Aslıhan Yayla

Aslıhan Yayla

Yazar
7.0/10
77 Kişi
·
199
Okunma
·
2
Beğeni
·
857
Gösterim
Adı:
Aslıhan Yayla
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1986
1986 yılında İstanbul’da doğdu. 2004 yılında Yeditepe Üniversitesi İtalyanca Sanat Tasarım Bölümü’nde eğitim görmeye başladı. Milano’da NABA Üniversitesi’ne geçiş yaparak eğitim hayatına yeni bir yön verdi. Ürün Tasarımı Bölümü’ne İtalyanca olarak devam etti. Milano’daki son günlerinde New York Film Academy’ye özgeçmişini göndererek büyük bir başarıyla okula kabul edildi. Burada bir yıllık Yönetmenlik Bölümü’ne devam ederek kariyerinde büyük bir sıçrama kaydetti. Bir yıllık eğitiminin sonunda yeniden Türkiye’ye döndü. Kitap yazma süreci tam da bu dönemde başladı. En Güzeli adlı filmin 2. yönetmen koltuğuna oturdu. Bu filmin ardından bireysel olarak TRT 1’de yemek programında gönüllü stajyerlik yaptı. Daha sonra Şafak Stüdyoları’nda montaj üzerine eğitim aldı. İlk satırları mutfak masasının başında kahve içerken yazılmaya başlanmış olan bu kitap, şimdi kitap evlerinin vitrinlerini süslemektedir.
Artık normal olmak o kadar zordu ki tek düşündüğüm insanların nasıl onca kötülükten sonra hayatlarına devam ettikleriydi.
Aslıhan Yayla
Sayfa 170 - Martı Yayıncılık
Shaw'ın bir sözü vardır. Der ki; bir insana karşı işleyebileceğiniz en büyük günah, ondan nefret etmek değil, ona karşı kayıtsız kalmaktır.
Aslıhan Yayla
Sayfa 106 - Martı Yayıncılık
"Beni anlamaya çalışabilirsin ama tam anlamıyla anlayamazsın. Tek bileceğin şey sana ne kadar anlattığımdır. Benzer şeyler yaşanabilir. Fakat hiçbiri aynı değildir."
Aslıhan Yayla
Sayfa 75 - martı yayınları
"Virgül ile noktanın hikâyesini bilir misin? Sana kısa bir dipnot vereyim.Virgül bize satır aralarında samimiyetle sırıtır, arada bir soluk almamızı ve en önemlisi kelimeler arası bağ kurmamızı sağlayan bir gereçtir aslında.Fakat nokta; kendi içinde siyah bir dünya çizer ve o gezegene geldiğimizde, bazen iyi bir sona erişmemizi sağlarken bazen ise bizi bitirmek adı altında cümlelerin nihayetini belirler.Yani buna kısaca virgülün bize kazandırdığı; dostluk, sevgi ve güven aşılayan bir kaynaştırma işareti dersek, noktanın bize kattığı; film bitimlerindeki son yazısı diyebiliriz."
Aslıhan Yayla
Sayfa 149 - martı yayınları
Çekmeyen insan bilemez senin ne yaşadığını... Bu kavram, cümlelerin bittiği noktadır aslında. Dost bildiklerin sırtında bir yara açar ve o yaraya dokunabilmeye onu iyileştirebilmeye ne kadar çabalasan da o yara daha çok kana bürünür.
Aslıhan Yayla
Sayfa 225 - Martı Yayınları
Papatyalar birçok çiçekten daha dayanıklıdır. Yapraklarını koparmadıkça ve onlara sevgi dolu bir hürmetle baktıkça seni terk etmezler.
Aslıhan Yayla
Sayfa 55 - Martı Yayınları
Gülebilmek, gözlerimden pırıldayan damlacıklar gelene kadar gülebilmek istiyorum tıpkı eskiden olduğu gibi! Ama en çok da benden çalınmış olan geleceğimi onlardan söküp almak istiyorum.
Aslıhan Yayla
Sayfa 75 - Martı Yayınları
İhtiyaçla sığınırsın uykuya çünkü bu hayat seni her gün yormaya devam eder.Tek kaçış noktan uyumaktır. Tüm dünyanın sessizliğe bürünebildiği tek zaman dilimidir aslına bakıldığında.
Aslıhan Yayla
Sayfa 104 - Martı Yayınları
272 syf.
·2 günde·Puan vermedi
İncelemesini yazıp yazmamak arasında kararsız kaldığım bir kitaptı en son yazmakta karar verdim.
Bir solukta okunacak çerez bir kitap olaylar anlaşılır bir dilde yazılmış ve kurgusu çok hızlı ilerliyordu. Konusuna gelince bir kadının hayatı boyunca dost bildiği en sevdiği ve güvendiği insanlar tarafından çok acı bir şekilde ihanete uğramasını anlatıyor sonunda kadının 10 yıl boyunca hapishanede yaptığı intikam planını hayata geçirmesiyle son buluyor bence kitaptaki kadın akrep burcu :)) kendisini yok eden herkes için ayrı bir plan ve ayrı son biz buna insan hakettiğini yaşamadan ölmezmiş diyoruz kısaca. Başlarda kitabı yarım bırakmak isteyebilirsiniz ama sona doğru gayet akıcı oluyor yazarın ilk kitabı olmasına rağmen okunabilir bir kitaptı.
272 syf.
·Puan vermedi
