Atilla Yayla

Atilla Yayla

YazarÇevirmen
8.0/10
48 Kişi
·
140
Okunma
·
12
Beğeni
·
1.174
Gösterim
Adı:
Atilla Yayla
Unvan:
Yazar
Doğum:
Kırşehir, 3 Mart 1957
3 Mart 1957’de Kırşehir, Kaman’da doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden lisans (1980), yüksek lisans (1982), doktora derecesi aldı (1986). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Hacettepe Üniversitesinde öğretim üyeliği yaptı (1986-2000) Profesör Yayla Gazi Üniversitesinde uzun yıllar öğretim üyesi sıfatıyla bulunmuştur. TDV, LDT, TSİD, MontPelerin cemiyeti gibi kurumlarda üyelikleri vardır. Liberal Düşünce Topluluğu kurucularındandır ve uzun süre başkanlığını yürütmüştür. Yorktown Internet University ve Center for New Europe üyesidir. Britanya ve ABDde birkaç defa farklı üniversitelerde ziyaretçi öğretim üyesi olarak bulunmuştur. Yeni Şafak ve Zaman gazetelerinde yazıları yayınlanmıştır. İngiltere Buckingham üniversitesinde misafir öğretim üyeliği yapmıştır. Atilla Yayla, Sinan Çetinle birlikte Plato Film Okulunu meslek yüksek okuluna dönüştürerek,Gazi üniversitesi öğretim üyeliğine son vermiştir. Halen Plato Meslek Yüksekokulu Müdürlük görevini yürütmektedir.
"Dinin doğruluğu bir doğa üstü güce atıfla açıklanır. Ya ideolojinin doğruluğu nereden kaynaklanır? Ancak, nihai meșruluk kaynağı ideolojinin mutlak doğru olduğuna inanılmasıdır. Ideoloji doğrudur, çünkü doğrudur. Onu geliștiren kiși veya kișilerin hata yapması düșünülemez. Bu tavrın en tipik örneği Marksist Sosyalistlerin Marx'a ve sosyalizme bakıșıdır. Onlara göre Marx beșerin kaderinin sırlarını çözmüș bir deha, hatta bir peygamberdi."

Atilla Yayla dincileri dogmatiklikle suçlayan 'ilerici' Marxistleri güzel paylamıș :)
Modernliğin bir nispet meselesi olduğunu unutmayın. Her zaman dilimi ondan önceki zaman dilimlerine göre moderndir, yani son zamana daha yakındır. Gözden kaçırılmaması gereken bir diğer nokta, modernin modern olmayandan, modernin modern öncesinden tamamen kopuk, bütünüyle yeni ve farklı olamayacağıdır. Bu eșyanın tabiatina, ontolojik gerçekliğe aykırıdır. Modern öncesi, modern ve post-modern ayrımı zamanın kendisinin değil biz insanları yaptığı ayrımdır. Zaman böyle bir muameleye tabi tutulduğunu bilseydi belki de kızardı.
Demokrasi dediğimiz şeyin ahlaki ve normatif temelleri liberalizm tarafından sağlanmıştır.
İnsanların farklı yeteneklere sahip olması toplum için büyük bir avantaj sağlamaktadır ve bu farklılıkları ortadan kaldırmaya kalkışmak kıtlığın ortadan kaldırılması veya hayatımız üzerindeki olumsuz etkilerin en aza indirilmesi çabalarında felaket doğuracaktır.
Bütün basın-yayın araçlarının birer devlet işletmesi olduğu ülkelerde, hemen hatırlanacak bir sözle, gazeteciler, sadece, “yönetimi övmekte sonsuz derecede özgür”dürler
Toparlarsak, doğa durumundaki insanın mülkiyet hakkı iki yerden kaynaklanır: Emeğini, dolayısıyla kendisinin bir parçasını nesneye katmasından ve yaşamak için sahip olmak
zorunda olmasından.
141 syf.
Sefaletten Zenginliğe kitabı 3 bölümden oluşmaktadır.Bu bölümler sırasıyla İlkelerin Keşfi, İlkelerin Uygulanması ve İlkelerin Muhafazasıdır.Kitaba bölüm bölüm bakmamız gerekirse İlk bölümde para sistemlerine,insanların mutluluk amaçlarının ne olduğuna,özel mülkiyete ve devlet kurumlarının nasıl oluştuğuna dair bilgiler verilmiş.İkinci bölümde ilk bölümdeki kurumların ve hakların nasıl uygulanması gerektiği anlatılmış.Bu hakların ve uygulamaların hangi ekonomik sistemde ve ideolojide daha rahat yeşerebileceği üzerinde durulmuştur.Üçüncü bölüme geldiğimizde ise genelde demokrasi kurumu üzerinde durulmuş.Lakin ne tarz bir demokrasinin olması gerektiği ile ilgili bir sorgulama noktasında buluyorsunuz kendinizi.
Şahsi fikirlerime gelirsek ilk bölüm tarihsel olay ve olgulardan yola çıkılarak kaleme alınmış.Misal değişim ekonomisi ve para ekonomisinin oluşum ve geçiş süreci gibi.
İkinci bölümde ise Klasik İktisat Teorisi veya diğer adıyla Serbest Piyasa Ekonomisi anlatılmış ve olaylar bunun üzerine inşa edilmeye çalışılmış.Beni en rahatsız eden noktası herşeyin çözümü olarak Serbest Piyasa Ekonomisinin gösterilmiş olması oldu.Hatta yazar daha ileriye giderek "Sosyal Devlet" kavramına karşı çıkmış bunun piyasaya para arzını artırmaktan başka bir işe yaramayacağını ifade etmiş.Peki bu boşluğu neyle doldurabiliriz noktasında yardımlaşmanın "Cemaat ( topluluk) " eksenine kaydırmış.Önceden cemaatların yaptığını bunun hem ekonomiye zarar vermediğini hem de insan ilişkilerini geliştirdiğini vurgulamış.Bu arada yazar parayı da oy ile eş tutmakta ve insanoğlunun istediği şirkete para yoluyla bir nevi oy attığını ve güç kazandırdığını söylüyor.
Üçüncü ve son bölüme geldiğimizde ise yazarın olması gereken demokrasi modeliyle karşılaşıyoruz.Yazarın öngördüğü demokrasi modeli çok partili demokrasi ve sistemde nisbi temsil temilli olan bir anayasa ve haklar bildirgesine sahip iki meclisli bir oluşum.Bunun yanında anayasa mahkemesi ve bağmsız yargıçların olması gerektiğini ifade etmiş.Son olarakta polikacıların kanunları kendi lehlerinde kullanmaması için referandum ( halk tabanlı olandır halkın % 10 luk sir seçmenin imza toplaması üzerine kastedilen kanunun referandum yoluyla halka sunulmasıdır)
Kitapla kalın...
77 syf.
Sosyalizme, onun hukuk anlayışına karşı çok güzel işler çıkarmış. Müdahaleci olmayan (negatif) hukuk'u çok iyi açıklamış. Ve diğer pozitif hukukçuların yanlışlarını ortaya dökmüş.

