Aslı Kotaman

Aslı Kotaman

Yazar
8.3/10
12 Kişi
·
25
Okunma
·
1
Beğeni
·
41
Gösterim
Ölü Ozanlar Derneğin'de öğretmenimiz ne diyordu: "Anı yaşayın çocuklar, yaşadığınız güne sıkıca tutunursanız olağanüstü hayatlar yaşarsınız."
‘’Eğer evlenirsen, pişman olacaksın; eğer evlenmezsen, bundan da pişman olacaksın; evlen veya evlenme, ikisinden de pişman olacaksın; dünyadaki aptallıklara gülsen de pişman olacaksın, ağlasan da pişman olacaksın; gül veya ağla, ikisinden de pişman olacaksın...’’ Kim diyor? Kierkegaard. Adam aşık olduğu kadınla evlenmiyor, ya aşkı biterse. Aşk sahip olmadan da güzel. Yani diyor ki adam, yaşama tutkuyla bağlanın, hayatı sevip yaşayın dilediğiniz gibi, yeter. Yanlışlar hep var, pişmanlıklar hep var, çok da şey etmeyin diyor. Ben Kierkegaard’ın yalancısıyım.
Sanırım ertelemenin ve hazzı beklemenin gizemli bir yanı da var. Gerçeği yaşarken asla hayallerinizdeki kadar pürüzsüz olamıyor. Siz kızgın kumlar ve serin sular hayal etseniz bile kavurucu sıcağın cildinizi yakmasını, her yerinize sokmak için bekleyen sivrisinekleri hayal etmiyorsunuz. Hatta o kadar ki beklemenin kendisi bazen yaşanılan andan daha güzel olabiliyor.
Bu yaşa geldim, hala istemediğimde söylemeyi, sıkıldığımda kaçmayı öğrenemedim. Ama niye, çünkü ne yardan ne serden geçtim ben. Güçlü ve kendi ayakları üzerinde duran bir kadın, güçsüz olduğu zamanlarda kendisine ona hissettirmeden yardım önerilecek bir kadın, dış güzelliğinin önemsiz olduğunu düşünüp yine de dış güzelliğin peşini bırakmayan bir kadın, çok okuyan ama çok da gezen sosyal bir kadın... Çok iyi yemek yapan, evi çok iyi çekip çeviren-bu noktada annemin itirazı olacaktır-, çok iyi arkadaş, sırdaş ama havai, işinde çok becerikli, öğrenmeye sevdalı, çok kitap okuyan ve çok film izleyen ve asla adım atmadığı bir dünya kalmasın isteyen... Böyle biri olabilir mi? Olsa da mutlu olabilir mi?
Aslı Kotaman
Sayfa 13 - Karakarga
Neden kızgınlık, yas gibi duyguları hissettiğimiz için kendimize kızıyor ve o duyguları unutmaya çalışıyoruz? Neden sadece kendimize değil, en sevdiklerimize, çocuklarımıza bile bunu yapıyor ve ‘’kötü’’ duyguları hissedenleri gördüğümüzde, onları kendilerini yine kötü hissettirerek cezalandırıyoruz? Neden sürekli mutlu olmalıyız? Asıl baskıcı olan mutluluğun sürekli dayatılması değil mi? Oysa bir duyguyu geldiği yere geri göndermeye çalıştığımız zaman, o karlarda yuvarlanıp dev bir kartopu olarak bize geri dönmüyor mu?
Zayıf insanlarla kilolu insanlar arasındaki temel farkın, bu insanlarla yemek arasındaki pazarlık ilişkisi olduğunu okumuştum. Hayatı boyunca istediği zaman, istediği kadar yemek yemiş birinin yine hayatı boyunca her masaya oturduğunda o ekmeği yemekle yememek arasında pazarlık eden diğerinin iç sesini anlaması mümkün değildi. Bu seni her adımda yapmalı ya da yapmamalıyım pazarlığına götüren döngü, sonunda, belki de canın istemese bile sadece canı istediğinde yiyen birinden daha çok yemene neden oluyordu.
Peki ya size sorsam, hangisi doğrudur? Kime daha yakın hissederiz kendimizi? Bizden farklı olana duyduğumuz heyecana karşı bizden olana duyduğumuz güven. Bu yarışta paylaşabilmenin hazzı mı büyüktür yoksa merakla baktığın gözlerin büyüsü mü?
%39 (57/149)
Bir akademisyenin KHK sonucu işinden olması sonucu yaşadığı ruhsal çöküntünün detaylarını paylaştığı ilginç bir kitap. Şu anda keyifle okuyorum. Kendimden bir çok şey bulduğum bir kitap oldu.
152 syf.
·88 günde·Beğendi·9/10
Kaygı, erteleme, korku, kader, yas, unutma, hatırlama ve bunların değişik sanatçıların sanat eserleriyle anlamlandırılması..
Okudum bitti, bi daha, bi daha, bi daha okumak, altını çizmek, sonra yine okumak istiyorum.. Farkında olmadan problemli bir dönemimdeyim ve o yüzden mi yazılanlara kendimi bu denli yakın hissettim, yoksa herkesin kendinden birşeyler bulacağı bir kitap mı, karar veremedim.. Hayatının en iyi, en mutlu günlerinde olduğunu söyleyemeyeceğimiz yazarın, kendini bu denli çözümleyip bu denli açık yüreklilikle anlatmasına hayran kaldım..

Yazarın biyografisi

Adı:
Aslı Kotaman
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 25 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 24 okur okuyacak.