Asmin Ayşe Gündoğdu

Asmin Ayşe Gündoğdu

Tasarımcı
7.8/10
97 Kişi
·
170
Okunma
·
0
Beğeni
·
37
Gösterim
Adı:
Asmin Ayşe Gündoğdu
Unvan:
Tasarımcı
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
480 syf.
·6/10
Son derece karışık anlatıma sahip, araya giren farklı karakterler yüzünden resmin bütününü görmekte zorlandığım, ancak gizemini sonuna kadar devam ettiren enteresan bir kitaptı.
Ayrıca, 1840'lı yıllarda yaşamış bir kadının, 2017 yılındaki gelişmeleri bize nasıl anlatabilir diye düşünürken, aslında kadının kim olduğunu kitabın yarısına gelince anladım. Dediğim gibi, kitabı tam anlamıyla çözebilmek için çok yavaş bir şekilde okumalısınız. Eğer yazar Kate Morton olmasaydı, kitabı yarım bırakırdım.
175 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Ben şimdi bu kitap için ne yazsam tam olarak ifade edebilirim ki... Nicholas Sparks ya Nicholas Sparks yani! Adam yapmış yapacağını...
Düşünün ki çok fazla sayfa sayısı olmayan, ince bir kitap kaleme alıyorsunuz. Ve o kitapta hemen hemen tüm duyguları okuyucuya iliklerine işletircesine verebiliyorsunuz.
"Unutulmaz Anılar" kitabı da işte tam böyle bir kitap! Aşkı ki ah ne aşk ama! Saf, içten, samimi...Duygusal...Naif...
Aşkın yani sıra; aile bağları, arkadaşlık, yardımlaşma, affetme vb içermekte...
Incecik ama dolu dolu...Akıcı...(Çevirmene, editöre, redaktöre kendi adıma teşekkür ederim.)
Film tadında bir kitaptı. Ben çok ama çok beğendim. Iyi ki okumuşum. Tavsiye ederim.
Son olarak,
Eğer ki naif, saf, içli- dışlı olmayan aşk kitabı, sadece -aşkta değil- okurken size birçok değer katacak, birçok duyguyu bir arada yaşayacağınız kitaplar okumak isterseniz, kendisine aşk ve duygu dolu kitapların kralı dediğim Nicholas Spark' ın kitaplarına bir bakın, okuyun derim.
Pişman olmazsınız.
Sevgiler...
120 syf.
·19 günde·Beğendi·7/10
Tuvana Türkay benim için daha önceden oldukça güzel sesi olan, sonradan oyunculuğunun da güzel olduğuna tanık olduğum genç ve gelecek vaad eden bir sanatçıydı. Bir gün bir programa konuk oldu ve burada bu kitabından bahsediyordu. Oldukça özgüvenli ve pek çok insana kendini beğenmiş gelebilecek konuşmalarından sonra bu kitabı okumaya karar verdim. Bir kişisel gelişim kitabı. Aslında çok sevmem bu tarz kitapları. Ama ne yazmış olabileceğini bu konuşmalarından sonra merak ettim. Edebiyatı kuvvetli, kelime oyunları ve kelimeleri kullanışı ileride yazabileceği diğer kitaplar için umut vaad ediyor. Kitap da insana daha çok kendine kıymet ve değer vermenin bilincini aşılıyor. Ben sevdim. Kendini geliştirdikçe daha iyi olacak eminim. Altını çizdiğim çok cümle oldu. Tavsiye edebilirim. iyi okumalar şimdiden herkese..
272 syf.
·1/10
Bu aralar yoğun olduğum için kafa dağıtmalık bir genç-yetişkin romanı okumak istemiştim, dolayısıyla pek bir beklentim yoktu. Kitap olmayan bir beklentinin nasıl altına indi bilmiyorum ama günün sonunda biraz hayal kırıklığına uğramadım desem yalan olur. Evet çok akıcıydı, yaklaşık bir saatte bitti ama bir saatim boşa gitmiş gibi hissediyorum.
Kahramanlara ısınamadım, çok yüzeyseldi. Olaylar gereksiz derecede hızlı bir biçimde gelişiyordu, ara ara dönüp sayfa atlayıp atlamadığımı kontrol etmem gerekti. Olay örgüsünü de tam anladığımdan emin değilim, açıkçası genel olarak kitabın neden yazıldığını anlamadığımı söyleyebiliriz.
