Ayşegül Çakan

Ayşegül Çakan

Çevirmen
8.4/10
508 Kişi
·
3.143
Okunma
·
0
Beğeni
·
49
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
520 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Lise yıllarından beri merak ettiğim bir kitaptı. Ve bu yıl nasip oldu şükür :) . Eser dört kişinin münazara tarzında diyalogları şeklinde düzenlenmiştir. Bu dort kişi dört kavramı temsil eder. Hükümdar Gündoğdu adaleti, Vezir Aydoldu baht ve mutluluğu, yine Aydoldu öldükten sonra oğlu Öğdülmüş vezir olmuştur o da akıl ve zekayı, ve Öğdülmüş'ün akrabası olan zahit Odgurmuş ise dünyanın sonunu ve ahiret temsil ediyor. Hükümdar bu 3 kişiden yardım alarak ülkeyi yönetiyor. Bizlere de hayatımızı yönetecek çok güzel tavsiyeler vermiş oluyor. :))
520 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Türk edebiyatının yazılı ilk eserlerinden biri olan Kutadgu Bilig 11. Yüzyılda Yusuf – Has Hacib – adında bir kişi tarafından on sekiz ayda 6645 beyit olarak yazılmıştır. Kutadgu Bilig ismi “Mutluluk veren bilgi” olarak günümüze çevirmek mümkündür. Eser yazıldıktan sonra Hakan Buğra Han’a sunuldu, hakanın eseri beğenmesinden sonra Yusuf mabeyinci yapılarak “Has Hacib” unvanını aldı. Sivri dilli ve gözünü budaktan esirgemeyen Has Hacib’in ölüm yeri ve tarihi ise bilinmemektedir.

Eser Karahan Türkçesi ve aruz ile yazılmıştır. Eser içerisinde dört tane karakter, her karakterinde simgelediği ilkeler vardır. Bunlar;
Kün-Togdı: Hakan (Adalet),
Ay-Toldı: Vezir( Saadet, Mutluluk),
Ögdülmiş: Vezirin oğlu (Akıl),
Odgurmış: zahit (Akıbet, Ahiret).
İşleyiş bu dört karakter ve ilkelerin birbirleriyle diyaloglarıyla, ikili ya da dörtlü beyitlerle sürüyor. Kitap beş ana bölüm ve seksen sekiz ara bölümden olmaktadır. Çevirisi çok iyi, birkaç beyit hariç neredeyse eksiksizdir.

"Gönül sırrını açma değme insana
Acı çekersin eğer açtınsa"

Tür olarak kalıba sokmak istersek;
Nizamülmülk ‘ten Siyasetname ‘yi andıran bir politika ve siyaset, Farabi ‘den Mutluluğun Kazanılması gibi felsefe-din ve hatta kişisel gelişim dahi diyebilmek mümkündür. Asıl hedefin her iki dünyada mutluluğu elde etmek, bu dünyada bilgiyi ele alıp mutluluğa erişmek, hak ve hukuka aykırı olmadan bir siyaset izlemek için yazılmış bir yol haritasıdır. Felsefeden dine, ahlaktan aileye ve aklınıza gelebilecek her şeye bir karşılığı olan naçizane bir eserdir. Her bir beyiti bir atasözü gibi değerli ve okuruna birçok ders verir niteliktedir.

"Gönülsüz nereye doğru atılsa ayak
O yer nice yakın olsa da olur uzak"

Kitabı bir oturuşta okumak çok zor, okurun sıkılması çok muhtemel, kitabı bölüm bölüm okumak hem okur açısından, hem de okuduklarını tahayyül etmesi için tavsiyem olur, aksi halde kitabı yarım bırakmanız mümkündür. Eğlenceli, güldüren ve düşündüren bir eserdir.

Kitabın bir parçasının bir dönem bizim elimizde olup ve daha sonra onu para için yurtdışında bir müzeye satmamız gibi bir ayıbımızın da olduğunu söylemek istiyorum.

