Ali Kemal Gözükara

Ali Kemal Gözükara

Yazar
0.0/10
0 Kişi
·
1
Okunma
·
0
Beğeni
·
14
Gösterim
Adı:
Ali Kemal Gözükara
Unvan:
Ozan – Yazar – Eğitimci
Doğum:
kahramanmaraş, 1928
Ölüm:
1 Mart 2006
Çocukluğunda , döğen sürdü, çiftçilik yaptı, çobanlık yaptı. “Kendi koyunlarımızı, sürüye girmeyen koyunlarımızı güdüyordum. 5 / 6 tane.”
Üretken ozanlarımızın başında gelir. Oldukça sitemkâr, dünyaya karşı. Değerinin anlaşılamamasından oldukça dertli. Yüreğindeki sevgi, tüm ozanların yüreklerindeki sevgi çağlayanı gibi çağıldayıp duruyor. 31 Yıl, 6 ay görev yaptı. Dövüldü ve sürüldü.

DOĞUMU: Maraş'ın Elbistan İlçesine bağlı Eldelek Köyünde 1928 yılında doğdu. (Yazarın doğum tarihi: Nüfus cüzdanında 1931 yazıyor, ama gerçekte 1928 doğumludur.)

ANNE / BABA: " - Annem, Osmanlı kadını, yetişmiş, ağırbaşlı vakur bir kadın? Babam saftı, sefildi, terbiyeliydi, temiz adamdı ama annem kadar kültürlü değildi(1). "

ÖĞRENİMİ: 1943 Yılında ilkokulu bitiren Gözükara, iki yıl sonra Düziçi Köy Enstitüsüne kaydoldu(2).

AİLESİ: - Ailede 8 çocuğun ikincisi. Yalınayak gezdiğini, ayağına dikenler battığını, ilerleyen yıllarda çift sürdüğünü, ekin biçtiğini, döğen sürdüğünü, yorgunluğunun sonunda da gölek sularında yıkandığını söylüyor(3).

ÇOCUKLUĞU: Çocukluğumuzun düşleri. İçimizde hala özlemi vardır tabi. Kuzularla, oğlaklarla iç içe yaşar çocuklar köy yerinde. Koyunlar kaçar, keçiler kaçar. Onları evirir çevirir, güder. Yazın yaylalara çıkarlar. Her akşam, kuzular, oğlaklar annelerine kavuştuklarında meleşirler. Her şey şiir gibidir sanki(4).

GÖREVİ VE YAPTIKLARI
1950 Yılında Enstitüyü bitirerek öğretmenliğe başladı. 27 Yıl ilkokul öğretmenliği yaptıktan sonra 1977 yılında emekli oldu. 1984 Yılında yeniden öğretmenliğe döndü ve 1994 yılında sağlık nedeniyle yeniden emekli oldu.

SEVDA: İlkokulu bitirdikten sonra iki yıl ara verdi. Babası maddi nedenlerden dolayı, Köy Enstitüsüne göndermek istemedi. Çünkü çifti – çubuğu meydanda kalacaktı(5).

SÖYLEŞİDE SORULUYOR: Alevi mi, Sünni miydi köyünüz? Cevap: Köyümüz yarı Alevi, yarı Sünni, diyor. Esasında köyümüz çok çağcıl bir köy. Köken olarak önceden Aleviymiş, sonradan Sünniliğe dönüşmüşler. Baba inancı sürdürüyorlardı. Biz de babalar çoktur. Evliya Baba, Kara Baba, Battal Baba gibi babalar çok bizim köyümüzde.
Hatta bizim yakınımızda Hatice (Hacca) Ana vardı. Hacca Ana zaman zaman Küçük Yapalak’a giderdi. Ben, ilkokuldan sonra Küçük Yapalak’la o kadar çok ilgilendim ki, şimdi kalksam Ankara’dan Elbistan’a gitsem bana hususi Küçük Yapalak’tan araba gelir. Davete çağırırlar. Hâlbuki Sünni köylerimizden bunu görmedim. En çok dostlarım da Alevilerden oldu. Alevi / Sünni diye de ayrım yapmıyorum. Ayrım hatadır. Fakat onların bana yaklaşması, kültüre yaklaşması daha başkaydı, daha güzeldi, daha hoştu(6).

DEDESİ HOCAYDI: Dedesinin, Sünni köyünde değil de, Alevi köyünde hoca olduğunu söylüyor(7).

FELSEFESİ: “Mesela laiklik ne kadar güzel bir şey. Sen Alevi olursun, ben Sünni olurum, öteki Çerkez olur, öteki Çeçen olur, öteki başka inanışa tapar, öteki başka şey yapar. Ama bu yurtta olan herkes bu yurdun sahibidir. Bu memleketin sahibidir. Bu memlekette hakkı var hissesi var. Herkes kanun karşısında eşittir.”

MEDENİ DURUMU: Evlendi. 4’ü kız 2’si erkek olmak üzere 6 çocuk babası oldu.

ÖLÜMÜ: Bir Mart günü / 2006.

EDEBİ HAYATI: Yazmaya 1946 yılında duvar gazetelerinde başladı. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayınlandı.
Bir zamanlar dünyanın
En büyüğü Osmanlı,
Sonra hallere düşüp
Olmuş bir yarım canlı.

