Aleksandros Papadiamantis

Aleksandros Papadiamantis

Yazar
7.0/10
39 Kişi
·
95
Okunma
·
1
Beğeni
·
590
Gösterim
Adı:
Aleksandros Papadiamantis
Tam adı:
Alexandros Pepekas Papadiamantis
Unvan:
Yunan romancı, öykü yazarı ve şair
Doğum:
Skiathos, Yunanistan, 4 Mart 1851
Ölüm:
Skiathos, Yunanistan, 3 Ocak 1911
4 Mart 1851’de Hadula başta olmak üzere birçok çalışmasının coğrafi dokusunu oluşturan Skiathos Adası’nda papaz bir babanın dördüncü oğlu olarak doğdu. Skiathos’ta ancak on bir yaşına kadar eğitim görebildi. Daha ileri seviyede eğitim veren bir okul olmadığı için sonraki üç yılını babasının çiftçilik işlerine yardım ederek geçirdi ve kalan eğitimini yakın adalardaki okullara giderek tamamlayabildi. Üniversite için başkente gitmeyi başardığında yirmi üç yaşındaydı ve sadece iki yıl boyunca felsefe okuyabildi. Neyse ki, bu sırada kuzeninin de yardımıyla Yunan basın yayın dünyasına kıyısından köşesinden girmeyi başarmıştı. Ekonomik zorluklar nedeniyle öğrenimini yarıda bıraktıktan sonra geçimini sağlamak için birçok işte çalışsa da, hayatı boyunca bağlı kaldığı tek uğraş vardı: Yazmak. İlk romanı Muhacir 1878’de -İstanbul’da çıkan- Neologos’ta, sonraki üç romanı Atina gazetelerinde yayımlandı. Hatta bir süre sonra gazeteler onun öykülerini ve romanlarını tefrika halinde basmak için birbirleriyle yarıştılar. Papadiamantis telif konusunda gazetelere zorluk çıkarmadı, pazarlık yapmadı ve kazandığı parayı dikkatsizce harcadı. Bir dönem boyunca günlerini sadece öykü yazarak ve çeviri yaparak geçiren Papadiamantis Suç ve Ceza, Quo Vadis, Dracula, Manxman gibi romanları ve Çehov, Bret Harte, Jerome K. Jerome’nin öykülerini Yunancaya çevirdi. 1902’de memleketi Skiathos’ta en iyi eseri olarak kabul edilen Hadula’yı yazmaya başladı. Bu roman, ona “Yunanistan’ın Dostoyevski’si” unvanını kazandırdı ve Papadiamantis o günden sonra “Hadula yazarı” olarak anıldı. Romanı bitirdikten sonra Atina’ya tekrar döndü. Hırpani görünüşlü bir bekâr olarak, ölümüne dek büyük bir sadelikle yaşayan Aleksandros Papadiamantis, 1909’da memleketine yerleşti ve yakalandığı zatürre nedeniyle 3 Ocak 1911’de, doğduğu Skiathos’ta hayata gözlerini yumdu.
***hapisten kaçtığını düşünüyor, ama aslında hapishaneyi ve cehennemi içinde yaşıyordu.***
Babası ve annesi gerçekte olduğu gibi 'ölüsünü kutsuyor' yani onu evlendiriyordu.
Aleksandros Papadiamantis
Sayfa 123 - Jaguar, 2.Basım, Çeviri: Yasemin Aydın
İsa'nın da dediği gibi: Her kim ruhunu severse onu kaybeder ve her kim bu dünyada ruhundan nefret ederse, sonsuz yaşamda onu muhafaza eder.
Aleksandros Papadiamantis
Sayfa 62 - Jaguar, 2.Basım, Çeviri: Yasemin Aydın
Dünyanın türlü türlü cefasının neyinden zevk alacaktı?
Aleksandros Papadiamantis
Sayfa 60 - Jaguar, 2.Basım, Çeviri: Yasemin Aydın
***Eğer uyumak, böyle bir rüya görmek demekse, hayatı boyunca bir daha uyumayacağına yemin etti.***
Her günahın kendine özgü tatlı yönleri de vardır.
Aleksandros Papadiamantis
Sayfa 110 - Jaguar, 2.Basım, Çeviri: Yasemin Aydın
Hiç şüphesiz ölüm, uykuların en güzeli olsa gerekti, yeter ki bir daha böyle kötü rüyalar görmesin! Kim bilir!
Aleksandros Papadiamantis
Sayfa 159 - Jaguar kitap
168 syf.
·Puan vermedi
Kitabın yazarı Yunan edebiyatının Dostoyevskisi olarak anılıyor.
