Ayşe Gül Kara Zorlu

Ayşe Gül Kara Zorlu

Yazar
8.7/10
3 Kişi
·
9
Okunma
·
0
Beğeni
·
242
Gösterim
Adı:
Ayşe Gül Kara Zorlu
Unvan:
Türk Yazar
Sabrediyordum. Allah'a güveniyor, bir tek ona sığınıyordum. Şuramda bir ümit vardı, bir gün buradan çıkarım diye her zaman sabrediyordum.
Kerim Korcan en uzun yaşayanlardan bir tanesi 92 yaşında öldü. Sabahattin Ali'yi de cezaevinden çıkınca Edirne taraflarından bir yerde vurdular..
"Uzun zamanlar deniz kenarında ve surlar içindeki bir hapishanede kaldım. Kalın duvarlara vuran suların sesi taşlarda çınlar ve uzak yolculuklara çağırırdı..." diyen Sabahattin Ali 'Duvar' isimli öyküsünde Sinop Cezaevini anlatır..
... Fakat benim kaldığım hapishanede her şey, her ses, hürriyeti gözlerin önüne kadar getirmek, sonra birdenbire çekip götürmek için yapılmış gibiydi..
Bir kadının çığlığı yayılıyordu köyün içine. Bir metreye çıkan karda komşular zor gidiyordu kadının acı sesine...
.. Kapı aralığından dört yaşlarındaki bir erkek çocuğunun gözleri dalıyordu odaya....
160 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
DUT AĞACI BU!!! 
Dikmek için müdüriyete yazı yazmam lazım…
'Maruzat' deriz biz ona...
Yazı gider müdürün önüne, bakılır ki “Hüseyin Pehlivan yazı yazmış!!”.. 
Müdür: “..yazı yazmışsın! söyle bakalım ne istiyorsun?" der…
Pehlivan Hüseyin; "Sayın müdürüm, ben bir dut ağacı dikmek istiyorum.”
Müdür: 'Nereye dikeceksin? 
Neden, ne yapacaksın dut ağacını? …
Yani dut ağacı büyüyecek, dut verecek, herkes bunun dutundan yiyecek, sana dua edecek öyle mi?"….

Şimdi bu satırları okurken aklıma gelen bir traji komik, güleriz, ağlanacak halimize durumuna ilişkin bir deyim dökülüverdi usulca kemirdiğim dudaklarımın kenarından, şöyle ki;

“Diyecağsın kiiii  niyeee???
İşte eleeee”demek var var daaa işte eleee değeel  Sevgili Cezaevi Müdürümm…

Sevgili diyorum çünkü tam da karşında seni gereksiz meşgul ettiğini düşündüğün o maruzatın sahibi olan Pehlivan Hüseyin’in hala hayata olan SEVGİSİ/UMUDU bitmemiş hoş gör…, biraz empati…ne olursa olsun bir yudum sevgi, teselli kaynağı ve umuttur yarına taşımak üzere   zatialinizin makamından talep ettiği buradaki maruzatı…

Çünkü; Pehlivan Hüseyin idamdan, müebbette hüküm giymesine rağmen diyor ki; “Ben bir gün çıkacağım buradan, hiç ümidimi yitirmedim" diyor maruzatında…

Evet efenim, maruzat konusu umudu ve teselliyi her daim yeşil tutacak yarına taşıyacak “Dut Ağacı”nın hikayesi Ayşe Gül Kara Zorlu’nun kaleminden ve BİŞNEV Yayınevinden toplam (160) sayfada Hüseyin PEHLİVAN’ın gerçek yaşam yolculuğunu konu alan bir Roman….

Öncelikle yazar hakkında bilgi edinmek isteyen okurlar sosyal medyadan ulaşabilirler, lakin beni özellikle yazara ilişkin etkileyen çalışmalarından birine bir anne olarak değinmeden geçmek istemedim.

Ayşe Gül Kara Zorlu’nun kaleminden çıkan yalnız “Dut Ağacı” isimli eser değil esasında çok sayıda projenin yanı sıra yetişkin hikayelerinin yanı sıra dikkatimi çeken bana göre çok kıymetli bir proje bugünün minikleri yarının büyükleri için yerli çizgi kahraman “Şakrak” Sakarya Üniversitesi’nin yaptığı değerler testi sonucunda çocuklara kitap okumayı sevdiren ve değerleri öğreten proje olarak seçilmesidir. Yazar eserlerinde  kitap içeriklerini eleştiriyor, supliminal mesajlara tepkiler veriyor ve eğitim sistemini yargılıyor….

Geleceğin büyüklerinin yüreklerine ve zihinlerine toplumsal olumlu değer yargıları ve pozitif, umut dolu düşünen, üreten güzel umutlara ilişkin “Dut Ağacı” fidanlarının kök salmasına ilişkin gayretinde olması yazara ilişkin umut veren güzelliklerden yalnızca bir tanesi…..

