Ali Naci Karacan

Ali Naci Karacan

Yazar
8.7/10
14 Kişi
·
34
Okunma
·
1
Beğeni
·
518
Gösterim
Adı:
Ali Naci Karacan
Unvan:
Türk gazeteci ve yazar.
Doğum:
1896
Ölüm:
7 Temmuz 1955
Gazete sahibi Ercüment Karacan'ın babası, Number 1 FM radyosunun sahibi Ömer Karacan'ın büyükbabasıdır. Fransız Ererler Okulu'nu ve Galatasaray Lisesi'ni bitirdi. Gençliğinde Servet-i Fünun'da aruz vezniyle şiirleri yayınlandı. Tasvir-i Efkâr gazetesinde üç yıl çalıştı; sonra İkdam'a geçti. Bu gazetede İttihat ve Terakki Cemiyeti'ni eleştiren yazılar yazdı. Vakit'te yazı işleri müdürü oldu. I. Dünya Savaşı'na çevirmen olarak katıldı. İki arkadaşıyla birlikte Türk Kurtuluş Savaşı'nı destekleyen Akşam gazetesini yayınladı. Akşam'da Necmettin Sadık Sadak ve Falih Rıfkı Atay ile birlikte çalıştı. Lozan Antlaşması dolayısıyla İsviçre'ye gitti. İkdam'ı yeniden çıkardı, gazete kapanınca Viyana'ya gitti. 1931'de Viyana'dan döndü, sırasıyla Politika ve İnkılap gazetelerini yayınladı. Bunlar da kapandıktan sonra 1935'te Tan gazetesini kurdu. 1936'da Tan'dan ayrılıp Anadolu Ajansı temsilcisi oldu. 1948'e dek yurt dışında kaldı. 1950'de Milliyet gazetesini kurdu. Milliyet'in "Anayasa"sı adını verdiği yayın programını ve biçimini Peyami Safa ve Cemil Cahit Toydemir'le birlikte hazırladı. 1955'te geçirdiği kalp kriziyle hayata veda etti.
““Barışın nimetlerinden her zaman yoksun kalan Türk ulusu, o tarihten bu yana, hak ve adalet elde etmek için ara vermeden yaptığı barış girişimlerinin yetersizliğini ve hiç bir şeye yaramadığını görerek ve artık hiç bir kurtuluş umudu kalmadığını anlıyarak, varlığını korumayı ve maddi ve manevî kendi kaynaklarıyla bağımsızlığını kazanmayı başarmıştır. Türk ulusu, bu yolda, pek çok acılara katlanmış, sayısız fedakârlıklara rıza göstermiştir.”

İsmet İnönü
Ali Naci Karacan
Sayfa 76 - Türkiye İş Bankası Yayınları
“Çok ızdırap çektik, çok kan akıttık...
Bütün uygar uluslar gibi özgürlük ve bağımsızlık istiyoruz.”

