Ali Himmet Berki

Ali Himmet Berki

Yazar
9.2/10
23 Kişi
·
62
Okunma
·
1
Beğeni
·
461
Gösterim
Adı:
Ali Himmet Berki
Unvan:
Türk Hukukçu, Araştırmacı, Yazar
Doğum:
Elbistan, K. Maraş, Türkiye, 17 Ocak 1892
Ölüm:
Ankara, Türkiye, 24 Mayıs 1976
Antalya'nın Akseki ilçesi İbradı bucağına bağlı Unulla köyünden, Demircizade Kadı Osman Efendi'nin oğludur. Babasının kadı olarak bulunduğu Elbistan'da doğdu. İlk tahsilini köyünde ve babasının görevli bulunduğu Çorum'da yaptı. Orta tahsilini İbradı Rüşdiyesi'nde tamamladı. 1316'da İstanbul'a gelerek, Fatih dersiamlarından, daha sonra kayınpederi olan, Tokatlı Kemerlizade Mehmet Şakır Efendi ile Kayserili Büyük Hamdi Efendi'den ders okudu. Medresetü'l-Kuzâî'a girdi, 1909'da birincilikle bitirdi.

14 Eylül 1909'da Meşihat-i İslâmiyye'de Fetvahane Mümeyyizi oldu. Aynı dairede çeşitli görevlerde bulundu. Bu görevlerdeki üstün başarısı dolayısıyla, 1913'te Medresetü'l-Kuzât'ta Ahkâm-ı Arazi (toprak hukuku) öğreticiliğine getirildi.

1914-1921 arasında Tokat, Amasya ve Kars'ta kadılık ve bazılarında bidayet mahkemesi hakimliği yaptı. 1922'de Ankara Kadısı oldu. Bu görevden ayrılarak Seriye ve Evkaf Vekâleti'nde Heyet-i İftaiye Azalığı'na getirildi (1923). Ek görev olarak Şûray-ı Evkaf Başkanlığı'nı da yürüttü. 1924'te Evkaf Bakanlığı kaldırılıp yerine Diyanet İşleri Başkanlığı kurulunca, buradaki görevinden istifa etti. İstanbul Asliye Hukuk Mah­kemesi İkinci, sonra Birinci Başkanlığı'na getirildi (1925). Kısa bir süre sonra Temyiz Mahkemesi (Yargıtay) üyesi oldu, 1933'te 2. Daire Başkanlığı'na getirildi. Yaş haddinden dolayı emekliliği üç kez ertelendi. 5 Haziran 1950'de emekli oldu.

İslâm hukuku alanındaki engin bilgisiyle ve dinî hüküm­lere uygun yaşayışıyla bilinirdi. 24 Mayıs 1976'da hakkın rahmetine kavuştu. Vasiyetine uyularak kendi köyünde defne­dildi.

Üçü erkek, üçü kız altı çocuğu olmuştur. Osman Fazıl İle Mehmet Şakir hukuk profesörü, Sadettin ise hakim olarak görev yapmıştır.

Hem İslâm ve Osmanlı, hem de Türk medeni hukuku alanında çalışmış ender hukukçulardandır. Kendi döneminde pek ilgi gösterilmeyen konulara el atmıştır. Titiz bir araştırıcıydı. Mehmed Akif'le hem Ankara'da, hem de Mısır'da birlikte olmuştur.
"Sanatın ve mesleğin kötüsü olmaz. Yeter ki şeref ve namus dairesinde iş görülsün."
Ali Himmet Berki
Sayfa 43 - Diyanet işleri başkanlığı
460 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınlarınca yayımlanan bu kitapta,Peygamber'imizin hayatı anlatılıyor.Kitabın kalınlığına rağmen,bilgiler yüzeysel.

Peygamber'imizin hayatını biraz olsun tanıyabilmek adına bu kitabı tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
460 syf.
·Beğendi·9/10
Okuduğum en akıcı Peygamberimizin hayatini anlatan kitaplardan dı kalın olmasına rağmen çok yerinde anlatılmış fazlaliklara yer verilmemiş.ve soylemeden gecemiyecegim kitabin ciltlemesi gerçekten çok basariliydi.
460 syf.
·6 günde·10/10
Peygamber efendimiz öncesi Arap yarımadası ve diğer coğrafyalardaki vaziyetten başlayıp peygamber efendimizin doğumundan vefatına kadar yaşanan olayları mükemmel bir akıcılıkla anlatıp dönem hakkında birçok fikir sahibi olmamızı sağlayan bir eser.
460 syf.
·3 günde·9/10
Saf bir biyografi olmaktan ziyade olaylar hakkında yapılan yorumlar ile günümüzün bazı meseleleri hakkında da ufkumuzu açacak ipuçları mevcut. Peygamberimiz (sav)’in hayatını anlamak, O’nun (sav) ufkunu anlamak için okunabilecek nadide eserlerden. Allah yazandan da, bizlere ulaştırandan binlerce kez razı olsun.
460 syf.
·21 günde·Beğendi·10/10
Selamın Aleyküm Sevgili Dostlar,
Günümüz dünyasında insanlar, gerek çevresinde gerekte sosyal medyada ve Televizyonlarda o kadar çok insanlara bakıp takip ettiği ünlüler, futbolcular, fenomenler var ki;
Bu insanların yediğini yiyoruz, giydiğini edinmeye çalışıp örnek almaya çalışıyoruz. Bu ona olan sevgimizi göstermek onun gibi olmamıza neden oluyor.

