Giriş Yap

Ali Cüneyd Kılcıoğlu

Yazar
8.1
45 Kişi
129
Okunma
4
Beğeni
878
Gösterim
158 syf.
·
26 saatte okudu
·
Beğendi
·
Puan vermedi
"Eziyet tohumu ektim saksının en dibine, bastırdım, burdum kök vermesin diye, ne yaptımsa olmadı, tohum çatladı, filiz çıktı, şimdi tüm salonumu kapladı ve bana eziyet eden o işte. Şarkla garbın ortasında kalıveren küçük bir kız gibiyim, ikisi de birbirinin katili." . Yas Orkestrası yazarın öykü türünde yazdığı tek eser. İçerisinde on beş öykü barındırıyor. İçerik isimle ve kapakla cuk oturmuş diyebiliriz. Öykülerin ortak yanı bu "yas"lar çünkü. Öykülerin içinde kullanılan müzikler, şarkı sözleri, maniler, dualar, farklı dinlerden mitler, inanışlar ortaya bir orkestra çıkarıyor. Bizleri de yazar bu orkestraya kulak vermeye çağırıyor. . Öyküler okunurken kâh güldürüyor kâh hüzünlendiriyor. Kahramanlar sıradan insanlar ve biz aslında sıradan insanlık hâllerini okuyoruz. Gördüğümüz ama başımızı şöyle bir çevirip geçtiğimiz haller... Hemen hepsi hüzün barındırsa da öykülerin içlerinde bir kara mizah da var. Belki de ağlayacak halimize gülüyoruz. Karakter olarak ötelenmiş, toplum tarafından dışlanmış ya da yalnızlığa terk edilmiş kişiler de çarpıyor gözümüze bu öykülerde. Örneğin "Denizkızının Çığlığı" öyküsünde bir travesti gözünden bakıyoruz çevreye, "Kamburun Duası"nda bir Kamburun hayatına konuk oluyoruz. "Arabesk Serap"ta kocaları öldüğü için sürekli fikri alınmadan başkasıyla evlendirilen Serap'ı görmekteyiz. "Aşktan Öldüm"de atanamayan bir felsefe öğretmeninin manav olma serüvenini tanık olurken "Sopranonun Tabutu","Kore Parkı","Sepya Fotoğraf"ta yaşlılıkla ilgili nefis öyküler okuyoruz. . Öykülerin hepsi birbirinden güzel. Ancak "Kebudfam" ve "Davul Derisi" öyküleri beni daha çok etkiledi.
Yas Orkestrası
8.6/10 · 50 okunma
·
1 yorumun tümünü gör
Reklam
·
Reklamlar hakkında
158 syf.
·
8/10 puan
15 tane birbirinden hüzünlü , birbirinden güzel öykü. O kadar beğendim ki... " Unutmak isteyip de unutamamak,umudu ve umutsuzluğu paylaşmak, geçmiş ve gelecekle hesaplaşmak ve nice insanlık hali üzerine " diyor arka kapak. Ali Cüneyd Kılcıoğlu ile ilk tanışmamdı. Kaleminin gücüne hayran kaldım. Okumanızı öneririm.
Yas Orkestrası
8.6/10 · 50 okunma
72 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Ülkemizin gündelik hayatına dair tespitleri yerinde, mahalle baskısını ötekiler üzerinden anlatan trajikomik bir oyun. Karakterler üzerine ayrıntılı bir çalışma yapıldığı belli oluyor.
Mahallemin Şahane Baskısı
9.0/10 · 9 okunma
158 syf.
·
13 günde okudu
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Oyun yazarlığı ile ilgili birçok ödül almış olan Ali Cüneyd Kılcıoğlu'nun Yas Orkestrası ilk öykü kitabı.On beş öykünün yer aldığı kitabın tüm öykülerinin ana izleği yas.Kılcıoğlu'nun kitabını şöyle bir karıştırayım derken, bir öykü bir öykü daha baktım ki kitap bitmiş.Uzun zamandır böylesine içine çeken bir öykü kitabı okumamıştım.Kitabın içini de dışını da ( ismi ve kapak tasarımı) ayrı sevdim.Kitabın ismi kitapla ilgili çok şey söylemekte.Ben tüm bu öyküleri, tutulan yas farklı farklı olsa da yaşanmış ya da yaşanmamışların ama illaki özlem duyulanın yası olarak, bir bütünün parçaları gibi düşündüm. Öykülerde marştan, komparsitaya, Bergen'in arabesk şarkılarından, aryalara kadar müzik de önemli bir ortak nokta.Dolayısıyla Yas Orkestrası isim olarak çok uygun düşmüş. Kara mizahın da hâkim olduğu, (gülümsetmeyi başarıyor, yüreğinize bir tortu gibi otururken duyguların ağır yükü) öykülerin tümünü çok sevdim.Kesinlikle okuyun derim.
Yas Orkestrası
8.6/10 · 50 okunma
Reklam
·
Reklamlar hakkında
158 syf.
·
Puan vermedi
Hikayeler sanırım  kaderleri gereği çabuk unutulmaya mahkumdurlar ve fakat her ele alışta ayrı bir lezzet verirler.. Kalıcı olan ise okuyucuya farklı bir bakış açısı kazandırmasıdır sanki.. Bütünüyle göremediğimiz varlıklara bakan gözlerimizdeki perdelerden birini açar bir hikaye mesela, bir göz verir size, gördüğünüzü unutsanız bile yeni bir görmeyi unutmazsınız.. Ya da hayatın görülmeyen tarafına, gerçeklerine dokundurur sizi gülerken hüzünlendiren ve bir bakmışsınız hiç olmadığınız o taraftasınız.. Her hikaye kitabında olmayan bu tadı bu kitaptan aldığımı hissettim.. Hikayeler acılar yaslar sevinçler.. Kanayan yaradan, ümitlenen kan pıhtısından içeriye akmak ve kendini görmek.. Hayalin içindeki gerçek olan yası hissetmek.. Yasların hemen yanındaki tebessümleri tatmak.. Ve bunların hepsinin bir araya gelmesiyle duyulan yas orkestrası... Yazdıklarıyla içimizdeki sessiz müziği hissettiren başarılı bir tiyatro yazarından hikaye dinlemek oldukça keyifliydi.. Bir film sahnesi izliyormuş hissi verdiği de oldu okurken.. 15 hikayesinden hepsini beğensem de  özellikle 8 ini çok beğendim.. ️ Kebudfam, Sopranun tabutu,  Davul Derisi,  Aşktan Öldüm, Arabesk Serap gibi...
Yas Orkestrası
8.6/10 · 50 okunma