Hadula beni çok etkiledi. Ve bu kitabın yazarının bir erkek olması dahada etkiledi sanırım .
Kadının toplumdaki yeri üzerine şöyle kabaca bir gözlem yapılıp bu kadar hissedilerek yazılamazdı. Önce anne- babasına sonra evlenip kocasına , çocuklarına köle olan kadının yeri...
Bu durum yazarı nasıl rahatsız etmiş ki o tarihlerde Hadulayı yaratmış hemen.
Hadula da kız çocuk sahibi olan ailelerin kızlarını evlendirirken çeyiz vermenin maddi külfeti, sonra evlenen kızların çocuklar doğurup aynı döngüyü devam ettirip, kocalarına köle olmalarından duyduğu rahatsızlığa bir çözüm bulmuş kendince : Ölüm .
Kızsam mı Hadula’ ya hak mı versem bilemedim. Kadın olmak demek ki her tarihte her çağda zor .
168 syf.
·2 günde·7/10
1800'lerin sonunda Yunanistan'ın Skiathos adasında yaşayan Hadula isimli yaşlı kadın öyküsü üzerinden o dönemde Yunanistan'da kız çocuğu ailesi olmanın ne kadar zor olduğunu okuyoruz. Örf ve adetler gereği evlenmenin ve yüklü miktarda çeyizin gerekliliğiyle ailelerin kızlarını evlendirememesinin yol açtığı buhranla Hadula'nın kızlarını ve hatta kız torunlarının varlığıyla düştüğü bunalımla kız çocuklarına karşı duyduğu öfkenin nasıl açığa çıktığıyla ilgili bir şahane kitap. Özgün adı Katil kadın olan kitabın kapağı da bir erkek bebek kıyafeti ile desteklenmiş harika olmuş. Yazarın diğer kitaplarının çevirilerini de bekliyorum.
168 syf.
·1 günde·10/10
Döneminin kadına bakış açısını etkileyici bir biçimde anlatıyor Papadiamantis. Kitabın özgün adı "katil kadın" şeklinde çevriliyor ancak kitaba adını veren Hadula, bizim öykümüzün ana karakteri. Hadula şifalı bitkiler ile ilaçlar hazırlayıp, insanlara yardım eden yaşlı ve yoksul bir kadın. Hayatının her anında gördüğü adaletsiz tutumlara karşı bir savunma mekanizması geliştirerek iyilik yaptığı düşüncesiyle cinayet işliyor ve kız çocuklarını olası kaderlerinden kurtardığını düşünüyor. Yunan edebiyatının okunması gereken en önemli eserlerinden biri Hadula. Hadula ile tanıştığım için çok mutluyum, umarım sizler de bu kadının hayatına dokunursunuz.
168 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Kitabın kapağına aldanıp şirin bir kitap okuyacağımı düşündüm fakat tam bir trajedi çıktı. O dönemlerde kız çocukları hayatı boyunca tam bir köle hayatı yaşıyor. Önce ailesi, sonra kocası,çocukları ve torunları için çabalayan birer köle. Aynı zamanda evlendiklerinde çeyizin herhalde tamamını kız evi karşılıyor ( ev, arsa, ev eşyası, giyecek...). Hadula ise kendince onları kurtarıyor bu hayattan ama feci yani...
168 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Aleksandros Papadiamantis,1902’de yazmaya başladığı Hadula’da erk kavramı ve kadınlık üzerinden bir hikaye sunuyor. ’Kadınlar annelerinin kaderini yaşar’ lafını doğrularcasına,Hadula büyükannesinin,annesinin,kendisinin,ardından kızlarının çektiği-çekeceği acıların yüküne daha fazla dayanamıyor.Aslında yazar bize toplumun gediklerinden birini gösteriyor.Hadula her kadının gelebileceği bir nokta da olabilir.Baskının,adetlerin ve daha nice nefes almayı bile zorlaştıracak uygulamaların sonunda kim kendinden emin olabilir ki?
Kitabın yazıldığı devir de göz önünde bulundurulduğunda,değeri daha da büyüyor elbette.
Sevdiğim diğer bir özellik ise Herkül Millas ile kitabın çevirmeni Yasemin Aydın’ın açıklayıcı önsözleri.Önsöz harici çevirmen notları da ayrı bir güzellikti.
Umarım yazarın diğer kitaplarının da çevrilme ve okuyucu ile buluşma imkanını görürüz.
Bir alıntı da ekleyeyim:
“Babası ve annesi,gerçekten olduğu gibi ‘ölüsünü kutsuyor’ yani onu evlendiriyordu.”
