1000Kitap Logosu
Athena Athanasiou

Athena Athanasiou

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
9.0
5 Kişi
14
Okunma
1
Beğeni
57
Gösterim
Unvan
Yazar
Yaşamı
Panteion Üniversitesi (Atina) Sosyal Antropoloji ve Toplumsal Cinsiyet Teorisi bölümlerinde profesör. Atina ve Selanik üniversitelerinde tarih, arkeoloji ve felsefe alanında eğitim gördü. Doktorasını New School for Social Research’te Sosyal Antropoloji alanında tamamladı. Çalışmaları daha çok toplumsal cinsiyet, feminist ve queer teori, biyopolitika, beden teknolojileri, antimilitarist hareketler, duygulanım, milliyetçilik ve bellek alanlarında yoğunlaşıyor. Başlıca eserleri arasında şunlar sayılabilir: Sınırlarda Hayat: Toplumsal Cinsiyet, Beden ve Biyopolitik Üstüne Denemeler (Yunanca, 2007), Bir “İstisna Hali” Olarak Kriz: Eleştiriler ve Direnişler (Yunanca, 2007) ve Agonistic Mourning (Agonist Yas, 2017). Athanasiou ayrıca Feminist Teori ve Kültürel Eleştiri (2006), Rewriting Difference (Farkı Yeniden Yazmak, 2010; Elena Tzelepis ile birlikte), Biyososyallikler: Medikal Antropoloji Üstüne Değerlendirmeler (2011), İmparatorluğun Yapıbozumu: Poskolonyal Çalışmaların Teori ve Siyaseti (2016) kitaplarının editörlüğünü yapmıştır.
208 syf.
·
10/10 puan
Bilinçsizleşme, fikirsizleşme mülkiyetsizleşmedir. Dünyalar kadar taşınmaza sahip olsanız da eğer fikirlerinizi, onurunuzu, benliğinizi (hem bilinçsel hem fiziksel) teslim etmişseniz mülksüzsünüz demektir. Asıl mülk budur ki sistem insana saldırarak onda önce bilinç ve onur kalelerini ele geçirmek için uğraşır. Çünkü sömürü sisteminden insanı çıkardığınız vakit ne müşteri, ne mükellef, ne birey kalır. Her şey insana dair iken sizi teslim alamayacaklarını düşünmek çok büyük saflık olur. Sistem, sürdürülebilirliğini sağlayabilmek için basit bir ideal peşindedir. Tektipleşmiş, sınırlı ve yönlendirilebilir insan ideali. Bu noktada tüm mülkünüz taşınmazlarınız değil, bilinciniz ve benliğinizdir. Bu noktada tüm anlama ve algı kapılarınızı ele geçirerek size verdiği bilgi kadarıyla sizi yönlendirmeye başlar. Zaten günümüzde iletişim teknolojilerinin bu denli gelişmiş olmasının nedeni de sistemin bu basit ideali yüzündendir. Butler bu mülkiyetsizleştirilme durumunun üzerine giderek egemen söylemin etkisine kalan yığınlardan bir payda bularak direniş felsefesini ortaya koyuyor kitabında. Tabii bu tip mülksüzleşme ardından maddi mülkiyetsizleşmenin geldiğini göçlerle, el koymalarla, işsizlikle kanıtlamakta. Egemenlerin sisteminde mülkiyetleşenler ile mülkiyetsizleşenler arasında bir ayrımla onlara karşı nasıl bir mücadele yürütülebileceğini ve halk olmanın felsefesini yeniden hatırlattığı çok güzel bir kitap. Butler okumalarında bu kitabı es geçmeyin derim. Keyifli okumalar.
Mülksüzleşme
9.0/10
· 16 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
36