"Savaşta gerekmez yüreksiz kişi
Yüreksiz olmak dişilerin işi"

Ayrıca kitap içerisinde dikkatimi çeker bir husus ise dişi yani kadınlardı. Has Hacib’in kadınlara bu şekilde sert yakıştırmalar yapması ve hatta yok sayması dönemden mi yoksa ciddi bir kadın sorunundan mı olduğunu anlayamadım. Lakin tasvip edemeyeceğim bir kadın düşmanlığı gördüm beyitler arasında.

Sözün özü; zor ama eğlenceli bir kitaptı. Özellikle ilk Türk yazım örneklerinden olması ise hem okunulabilir hem de tavsiye edilebilir yapıyor kitabı. İçerisinde kişiye katacağı çok önemli şeylerinde olduğuna inanıyorum. Her yaşa hitap edebilecek tarzda bir eserdir.

Sevgi ile kalın.
208 syf.
·Beğendi·10/10
Dede Korkut Hikayeleri en sevdiğim hikayelerdendir. Anlatımı gerçekten çok güzel. Bütün hikayelerini ayrı ayrı çok beğendim. Okumayanlara tavsiye ederim. Keyifli okumalar :)
208 syf.
·17 günde·Beğendi·9/10
Türk edebiyatının sözlü erbabı olan Dede Korkut MS sonra 9 ile 11. yüzyıllar arasında yaşamış ya da yaşadığı sanılmış Türk anlatı ustasıdır. Hz. Muhammed (sav) zamanında yaşadığı rivayet edilir, lakin mümkün olmayabilir. O vakitler Türkler İslamlaşmamış ve İslam’ı benimsememiştir. Ayrıca Anadolu’da ya da Doğu illerinden birden fazlaca Dede Korkut olması çok muhtemeldir.

Kitap önsözünde Dede Korkut için; “Oğuz’un evvel kişisi, tamam bilicisiydi. Ne der ise olur idi. Gaipten türlü haber söyler idi. Hak Teâlâ onun gönlüne ilham eder idi.” Der. Bu cümle kitap içerisindeki hikâyeler içinde geçerlidir. Çünkü yapımız gereği bir hikâyeyi aktarırken üzerine koymadan, efsaneleştirmeden devam ettirmeyiz. Bu sebeple hikâyedeki abartılar ağızdan ağza ulaştığı için bu hali almıştır.

Kitap içerisinde 12 tane muazzam derecede güzel “Epik Şiir” ile bezeli hikâyeler bulunmaktadır. 2018 senesinde UNESCO’nun kanatları altına alınmasıyla, hem iler ki nesillere aktarılmasında hem de korunmasında fayda görülmektedir.

Hikâyeler içerisinde kişilerin efsaneleştirilmesinden ziyade; dönemin yapısı, Türk adet-görenek-gelenekleri, ataya olan saygı, oğula olan sevgi, devlete ya da bağlı olduğu beyliğe biati çok güzel bir destansı havayla okuruna aktarılmaktadır. Hikâyeler birbirlerinden farklı olsa da karakterler genellikle aynıdır.

Özellikle Deli Dumrul hikayesi olağanüstü bir mesajlar topluluğudur. Kesinlikle dikkatle okunması gerekir.

Yüzde yüz Türk olan kitabın on iki hikâyecik bölümü Almanya’nın Dresden kentinde ve altı bölümden oluşan diğer bölümü ise Vatikan’dadır. Bu da diğer ilk tür ve yazım eserlerimiz gibi, kendi ayıbımızdır ki; kendi toprağından kilometrelerce uzaklarda muhafaza edilmektedir. Lakin toplam olarak asıl bölümlerin kayıp olduğundan şüphelenilmektedir. Anadolu’ya bir dalış yaptığınız zaman, neredeyse her köyde bu tarz farklı farklı ama karakterleri bir olan hikâyelere rastlamak mümkündür. O sebeple ben inanıyorum ki sayısızca Dede Korkut hikâyemiz zamana yenilip, bizlerden uzaklarda, gölgelerde kalmıştır.

