Barış Oktay

Barış Oktay

Yazar
0.0/10
0 Kişi
·
1
Okunma
·
0
Beğeni
·
4
Gösterim
Hasan el-Benna'nın İhvan'a Seçtiği Hedefler... Hasan el-Benna'nın İhvan-ı Müslimine Belirlediği Hedefler:
Düşüncesinde, akidesinde, ahlak ve duygularında, çalışma ve hareketinde..
1- Müslüman Fert
2- Müslüman Aile
3- Müslüman Toplum
4- İslami Hükümet
5- Bütün İslam Toprakları
6- Dünya Önderliği
İhvan-ı Müslimin'in Kuruluşu ve Yapısı...
Hasan el-Benna, 1928 yılında İslam aleminin ve Mısır'ın o sancılı dönemlerini anlatırken şöyle diyordu: "Allah bilir, nice geceleri ümmetin dertlerine çareler aramak için geçirdik ve ümmetin hallerini tahlil etmek, dertlerini ortadan kaldırmak için ne aldar düşündük. Bu hallerin tesirinden bazen ağlama durumuna gelirdik."
Bundan sonrasında İhvan-ı Müslimini kurdular. Kurucuları arasında; Ahmet Efendi es-Sükkeri, Şeyh Hamit Askeriyye, Şeyh Ahmet Abdülhamit vardı.
İhvan kapsayıcı bir teşkilatta çocukları bile ayrı ayrı eğitirlerdi. Cemaatin liderinin başında olduğu genel irşaat bürosu, Müslümanların çocuklarını eğitecek Hira İslam Enstitüleri, Müslümanların kızlarını yetiştirecek Mümin Anneler Okulu gibi kuruluşlar kurdu.
Hasan el-Benna'nın İslam Tarifi...
Hasan el-Benna İslamı şöyle tarif ederdi: "İslam; vatan, hükümet ve ümmet olarak devleti ifade ettiği kadar, güç rahmet ve adaleti ifade eden bir ahlak, kültür, kanun, ilim ve hükmüdür. İslam; madde ve servet olduğu kadar kazanç ve zenginliktir. Cihat ve davet olduğu kadar ordu ve fikirdir. İslam; sağlam bir akide ve samimi bir ibadettir. Bütün bunlar İslam için aynı şeylerdir. Kuran ve sünnet İslam'ın hükümlerini öğrenmek için her Müslümanın başvuru kaynağıdır."
Üstad Hasan el-Benna'nın Şehadeti ve Cenazesi...
Daha sonrasında ise İhvan'a çeşitli komplolar kuruldu. Benna'nın bütün arkadaşları tutuklandı, silahına el koyuldu. Kahire Müslüman Gençler Cemiyetine çokça uğrayan Benna rüyasında Hz. Ömer'i gördüğünü ve onun öldürüleceğine dair konuştuğunu anlatıyordu.Daha sonra Benna özellikle hazırlanmış bir komployla şehit edildi. Resmi makamlar babasına cenazeyi ancak başsağlığı ya da cenaze töreni gibi nedenlerle, herhangi bir suretle gösteri düzenlenmeyeceğini taahhüt ettiği takdirde alabileceğini bildirdi.Cenazeyi kabre kadar sadece yaşlı babası, Mükrim Abid Paşa ve 3 kadın taşıdı. Cenaze namazı Kaysun Camii'nde kılındıktan sonra tanklar ve zırhlı araçların kontrolü altında İmam Şafi mezarlığındaki toprak seviyesinde bir kabre defnedildi.
Hasan el-Benna'nın Eğitim Hayatı...
İlkokulda Muhammed Zehran adlı zahid bir hocanın öğrencisi olarak geçirdi. Bu eğitimde her perşembe ezberlediği hadislerle büyük bir hadis yekünü ezberledi ve bu hayatında önemli bir yer tuttu.
Lise yıllarında şazeli tarikatı ile tanıştı oradan etkilendi. İhvan-ı müslimini kurduğu çocukluk arkadaşı Ahmet es-Sükkeri ile de burada tanıştı.
Hasan el-Bennå 1923-1924 eğitim yılında Kahire' de Ezherin Dar'ul Ulum (Yüksek Oğrenim) kısmına kaydolmayı kararlaştırdığında bu üniversitenin sınavına girebilmek için ağır ilmi şartları ile karşılaştı. Ancak Hasan el-Benna
daha bu okulun dışında iken çeşitli birçok metni ezberlemişti.