Sanırım 5 kitaplık bir seriymiş, ilk kitapta anlatılacak bir şey yokken 5 kitap ne yazılmış merak ediyorum doğrusu.
Kitap boyunca ara ara kahkaha attım, olayların saçmalığı hakkında yapılacak başka bir şey yoktu bence. Hiçbir kitaba "saçma" demekten hoşlanmıyorum, sonuçta ortada bir emek var fakat bu kitap için aklıma başka bir sıfat gelmedi.
Artık eskiden olduğu kadar genç-yetişkin türünden keyif almıyorum ama bu kitabı 14 yaşındaki Ada'nın da okusa beğenmeyeceğine çok eminim.
Kitabı sevenleriniz ve keyif alanlarınız varsa ne güzel, bir saatiniz boşa gitmemiş. Ayrıca eklemek isterim ki bunlar şahsi fikirlerim, beğenmek zorunda değilim.
(konu olarak edebiyat başlığını koydum ama edebiyat sayılır mı???)
430 syf.
·Beğendi·10/10
Kitap Yorumu//Mürşid-Hasan Reyhanoğlu
.
Abbasiler dönemi, Harun Reşid'in halifeliği zamanı... Hem devlet yönetimi hem hak ve adaleti sağlama açısından bir insana yüklenen sorumlulukların yanında nefsin de ön planda tutulduğu, itaat ve biatın Allah inancı ve korkusunun önüne geçtiği, saray erfanının kendi seyfi sefasından her ne kadar yetim hakkı fukara hakkı diye dillerinde olsa da asla garip gurabanın durumunu anlamadığı, yönetim eşrafının eleştirildiği hiciv sanatının muhteşem bir şekilde kullanıldığı muhteşem bir eser.
.
Kaftanlının lafta dinin savunuculuğunu yaparken ihtişama kapılıp işleve gelince havada kalan sözlerine karşın berduş ya da mecnun diye beğenilmeyen bir kişinin Allah'a daha yakın oluşu insanın yüzüne nasıl çarpar, yaratıcının kudretinin insan denen aciz varlık tarafından nasıl anlaşılmayıp da aciz duruma düşünce acizliğini farkeder. İşte bunları okuyacaksınız bu kitapta.
.
Kitapta Osmanlıca ve Arapça kelimeler fazla. Fakat okurken kitabın akıcılığına öyle bir kapılıyorsunuz ki yabancı kelimeler cümlelerin içinde eriyip konuyla bütünleşiyor ve zerre sorun yaşamıyorsunuz. Yazarın dili de İhsan Oktay Anar'ı andırıyor. Kitap inanılmaz akıcı ve inanılmaz keyif verici bir okuma sağlıyor. Kitabı çok beğendim. İyi ki okumuşum diyorum. Yazarın kalemine sağlık @hsnryhngl @artemisyayinlari .
528 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10
Kabus Perisi bitti ve serimize veda ettik. İkilemelerin şöyle bir özelliğini var, ikileme olduğunu duyduğunuz zaman “ay iyi madem uzatmadan bitmiş” diyorsunuz ama bitirdiğiniz zaman “keşke daha uzun olsaydı” diye üzülüyorsunuz. Kitabın sonuna yaklaştığımda sayfaları çevirmek istemedim çünkü çok çabuk bitmiş gibi geldi ve o son yazısını görmek istemedim.
Hayalci’nin sonunda yaşanan olaylardan sonra hikayemiz aynen kaldığı yerden devam ediyor. Seriye Nova ve Kora adında iki yeni karakterimiz geliyor ve bunlar oldukça önemli bir konumdalar.
Kitap oldukça hareketliydi. Bir sürü olay oldu ve çok ciddiyim tek solukta okudum. Eğer kendimi bıraksaydım bir günde bitirebilirdim ama biraz uzatmak istedim. (İki günde bitti ) İlk kitaptan sonra belki biraz farklı gelebilir okuyanlar için çünkü ilk kitap daha masal tadındaydı. Ama bu daha sorunların çözülmesi için olayla doluydu.
Ben okuduğum şeyden memnun kaldım. Duman ve Kemiğin Kızı sevenlerin de bu seriyi seveceğinden eminim.
Daha uzun ve detaylı yorum için bloguma bakabilirsiniz.