Hikâyelerin yazıya aktarıldığı dönem MS. 1585lü yıllar olarak geçmektedir. 1938 – 1958 tarihleri arasında ise incelenmesi tamamlanış olup, Türkçeleştirilip, okurlarıyla buluşturulmuştur.

Okunan kitap Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndandır. Çevirisi gayet anlaşılabilir ve özenle yapılmıştır. İçerisinde eski Türkçe ya da Azeri lehçesinden kelimeler gayet güzel olarak çevrilmiş olup aşağıda bulunan çevirmen notuna dahi bakmadan anlaşılabilecek kolaylıktadır. Kitabın içerisinde “Kitab-ı Dedem Korkut Üzerine” başlığı altında bir önsöz, sonrasında Mukaddime ve devamında hikâyeler ile devam etmektedir. On iki hikâyenin bitiminde ise kitap kaynakça ile sonlanmaktadır.

Sözün özü; kesinlikle okunulması gereken bir eserdir. Özellikle kendi kültürümüz olduğu için hem tarih, hem aslımıza olan vefamızdan ötürü ve zamana yenik düşmemesi için el üzerinde tutup, baş üstünde gezdirmeliyiz.

Sevgi ile kalın.
520 syf.
·21 günde·Beğendi·10/10
Batmakta olan bir kitapevinin indirim ile sattığı kitaplar arasında alıp eve getirdim.

Hakkında herkesin bildiği kadar bilgiye sahiptim. Bir hükümdara vezirlerinin verdiği öğütlerden oluştuğu ve eski Türkçenin en önemli eserlerinden olduğuydu.

Kitabın isminde “kut” kelimesi geçmekte. Kutun şans talih mutluluk hükümdarlık demek olduğu bilinir. Kutadgu bilig ise mutluluk veren bilgi demektir.

Okudukça böyle sığ bir tanıma nasılda kandığımıza utandım. Elimde bin yıl önce yazılmış muhteşem bir yapıt olduğunu fark ettim. Basit sığ tanımlar ile geçiştirilecek gibi olmadığını gördüm. Hatta abartısız edebiyat derslerinde bir ay işlenesi bir konu olduğuna karar kıldım. İçinde sadece öğütler yok bir yaşam tarzından ve bir hikâyeden de bahsediliyor olması kitabın basit bir öğüt kitabı değil gelişmiş bir yapıt olduğunu göstermekteydi.

Kitabın içeriğine gelirsek, Kitap yeni yeni etkisi gözüken İran edebiyatının izlerini hissettirir gibi beyitler ile yazılmış. Ama kullanılan dilin nerdeyse hepsi Türkçe. Kitapta iyi bir hükümdardan bahsediyor. Bu hükümdarın methi yayılınca iyi bir adam buna vezir olmaya karar veriyor. Hükümdarın yurduna varınca saray etrafında en kötü işlerden başlayarak yavaş yavaş yükseliyor ve vezirlik makamına oturuyor. Bu makamda da haddini biliyor ve hükümdarın sorularına bildiği kadarı ile cevap vererek hükümdara bir nevi öğütler veriyor. Bu dönemde devlet öyle büyük bir sosyal adalet sağlıyor ki kitabın tanımı ile kurt ile kuzu aynı sudan içer oluyor. Daha sonra bu adaletli vezir ölüm döşeğine düşüyor. Ölüm döşeğinde çok pişmanlık çekiyor. Zira dünya işleri kefesi biraz ağırlaştı derken kendi ahretini yaktığını düşünüyor. Böylece son nasihatini hem oğluna hemde hükümdara veriyor. Hükümdar vezirinin oğluna sahip çıkıyor. Vezirin oğlu da hükümdarına son derece saygılı davranıyor ve en kötü işlerden başlayarak o da babası gibi vezirliğe yükseliyor. Hatta tabiri caizse kulak boynuzu geçiyor ve babasından daha adaletli bir vezir oluyor. Hükümdar o dönemde inanılmaz zenginliklere kavuşuyor. Halk mutlu ve zengin oluyor.

