Aret Gıcır

Aret Gıcır

YazarTasarımcı
9.1/10
8 Kişi
·
20
Okunma
·
1
Beğeni
·
294
Gösterim
Adı:
Aret Gıcır
Unvan:
Yazar, Karikatürist
Doğum:
İstanbul, 1978
1978'de İstanbul'da doğdu. Lusavoriçyan-Bezazyan İlkokulu, Getronagan Ortaokulu ve Işıl Lisesi'nde okudu. Resim, karikatür ve grafikle ilgilendi. Yarattığı "Azınlıkyan" tiplemesi 1997-2000 yılları arasında haftalık Türkçe-Ermenice Agos gazetesinde yayımlandı, daha sonra Aras Yayıncılık tarafından kitaplaştırıldı (2001). 2000 yılında Fransa'nın Lyon kentindeki Ecole Emile Cohl'de resim, çizgi roman, illüstrasyon eğitimi aldı. 2002-2008 arasında Ermenistan'ın Erivan kentindeki Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde resim eğitim aldı. 2005 yılında çizgi öykü-karikatür türünde Ben Topik Değilim! Yerevan Güncesi, 2008 yılında ise Hrant Dink anısına 19 Ocak Öncesine Dönmek İstiyorum! adlı kitabı yayımlandı. ‘Yerevan’ başlıklı ilk kişisel sergisini 2009 yılında Tokatlıyan Han’da açtı. İkinci kişisel sergisi ‘Ateş ve Kılıç Arasında’, 2015 yılında Öktem&Aykut'ta gerçekleşti. 2016’da, yine Öktem&Aykut işbirliğiyle Galata Rum Okulu’nda, Patrik Mesrob Mutafyan’ın rahatsızlığından yola çıkan eserlerinden oluşan Günden Güne sergisi gerçekleşti. Çalışmalarını İstanbul’da sürdürüyor.
Baharla birlikte ısınan şehir, terleyen insanlar, dolmuşta, otobüste, genzimizi yakan o koku...

Baharla, vakitsiz bir aska yakalanıp, sigarayla, kitapla, sabahlara kadar eriyenler.

Bahar, insanin aklıni alır, ne yiyeceğini, ne giyeceğini şaşırtır!
Hele zamansız, ansızın gelen bahar.
(Bu elbiselerle, ısınırmıyim, üşürmüyüm. Terlermiyim.Titrermiyim)
Aret Gıcır
Sayfa 93 - Aras Yay.
Niye uyuyamıyorum? Hemen uyumalıyım. Gece soğuk ve çok uzun. Gözümü kapatmalıyım... Acaba uyuyamamamın sebebi ne?..

Hani o gözyaşları acı acı midesine inen analar mi?
Gazeteciler mi? Hani orda, burda, şurda dayak yiyen, gazeteciler mi?

