Anıl Zorba

Anıl Zorba

Tasarımcı
8.0/10
161 Kişi
·
497
Okunma
·
0
Beğeni
·
11
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
490 syf.
·2 günde·2/10
Bir kere, hiçbir zaman bir kitabı klişe diye sevmemezlik etmedim. Çünkü herkes yaratıcı bir kurgu tasarlayamayabilir. Ama klişe bir konunun klişe bir şekilde işlenmesine karşıyım. Herkes klişe bir konu bulup aynı dille, aynı üslupla bir kitap yazsa bu işin ne anlamı kalır ki? İşte bu kitap da klişe bir konunun her yerde rastladığım şekilde işlendiği bir kitaptı.

Tut Elimi hakkında sitede çok güzel yorumlara rastlamıştım ve haliyle belli bir beklentiyle başlamıştım kitaba. Beni hayal kırıklığına uğrattı. Hiç sevmediğim bir kitap oldu.
Tut Elimi, Nefes serisinin ilk kitabı. Serinin üç kitabı var ve en incesi de 450 sayfa. Kitap klişe bir aşk romanı. Emma adında bir kız karakter var, bu karakter yedi yaşında iken babasını kaybetmiş. Annesi de alkolik olduğundan psikopat yengesi, amcası ve iki küçük kuzeniyle beraber yaşamakta. Yengesi ona şiddet uyguluyor ve Emma da hiçbir şey yapamıyor. Rehberlik servisini aramıyor çünkü yengesinin iki küçük çocuğu var. Emma, okula yeni gelen Evan ile tanışıyor ve onlar birbirlerine âşık oluyorlar. Evet, kitap bundan ibaret. 490 sayfa buydu, ben başka bir şey okumadım.

Yazar karakterleri tutarsız bir şekilde yazmış. Bir kere baş kız karakteri hiç sevmedim çünkü sürekli "ben görünmez biriyim, ben herkesin gölgesinde yaşayan ve derslerinden başka hayatı olmayan aşırı çalışkan bir öğrenciyim, ben en yakın arkadaşımın gölgesinde yaşıyorum, ben asosyalim..." kafalarında geziyordu. Bu durum çok sinirimi bozdu çünkü nedense bu karakter üç spor dalıyla ilgileniyor, antrenörü o olmadan maçı kazanamayacaklarını düşünüyor, aynı zamanda bu kız neredeyse okuldaki tüm klüplere üye, okulun yıllığını düzenleme konusunda bir sürü sorumluluğa sahip. O zaman neden özellikle de ilk 100 sayfada sürekli görünmez ve asosyal olduğunu iddia ediyordu? Ve sayfa 330'larda yaptığı o şeyler de neydi? Çok sadakatsiz ve saçma kararlar veren bir karakterdi bence.

Kitapta kayda değer bir olay yaşandığını düşünmüyorum. Evan ile Emma'nın ilişkisi de beni hiç etkilemedi. Ayrıca başlarda Emma'nın Evan'a takındığı tavırdan da hiç hoşlanmadım. Sevdiğim tek karakter Sara oldu. Ama tüm bu sözlerime rağmen gerçekten büyük bir seven kitlesine sahip. O nedenle sadece benim yorumuma da bakarak değerlendirmeyin derim. Keyifli okumalar:)
490 syf.
·Beğendi·10/10
dün gece saat 03.46 civarı bitirdim kitabı ama hiç elimden düşürmeden okudum bitmesi için gerçekten harika bir kitap çok beğendim tabi bir yandan emma nın çektikleri için aşırı üzüldüm sonunda ise şok olarak bitirdim ama kesinlikle seriye devam edeceğim gerçekten herkese tavsiye edebileceğim sürükleyici bir kitap
496 syf.
Sanırsınız ki kitabı okurken olaylar benim başıma geldi ben yaşıyorum. Bir çok yerinde ağladım. Yazar nede güzel anlatmış aşkı ,dostluğu hayatı. Gerçekçi bi olaydı. Ve ne derseniz deyin mükemmeldi .
490 syf.
Bu tür yazarların kitaplarını okudukça hayrete düşmemeyi öğrenmem lazım. Yine, yine ve yine çok duygulu bir hikaye. Okurken ağladığımı söyleyebilirim. Kitabı okurken aklıma şu soru geldi: Ben Emily Thomas'ın yerinde olsaydım bu kadarına dayanabilir miydim ? Bu sorunun cevabını kendim için bile olsa bilmiyorum.
Yengesine gelirsek; bu tür insanların gerçek dünyada da olduğunu bilmek kitaba daha çok sarılmanızı sağlıyor. O insanlarla şu ana kadar karşılaşmadığım için mutluyum. Kitap; Çok akıcı ve güzel :)
Not: Şiddetle tavsiye ediyorum.
490 syf.
·7/10
Kitap hissettirdikleriyle, başrol erkek karakteriyle harikaydı. Ama seriyi benden soğutan ve devamını getirmeyecek olmamın nedeni hayatımda okuduğum en rahatsız başrol kız karakteri barındırması. Bu kitabın ortalarında başlayıp, sonlara doğru katlanılmaz oldu. Serinin diğer kitaplarını incelediğimde de kız karakterin hep böyle olduğunu öğrendim. Bu kitap hayatımda okuduğum en iyi erkek karakterlerden birine ve hayatımda okuduğum en kötü kız karakterine sahip. Yine de tercih sizin...
496 syf.
·34 günde·Beğendi·5/10
Geçen yıl bir arkadaşımın ısrarıyla birlikte okumuştuk. Başta güzel giden kitap daha sonra mantık sınırlarını zorlamaya başladığı için ben artık sıkılmaya ve bitsin diye hızlıca sayfa çevirmiştim. Emma isimli karakterimiz Annesi ve Babası vefat ettiği için, Amcası ve Yengesi ile birlikte kalan bir genç kızımız. Ancak yengesi denen varlık İnsan bile olmayacak gaddar ve kıza yapmadığı işkence ve bezdirme durumu kalmıyor. Hayır amaç ne yada ne bu öfke nöbeti anlamadım. Hele Amcası olacak kişi o daha pısırık..