Bir gün hükümdar Vezire başka bilgili insan var mı diye soruyor. O da akrabası olan birinden bahis ediyor. Kendisinin dünya işlerinden elini çektiğini ve dağda yaşadığını haber veriyor. Hükümdar bu bilge ile tanışmak istiyor. Neler vaad ettiyse bu bilge kabul etmiyor. Ancak öğütleri ile hem oğul veziri hem hükümdarı bilgilendiriyor.

Velhasıl kitap dünya ve ahiret arasında ki dengeyi anlatıyor.
109 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
18 ayda eşsiz sözlerin toparlanmasıyla yazılan bu eserin hep adını bilip, içeriğini bilmezdim. Birbirinden eşsiz özlü sözler var. Zamanının belki en bilge insanıydı. Okumakta fayda var.
208 syf.
·Beğendi·8/10
Dede Korkut'un hikâyeleri, parça parça ve değişik versiyonlarda Anadolu'nun çeşitli yerlerinde yaşamaktadır. Bugün Türkiye'de en yaygın olarak bilinen ve en geniş Dede Korkut hikâyeleri, 15-16, yüzyıllarda meçhul biri tarafından kâğıda geçirilmiştir. "Kitab-ı Dede Korkut" adlı bu eser, Azerbaycan ve doğu Anadolu'daki Oğuz Türklerinin arasında yaşayan Dede Korkut hikâyelerini kaydetmiştir.
Dede Korkut simgesi, hikâyelerin değişmeyen motifidir. Oğuz boylarının başı derde girdiğinde veya sevinçli bir durumu olduğunda "Oğuz bilicisi" Dede Korkut'a danışır; o ne derse o yapılırdı. Çocuklara ad konulacağı zaman Dede Korkut çağrılırdı.
ede Korkut, Oğuz Türklerini, onların inanışlarını, yaşayışlarını, gelenek ve göreneklerini, yiğitliklerini, sağlam karakteri ve ahlâkını, ruh enginliğini, saf, arı-duru bir Türkçe ile dile getirir. Destanlarındaki şiirlerinde, çalınan kopuzların kıvrak ritmi, yanık havası vardır.
Dede Korkut destanlarının kahramanları, iyiliği ve doğruluğu öğütler. Güçsüzlerin, çaresizlerin, her zaman yanındadır. Hile-hurda bilmezler, tok sözlü, sözlerinin eridirler. Türk milletinin birlik ve beraberliğini, millî dayanışmayı, el ele tutuşmayı telkin eder.
Yüzyıllar boyu, heyecanla okunan bu eserdeki destanlar, Doğu ve Orta Anadolu'da, çeşitli varyantları ile yaşamıştır. Anadolu'nun birçok bölgelerinde, halk arasında söylenen, kuşaktan kuşağa aktarılan hikâye ve destanlarda Dede Korkut'un izleri ve büyük etkileri vardır.
Millî Destanımızın ana kaynağı olan Dede Korkut Kitabı’nın bugün elde, biri Dresden'de, öteki Vatikan'da olmak üzere, iki yazma nüshası vardır. Bu yazma eserlere dayanarak Dede Korkut Kitabı, memleketimizde birkaç kez basıldığı gibi, birçok yabancı memleketlerde çeşitli dillere de çevrilmiştir.
520 syf.
·15 günde·Beğendi·9/10
Dil, edebiyat ve kültür tarihimiz açısından büyük önem taşıyan Kutadgu Bilig, Yusuf Has Hacib tarafından yazılmış didaktik bir siyasetnamedir. 1070 yılında Karahanlı hükümdarı Tavgaç Ulu Buğra Han'a sunulmuş, bunun üzerine has haciplik görevine getirilmiştir.
    Yusuf Has Hacib, dönemin bilgini ve önemli bir fikir adamıdır. Karahanlıların önemli kültür ve medeniyet merkezi olan Balasagun'da doğmuştur. Kutadgu Bilig'de İslâm kültürüyle milli ve yerli değerleri kaynaştırmıştır. Eseri Türkçe sözcük ve terimlerle yazmış, halk söyleyişleri, deyimler ve atasözleriyle beslemiş, manilerle süslemiştir.
Kutadgu Bilig'in anlamı mutluluk veren bilgidir. İslami devir Türk Edebiyatı'nın ilk eseridir. Mesnevi nazım biçimiyle yazılmıştır. 85 bölümden oluşuyor ancak sonunda sonradan eklenmiş üç kısa bölüm bulunmaktadır.
Kutadgu Bilig edebiyatımızda aruz ölçüsünün ilk kullanıldığı eser olarak kabul edilmektedir. Ölçüsü aruzun "fa'ûlün/fa'ûlün/fa'ûlün/fa'ûl" kalıbıdır ve 6645 beyitten oluşur. Bilim dili olarak Arapça'nın, edebiyat dili olarak Farsça'nın yaygın olduğu bir dönemde Türkçe yazılmıştır.(Uygur Türkçesi)
   Eserde dört ögeyi simgeleyen dört kişi karşılıklı konuşturulmuştur. Bu kişiler temsili (alegorik) kişilerdir.
• Kün-Togdı adaleti ve kanunu temsil eden hükümdardır.
• Ay-Toldı mutluluğu ve devleti temsil eden vezirdir.
• Vezirin oğlu Ögdülmiş aklı temsil eder.
• Odgurmış ise akıbeti, hayatın sonunu temsil eder.
 Konuşturulan bu dört kişi devleti yönetenlerde bulunması gereken nitelikleri, birey, toplum, devlet ilişkilerinin nasıl düzenleneceğini, dil, din, dünya, sosyal düzen, yönetime ait sorunları tartışırlar. Sorunların münazara havası içinde tespiti ve getirilen çözüm önerileri Yusuf Has Hacib'in yaşadığı dönemin kültür hayatının gelişmişliğini yansıtmaktadır.
 