https://vipreader.blogspot.com/...mer-2-laini.html?m=1
272 syf.
·4 günde·4/10
Güzel bir vampir hikayesi okuyacağımı düşünmüştüm ve hayal kırıklığına uğradım. Karakterlere ısınamadım. O kadar hissizdi ki. Karakterlerin ne düşündüğünü, ne hissettiğini asla anlayamıyorsunuz. Kitap çok hızlı ilerliyor. Öyle ki bir ara sayfa falan atladığımı sandım, kontrol ettim hatta. Daha ne olduğunu bilmeden birbirine aşırı bağlanmış ama aslında bağlanmamış, bağlandığını iddia eden ama neden bağlandığını bilmeyen karakterler okuyorsunuz. Sürekli bir dengesizlik hali. Hele baş karakter Alice! Çok sinir oldum. Aşk olsa aşk yok. Kimi sevdiği kimin için ne hissettiği bile belli değil. Aksiyon deseniz yok. Bir olay var ama nedense kimse o konu hakkında bir şey bilmiyor. “Bizim içinde yeni bir şey bilmiyoruz” falan diyorlar. E ben mi bileceğim? Olayın ne olduğu neden olduğuda belli değil. Merak asla yok. Gerilim yok. Bomboş okudum ve bitti. İlla okuyacağım diyorsanız kesinlikle beklentinizi düşük tutun. Seriymiş üstelik. Devam edeceğimi hiç sanmıyorum. Gram merak etmiyorum çünkü
-SPOİLER-
Yani ne ara bu kadar tanıdın da sevdin de hemen vampir olmak istiyorsun? Yapma diyorlar yapıyor, bak düşün diyorlar sürekli bir bahanesi var. Sürekli bir “Amma abarttınız!” tavrı. Sanırsın 28372772 yıldır vampir kendisi. Ben vazgeçememler, onlarsız yaşayamamlar?? Her şeyi çok biliyor. Yapıyor sonrasında yapmamalıydım diye ağlıyor. Deli etti beni ciddi anlamda.
451 syf.
·Beğendi·3/10
Siz hiç sevmediğiniz bir seriyi ısrarla alıp okumaya devam eden insan gördünüz mü? Hala görmediyseniz o benim işte.
Yazarın okuduğum ilk serisi Meredith Gentry. Diğer serisi çok seviliyor biliyorum henüz toplama aşamasındayım. Ama bu seriden ciddi anlamda nefret ediyorum. O zaman neden okuyorum? İşte sorunun bende olduğunun kanıtı. Çünkü kötü. Ve o kadar saçma ki daha ne kadar kötü ve saçma olacak diye okuyorum, evet! Lanet huyum kurusun.
Ama yazar beni şaşırttı. Altıncı kitapta sonunda aklına seks yapmaktan başka bir şey gelmiş olacak ki bana biraz aksiyon verdi. O yüzden bir değil iki puan vericem sanırım.
Size seriyi özetliyim. İsimdende belli kızımızın adı Meredith ama ben ona kutsal kase olarak seslenmeyi tercih ediyorum. Çünkü adeta kutsalmışcasına onunla sevişene bir şeyler oluyor.
Örneğin; perisin ve kanatların yok Meredith’le seviş çıkıyor. Ölmek üzeresin, “evet o durumda bile yapabiliyor,” Meredith’le seviş hop sapasağlamsın. Peri ülkesi yok oluyor. Adamlar Meredith’le seviştiği an yıllardır açmayan güller açıyor, yağmaya yağmur yağıyor, esmeyen rüzgar esiyor. İşte böyle bir kutsal kase ablamız. Beşinci kitapta 18 adamla falan bırakmıştım hatunu, bu kitapla azalmaya gitmiş çok şaşırdım.
Artık periydi, tanrıydı geçtim kız goblin denen yaratıklarla falan olmaya başladığında ağzımdan “Allah belanı versin Meredith,” kelimeleri dökülüyordu.
Altı kitaptan ne anladın derseniz. Aklıma tek gelen hatunun belden aşağısının altın kaplama olduğu. Çünkü başka hiç bir mantık kalıbına sokamıyorum.
Bence okumayın. (dedi ve kendi okuyor!)
Küçük yaştakiler zaten hiç okumasın. Ama bence yaşı tutanlarda okumasın.
Bu kadar adamın amacıda kızı hamile bırakmak bu arada. Hatun bi peri diyarı kraliçesi olacak. Hamile kaldı bir baba olması gerekiyor ama konu Meredith o yüzden şaşırmıyoruz. Altı adamda baba. Çünkü neden olmasın.
Ama hakkını yemeyelim adamlar altıya düştü yani.
