Giriş Yap

Antti Revonsuo

Yazar
8.0
6 Kişi
9
Okunma
2
Beğeni
330
Gösterim
Bilinçli olaylar nedensel açıdan bir çıkmaz sokaktırlar. Bunlar, fiziksel beyin etkinliğinin çevresinde veya belki de "üzerinde" gezinen ve onunla biçimlenen, fakat kesinlikle herhangi bir işe yaramayıp hiçbir şey üzerine etkisi bulunamayan, maddi-olmayan gölgeler gibi görülürler.
Bilinç - Öznelliğin Bilimi, Antti RevonsuoSayfa 47 - Küre Yayınları
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Düşünce ve deneyimlerin tümüyle yokluğu -bilinçli bir iç yaşamın topyekûn yokluğu- kişisel varoluşun tümüyla yokluğunu gerektirir. Diğer yandan, herhangi bir düşüncenin veya diğer zihinsel deneyimlerin varlığı, o düşüncenin bir düşünürünün veya o deneyimlerin bir öznesinin de var olmasını gerektirir: Düşünüyorum, deneyimliyorum -o hâlde varım.
Bilinç - Öznelliğin Bilimi, Antti RevonsuoSayfa 43 - Küre Yayınları
Bilinç ister açıklanabilsin ister açıklanamasın, 21. yüzyılın genetiği ve moleküler biyolojisi 19. yüzyılda yaşayan herhangi bir biyoloğa nasıl büyü gibi göründüyse, uzak gelecekteki nörobilim de bugün bizim için tasavvuru mümkün olmayan bir bilimkurgu gibi olacaktır.
Bilinç Biliminin Tarihsel Temelleri
"...bilinçdışı, psişik hayatın genel zemini olarak kabul edilmelidir. Bilinçdışı, daha küçük olan bilinç halkasını içine alan geniş halkadır; bilinçli olan her şeyin bilinçdışı bir ön safhası vardır."
Bilinç - Öznelliğin Bilimi, Antti RevonsuoSayfa 115 - Küre Yayınları, 2. Basım: 2017, çev. Selim Değirmenci, Alıntı: Freud
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Yukarıda ele aldığımız gibi, bilinç sorununu çözmek için çok sayıda farklı felsefi kuram öne sürülmüştür. Yine de, şimdiye kadar önerilen çözümlerden hiçbiri tamamen başarılı olmamıştır. Sorun hala ortadadır ve artık filozoflar onun özünü tanımlama çabasındalar: Bu sorun neden insanı yıldıracak derecede zor? Bilinç konusunda, onu bilimin açıkça ele alabildiği diğer her şeyden ayrıştıran özel bir durum mu var? Zihin-beden sorununun esası bugünlerde (Levine'nin terminolojiye kazandırdığı, 1983, 1993) "İzah Gediği" ve (Chalmers'ın terminolojiye kazandırdığı, 1996) "Zor Sorun" başlığı altında tartışılmaktadır. Zor Sorun, en genel biçimiyle, herhangi bir fiziksel sistemin herhangi bir öznel, niteliksel deneyimi nasıl oluşturabileceği veya ortaya çıkarabileceğiyle ilgili en küçük bir fikrimizin bile olmaması sorunudur. Özellikle nöronların, nöral etkinlikleri veya beyinde gerçekleşen fiziksel herhangi bir şeyin bu işi nasıl becerdiği konusunda hiçbir fikrimiz yok.
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
7
61 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.27.30