Yeni bir yazar tanımak ve bir ilk kitap okumak istedim. Kitapçıya gittim ve bu kitabı gördüm. Ve aldım. Kitap polisiye idi ve bir bayan yazar tarafından yazılmıştı. Farklı olabilir dedim. Bence pişman olmadım. Tamam öyle ahım şahım değil ama bence bunların olması gerekir. Çok akıcı bir dili var. Bitirmesi çok kolay. Hikayenin basitliği de bunda etkili. Sonu ise farklı bitiyor. Bu yüzden yazarı tebrik etmek istiyorum. Bizim edebiyatımızda yapılmayan bir şey. Karakter çizimleri de biraz askıda kalmış gibi. Bayan bir yazardan hemde polisiye bir kitap.
272 syf.
·1 günde·6/10
Basit kelimeler kullanılmış,basit bir kurgudan oluşan bir kitap.Çerezlik,başlayıp bitirmelik.10 yıllık bir intikam olayını yazar 266 sayfaya sığdırmıştır.
Her güvendiği insan tarafından ihanete uğrayan 30 yaşında gözüne intikam hırsı bürünmüş bir kadının intikam hikayesi.Çerezlik okunabilir..
272 syf.
Hayatının 10 yılına yayılan bir plan yaparsın. Kapana tıkılıp kaldığın her günün hesabı için, hayatını karartanların bedel ödemesi için varını yoğunu, tün yaşamını ortaya koyarsın.
Sonu ölümdür, kandır, felakettir. Ve bilirsin ki bu yolun sonundan "Dönüş Yok"tur...
İntikam, en sevdiğiim.
Okumanızı tavsiye ederim. Hem akıcı bir kitap hem de güç veriyor. Bir kadının gücüne, ayakta duruşuna şahit oluyorsunuz...
272 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10
Basit bir kitap. Anlatımı, kurgusu, olayların o kadar zorlanmadan tamamen istekler doğrultusuna uyarak ilerlemesi, zamanın akışında hiçbir bekleme olmadan aniden atlıyor olması, ölüm sebeplerinin işlenişi, intikam hırsının yavanlığı... Aslında tek kelimeyle basit evet. His vermiyor okuyucuya. Ama akıcı bir şekilde ilerliyor. Zorlanmadan hemencecik bitiveriyor. Dili çok hafif. Belki yazarımızın ilk kitabı olması bazı sorunlara sebebiyet vermiş olabilir. İlerledikçe ortaya ustaca bir şeyler çıkabilir mi ? Kestirmek güç fakat neden olmasın.
272 syf.
·5 günde·Beğendi·6/10
Bazı yerlerde basım hatası, yazım hatası olsa da , dili akıcı ve sadeydi. İntikam uğruna bir kadının neler yapacağını gösteriyor. Olay kurgusu çok hızlı ilerleyip arada boşluklar kalabiliyor ,yine de boş zamanlar da okunabilir.
272 syf.
·29 günde·Beğendi·10/10
Tek kelimeyle süper bir kitap.Hem sürükleyici hem heyecan verici,sıkılmadan okunan bir kitap.Kitabı okurken sanki yerli bir yazardan değilde yabancı bir yazardan okur gibi bir his uyandırıyor insan da.Tavsiye ederim
272 syf.
·224 günde·Puan vermedi
Şuanda okuyorum beni etkileyen cümle ayni zamanda cin atasözü olan" dostuna yakin ol düşmanına daha yakin" Mario puzo. ( alintisi) sürükleyici akıcı bir dille yazılmış okunmaya devam edecegim
272 syf.
·2 günde·Beğendi·5/10
Daha önce reklamlarda ya da başka mecralarda ismini duymadığım bir yazar olunca kitapçı vitrininde dikkatimi çekti.
Kitap bir seferde okumalık okur tabiri ile çerezlik bir kitap çok akıcı bir Türkçe ile yazılmış. Bu dilimiz için çok güzel bişey özellikle böyle genç bir yazar için.
Kitabı okurken düşük bütçeli bir Amerikan film senaryosu okuyor hissine kapıldım. Eğer filmi çekilmiş olsaydı bolca gerilim dolu bir film olurdu. Buna benzer bir zamanlar Tv de 20 dakika dizisi vardı. Bana o diziyi hatırlattı.
Kitabın konusu eşi tarafından iftiraya uğrayarak bir cinayet suçunun üzerine atılması sonucu on yıl ceza alan genç bir kadının intikam almak için hapiste kaldığı on yıl süresince yaptığı intikam planlarını ve hapisten çıktıktan sonra kendisine bu tuzağı kuran eşi ve en yakın arkadaşlarından almış olduğu intikamı konu alıyor.
Yalnız kitapta olaylar yer ve kişiler tam yerine oturmuyor eksik bişeyler var hani bir yemek söylersin yağı tuzu eksik olur ya onun gibi bir şey karnın aç olduğu için yersin. Bende okumaya başladığım için yarım bırakmadan bir seferde okudum bitirdim.
Fakat şu var ki yeterli reklamı yapılmamış, piyasada çok tanınmamış genç bir kızımızın böyle bir kitabı ilk kez yazmış olması ve satışa sunması güzel bir gelişme olup, gelecekte çok daha güzel eserler vereceğini tahmin ediyor ve yazarımıza başarılar diliyorum. Emeğine ve eline sağlık…………….
272 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Dönüş Yok... Öncelikle söylemem gerekirse Aslı abla Aslihan Yayla okuma tarzıyla, yorumlarının kalitesiyle , güzel kalbiyle çok sevdiğim insanlardan biri. Artık bir yazar... Kitabının basılacağını ilk duyduğumda çok çok merak etmiştim. Özellikle okuduğum her yorumunun güzelliğiyle, cümleleri yan yana getirişinin uyumuyla, yazdığı düşünceleri okuma isteğim arttı. Ve bitti...

