileri ile ilgili eserlerini okuyamadığım Theo Angelopoulos ve İngmar Bergman var. Umarım onları da okuma şansım olur..

İyi Okumalar ...

Yazarın biyografisi

Adı:
Akira Kurosawa
Tam adı:
Kurosawa Akira
Unvan:
Japon Film Yönetmeni, Senarist, Kurgucu
Doğum:
Japonya -, 23 Mart 1910
Ölüm:
Japonya -, 6 Eylül 1988
57 senelik kariyerinde 30 film yöneten Kurosawa, sinema tarihinin en önemli ve etkileyici yönetmenlerinden biri olarak kabul edilir.

Kurosava, 1936 senesinde Japon sinema endüstrisine kısa bir süreliğine ressam olarak girdi.

Kurosava'nın önemli filmlerden Raşamon filminin ilk gösterimi Tokyo'da 1950 senesinde yapıldı. 1950'li yıllardan 1960'lı yılların başına kadar Kurosava, aşağı yukarı her sene bir film üretti. Bunların içinde, Ikiru, Yedi Samuray ve Yojimbo gibi bazı filmler yüksek derecede saygınlık kazandı. 1960'ların ortalarında sonra Kurosava'nın daha az verimle çalıştı.

1955 senesinde Akademi Ödülleri'nin verdiği Akademi Onur Ödülü'nü kabul etti. CNN tarafından "Son 100 yılda Asya'nın gelişmesine en çok katkıda bulunan insanlardan (beşliden) biri" seçti.

Yazar istatistikleri

  • 8 okur beğendi.
  • 31 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 37 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.