İçimi şişirdin Meredith valla ya. Yine yorum girmeyecektim ama bu sefer bir şeyler söylemek istedim. Çok konuştum yahu!
Anlayacağınız gibi sevmedim. Daha açıklama yapayım mı?
430 syf.
·Beğendi·10/10
Mürşid: doğru yolu gösteren, rehber, kılavuz.
-
Halife Harun Reşid dönemini, saray çekişmelerini aktaran kitap anlatılan ötesinde mesaj vermeyi hedeflemiş. Adaletin sağlayıcısı olmakla yükümlü olan halifenin karısı yüzünden yaptığı yanlışlar vurgulanmış. Makam, mevki, mal, mülk, paranın ne kadar boş olduğu gözler önüne serilmiş. Kendi halinde bir meczup olan Behlül halifenin karısının hırsı yüzünden idama mahkum ediliyor ve halife son bir istegini gerçekleştirmek icin yanına gidiyor. Yaptığı yanlışı görmesi ve görevine layık olması için kendine gösterilen başka bir aleme gidiyor. Kitabın ana fikri bu alemde yaşanılan olaylar aslında. Tarihi konulu kitap sevenler için tavsiye edilir.Yazarımızın kalemine sağlık bizi böyle kaliteli bir eserle buluşturduğu için teşekkür ederiz.
528 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Hayalci'yi okurken bunun en sevdiğim kitaplardan biri olduğunu söyleyip durmuştum ve ikinci kitap için de beklentim yüksekti tabii ki. Ancak bu kadarını tahmin etmezdim. Hayalci'nin harika bir kurgusu var fakat aksiyonu yüksek bir kitap olduğu söylenemez. Kabus Perisi ise okurken beni bir çılgınlık haline sürükledi... Laini Taylor'ın kalemini çok seviyorum. Kitaplarında okura sürekli şu duyguları yaşatıyor: umutsuzluk-umut-çaresizlik-umut
Kabus Perisinde her şeyin bittiğini düşündüğüm çok sahne oldu. Şimdi nasıl devam edecek paniğiyle bir süre okuyamadığım sayfalar da oldu ama her seferine bir sonraki sayfada yazar öyle bir şeyle karşıma çıktı ki okurken çıldırdım. Müthiş bir kurguydu. Mükemmel karakterlerdi. Harika bir hikayeydi ya!
Hayalci Lazlo Strange hayatını efsane şehir Hıçkırık hakkında bilgi toplamaya adamış genç bir kütüphanecidir. Hayallerinin şehrinin kahramanı Eril-Fane karşısına çıktığında Hıçkırık'a gitmek için bir şans yakalar ve şehri kurtarmak için hazırlanan ekipte yerini alır.
Hıçkırık esaret altındaki bir şehir. Tanrıların yıllarca halka işkence ettiği, sonunda işkencecilerden kurtulunca bile yıkımın izlerini silemedikleri bir şehir. Hıçkırık, ismini kaybetmiş bir şehir.
Lazlo Strange ise beklenmedik bir kurtarıcı.
Bunu Lazlo'yla birlikte keşfetmek öyle heyecan vericiydi ki. Sarai'nin başına gelenler, hisardaki çocuklar, Nova ve Kora'nın hikayesi. Hepsi muhteşemdi! Ve nefret etmeye çok hazırlıklı olduğum Minya... Beni öyle şaşırttı ki yaptıklarının ve kararlarının altındaki sebepleri gördüğümde birkaç gözyaşı bile döktüm.
Laini Taylor kurgularında her zaman canavarlığın görünüşle değil, kalple ilgili olduğunu anlatıyor. Birinin kalbi iyiyse çirkinlik ya da korkunçluk onu canavar kılmaz ancak kalp kötüyse en güzel bedenlerin içinde korkunç canavarlar yaşayabilir.
Akiva ve Karou'nun hikayesinde olduğu gibi, Lazlo ve Sarai'nin hikayesinde de bunu göstermiş okurlara.
Kitabın sonunda vaadedilen bir şey vardı. İki kitabın arasında köprü oluşturacak küçük birkaç detay. Bunları görmek de ayrıca bir keyifti benim için.
Hayalci ve Kabus Perisini hemen okumanızı öneririm. Uzun zamandır bu kadar sevdiğim bir fantastik seri olmamıştı.

Yazarın biyografisi

Adı:
Asmin Ayşe Gündoğdu
Unvan:
Tasarımcı

Yazar istatistikleri

  • 170 okur okudu.
  • 10 okur okuyor.
  • 185 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.