Giriş Yap

Ali Cüneyd Kılcıoğlu

Yazar
8.1
45 Kişi
129
Okunma
4
Beğeni
860
Gösterim
Reklam
·
Reklamlar hakkında

Hakkında

ALİ CÜNEYD KILCIOĞLU, 1976’da Denizli’de doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümünden mezun oldu. Ankara Üniversitesi DTCF Tiyatro Anabilim Dalı Tiyatro Kuramları, Eleştiri ve Dramaturji bölümünde yüksek lisans yapmaya başladı. 2002 yılından beri tiyatro oyunları yazıyor. Oyunları ülke çapında devlet tiyatrosu, özel tiyatrolar, şehir tiyatroları, amatör tiyatrolar ve üniversite toplulukları tarafından sahnelendi ve sahnelenmeye devam ediyor. Oyun yazarlığı alanında birçok ödül aldı. Yazarın diğer kitapları: Televizyon Cumhuriyeti (Mitos Boyut Yayınları, 2011), Toplu Oyunlar-1: Pirananın Kırık Dişleri, Dilek Ağacı, Mumyalar (Mitos Boyut Yayınları, 2012), Plastik Aşklar (Mitos Boyut Yayınları, 2013), İkinci Dereceden İşsizlik Yanığı (Mitos Boyut Yayınları, 2013), Toplu Oyunlar-2: Çıplaklar Plajı, Komşum Hitler, Miss Turkey (Mitos Boyut Yayınları, 2015) Toplu Oyunlar - 3 (Kocamı Gömme Töreni / Burjuva Havuzu / Erkek Gezegeni / Eksik Cenaze) (Mitos Boyut Yayınları, 2017) Yas Orkestrası (Sel Yayıncılık 2017) Kaderimin Oyunu Mu Bu (Mitos Boyut Yayınları, 2017) Mahallemin Şahane Baskısı (Mitos Boyut Yayınları, 2018)
Unvan:
Oyun Yazarı
Doğum:
Denizli, 1976

İncelemeler

Tümünü Gör
158 syf.
·
26 saatte okudu
·
Beğendi
·
Puan vermedi
"Eziyet tohumu ektim saksının en dibine, bastırdım, burdum kök vermesin diye, ne yaptımsa olmadı, tohum çatladı, filiz çıktı, şimdi tüm salonumu kapladı ve bana eziyet eden o işte. Şarkla garbın ortasında kalıveren küçük bir kız gibiyim, ikisi de birbirinin katili." . Yas Orkestrası yazarın öykü türünde yazdığı tek eser. İçerisinde on beş öykü barındırıyor. İçerik isimle ve kapakla cuk oturmuş diyebiliriz. Öykülerin ortak yanı bu "yas"lar çünkü. Öykülerin içinde kullanılan müzikler, şarkı sözleri, maniler, dualar, farklı dinlerden mitler, inanışlar ortaya bir orkestra çıkarıyor. Bizleri de yazar bu orkestraya kulak vermeye çağırıyor. . Öyküler okunurken kâh güldürüyor kâh hüzünlendiriyor. Kahramanlar sıradan insanlar ve biz aslında sıradan insanlık hâllerini okuyoruz. Gördüğümüz ama başımızı şöyle bir çevirip geçtiğimiz haller... Hemen hepsi hüzün barındırsa da öykülerin içlerinde bir kara mizah da var. Belki de ağlayacak halimize gülüyoruz. Karakter olarak ötelenmiş, toplum tarafından dışlanmış ya da yalnızlığa terk edilmiş kişiler de çarpıyor gözümüze bu öykülerde. Örneğin "Denizkızının Çığlığı" öyküsünde bir travesti gözünden bakıyoruz çevreye, "Kamburun Duası"nda bir Kamburun hayatına konuk oluyoruz. "Arabesk Serap"ta kocaları öldüğü için sürekli fikri alınmadan başkasıyla evlendirilen Serap'ı görmekteyiz. "Aşktan Öldüm"de atanamayan bir felsefe öğretmeninin manav olma serüvenini tanık olurken "Sopranonun Tabutu","Kore Parkı","Sepya Fotoğraf"ta yaşlılıkla ilgili nefis öyküler okuyoruz. . Öykülerin hepsi birbirinden güzel. Ancak "Kebudfam" ve "Davul Derisi" öyküleri beni daha çok etkiledi.
Yas Orkestrası
8.6/10 · 50 okunma
·
1 yorumun tümünü gör
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.27.30