168 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Simurg kitap grubumun bu ay seçtiği kitaplardan biri Yunan edebiyatının Dostoyevski'si olarak kabul edilen Aleksandros Papadiamantis'in Hadula adlı kitabı oldu. Kitapta pek çok Türkçe kelime var. Kitabın önsözünde Türkçe kelimelerin listesini vermişler. Kitabın ana konusu çeyiz parası olarak verilen trahomanın fakir halkta yarattığı sıkıntılar. Hadula'da bu fakir halktan biri olan yaşlı ve şifacı bir kadındır. Trahoma'nın yarattığı sıkıntıyı ortadan kaldırmak için çareyi cinayet işlemekte bulan Hadula yaşadığı adadaki kız çocuklarını ailelerine yük olmasın diye öldürmeye başlar. Bir süre sonra Hadula bir seri katile dönüşür ve öldürmekten zevk almaya başlar. Yazar Hadula'yı kendi doğup büyüdüğü adada yaşatır. Kısa sürede Hadula'nın katil olduğu anlaşılır. Hadula aslında bir şifacıdır. Bir yandan insanları iyileştirmeye çalışırken öte yandan da öldürür. Kitapta en çok ilgimi çeken şey ise Hadula'nın oğullarının hayırsızlığı. İkisi Amerika'ya gider ve bir daha ailesini sormaz diğeri de öfke kontrolü olmayan sonunda da cinayet işleyen bir çocuk. Buna rağmen Hadula için asıl problem kız çocuklarının ailelerine yarattığı maddi zorluk. Kitabın dili sade ve akıcı bunun için çevirmene teşekkür etmek gerekiyor. Eğer Yunan edebiyatı okumak isterseniz bu kitabı mutlaka listenize ekleyin derim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Aleksandros Papadiamantis
Tam adı:
Alexandros Pepekas Papadiamantis
Unvan:
Yunan romancı, öykü yazarı ve şair
Doğum:
Skiathos, Yunanistan, 4 Mart 1851
Ölüm:
Skiathos, Yunanistan, 3 Ocak 1911
4 Mart 1851’de Hadula başta olmak üzere birçok çalışmasının coğrafi dokusunu oluşturan Skiathos Adası’nda papaz bir babanın dördüncü oğlu olarak doğdu. Skiathos’ta ancak on bir yaşına kadar eğitim görebildi. Daha ileri seviyede eğitim veren bir okul olmadığı için sonraki üç yılını babasının çiftçilik işlerine yardım ederek geçirdi ve kalan eğitimini yakın adalardaki okullara giderek tamamlayabildi. Üniversite için başkente gitmeyi başardığında yirmi üç yaşındaydı ve sadece iki yıl boyunca felsefe okuyabildi. Neyse ki, bu sırada kuzeninin de yardımıyla Yunan basın yayın dünyasına kıyısından köşesinden girmeyi başarmıştı. Ekonomik zorluklar nedeniyle öğrenimini yarıda bıraktıktan sonra geçimini sağlamak için birçok işte çalışsa da, hayatı boyunca bağlı kaldığı tek uğraş vardı: Yazmak. İlk romanı Muhacir 1878’de -İstanbul’da çıkan- Neologos’ta, sonraki üç romanı Atina gazetelerinde yayımlandı. Hatta bir süre sonra gazeteler onun öykülerini ve romanlarını tefrika halinde basmak için birbirleriyle yarıştılar. Papadiamantis telif konusunda gazetelere zorluk çıkarmadı, pazarlık yapmadı ve kazandığı parayı dikkatsizce harcadı. Bir dönem boyunca günlerini sadece öykü yazarak ve çeviri yaparak geçiren Papadiamantis Suç ve Ceza, Quo Vadis, Dracula, Manxman gibi romanları ve Çehov, Bret Harte, Jerome K. Jerome’nin öykülerini Yunancaya çevirdi. 1902’de memleketi Skiathos’ta en iyi eseri olarak kabul edilen Hadula’yı yazmaya başladı. Bu roman, ona “Yunanistan’ın Dostoyevski’si” unvanını kazandırdı ve Papadiamantis o günden sonra “Hadula yazarı” olarak anıldı. Romanı bitirdikten sonra Atina’ya tekrar döndü. Hırpani görünüşlü bir bekâr olarak, ölümüne dek büyük bir sadelikle yaşayan Aleksandros Papadiamantis, 1909’da memleketine yerleşti ve yakalandığı zatürre nedeniyle 3 Ocak 1911’de, doğduğu Skiathos’ta hayata gözlerini yumdu.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 95 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 68 okur okuyacak.