Emma'nın tek yakın arkadaşı var bir nebze zaman zaman onlara kaçıp hayatını yaşamaya ve ilk aşkını da bu arada bulmasıyla konu şekilleniyor. Ancak kitabın sonuna doğru olaylar öyle saçma sapan bir hal aldı ki yuh artık dedim. 3 kitaplık seriymiş ben 1. kitap sonunda vedalaştım :)

Son olarak Emma sende nasıl safsın anlamadım. Türlü türlü işkenceler yapılıyor ama yok yeğenlerim vs diye diye hepsine katlanmak suç duyurusunda bulunmamak nedir ? Düpedüz aptallıktır bu nedenle seni de sevemedim... :)
496 syf.
·8/10
Emma, amca ve yengesi ile yaşadığı evde her gün uğradığı şiddetten, baskıdan derslerine çok çalışıp başarılı olarak kaçmaya çalışan bir kız. Hayatı kendi kurduğu düzende ilerleyen Emma, Evan ile tanışınca kurduğu düzenin değişmeye başladığını fark eder. Carol'un yaptıklarına boyun eğmek zorunda kalan Emma'nın tek çıkış yolu Sara ve Evan'a sığınmak.

Seri üç kitaptan oluşuyor. Oldukça akıcı olması ise okunmasını kolaylaştırıyor. Emma'nın Carol'dan şiddet gördüğü sahneler o kadar gerçekçi anlatılmış ki okurken ister istemez tüyleriniz ürperiyor. Kitabın sonu ise insanı soluksuz bırakacak cinsten.
490 syf.
·6 günde·5/10
Şu aralar okumayı düşündüğüm bir kitap değildi meraktan ilk sayfasini açıp okumamla kendimi kitabin ortalarında buldum resmen. Kitap kendini hizli okuttu. Kızın yaşadıkları trajedik olaylarin hissi iyi aktarılmıştı. Bu, kitabın beni kendine çektiği taraf oldu.
Ancak orta kısımları ve sonrası çok sıktı. Bunalttı. Olaylar bi ilerliyemedi!
Yarım bırakmayı çok istedim. Ancak bu kadar okuyup bırakmayı da gönlüm razı gelmedi. İşkence çeke çeke ve birazda sabır göstererek kitabı bitirdim. Neyse ki yazarın dili basit ve akıcı olunca hızlı bitti.
Sonunda "Bu muydu ?" dedim. Kitaptan çok farklı şeyler beklediğim içindi belki de bu hayalkirikliğimin sebebi.

Duyguları aktarmada hissettirmede iyi de olsa eksik bir şeyler vardı tam bir bütünlük oluşmadı kafamda. Karakterlerlede alakalı olabilir belki de

Seri 3 kitap olduğu gerçeği korkutucu bence. Seriyi okuyan okurlara şu soruyu sormak isterim. "Gerçekten devam etmeliyi miyim? Beni farklı şeyler bekliyor mu?"
Gizemli bir havayla akılda cevaplanmamış sorularla son bulmuştu.

Galiba yanlış bi zaman diliminde okudum, bilemiyorum.
Kitabı çok sevende var sevmeyende. Kitapları olumsuz yorumlamayı sevmem. Kitap demek emek demek, çaba demek bunları göz ardı edemem. Ama yinede bende oluşturduğu duygu ve düşünceleri yazamadan edemedim :)

Merak uyandırıcı bir başlangıçtan »» sıradanlaşan olaylar bütünüyle biten bir kitap.
496 syf.
·2 günde·2/10
496 sayfalik bir kitap ve anlatılmak istenen koca bir boşluk. Karakterlerin yavanlığı , olaylarin anlatımı, bitimi ... Hele o çeviri... Aman yarabbi diyorum.
496 syf.
Cok guzel bir genclik romani fakat kliselerden uzak hos bir anlatimi var. Kahramanimizin ic dunyasini cektigi acilari gercekten hissediyorsunuz. Dunyanin bir yerinde ayni durumda olan genclerin oldugu fikri belleginize yer ediyor. Cok cok begendim

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 497 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 74 okur okuyacak.
  • 9 okur yarım bıraktı.