Aynı dönemde yaşamalarına rağmen geleceğe dair tahminleri Karl Marx'tan daha çok tutmuştur. Ama yazarın bilinirliği çok azdır.
89 syf.
·10/10
Yazarın tek derdi; kendi söylediklerine karşı temelli, ispatlı sözler duymak. Söyledikleri düşünüldüğü zaman mantık çerçevesinde olduğu belli oluyor. Beğendiğim şeylerden biri en son cümlesiydi ki bu cümle, bu eğitimcinin bütün kitaplarını okuma isteğimin asıl nedenidir.
64 syf.
·Beğendi·10/10
Eğer günümüz Türkiye'sinde olan biteni daha sağlıklı olarak okumak istiyorsanız küçük ama erdem dolu bu kitabı mutlaka okuyun. Keşkeler vuracak sizi.
292 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bu kitabın siyaset bilimi öğrencilerine zorunlu olarak okutulmasını düşünüyorum. Açık bir dille yazılmış olan bu kitap okuyucu sıkmıyor. Ve birçok kelime hakkında muazzam bilgiler veriyor.
246 syf.
·4 günde
İlk baskısını 1992'de yapan bu kitap, Türkiye'de liberalizm konulu ilk kitaptır. Atilla Yayla da liberal kişiliği ile tanınır. Kitabın genel içeriği liberalizmin ne olup ne olmadığıdır. Hakkında çok sayıda yanlış bilginin dolaştığı bu ideolojinin genellikle John Locke'a dayandırılan ilk fikirlerinden günümüze kadarki tarihi seyrini ve bu seyirde katkı sağlamış, fikir ayrılığına düşmüş kişilerin görüşleriyle birlikte verilmiştir. 1992'de yayınlanmasına karşın bugün hala kullanılan temel kitaplardan biri olup okunmaya değerdir.
112 syf.
·1 günde·Beğendi·1/10
Yandaş , satılık kalem olduğu her satırda birer birer belli oluyor.Böyle adamlar bir de kendilerine ben yazarım diyorlar.Kitap tamamen kağıt israfı. Farklı bir bakış açısı kazanırım diye okudum ama kazanamadım özgürlükten , demokrasiden bahsediyor Atatürk'ün varlığına , fikirlerine saygı duymuyor. Kitaba verdiğim 1 puan bile fazla.

Yazarın biyografisi

Adı:
Atilla Yayla
Unvan:
Yazar
Doğum:
Kırşehir, 3 Mart 1957
3 Mart 1957’de Kırşehir, Kaman’da doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden lisans (1980), yüksek lisans (1982), doktora derecesi aldı (1986). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Hacettepe Üniversitesinde öğretim üyeliği yaptı (1986-2000) Profesör Yayla Gazi Üniversitesinde uzun yıllar öğretim üyesi sıfatıyla bulunmuştur. TDV, LDT, TSİD, MontPelerin cemiyeti gibi kurumlarda üyelikleri vardır. Liberal Düşünce Topluluğu kurucularındandır ve uzun süre başkanlığını yürütmüştür. Yorktown Internet University ve Center for New Europe üyesidir. Britanya ve ABDde birkaç defa farklı üniversitelerde ziyaretçi öğretim üyesi olarak bulunmuştur. Yeni Şafak ve Zaman gazetelerinde yazıları yayınlanmıştır. İngiltere Buckingham üniversitesinde misafir öğretim üyeliği yapmıştır. Atilla Yayla, Sinan Çetinle birlikte Plato Film Okulunu meslek yüksek okuluna dönüştürerek,Gazi üniversitesi öğretim üyeliğine son vermiştir. Halen Plato Meslek Yüksekokulu Müdürlük görevini yürütmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 12 okur beğendi.
  • 140 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 210 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.