Aslıhan Lodi

Aslıhan Lodi

Yazar
8.9/10
17 Kişi
·
35
Okunma
·
0
Beğeni
·
433
Gösterim
Adı:
Aslıhan Lodi
Unvan:
Türk Müzisyen, Yazar
Doğum:
Ankara, Türkiye
Ankara’da doğdum. İlkokuldan sonra müzik eğitimi almaya başladım. Üniversitede müzikoloji bölümünde okurken yazı yazmaya ilgi duyduğumu fark ettim. İlk dergi deneyimim Zip İstanbul adında ücretsiz dağıtılan bir yayındı. Sonrasında İstanbul Life dergisinde tabiri caizse “çömez” olarak çalışmaya başladım. İşi öğrenmek adına buradaki süreç çok önemliydi; çünkü sonuçta mesleğimin eğitimini almadım. İlk deneyim insanda önemli izler bırakıyor. Orada çalıştığım sekiz yıl zarfında sırasıyla muhabirlik, editörlük ve yazı işleri müdürlüğü yaptım. Daha sonra, Sabah grubu bünyesinde yayımlanan Cosmopolitan dergisinde yazı işleri müdürü olarak göreve başladım. Orada da yaklaşık üç yıl çalıştım. İki yıl önce yazı işleri müdürü olduğum ALL dergisinin son bir yıldır yayın yönetmeniyim.
Zaten ne kadar günahkarsan o kadar hücum edersin diye düşünüyorum! Sürekli herkese onur dersi ver ki ne kadar alçak olduğun gün yüzüne çıkmasın, sürekli başkalarını aymazlıkla suçla ki ne kadar alçak olduğun anlaşılmasın, sürekli başkalarına edep dersi ver ki ne kadar ahlaksız olduğun belli olmasın.
Türkiye'de de doğrusu kendimi çok rahat hissetmiyordum ama burası benim evimdi, aptallar benim aptallarımdı, cahiller benim cahillerimdi! Yurtdışındaki salaklar benim umurumda olmazken Türkiye'dekilere kâh üzülüyor kâh kızıyordum. Sonuçta Türkiye benim ülkemdi; daha içten, daha candan hissediyordum Türkiye'yi, hayat Türkiye'de anlam buluyordu benim için.
Zaten ne kadar günahkarsan o kadar hücum edersin diye düşünüyorum! Sürekli herkese onur dersi ver ki ne kadar alçak olduğun gün yüzüne çıkmasın, sürekli başkalarını aymazlıkla suçla ki ne kadar aptal olduğun anlaşılmasın, sürekli başkalarına edep dersi ver ki ne kadar ahlaksız olduğun belli olmasın.
Aşk, bir nevi hastalık. Normal bir durum değil. İyi bir şey de değil. Sevgi çok daha derin ve saygıdeğer. Aşk mutlu etmez, sevgi mutlu eder.
Yoksul ülkeler evlatlarını somut olarak eserlerini görebilecekleri mesleklere yönlendirirler. Mühendis olsun köprü yapsın, mimar olsun bina yapsın, doktor olsun hasta iyileştirsin. Somuta inanırlar. Kitap okumak, hayal kurmak, dalga geçmek, masa başında çalışmak zaman kaybıdır. Öyle sanat, felsefe, matematik gibi çok teorik ve zihinsel alanlara önem verilmez bizim gibi ülkelerde, hatta aşağılanırlar.
Düşünsenize; 60 yaşına gelmiş, hayatını matematiğe ve eğitime adamış, 15'ten fazla kitap yazmış, belli bir kariyer yapmış biri, gönüllü olarak, herhangi bir ücret talep etmeksizin halka ve özellikle gençlere matematik öğretmek istiyor. Bu amaçla halktan milyonlarca lira toplayabiliyor. Düzenlediği yaz okullarına sadece Türkiye'nin değil, dünyanın en ünlü üniversitelerinden hocalar geliyor. 100 kişilik yaz okullarına binlerce genç başvuruyor. Belli ki bu alanda başarılı. Ve TÜBİTAK böyle birini desteklemiyor! Hadlerine mi? Nesin Matematik Köyü'nü desteklemeyenler -açık açık söylüyorum- haindirler; kötü, eğitime ve bilime siyaseti sokan, dar görüşlü insanlardır.