▪ Kitabı okumadan önce, kitapla ilgili yorumları okuduğumda ( bookstagramda - bir nevi instagram kitap blogları ) @haveyoumetmyblog "İntikam diye bir kitap türü olsaydı, eminim ilk üçe girerdi." demişti. Kesinlikle katılıyorum. Klasik intikam hikayelerini biliriz. Dönüş Yok' ta klişeler olsa da kendini okutmasının en büyük yanı merak duygusuydu. İçimdeki merak benim kitabı okumamı sağlayan en büyük nedendi. Özellikle son bir iki bölümde gelişen olayları, kafamda hiç öyle canlandırmamıştım. Yine üstüne konuşmak istediğim bir konu ise Öykü'nün düşüncelerinin yazdığı defterdi. O bölümlerde yazılan her kelimeyi o kadar beğendim ki ! Kitapta Öykü'nün duygularını en belirten satırlar, bu defterli olan bölümlerdi bence. Genel olarak en sevdiğim kısımdı diyebilirim yani. Bunlar benim için çok büyük artı yönlerdi. Fakat her bölümde bir aksiyon olması, olayların çok hızlı gelişmesiyle bazı olaylar geri planda kalmıştı. Özellikle kafamda soru işareti olan yerler çokça vardı. Yorumların cevaplarından bildiğime göre kitabın editör elinden geçmesiyle son hali bu şekilde olmuş, Keşke kitabın daha uzun halini okuyabilseydik. Yine de okuduğum için asla pişman değilim. Yine bildiğim kadarıyla kitabın geliri, yetim çocuklara bağış olacak galiba ! Sırf bu nedenle bile alıp okumanızı tavsiye edeceğim bir kitap. Eminim ki Aslı ablanın son kitabı olmayacak. En kısa zamanda inşallah başka kitaplarını da okuruz !

Yazarın biyografisi

Adı:
Aslıhan Yayla
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1986
1986 yılında İstanbul’da doğdu. 2004 yılında Yeditepe Üniversitesi İtalyanca Sanat Tasarım Bölümü’nde eğitim görmeye başladı. Milano’da NABA Üniversitesi’ne geçiş yaparak eğitim hayatına yeni bir yön verdi. Ürün Tasarımı Bölümü’ne İtalyanca olarak devam etti. Milano’daki son günlerinde New York Film Academy’ye özgeçmişini göndererek büyük bir başarıyla okula kabul edildi. Burada bir yıllık Yönetmenlik Bölümü’ne devam ederek kariyerinde büyük bir sıçrama kaydetti. Bir yıllık eğitiminin sonunda yeniden Türkiye’ye döndü. Kitap yazma süreci tam da bu dönemde başladı. En Güzeli adlı filmin 2. yönetmen koltuğuna oturdu. Bu filmin ardından bireysel olarak TRT 1’de yemek programında gönüllü stajyerlik yaptı. Daha sonra Şafak Stüdyoları’nda montaj üzerine eğitim aldı. İlk satırları mutfak masasının başında kahve içerken yazılmaya başlanmış olan bu kitap, şimdi kitap evlerinin vitrinlerini süslemektedir.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 199 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 33 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.