İsmet İnönü
Ali Naci Karacan
Sayfa 78 - Türkiye İş Bankası Yayınları
600 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Ortalıkta Lozan ile ilgili saçma sapan bilgiler dolaştığı için Lozan araştırması yapmam gerekiyordu. Bu kitabı okuduktan sonra Lozan konusunu daha iyi araştırmaya karar verdim. Kitabın verdiği bilgiler, bir-çok soru doğurdu.
Yazar Ali Naci Karacan, Lozan'da gözlemci olarak bulunmuş. Bu yüzden bilgiler önemli.. Fakat 1943'te basıldığından tamamen İsmet İnönü açısından bakılmış. Ancak çok faydalı oldu benim için...
600 syf.
·Beğendi·10/10
Herhangi bir konu üzerine yapılan araştırmaların ve elde edilen bilgilerin kağıda dökülmesi durumunun objektif bir şekilde gerçekleşebileceğini şiddetle düşünmeyen ve bu düşüncemi ısrarla savunan bir okuyucuyum. Bir araştırma yapılıyor ise; araştırmacı istem dışı da olsa, araştırma esnasında kafasında oluşan soruların cevaplarını kağıda yansıtmadan duramıyor. Bu yüzden tarihi olaylarla ilgili bir kitap okumam gerekiyorsa, yazılan dönemi yaşamış olan bir kişinin kaleminden okumayı tercih ederim. Peki, bu durum kesin doğruluğu olan bilgilere ulaşmamızı sağlar mı ? Bu sorunun cevabını "evet" olarak vermekten en ufak bir çekincem dahi yok. Dönemi yaşayan kişiler, tarafından verilen bilgiler kesindir. Lakin; olayın nedeni ve gelişme biçimi gayet taraflı yansıtılabilir. Gerçekleşen bir olayın; neden ve nasıl gerçekleştiğini tarafsız bir şekilde bize vermese de gerçekleşen olayı doğru bir şekilde bizimle paylaşacağı kaçınılmaz bir gerçektir. Paylaşılan olayın, neden ve nasıl gerçekleştiğinin en doğru halini ise; aklınıza takılan soruların cevaplarını mantıklı bir sona bağlayarak, yalnızca siz elde edebilirsiniz.

Ali Naci KARACAN, o dönem toplantının yapıldığı salonda bulunan bir gazeteciydi. Bu durum; olayı, o dönemi yaşamamış olan kimselerin kitabından okumaktansa bu eserden okumayı daha mantıklı kılıyor.
600 syf.
·26 günde·Beğendi·7/10
Lozan demek bağımsızlık demektir. Türk ulusunun, Mustafa Kemal Atatürk cumhuriyetinin temelidir, tapusudur... Bu eserde İsmet İnönü ve arkadaşlarının Lozan Anlaşmasını ne çetin görüşmeler sonrasında imzaladığının gün gün anlatıldığı, tam bağımsızlığın tam olarak kazanıldığı, günümüzde ise giderek unutturulmaya, kıymeti olmayan ve masabaşında kaybettiğimiz bir antlaşmaymış gibi gösterilmeye çalışılan Türkiye Cumhuriyeti tapusunun, aslında ne kıymetli ne anlamlı bir değer olduğunun göstergesidir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ali Naci Karacan
Unvan:
Türk gazeteci ve yazar.
Doğum:
1896
Ölüm:
7 Temmuz 1955
Gazete sahibi Ercüment Karacan'ın babası, Number 1 FM radyosunun sahibi Ömer Karacan'ın büyükbabasıdır. Fransız Ererler Okulu'nu ve Galatasaray Lisesi'ni bitirdi. Gençliğinde Servet-i Fünun'da aruz vezniyle şiirleri yayınlandı. Tasvir-i Efkâr gazetesinde üç yıl çalıştı; sonra İkdam'a geçti. Bu gazetede İttihat ve Terakki Cemiyeti'ni eleştiren yazılar yazdı. Vakit'te yazı işleri müdürü oldu. I. Dünya Savaşı'na çevirmen olarak katıldı. İki arkadaşıyla birlikte Türk Kurtuluş Savaşı'nı destekleyen Akşam gazetesini yayınladı. Akşam'da Necmettin Sadık Sadak ve Falih Rıfkı Atay ile birlikte çalıştı. Lozan Antlaşması dolayısıyla İsviçre'ye gitti. İkdam'ı yeniden çıkardı, gazete kapanınca Viyana'ya gitti. 1931'de Viyana'dan döndü, sırasıyla Politika ve İnkılap gazetelerini yayınladı. Bunlar da kapandıktan sonra 1935'te Tan gazetesini kurdu. 1936'da Tan'dan ayrılıp Anadolu Ajansı temsilcisi oldu. 1948'e dek yurt dışında kaldı. 1950'de Milliyet gazetesini kurdu. Milliyet'in "Anayasa"sı adını verdiği yayın programını ve biçimini Peyami Safa ve Cemil Cahit Toydemir'le birlikte hazırladı. 1955'te geçirdiği kalp kriziyle hayata veda etti.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 34 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 29 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.