Hariri'nin "Mulhatul l'rabi", ibni Malik' in (ibniAkil) "Elfiyesi", Istlahlara ait "Yakutiyye"yi, tevhide ait "el-Cevheri"yi,
mirasa ait "er-Rahbiyye yi, mantıka dair 'es-Sülem"in birKısmını Hanefi fikhına ait "Kuduri metninin birçoğunu,
Ebu Şuca'ın Şafi fıkhına ait "Metnul Ğayesi"nin bir kısmını, Maiki fikhına ait "Manzumatu ibni Amir"in bir kısmını ezberlemişti. Zaten Kur'ân-ı Kerim hafızı, binlerce hadis ezberi, 18 bin beyit ve bir o kadar da nesir ezberi vardı. Ayrıca henüz Dar'ul Ulum'da okutulacak Fıkıh, Usul ve Hadis ile ilgili diğer birtakım eserleri çoktan okumuştu.
Hasan el-Benna'nın Davet Çalışmalarına Başlaması...
Kendisine bilgilerini sonraki nesillere emanet bırakacak bir kitap yazmasını istemişlerdi ve onun cevabı şu olmuştu: "Ben, stantları ve kütüphane raflarını süsleyecek kitaplar yazmam; ben bir şehre gönderdiğimde orayı ihya edecek adamlar yazarım." dedi ve yola koyuldu.
İsmailiyye kentinde davet çalışmalarına başlayacaktı, öncesinde bir gözlem yaptı ve şunlara karar verdi. Mescidlerde insanlara hitap etmemeye karar verdi. Çünkü mescidlere gidenler, çeşitli anlaşmazlık konularını hala hatırlarında tutmakta ve her münasebette bu anlaşmazlıkları ortaya koyabilmekteydi.
Bu yüzden daha önce yaptığı gibi kahvehanelerde insanlara hitap etme yolunu seçti. Bunun için binlerce insanın toplandığı üç büyük kahvehaneyi seçti. İlk başta insanlara garip geldi fakat sonra alıştılar. Kısa bir süre sonra bu sohbetlere katılan Hacı Mustafa adında bir zat Irakiyye'de ikinci bir zaviyeyi açtı. Hasan el-Benna, burada da Allah'ın ayetlerini ve sünneti öğretmek üzere bir grup öğrenciyi topladı.
Hasan el-Benna'nın Gayesi...
Hasan el-Benna'nın, düşüncelerini gerçekleşmesi yolundaki şiarı her zaman şu olacaktı: "Gayemiz Allah, Önderimiz Rasulallah, Anayasamız Kur’an, Yolumuz cihat ve en büyük arzumuz Allah yolunda şehit olmaktır."
Hasan el-Benna ve 10 İlke...
Hasan el-Benna'nın 10 maddelik "İlkeler Risalesi"..
1- Derin İslami Anlayış
2- İhlas
3- Amel
4- Cihat
5- Fedakarlık
6- İtaat
7- Sebat
8- İslam dışı fikir ve kişilerden soyutlanma
9- Kardeşlik Bağı
10- Lidere Güven
İhvan-ı Müslimin ve Filistin Cihadı...
İhvan-ı Müslimin teşkilatı ümmetin kanayan her yarasına dokunmak için kuruldu. Bu sebepten dolayı her türlü İslami çalışmayı yapmaya çalışıyorlardı. Bunun içerisinde tabi ki Filistin konusuyla ilgilenmekte vardı. Üstad Benna, Şeyh İzzeddin el-Kassam ile daha önce Kahire'de tanışmıştı. Filistin cihadına en büyük desteği veren teşkilat İhvan Müslimin oldu. Silahlı kuvvetler bile gönderdiler. Bu kuvvetlere "Nizam'ul Hass" ismi verildi. 1947 yılında BM Filistin'in bölünmesiyle ilgili kararı alınca İhvan da Filistin'de chat için harekete geçti. 14 Mayıs 1948'de İsrail resmen kuruldu. (kabul edenlere göre) İsrail'i tanıyan ilk ülke Amerika oldu. Daha sonra Arap ülkelerine ateşkes anlaşması kabu ettirildi. Fakat ihvan-ı Müslimin bu karara uymayacağını açıkladı ve cihada devam etti.
İmam Hasan el-Benna 1942 yılında yapılan seçimlere ilk defa katılacaktı. Fakat bunu İngilizler istemedi ve Başbakan Mustafa en-Nehhas'a adaylığını engellemek için emir verdiler.
Bu arada Başbakan Nahhas ve İmam Hasan el-Benna arasında adaylığını ilan etmesine müteakip bir buluşma gerçekleşti. Ve Nehhas dehşetle "Oğlum sen kimsin! Ben seni nasıl tanımam! Sen kimsin ki! İngilizler 'Bu adam Millet Meclisine giremez, gerekirse Meclis tümden fesh edilir ama bu adam Meclise giremez.' diye diretiyorlar" dedi.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 1 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.