İlk kez okuduğum yerli yazar eserlerinden olan “Dut Ağacı” adlı eserde ise hikaye genel hatları ile ana karakterin hayat yolculuğu 1970’li yıllarda Sinop’da başlayıp Cevizli Tekel İşletmesine, İstanbul’dan   Karadeniz’in azgın dalgalarının kıyısına vurduğu ve Türkiye’nin Alkatrazı olarak bilinen “Sinop Cezaevi”nde bir (15) yıl kadar yurdumun en ünlü siyasi suçluları ile aynı zorlu ve haksız konaklamasına ilişkindir…. Ve okuyanları hayata dair çıkarımları ile başbaşa bırakmaktadır.

Hikâyeyi okurken henüz 20’li yaşlarda olan Hüseyin Pehlivan’ın yanı sıra ailesinin yaşadığı acının yareni ile anacığı benim gibi bir Azeri Terekeme olsaydı bu haksız hükme herhalde şu ağıt türkü ile günleri aylara ayları yıllara bağlarlardı diye istem dışı bir hüzünle türkü dilime dolandı iyi mi :((

Dut ağacı boyunca 
Dut yemedim doyunca 
Yari halvette gördüm 
Danışmadım doyunca (Aycan Aycan) 
Menim balam kime neyler 
Körpe balam kime neyler 
Menim balam ay balam 
Körpe balam ay balam...

Mutluluk gidilen yolun üzerindedir, yolun sonunda değil demiş  Epiktetos…

Sevgili Ayşe Gül Kara Zorlu’nun  şahsıma imzalı olarak hediye ettiği bu eser üzerine gülen yüzü tatlı sohbeti ile Ankara YHT Tren Garında bir acı kahve eşliğinde yaptığımız  dostane sohbetimiz sonrası hayata ve mutluluğa dair; 

Mutlu olmak için; işe girmeyi, sınavı geçmeyi evlenmeyi eş seçmeyi, makam değiştirmeyi, maddi hedeflere ulaşmayı, hayallerinize kavuşmayı hatta sağlıklı olmayı beklemeyin. 

Mutlu olmak demek; yaşadığınız an size ne sunuyorsa şükre sırtını dayayıp nefes almak demektir!

Mutlu olmak; fani dünyanın sunduklarını koşulsuz kucaklamak, hayra yormak demektir!

Mutlu olmak; yaşama sevincini her nefeste içinize çekip, gözlerde taşımak demektir!

Mutlu olmak; hikâyenizi başkalarının kalemine emanet etmemek demektir! 

Bu yaşam sizin ve hikâyenin kahramanı da SİZ’siniz!  Diyen ve hayat yolculuğunda bindiği trenlerin kalabalık garlarından birinde yaşanan ev sahibi ve misafir karşılaşmamızı “Karşınıza bazen arkadaş çıkar, bazen de dost” diyerek beni dostluğa layık gören gül yüzlü güzel yürekli kalem senin de yolun acık olsun….

Hayat yolunda, gönül köşküme dostluğunla hoş geldin…
Varlığın, gülen yüzün ve de güzel hikayelerin daim olsun…

Hüseyin Pehlivan’ın hikâyesinde denildiği gibi; “Her evin bacasından duman çıkar. Göz ancak dumanı görür, gönül de dumanın ardındaki gerçeği.” Dumanlı 15 yılın ardından görülen gerçek yaşam öyküsü "DUT AĞACI" romanında herkes için bir şeyler var. Yeter ki gönül gözüyle okumasını bilelim!

Kaleminden, 7’den, 70’e her 1000 Kitap okurunun yüreğine umutları muştulayan bir “Dut Ağacı”’nın kök salmasını diliyorum…

https://www.instagram.com/...rce=ig_web_copy_link
http://www.kimseduymasin.com/...is-yattiniz-mi/7641/
160 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Kitabın adı:Dut Ağacı
Yazarın adı: Ayşe Gül Kara Zorlu
Sayfa sayısı:158

Üç bölümden oluşan güzel bir kitap; Hasan ve Emine evli 4 çocuklu bir aile Osman, Hatice,Elif ve Hülya çocukların isimleri böyle. Elif kalça çıkığı olarak doğar fakirlikten ameliyat yaptıramazlar Elif 4-5 yaşına gelir aile Sinop'a taşınır anne tekele işçi olarak girer çalışır Elif'i ameliyat ettirirler Elif iyileşir çocukların hepside okur aile çok fedekarlık yapar .

Kitabın 2. ve 3. Bölümleri Hüseyin Pehlivan ayrılmış Hüseyin Pehlivan Sinop Cezaevinde önce idamlıktır cezası sonra müebbete çevrilir cezaevinde yatarken cezaevinin bahçesine bir dut ağacı diker Hüseyin Pehlivan o dut ağacının altında oturur dinlenir kitap okur herkes onu çok sever Hüseyin dayı derler....

Ellerine sağlık yazarımızın

Yazarın biyografisi

Adı:
Ayşe Gül Kara Zorlu
Unvan:
Türk Yazar

Yazar istatistikleri

  • 9 okur okudu.
  • 6 okur okuyacak.