Yüreği hız yitirmiş,
Damarlarda hasta kan;
Saray israf içinde
KUlu ulus perişan!...
Biliyormuş olanı
Çoban kurtla ortakmış.
Acıları özüne
Her gün bir başka akmış.

Bütün düşünceleri
Kurtuluşa takarmış,
Başı kaldırdığında
Ufuklara bakarmış!...
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ali Kemal Gözükara
Unvan:
Ozan – Yazar – Eğitimci
Doğum:
kahramanmaraş, 1928
Ölüm:
1 Mart 2006
Çocukluğunda , döğen sürdü, çiftçilik yaptı, çobanlık yaptı. “Kendi koyunlarımızı, sürüye girmeyen koyunlarımızı güdüyordum. 5 / 6 tane.”
Üretken ozanlarımızın başında gelir. Oldukça sitemkâr, dünyaya karşı. Değerinin anlaşılamamasından oldukça dertli. Yüreğindeki sevgi, tüm ozanların yüreklerindeki sevgi çağlayanı gibi çağıldayıp duruyor. 31 Yıl, 6 ay görev yaptı. Dövüldü ve sürüldü.

DOĞUMU: Maraş'ın Elbistan İlçesine bağlı Eldelek Köyünde 1928 yılında doğdu. (Yazarın doğum tarihi: Nüfus cüzdanında 1931 yazıyor, ama gerçekte 1928 doğumludur.)

ANNE / BABA: " - Annem, Osmanlı kadını, yetişmiş, ağırbaşlı vakur bir kadın? Babam saftı, sefildi, terbiyeliydi, temiz adamdı ama annem kadar kültürlü değildi(1). "

ÖĞRENİMİ: 1943 Yılında ilkokulu bitiren Gözükara, iki yıl sonra Düziçi Köy Enstitüsüne kaydoldu(2).

AİLESİ: - Ailede 8 çocuğun ikincisi. Yalınayak gezdiğini, ayağına dikenler battığını, ilerleyen yıllarda çift sürdüğünü, ekin biçtiğini, döğen sürdüğünü, yorgunluğunun sonunda da gölek sularında yıkandığını söylüyor(3).

ÇOCUKLUĞU: Çocukluğumuzun düşleri. İçimizde hala özlemi vardır tabi. Kuzularla, oğlaklarla iç içe yaşar çocuklar köy yerinde. Koyunlar kaçar, keçiler kaçar. Onları evirir çevirir, güder. Yazın yaylalara çıkarlar. Her akşam, kuzular, oğlaklar annelerine kavuştuklarında meleşirler. Her şey şiir gibidir sanki(4).

GÖREVİ VE YAPTIKLARI
1950 Yılında Enstitüyü bitirerek öğretmenliğe başladı. 27 Yıl ilkokul öğretmenliği yaptıktan sonra 1977 yılında emekli oldu. 1984 Yılında yeniden öğretmenliğe döndü ve 1994 yılında sağlık nedeniyle yeniden emekli oldu.

SEVDA: İlkokulu bitirdikten sonra iki yıl ara verdi. Babası maddi nedenlerden dolayı, Köy Enstitüsüne göndermek istemedi. Çünkü çifti – çubuğu meydanda kalacaktı(5).

SÖYLEŞİDE SORULUYOR: Alevi mi, Sünni miydi köyünüz? Cevap: Köyümüz yarı Alevi, yarı Sünni, diyor. Esasında köyümüz çok çağcıl bir köy. Köken olarak önceden Aleviymiş, sonradan Sünniliğe dönüşmüşler. Baba inancı sürdürüyorlardı. Biz de babalar çoktur. Evliya Baba, Kara Baba, Battal Baba gibi babalar çok bizim köyümüzde.
Hatta bizim yakınımızda Hatice (Hacca) Ana vardı. Hacca Ana zaman zaman Küçük Yapalak’a giderdi. Ben, ilkokuldan sonra Küçük Yapalak’la o kadar çok ilgilendim ki, şimdi kalksam Ankara’dan Elbistan’a gitsem bana hususi Küçük Yapalak’tan araba gelir. Davete çağırırlar. Hâlbuki Sünni köylerimizden bunu görmedim. En çok dostlarım da Alevilerden oldu. Alevi / Sünni diye de ayrım yapmıyorum. Ayrım hatadır. Fakat onların bana yaklaşması, kültüre yaklaşması daha başkaydı, daha güzeldi, daha hoştu(6).

DEDESİ HOCAYDI: Dedesinin, Sünni köyünde değil de, Alevi köyünde hoca olduğunu söylüyor(7).

FELSEFESİ: “Mesela laiklik ne kadar güzel bir şey. Sen Alevi olursun, ben Sünni olurum, öteki Çerkez olur, öteki Çeçen olur, öteki başka inanışa tapar, öteki başka şey yapar. Ama bu yurtta olan herkes bu yurdun sahibidir. Bu memleketin sahibidir. Bu memlekette hakkı var hissesi var. Herkes kanun karşısında eşittir.”

MEDENİ DURUMU: Evlendi. 4’ü kız 2’si erkek olmak üzere 6 çocuk babası oldu.

ÖLÜMÜ: Bir Mart günü / 2006.

EDEBİ HAYATI: Yazmaya 1946 yılında duvar gazetelerinde başladı. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayınlandı.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur okudu.