Dipçe: Eserin üç yazma nüshasından Uygur alfabesiyle yazılmış olan Viyana'da, Arap alfabesiyle yazılmış olanlardan birisi Kahire'de diğeri Fergana'dadır. Fergana nüshası 1914 yılında Zeki Velidi Togan tarafından bulunmuştur.
208 syf.
Yıllar önce okuduğum bizim millî öykülerimizdir. Bu öykülere sahip çıkmak ve her Türk gencinin okumasını sağlamak bizlerin görevidir. Öykülerin içinden en çok Boğaç Han bölümünü sevmiştim. Uzun bir süre geçtiği için diğer bölümleri anımsamıyorum. Kitap elime geçtiğinde önceden yaşadığım heyecanı yaşamak ve bilgilerimi tazelemeyi umut ediyorum :) Hepinize kitaplı güzel günler dilerim :)
208 syf.
·Beğendi·10/10
Dede Korkut Ata candır, baldır, tektir.
İnsan okurken halen daha zevk alıyor. Düşünün ki ilk çevirilerini bizim milletimizden ziyade başka milletlerin yaptığı bizde ise 3 kere çevirisinin yapıldığı ve son çevirisinin kullanıldığı bir eser. Aslında şaka yollu ilk fantastik eserimiz ve dünyadaki ilk fantastizmin başlangıcı sayıyorum ben bu kitabı resmen. (Beydeba da olabilir tam bilmiyorum tarihlerini)
Harika ve sürükleyici bir kitap. İncesini çocukların kalınını büyüklerin okuyabildiği nadir eserlerden. İçerisindeki hikayeler bile sizde bir tat bırakıyor. İyi okumalar ..

Yazarın biyografisi

Adı:
Ayşegül Çakan

Yazar istatistikleri

  • 3.143 okur okudu.
  • 68 okur okuyor.
  • 874 okur okuyacak.
  • 35 okur yarım bıraktı.