Giriş Yap

Arkadi Strugatski

Yazar
7.1
1.561 Kişi
3.898
Okunma
109
Beğeni
6,1bin
Gösterim
Reklam
·
Reklamlar hakkında

Hakkında

Strugatsky kardeşler Batı dünyasında, Andrey Tarkovsky tarafından "İz Sürücü" adı ile sinemaya uyarlanan Uzayda Piknik adlı kitapları ile isimlerini duyurmuşlardır. Ayrıca İktidar Mahkumları adlı romanları da "The Inhabited Island" adıyla sinemaya uyarlanmıştır.
Tam adı:
Arkady Natanovich Strugatsky
Unvan:
Rusyalı Yazar
Doğum:
Batum, SSCB, 28 Ağustos 1925
Ölüm:
Moskova, Rusya, 12 Ekim 1991
Reklam
·
Reklamlar hakkında

İncelemeler

Tümünü Gör
152 syf.
·
6 saatte okudu
~86° | Kıyamete Bir Milyar Yıl
Merhaba. ''Fantastik olayları fantastik olmayan varsayımlarla nasıl açıklarsın?'' Bu cümleyi kitaptaki karakterlerden biri olan Vayngarten söylüyor. Aslında kitabın okura sorduğu ve cevap aradığı soru da bu. Öncelikle belirtmem gereken bir nokta var. Bu kitap her ne kadar bir bilim kurgu klasiği olarak geçse de bilim kurgu az yer kaplıyor. İlk birkaç bölümde gerçekten ilginç ve ürpertici gelmişti. Çeşitli alanlarda çalışmalar yapan birtakım bilim insanları var. Bunlardan biri de Malyanov. Kendisi bir astrofizikçi. Yıldızlar ve yıldızlararası madde üzerine bir çalışma yapıyor. Bu çalışmasını en sevdiği yerde, yani evinde rahat rahat, çalışma masasının başında gerçekleştirebilmek için ailesini bir süreliğine uzağa gönderiyor. Kendisi de minik kedisi Kalyam ile beraber kalıyor. İlk dikkatimi çeken şey Malyanov'a hemencecik ısınabilmem oldu. Kendisi komik olmaya çabalamasa da ve hatta ciddi biri gibi görünse de davranışları olsun, sözleri olsun, bazen sana kahkahalar attırabiliyor. Şahsen bir ara kahkaha krizine girdim. İşte bu bilim insanımızın başına tuhaf olaylar geliyor. Tuhaf bir şekilde sürekli yanlış numara olarak telefonu çaldırılıyor, o sipariş etmese de gizemli bir kaynaktan evine içi votka ve havyar dolu bir kutu geliyor, daha ileride eşinin ilkokul arkadaşı olduğunu iddia eden mini etekli güzel bir kadın kapısında beliriveriyor ve bunu takiben de her karşılaştığı bilim insanı arkadaşı delirmiş gibi sürekli ona hangi konu üzerinde çalıştığını soruyorlar, ısrarla öğrenmeye çalışıyorlar. Bunlar zaten kitabın arka kapağında da yazıyor. Evet, bilim kurgu kısmı buraya kadardı. Buradan sonrası artık biraz daha derin anlamlar içeriyor. Aslına bakarsan tamamen bilimin mücadelesine yönelik bir kısım. Malyanov ve diğer bilim insanı arkadaşları sık sık onun evinde toplanıp bu tuhaf olaylar hakkında fikir yürütmeye başlıyorlar. Aslına bakarsan ta kitabın sonuna kadar da bu devam ediyor. Farklı fikirler ileri sürüyorlar. İş uzaylılara kadar götürülüyor. Elbette tüm bu tuhaf olayların kaynağını burada açıklamayacağım. Ancak bana öyle geliyor ki bu kitabı okuyan pek çok kişi için kitabın sonu tatmin edici, doyurucu olmayacak ve aslında pek de bir şey anlamayacaklar. Çünkü dediğim gibi bu kitapta önce bir bilim kurgu altyapısı oluşturulup hemen ardından temel amaca geçiliyor. Bu temel amaç nedir? Onu da aşağıda anlatayım. Bilimin öznesi kimdir? Bu sorunun cevabı ''bilim insanları'' olmalıdır. Peki ya, günümüzde bilimin öznesi gerçekten bilim insanları mı? Hatta günümüzü bir kenara bırak, bu kitabın yazıldığı 20. yüzyıla gidelim. Bilim insanlarının yavaş yavaş bilimin nesnesi hâline geldiğini ve öznenin yerini de ''kim ya da ne olduğu bilinmeyen güçler''in almaya başladığını görüyoruz. Mesela bu kitabın bilim kurgu altyapısında da bu kim ya da ne olduğu bilinmeyen güçler uzaylılara kadar götürülüyor. Dikkat et! Bu kitabın uzaylılarla ilgili bir kitap olduğunu söylemedim. Uzaylılar sadece bir fikir olarak ortaya atılıyor. Bu kitap bilimin bilime, doğaya, insanlığa, otoriteye ve kâinata karşı mücadelesini ele alıyor. Haydi, diyelim ki bilimin öznesi bir bilim insanı değil de, sıradan bir insan ya da herhangi bir otorite olsun. Böyle bir durumda tarih boyunca da görülebileceği üzere bilimin gelişmesi büyük oranda engellenir ve hatta bilim ''savaş'' için kullanılabilir. Sonuçta elimizde 20. yüzyıl gibi bir örnek var! Burada sorulması gereken soru şu: ''Burada bilim mi suçludur, yani bilim var olduğu için mi tüm bu kötülükler yaşanmaktadır; yoksa bilimin öznesi değiştiği için mi?'' Bu soruyu
Kıyamete Bir Milyar Yıl
ismine yaraşır bir şekilde şöyle düzenleyebilirim: ''Kıyameti hangisi getirecek?'' Zaten kitapla ismi arasındaki tek bağlantı da bu. Yani kıyametle ilgili bir bilim kurgu romanı değil. Sansüre de değineyim. Bu kitap henüz taslak hâlindeyken bile sansüre uğramış. Evet, ilginç! İlk sansür ''sutyen'' sözcüğü kullanıldığı için geliyor. Tabii ki herkes sansürün temel amacını anlamıştır. Oluşturulan bilim kurgu altyapısına alt metin olarak gömülmüş bu derin anlamlar dolayısıyla belli ki birileri bundan rahatsız oluyor. Son sözde de Boris Strugatski buna değiniyor. Birkaç eleştirimi sıralamak istiyorum: 1. Kitaptaki karakterlerin her biri çeşitli alanlarda çalışan bilim insanları ama üzerinde çalıştıkları bu çalışmalara dair pek bir açıklama yok. Onlara da değinilseydi daha güzel olabilirdi. 2. Pek akıcı değil. Okuması zor. Anlaması zor. Alt metni görebilmek gerekiyor. 3. Sonu tatmin edici, doyurucu değil. Keyifli okumalar!
·
4 yorumun tümünü gör
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.17