Yoksa! Suratlarında, öfke ve nefretin, kalın çizgilerle çizildiği kalabalıkların, linç etmek istediği ORALI insanlar mı?
Aret Gıcır
Sayfa 72 - Aras yay.
Bahara, şiire kanıp, istifa etmeye çalışan memurlar.
( çıkıcam müdürün karşısına bakın müdür bey! Müdür baksana bak bi yaa!)
Aret Gıcır
Sayfa 93 - Aras Yay.
Yıllardır içimde biriktirdiğim, bu şehri terketme isteğini kısa bir süre içinde olsa sonunda gerçekleştiriyorum. Uzun bir tatile çıkıyorum. Beni bu şehirde tutan her şeyi yanımda götürüyorum. Biraz abartıyorum ama olsun. Hosçakal İstanbul...
Aret Gıcır
Sayfa 101 - Aras Yay.
144 syf.
·3 günde·9/10
Bu öyküler sadece Ermeni bir yazarın kaleminden çıkan edebi birtakım karalamalar olarak nitelendirilmemeli. Bu öyküler biziz, bu topraklarda yüzlerce yıldır beraber yaşayan insanların ortak mirasının ürünü. Her öyküde aynı şeyi hissettim: ırkımız, dilimiz, dinimiz ne olursa olsun bu coğrafyada dostça ve huzur içinde yaşayabiliriz. Çünkü sayfaları her çevirdiğimde bizi gördüm. Bu toprakların yeşerttiği insanlar bütünüyüz. Aynı şeylere seviniyoruz, aynı şeylere hüzünleniyoruz. Yazar her ne kadar farklı bir yerde de büyümüş olsa, kültürüne sırt çevirmemiş. Aksine yapıtlarında topraklarının insanlarını en saf ve abartısız haliyle kullanmış. Zaten Saroyan'ı Saroyan yapan şey de bu doğallık.
Demem o ki, okunmalı. Okunmalı ve geleceğe karşı daha farklı beklentiler içinde olunmalı; herkesin ve her şeyin bir arada uyum içinde yaşadığı bir geleceğe.
144 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Aram Derler Adıma adlı bu kitabın başkarakteri Aram Karaoğlanyan adındaki 9 yaşında bir çocuk. Aram başından geçenleri anlatırken okuyucu olmaktan çıkıp tüm yaşanılanları uzaktan izleyen birisi gibi hissettim. Bunda yazarın akıcı dilinin payı büyük kuşkusuz. Saroyan'ın kitaplarında en sevdiğim yan, insanın tüm yönleriyle ele alınması.
Kitaptaki herhangi bir öyküyü tebessümle okumaya başlamışken, bir anda gözünüzden yaş akarken bulabiliyorsunuz kendinizi. Çünkü insanı tüm çıplaklığıyla ele alıyor yazar. Saroyan'ın öykülerinde genellikle yaşadığı topraklardan koparılmış insanların derin hüznünü duyuyorsunuz. Hemen hemen her öykü memleket hasretinin ağırlığını taşıyor ve Saroyan bu ağırlığı 'Suskunluğun da bir dili vardır' cümlesi üzerinden anlatıyor. Özellikle kitaptaki en sevdiğim öykülerden biri olan "Zavallı Bağrı Yanık Arap''ta buna çokça değiniyor.
Bu kitabı okuduktan sonra Saroyan Ülkesi adlı belgeseli izlemenizi öneririm. Saroyan'ı anlamak ve 'bağrı yanık' kelimesinin derinliğini kavramak için çok faydalı olacaktır. Dilerim bir gün hep birlikte Saroyan Ülkesi'ni kurabiliriz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Aret Gıcır
Unvan:
Yazar, Karikatürist
Doğum:
İstanbul, 1978
1978'de İstanbul'da doğdu. Lusavoriçyan-Bezazyan İlkokulu, Getronagan Ortaokulu ve Işıl Lisesi'nde okudu. Resim, karikatür ve grafikle ilgilendi. Yarattığı "Azınlıkyan" tiplemesi 1997-2000 yılları arasında haftalık Türkçe-Ermenice Agos gazetesinde yayımlandı, daha sonra Aras Yayıncılık tarafından kitaplaştırıldı (2001). 2000 yılında Fransa'nın Lyon kentindeki Ecole Emile Cohl'de resim, çizgi roman, illüstrasyon eğitimi aldı. 2002-2008 arasında Ermenistan'ın Erivan kentindeki Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde resim eğitim aldı. 2005 yılında çizgi öykü-karikatür türünde Ben Topik Değilim! Yerevan Güncesi, 2008 yılında ise Hrant Dink anısına 19 Ocak Öncesine Dönmek İstiyorum! adlı kitabı yayımlandı. ‘Yerevan’ başlıklı ilk kişisel sergisini 2009 yılında Tokatlıyan Han’da açtı. İkinci kişisel sergisi ‘Ateş ve Kılıç Arasında’, 2015 yılında Öktem&Aykut'ta gerçekleşti. 2016’da, yine Öktem&Aykut işbirliğiyle Galata Rum Okulu’nda, Patrik Mesrob Mutafyan’ın rahatsızlığından yola çıkan eserlerinden oluşan Günden Güne sergisi gerçekleşti. Çalışmalarını İstanbul’da sürdürüyor.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 20 okur okudu.
  • 18 okur okuyacak.