Peygamber Efendimizin buyuruyor ki;
"Kişi sevdiği ile beraberdir" Bizim bu dünyada en çok sevmemiz, örnek almamız gereken insan Alemlere rahmet olan bir Peygamber Efendimizdir.

Peki Peygamber efendimizi nasıl tanıyacağız, nasıl daha çok seveceğiz buna değinmek istiyorum.

Peygamber Efendimizin izinde olmak, onun ahlakıyla ahlaklanmak için Kuranı Kerim okumamız lazım gelir. Hz. Ayşe Annemiz, "Siz Kur'an okumuyor musunuz? Peygamberin ahlakı, Kur'an'dı" buyurmuştur.

Peygamber Efendimizin bir diğer kaynak olarak doğumundan vefatına kadar olan kısmı en iyi bir biçimde öğrenmek için siyer kitabı okumak çok faydalı olacaktır.
Siyer kitabını okumadan önce Çağrı Filmini kesinlikle izleyin. O dönemi anlatan en iyi en çok izlenilen güvenilir filmdir.

https://youtu.be/3neSQxH-UXs

Diyanet.tv nin youtubede kanalında peygamber efendimizin hayatını anlattığı Peygamberin İzinde Programı ile eş zamanlı olarak Siyer kitabını okudum.

https://www.youtube.com/...P78aIydnPT2digl8XqpJ

Böylelikle daha çok faydalanma fırsatı buldum. Çağrı filmi de bana o dönem hakkında çok güzel kaynak film oldu. İzlerken insanın içine işliyor.
Kesinlikle bu tarz bir okuma yaparsanız alacağınız bilgi birikim verim çok üst düzey olacak ve Peygamber efendimize misafir olmuş gibi hissedeceksiniz. Sevginiz saygınız muhabbetiniz çok çok artacaktır.
Allah'a Emanet Olun.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ali Himmet Berki
Unvan:
Türk Hukukçu, Araştırmacı, Yazar
Doğum:
Elbistan, K. Maraş, Türkiye, 17 Ocak 1892
Ölüm:
Ankara, Türkiye, 24 Mayıs 1976
Antalya'nın Akseki ilçesi İbradı bucağına bağlı Unulla köyünden, Demircizade Kadı Osman Efendi'nin oğludur. Babasının kadı olarak bulunduğu Elbistan'da doğdu. İlk tahsilini köyünde ve babasının görevli bulunduğu Çorum'da yaptı. Orta tahsilini İbradı Rüşdiyesi'nde tamamladı. 1316'da İstanbul'a gelerek, Fatih dersiamlarından, daha sonra kayınpederi olan, Tokatlı Kemerlizade Mehmet Şakır Efendi ile Kayserili Büyük Hamdi Efendi'den ders okudu. Medresetü'l-Kuzâî'a girdi, 1909'da birincilikle bitirdi.

14 Eylül 1909'da Meşihat-i İslâmiyye'de Fetvahane Mümeyyizi oldu. Aynı dairede çeşitli görevlerde bulundu. Bu görevlerdeki üstün başarısı dolayısıyla, 1913'te Medresetü'l-Kuzât'ta Ahkâm-ı Arazi (toprak hukuku) öğreticiliğine getirildi.

1914-1921 arasında Tokat, Amasya ve Kars'ta kadılık ve bazılarında bidayet mahkemesi hakimliği yaptı. 1922'de Ankara Kadısı oldu. Bu görevden ayrılarak Seriye ve Evkaf Vekâleti'nde Heyet-i İftaiye Azalığı'na getirildi (1923). Ek görev olarak Şûray-ı Evkaf Başkanlığı'nı da yürüttü. 1924'te Evkaf Bakanlığı kaldırılıp yerine Diyanet İşleri Başkanlığı kurulunca, buradaki görevinden istifa etti. İstanbul Asliye Hukuk Mah­kemesi İkinci, sonra Birinci Başkanlığı'na getirildi (1925). Kısa bir süre sonra Temyiz Mahkemesi (Yargıtay) üyesi oldu, 1933'te 2. Daire Başkanlığı'na getirildi. Yaş haddinden dolayı emekliliği üç kez ertelendi. 5 Haziran 1950'de emekli oldu.

İslâm hukuku alanındaki engin bilgisiyle ve dinî hüküm­lere uygun yaşayışıyla bilinirdi. 24 Mayıs 1976'da hakkın rahmetine kavuştu. Vasiyetine uyularak kendi köyünde defne­dildi.

Üçü erkek, üçü kız altı çocuğu olmuştur. Osman Fazıl İle Mehmet Şakir hukuk profesörü, Sadettin ise hakim olarak görev yapmıştır.

Hem İslâm ve Osmanlı, hem de Türk medeni hukuku alanında çalışmış ender hukukçulardandır. Kendi döneminde pek ilgi gösterilmeyen konulara el atmıştır. Titiz bir araştırıcıydı. Mehmed Akif'le hem Ankara'da, hem de Mısır'da birlikte olmuştur.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 62 okur okudu.
  • 10 okur okuyor.
  • 26 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.