Alev Çukurkavaklı

Alev Çukurkavaklı

Yazar
9.5/10
4 Kişi
·
6
Okunma
·
1
Beğeni
·
373
Gösterim
Fahişeleri severim,
çocukluğumdan buyana hiç değişmeyen,
aslına bir kutsal kitaptan daha da sadık kalınan, el sürülmemiş saflıktaki öykülerini severim...

Ne güzel dünleri vardır;
dinlerim sigaramın dumanıyla
tavana doğru halkalar yaparken,
izlerim onların filmlerini
hafif buğulu gözlerimin siyah - beyaz bulanıklığında, duvarda...

Fahişeleri severim,
sadece öykülerini değil,
kokularını, tavırlarını,
anlaşılmaz sandıkları anlamsızlıkların...

Tecavüze uğradığı günü anlatırken,
yüreğimi parçalarker,
gecenin bir saatinde, üçüncü dubleden sonra
"Haydi bana tecavüz et...
İşte sana şehvet!" diyenini
Her kadehte ağlayanını,
her yeni yalanına bir daha kanıp,
bir daha yıkılanını

Fahişeleri severim,
onun için aradım seni bu gece
eski sevgilim.
Haydi, melek olalım yine;
birlikte!
Boş veeeeer
Yalan yalnızlık.
Düş - dün - yarın ve umut..
Umma artık, umma,
kal o iğde kokusunda;
unut...
Umut...
UNUT!
Yalnızlığımın kapanındayım
Sigaramı çekiştiriyorum.
Sigaramın işığını kıskanıyorum
Bir vitrinde kararmış yüzümü görüyorum.
Renk zenginliği içindeki ışık yüzlü insanlardan utanıyorum.
"Acısı can evinizde canlı,bir dününüz olmalı" demişti babam...
Ne kadar da haklıymış, haklıymış...
Bu gece, herkes bir yerlere çekildiğinde
gelsene bana,
fısıldaşırız korkumla,
korkularınla...
Yarım - yamalak aşkların ne tadı vardı.
Cam dikeni senin yüreğin miydi, dilin mi; söylesene...
112 syf.
İyi geceler 1k sakinleri!!

Ne okuduğum veya nasıl bir sınıflandırma içinde olacağı hakkında tam fikir sahibi değilim.
Kitap tam bir roman olarak değil de
Öykü gibi de geldi
Aslında nasıl geldiğini bitirdiğinde anlamakda güç oldu
Kitabı anlamak için düşünmenin gerektiğini söyleyebilirim.
Severim böyle kitapları
Acaba ne demek istedi
Bazen kendi anlattığını bile neden anlattığını bilmesede

Öykücü önce merhaba dedi, sonra da eyvallah.
Ne için, neden anlattı bunları, bilinmiyor!(S.89)

Kitap bütünlük olarak eksik olsada . Kendinizi bir Paris, bir İstanbul taksim bir Moskova da buluyorsunuz.

Anlatılanlar arasında verilen şiirler daha çok ilgi mi çekti.
Başarılı buldum şiirlerinin çoğunu.

Bir Kadının tanınmayan hayatını veya bir klozete konan balıkların hikayesine eşlik ederken buluyorsun kendini .
Haroşa 1921 Turkiyesinde farklı hikayesi
Veya Tanrıların Gözyaşlarını tutmadığı zamanında aklın kalabiliyor .

Yazarımız kendine özgü bir yol tutturup yazmış. İnsanlara bir şeyleri kanıtlama amacı taşımayan bir kitap .
kişisel bir farklılık yakalamaya çalışmış ve bunu yerine getirmeyi başarabilmek için uğraşmış. Kısmen de olmuş benim görüşüm.


Çok sade ve basit gelen yer olsada kitapda. Anlaşılması veya bağlantı kurmak için düşünülen çok kesim var.

Bu kitapta daha önce okuduğum Ah Muhsin Ünlü şiir kitabı anımsadım.

Belki de benim anladığım çok farklı oldu bilemiyorum.
Onun için anlamak için okuyun.

Hayko'nun Okan Bayülgenin programındaki şu sözü aklıma geldi
Kitapla çok bağlantılı olmasada :))

""Yeterince anlaşılır dilde konusan insan var; birazcık anlaması için düşünesi gerekir insanların""
https://m.youtube.com/watch?v=RQB2k04Hzag

Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar
Sağlıcakla kalın ...
152 syf.
Sabahattin gidiyordu,ölümüne gidiyordu ve bunu o dahil hiç kimse bilmiyordu.
*
Sabaha karşı tam evden çıkmak üzereyken Mehmet Ali Cimcoz uyanıverdi "Sabahattin" dedi "Gidecektin de haberimiz niye yok ? " diye ekledi.Gece özellikle söylenmemiş,anlatılmamış bir giz vardı...
*
Sabaha karşı Tünelde'ki kamyon,bir şöför ve muavin tarafından alındı.
*
Önce Topkapıya uğradılar.Berber Hasan'ı gördüler.Para ve bir kartvizit bıraktılar.Sonra Kırklareli'ne doğru yol aldılar.
*
SAZARA 1948 NİSAN
"Sınırı geçiyoruz"dedi Ali Ertekin.Sınır (güya) geçildi ! Üç adam geldi karşı taraftan.Üçü de onunla Ali Ertekin ile Bulgarca konuştu... Kurgulanan cinayetin ilk adımı atıldı...
Türk Edebiyatının bu müthiş adamı,zeki adamı,ilk kez ve de son kez yaşamında orada yenildi...
*
Ceset,Sazara Köyü'nün yakınlarında bir çalılığın dibine "üstünkörü" gömülüyor...
Bir iki hafta içinde çakallar tarafından kokusu alınıyor,çıkartılıyor ve parçalanıyor...
Ali Ertekin adlı MİT ayakçısına KATİL kimliği veriliyor ve iş kapatılıyor...
'
'
▶Daha önce okuduğum Kemal Bayram'ın yazdığı kitabın devamı niteliğinde olan bu kitap,oğlu gazeteci/yazar Alev Çukurkavaklı tarafından yazılmış.
Babasının o dönemde yaptığı ancak yayınlamadığı iki sürpriz söyleşide yer alıyor kitapta.Sabahattin Ali cinayeti ile ilgili bilgi sahibi olmak isteyenler her iki kitabı da mutlaka okumalı

Yazarın biyografisi

Adı:
Alev Çukurkavaklı
Unvan:
Türk Yazar

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 6 okur okudu.
  • 11 okur okuyacak.