“Bazı çocukların özgürlüğe ihtiyacı vardır,bazılarının ise zorlanmaya,teşvik edilmeye,baskıya.Çeşit çeşit çocuk be genç var.Hepsi aynı anlayışla eğitemezsiniz.Bir çocuğa yapılacak en büyük iyilik,ona hayal kurabileceği boş zamanlar bırakmaktır.”
Bugün ders verirken bir yandan da düşünüyordum; hani kenara çekilip öğrencilere düşünme zamanı tanıyorum ya, işte o zaman. İyi öğretmen olmanın olmazsa olmaz şartı öğrenciyi sevmektir. Ben bu çocukları seviyor muyum diye yüzlerine dikkatlice baktım. Mesela bu çocuklar için hayatımı tehlikeye atar mıyım, onlar için aç kalır mıyım? Hiç kuşku yok ki yaparım, en azından o anda öyle hissettim.
224 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Dikkat spoiler içerir.
Şirince'deki matematik köyünün kurucusu olan meşhur matematikçi ve Aziz Nesin'in oğlu Ali Nesin'in hayat hikâyesinin yazarla yapılan röportajlar kapsamında anlatıldığı hali. Oldukça güzel bir kitap. Çocukluğunda babasının Kemal Tahir, Mehmet Ali Aybar gibi isimlerle yaptığı sohbetlerle başlayan kitapta üvey kardeşleri ile olan ilişkileri, kardeşleri ile yaşadığı miras sıkıntısı, anne ve babasının kavgaları gibi pek çok konu anlatılıyor. Sonra matematik sevdası, okuldan kaçıp en sonunda yurt dışında özel matematik okullarında okumaya başlaması, ülkeye dönüp Bilgi Üniversitesinde Matematik bölümünü kurması, bir arkadaşı ile beraber Matematik Köyünün inşasına başlaması, maddi anlamda yaşadığı sıkıntılar, özel hayatında sevgilileri eşleri ve çocukları olmak üzere pek çok konu da detaylıca irdeleniyor. Sarma sigara bağımlılığı, unutkanlığı, sevdiği müzikler, yaptığı portre resimler, arkadaşları ve kişiliğine dair pek çok şeyin anlatıldığı bu kitap Aziz Nesin ve ailesini merak edenler için bulunmaz bir nimet. Mutlaka okunması gereken kitaplardan biri.

Yazarın biyografisi

Adı:
Aslıhan Lodi
Unvan:
Türk Müzisyen, Yazar
Doğum:
Ankara, Türkiye
Ankara’da doğdum. İlkokuldan sonra müzik eğitimi almaya başladım. Üniversitede müzikoloji bölümünde okurken yazı yazmaya ilgi duyduğumu fark ettim. İlk dergi deneyimim Zip İstanbul adında ücretsiz dağıtılan bir yayındı. Sonrasında İstanbul Life dergisinde tabiri caizse “çömez” olarak çalışmaya başladım. İşi öğrenmek adına buradaki süreç çok önemliydi; çünkü sonuçta mesleğimin eğitimini almadım. İlk deneyim insanda önemli izler bırakıyor. Orada çalıştığım sekiz yıl zarfında sırasıyla muhabirlik, editörlük ve yazı işleri müdürlüğü yaptım. Daha sonra, Sabah grubu bünyesinde yayımlanan Cosmopolitan dergisinde yazı işleri müdürü olarak göreve başladım. Orada da yaklaşık üç yıl çalıştım. İki yıl önce yazı işleri müdürü olduğum ALL dergisinin son bir yıldır yayın yönetmeniyim.

Yazar istatistikleri

  • 35 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 43 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.